2. Bölüm

2. Bölüm "Unutulan Telefon Uunutulmayan Söz"

slmnhnm
kitsevmuallime

 

                                                                              BURAK

Ben otele gidiyorum, beyler; siz şirkete gidin, ben oradan gelirim. "Abi hala mı?" Ne lan? Bırak gitsin, düşünme artık abi, hem görmedin mi başı kapalıydı kızın. " Banane lan başından görmedin mi ay gibiydi, çok da haşin maşallah. "Abi başlama yine. Hem sen o telefonu neden aldın ki?" "Neden olacak oğlum sabaha kadar kızın resimlerine bakmıştır." Elimdeki çayı Alper’in eline dökmüştüm. "Abiii" Tamam, susun ben gidiyorum. Ha bu arada harbiden çok güzeldi, tüm fotoğraflarda ama bir oğlanın resimleri de vardı galerisinde, kim o acaba? Erkek kardeşi var mıydı? "Hayır abi, tek çocuk kendisi." "Sevgilisi olmasın" "Alper, ne diyorsun oğlum sen?" Doğru diyor Alper, olabilir bu kadar güzel kız yalnız kalmaz ama hiç birlikte yoktu, o yüzden emin olamadım. Neyse, yakında anlarız nasılsa, hem olsa ne yazar, o kız benim olacak. "Ah, abi, ah."

Evden çıktığım gibi onu gördüğüm otele geldim. Merhaba, dün akşam bir hanımefendi burada telefonunu düşürmüştü, arkasından yetişemedim, size bildirdilerse arayıp çağırabilir misiniz acaba kendisine? Ben vermek istiyorum da. "Evet, Hayat Hanım aramıştı fakat biz bulamadığımızı söylemiştik. Belki buluruz diye bir numara bırakmıştı; biz şimdi arar haber veririz." Peki, teşekkür ederim. Ben şurada bekliyorum. "Tamam buyurun." İsmi de kendi gibi güzelmiş. "Hayat." Artık benim hayatım da senin hayatın da benim güzelim.

BİR SAAT SONRA

                                                                                             HAYAT

Merhaba Hayat, ben sanırım telefonumu bulmuşsunuz. "Evet, şurada oturan beyefendi bulmuş, o getirdi; bakın, şurada arkası dönük oturan bey." Tamam, çok teşekkür ediyorum, kolay gelsin. "Rica ederim, teşekkürler". Adama doğru yürürken dünkü ayı olduğunu ve hayatımın içine edeceğini bilsem telefonumu feda ederdim ve arkama bakmadan kaçardım. Pardon, sanırım telefon (ayağa kalkıp bana dönünce fark ettim). Sen!

"Ooo pamuk prenses gelmiş." Pamuk prenses mi o, ne be? E sen ardında seni bulmam için telefonunu bıraktın ya". Ne saçmalıyorsun sen? Ne bulman içini? Sen o kadar sinirlerimi bozmuştun ki unutuvermişim. Artık verir misin telefonumu? Hem sen neden aldın ki telefonumu? "Bu güzelliği görmeyi uzatmamaya çalıştım, yoksa ben illaki bulurdum da zamanı kısalttım diyelim." Bana bak, ne saçmalıyorsun bilmiyorum ve ilgilenmiyorum da. Şimdi telefonumu ver. "O kadar sakladım telefonunu, bir teşekkür yok mu?" Yok. Zaten senin yüzünden düştü, bir de teşekkür mü bekliyorsun? "Biliyor musun saçların açık daha güzel bence kapatarak onlara haksızlık ediyorsun". Sen ne hakla bakarsın benim fotoğraflarıma, pislik herif. Seni şikâyet edebilirim biliyorsun değil mi? "Ben seni kime şikâyet edeyim peki, sende de bana ait bir şey var." Bende sana ait bir tokat daha var, ister misin? "Sende sadece benim kalbim var." Allah korusun, al o kirli kalbini ve cehennemin dibine defolup git. "Sen bilirsin ama birlikte gideceğiz." Artık saçmalamayı kesip telefonumu verir misin? "Tamam, tamam vereceğim ama bir şey sormak istiyorum, telefonunda da bir adamın bolca resmi var, kim o adam?" Bundan sanane ne utanmaz bir adamsın sen ya. "Bak güzelim, beni zorlama güzellikle söyle işte kim o adam, sevgilin mi?" Evet sevgilim, hatta daha fazlası tamam mı? "Şimdilik diyelim biz ona, al bakalım telefonunu ama yakında tekrar görüşeceğiz güzellik." Yine makas almıştı ama ben bu sefer korkmuştum ve hemen otelden kaçtım diyebilirim.

Sevgili Günlük

Bugün sadece telefonumu almaya gidecektim. Bu kadar basit olmalıydı. Bir eşya, kısa bir teşekkür, sonra çıkıp gitmek. Ama yine olmadı. Bazı insanlar ve bazı anlar basit kalmıyor.

Onu tekrar gördüğüm an, içimde garip bir huzursuzluk oldu. Sanki o çarpışma hiç bitmemiş gibi. Bakışları, sözleri, tavrı… Normal değildi. Laf arasında, üstü kapalı şekilde bana kafayı taktığını söyledi. Gülerek, şaka gibi… Ama şaka değildi.

Kendimi sıkışmış hissettim. Ne fazla sert olabildim ne de tamamen rahat. Sanki orada dururken, birinin dikkatinin tam ortasındaydım ve bu beni ürküttü. İnsan bazen sadece görünmez olmak ister. Bugün ben de öyle hissettim.

Çıkarken kalbim hızlı atıyordu. Neden bu kadar etkilendiğimi anlamaya çalıştım. Korku mu, merak mı, yoksa sadece garip bir gerginlik mi… Adını koyamadım. Bildiğim tek şey, bu karşılaşmanın içimde iz bıraktığı.

Telefonumu aldım ama sanki başka bir şey de aldım: Huzursuz bir his. Ve bu his, kolay kolay gitmeyecek gibi.

Keşke bazı insanlar sadece bir yüz olarak kalsaydı. Bir karşılaşma, bir an, bir hatıra. Ama bazıları… istemeden daha fazlası oluyor.

Bölüm : 30.03.2026 16:32 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...