
Sokakta yürürken iki kişi tartışmaya başladı daha ne olduğunu anlamadan saniyeler içinde kısa ve kel olan adam bıçağı çıkarıp karşısındakine sapladı. Karşıdaki adam bir anda tüplü televizyonların kapanışındaki efekt gibi, küçülerek yok oldu.
- Noluyo?
- Yine bir sokak kavgası.
- Kavga dediğin karşılıklı bağırma ile başlar, sert sözler ve küfürle devam eder, sonrasında itişmeler başlar ve kavgaya dönüşür. Bu başka bir şey. Böyle kavga olmaz. Bunun adı başka bir şey hababamınına.
-Neyi garipsedin ki? Sürekli biri uyuşuyor etrafta. Bıçaklanarak, düşerek, ezilerek veya durduk yere. Bu bizim doğamızın gereği. Her gün uyuşuruz. Biri onu uyuşturmasa da kendi kendine uyuşacaktı zaten.
- Burada konu uyuşmak değil. Burada konu yapılan hareket. Biz nasıl bu kadar tahammülsüz olduk. Oldu bende alayım makineli tüfeği tarayım herkesi. Zaten bir şey olmuyor uyuşuyorlar.
- Yap istiyorsan ama kapatırlar seni. Uzun süre uyuşuk kalmak sana iyi gelmiyor biliyorsun.
- Hakkaten ya. Lanetliyim ben. Uyuşuk değilken düşünceler yakamı bırakmaz. Uyuşukluk ayrı bir problem zaten.
Yolda yürürken yanımızdan geçen hanımefendi dikkatimi çekiyor.
- Bugün çok güzel görünüyorsunuz.
- Teşekkür ederim.
Kadın gülümseyerek yere bakar şekilde ilerliyor. O sırada yukarıda saksıyla uğraşan bir teyze, saksıyı düzeltmek isterken, saksı bir anda aşağı doğru düşüyor. Saksı gök yüzünde bir süre süzüldükten sonra tam kadının kafasına düşürüyor. Daha ne olduğunu anlamadan kadın yine eski tüplü televizyon efektiyle küçülerek yok oluyor.
- Abla n'aptın az dikkat etsene.
- Saksıyı kenara koy aşağı inince alırım ben.
- Abla bir özür dileseydin. Bir hayıflansaydın. Az önce birini uyuşturdun farkında mısın?
- Tamam sen dokunma saksıya. Kokuşukluğun bulaşır çiçeklerime.
- Görüyorsun değil mi Efe? Bahsettiğim işte bu. Kimsede suçluluk duygusu yok. Dinimiz buna nasıl müsaade ediyor?
- Bunun dinle ne alakası var şimdi?
- Din demek ahlak demek kardeşim. Nasıl ne alakası var? Yanlışları ve yasakları belirleyen din değil midir? Bu hareketler yanlış ve kimse umursamıyor bu yanlışları.
- Kimseye zarar gelmiyor ki? Sadece uyuşuyor insanlar.
- Yav iyide kadın belki benim gibi uyuşuyor. Eziyet çekiyor uyuşurken. Nereden biliyorsun? Herkes senin gibi rahat şekilde uyuşmuyor ki?
- Bak o konuda haklısın. hiç bu açıdan düşünmemiştim.
Yürümeye devam ettik. Az ileride bir grup yolun ortasında dans ediyor. Belli eğleniyorlar fakat yoldan geçecek yer kalmamış. Sinirleniyorum yine. Bu ne duyarsızlık. Yolu kapattığınızın hiç mi farkında değilsiniz. Bu tip insanlar yaşamın her yerinde var. Cep gibi.
Yumaklı cep. Hani böyle tam kendini rahat hissedersin ve elini cebine atarsın ama orada tel tel yumaklar, tütün parçaları ve toz olur. Hiç beklemediğin bir anda seni inanılmaz rahatsız eder. O an kurtulmak istersin. Sağına soluna bakıp ortamın müsaitliğine göre cebinin tersini çıkarır ve temizlemeye çalışırsın ama tam anlamıyla temizlenmez. Kurtulamazsın o cepten. Çünkü parçandır senin ve en sonunda pes eder elini çıkarırsın. İşte o cep gibi bu insanlar ve yaşantının bir parçası olarak da kalacaklar.
- Arkadaşlar iyi eğlenceler. Sanırım istemeden yolu kapatmışsınız. Geçenlere müsade edebilir misiniz?
Orta yaşlı, göbekli, saçlarını ortadan ikiye ayırmış, beyaz gömlek altına kumaş pantolon giymiş bir adam, “Yoo bilerek kestik. Eğlencemiz var. Başka yoldan gitsin gidecek olan. Neşemize değmesin kimse.”
- O ne demek? Kocaman yol dayı. Mahalleyi kapatın olmadı. Az kenarda eğleninde geçelim.
- (Cep): İstersem kapatırım sanane. Ben eğlenirken gerekirse mahalleyide kapatırım.
- Yok babasının damı. Canını mı istedik adam. Az bir şey saygı. Açın yolumuzuda gidelim.
Arkadan biri sürekli bana sesleniyor.
- "Zeyd"
- (Cep): Toplanın lan! Artık istesenizde geçemezsiniz. İzin vermiyorum. Hadi geç.
- Hasbirüyal sizede cebinizede başlarım. Aç ulan yolu.
Arkadan seslenene döndüm göz ucuyla, çünkü çok ısrarcı. Sedat olduğunu farkettim.
- Olaylara karışmayın reis.
O arada dikkatim dağıldı. Arkamı döndüğümde bir demir sopa gördüm güneşi gölgeleyen. İstemsizce sopaya döndüm. Neden insanlar bu kadar saygısız ve tahammülsüz. Alt tarafı yoldan geçmek istedim. Ayrıca neden insan demir bir beyzbol sopasıyla gezer. Neden demir. Tahtası neyine yetmiyor. İnsanları bu uyuşturma isteği nereden geliyor. Ah kafam. Neyse ekran karardı. Merhaba uyuşukluk.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |
