[ şifacı ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1h önce güncellendi
GÖZYAŞI ŞİŞESİ
@meriland
Okuma
3
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bütün hastalıkları iyileştirebilen bir şifacı, isminin anlamı ölüm olan bir muhafıza aşık olur. Fakat sonunun başlangıcı olduğunun farkında değildir.
"Siz kan kokuyorsunuz ve ben insanlara can oluyorum. Şimdi söyleyin bana yakın olmamız mümkün mü?"
devam ediyor 1a önce güncellendi
KIZIL ŞÖVALYE VE BATMAYAN GÜNEŞ
@mikazuki
Okuma
333
Oy
26
Takip
2
Yorum
14
Bölüm
34
Awyr Krallığı şövalyelerinin arasına bir kadın şövalye katılır. Çocukluk hayalini gerçekleştirip babasının yolundan gitmeyi başarmıştır. Seleira`nın ilk görevi için katıldığı grupta hem çocukluk arkadaşı hem de büyük aşkı Galahad da vardır. Onlar çocukken birlikte şövalye olma hayalleri kuran ve bunu gerçekleştirmiş iki çocukluk arkadaşıdır. Ve zamanla kalpleri birbirleri için çarpmaya başlamıştır. Ama karanlık yanı başlarındadır.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Karanlığın Tohumu: Masumiyet
@irina_night
Okuma
1
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
"Gözlerimle, yıllar önce o lanetli sekiz yaşımda yalvardığım gibi yalvarıyordum. Ve ben, kendimi bildim bileli bu zayıflığımdan nefret ediyordum."
Elysian Krallığı`nın parıltılı surları ardında, adalet sadece bir illüzyondan ibarettir. Bu görkemli dünyada Başkomutanlık koltuğunda oturan Brandon içinse hayat, her gün taşımak zorunda olduğu ağır bir "lanetli" damgasından farksızdır. Öz dedesi olan Kralın bitmek bilmeyen nefreti, Ak Konsey`in acımasız haksızlıkları ve her adımda üzerine çöken o ağır baskı... Sırf onu korumak uğruna sürgünleri göze alan abisinden başka, bu koca krallıkta sığınacak tek bir gölgesi bile yoktur.
Ancak Edwards Malikanesi`nin karlı ve labirent gibi koridorlarında saklanan şey, sadece sekiz yaşındaki bir çocuğun geçmişteki sessiz feryatları değildir.
Brandon`ın yüzündeki o sessiz boyun eğiş, aslında bu krallığın görebileceği en tehlikeli maskedir. Kalbinin hemen altında sinsice kanayan gizli yaralar sızlamaya, krallığın tam kalbinde karanlık bir tohum filizlenmeye başlamıştır.
Herkes onun diz çöktüğünü ve yok olduğunu sanırken, sarayın aydınlık ışıklarının arkasında büyük bir fırtına büyümektedir.
Kefaret günü yaklaşıyor. Işığa tapan bu krallık, kökleri derinde olan o karanlıkla yüzleşmeye hazır mı?
devam ediyor 2a önce güncellendi
Tanrıçanın İzi
@nanawriteads
Okuma
2
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
3
Ölümün Çiçeği 1. Kitap
Tekrar dağıtılacak kartlar
Geri dönecek gelmemek üzere gidenler
Sonu getiren sonsuzluğu da vermeli
Ama önce huzurunu kaybetmeli
O gece üç farklı evde üç farklı kişi acı çekti. Aynı gökyüzüne bakıp aynı dilekleri tuttular. Kayıpları aynıydı, yapabilecekleri sınırlı. İkisi kaderin ağlarını örüp onları tuzağına çektiğini düşünüyordu, ama sonuncusu… O; onları çoktan kendi tuzağına, kendi oyununa davet etmişti. Amansız bir savaş değildi onları bekleyen, daha doğrusu savaşacakları düşmanları yoktu. Şu ana kadar kaybettikleri her bir damla onları yeniden yaratmaya çalışacaktı.
Bedenin yaralanınca kan, kalbin yaralanınca gözyaşı akar derlerdi; birinin bedeni ve kalbi ölmemek için direnirken ne olurdu peki?
Kalbim sana anlatamadığım her şeyin mezarı, seni de oraya gömmekten korkuyorum.
devam ediyor 7g önce güncellendi
SEÇİLMİŞ
@kalemsiz5
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Bulutların kızıl gökyüzünün ardına gizlediği güneş kendisini gösterirken ay hiç olmadığı kadar erken kendini belli etmişti.Gece ve gündüz kavramının birbirine girdiği bu günde herkes gökyüzüne şaşkınlıkla bakarken acılar içinde kıvrılan tek bir kişi vardı: Eva Ilgın.
Sökülen ipliklerin üzeri karıncalarla kaplanmış kilimin üzerinde anne karnında gibi cenin pozisyonunu almıştı.Alnından yavaşça süzülen su damlaları şakağından akarak kilime damlıyordu.Elleri şiddetle ağrıyan karnımı korumak ve acısını almak istercesine beline dolanmıştı.Neler olduğunu anlamıyordu tek hissettiği acıydı.Gözlerini açmak için direndi fakat acı yavaşça vücudunu sardığı noktada artık dayanamadı.İçinden kuvvetlice bir çığlık atmak geldi.Sanki bu çığlıkla birlikte acısı da gidecekmiş gibi güçlükle bağırdı.Evinin dışına dökülen acı dolu iniltisi bütün sokağı kaplamıştı.
Anne ve babası sesleri duyduğu anda panikleyip Eva’nın odasına doğru koştu. Kapıyı açtıklarında kızlarının yerde kıvranan bedenini gördüler.Eva’nın yüzü solmuştu, alnından akan terler kilimi epeyce ıslatmıştı.Ona doğru koştular.
Karıncalar kilimin her yeri sarmıştı.Eva’ya yaklaştıkça karıncalar onlara doğru yürüdüler.Kilimin ötesine geçmelerini istemiyorlarmışçasına ayaklarına dolandılar,ısırdılar.
Kimse neler olup bittiğini anlamıyordu.Babası “Sana ilaçlama ekibini aramanı söylemiştim,” diye söylendi eşine.
“Sence sorun ilaçlama ekibini aramamam mı?” Diye çıkıştı kadın kocasına.Birbirlerini hiçbir zaman sevememişlerdi.Mecburi evliliklerinin yirminci senesinde dahi aralarında hiçbir yakınlık oluşamamıştı.
“Bugün yirmi bir aralık,” diye mırıldandı adam kendi kendine.Bir şeyleri hatırlamışçasına gözleri saatine dönmüştü.Ayağını ısıran karıncayla birlikte bir adım sendeledi ve ayağına dolanan karıncaları sirkeleyerek uzaklaştırdı.
Sonrasında daha yüksek bir sesle karısının da bir şeyi farkında varması için uyarıcı tonda “Bugün yirmi bir aralık Sedef,” dedi.
Kadın hiçbir şey anlamıyordu. Kocasının ne saçmaladığıyla ilgilenmek istemiyordu. Kızına doğru adımlamaya çakıştı tekrar.Karıncalar gittikçe artıyor ve ayağını ısırmaya devam ediyorlardı.Umursamadı,ayağını sirkeleyip devam etti.Kilimin üzerine bastığında ise odanın dört bir köşesinden daha büyük karıncalar çıkmaya başladı.Sayıları o kadar çoktu ki bu bir insanın ömründe görebileceği karınca sürülerinin toplamından da fazlaydı.Korkuya kapıldı kadın ama yine de gözleri sadece acıyla kıvranan kızındaydı.Bir adım daha atmak istediğinde kocası kolundan tutup geri çekti onu.
“Deli misin Sedef? Bugün yirmi bir aralık diyorum sana!” Bağırıyordu.
“Ne saçmalıyorsun? Eva acı içinde görmüyor musun?”
“Geldiler Sedef,” dedi adam. “Geldiler.”
“Kim?”
“Onu bize verenler… Yirmi bir aralık son gün olacak demişti.”
“Ölüyor mu kızım?” Diye sordu gözleri dolan kadın.Aklından geçen acımasız senaryolara çoktan ikna olmuştu.
“Hayır, ölmüyor. Artık dünyaya adapte olamıyor.”
devam ediyor 1a önce güncellendi
Lilith'in Son Dansı
@linari_books
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Şifacı, her ne kadar geceleri kanla bitse dahi.
~°•☆
Lilith Thorne, kimliğini gizlemek için bembeyaz saçlarını ve albino tenini kömür kurumuyla boyayan sıradan bir kız gibi görünmektedir. Ancak hiç kimsenin bilmediği bir gerçek vardır: O, dünyada kalan son şifacıdır.
Venen Veyn ise dünyanın gücüyle çok konuşulan, asil ve karanlık bir safkan vampirdir. Fakat damarlarındaki ölümcül zehir onu içeriden yakmakta ve dindiremediği amansız bir kan susuzluğuna sürüklemektedir. Onu bu deliliğin eşiğinden kurtarabilecek, kanındaki o amansız yangını söndürebilecek tek şey, varlığından bile haberdar olmadığı o son şifacının dokunuşudur.
Yüzyıllar önce yarım kalan kadim bir kehanet, 19. yüzyılın bu kasvetli dünyasında yeniden canlanıyor. Çok konuşulan o tehlikeli vampir, muhtaç olduğu şifayı ararken; yolları sırrını saklamaya çalışan Lilith ile kesişecektir.
“O, dindiremediği bir kan susuzluğuyla yanıyordu; kız ise sırrını kömür karasının ardına saklamış bir şifaydı.”