1. Bölüm

Bölüm 1 | İki Zamanın Arasında

Elvis
evdemonist

Vedaları ile hayatımızı süsleyen tüm sevdiklerimizin anısına 🕊️

Aramıza katıldığın tarih ve saati buraya bırakmayı unutma 🖤

İyi okumalar.

 

 

✨🌗🌓✨

Sarayın taş duvarları, geceyle birlikte suskunluğa bürünmüştü. Yalnızca kandillerin titrek alevi, yüzyıllardır aynı duvarlara düşen gölgeleri dans ettiriyordu. Mustafa, o taşlara tutunarak bir adım daha attı. Nefesi, boğazında Azrâil’in parmakları gibi sıkışıyor; boşta kalan eliyle kaftanının yakasını kavrıyordu.
Hanedanın zehri damarlarında gezinirken bir yılan gibi dolandı ayaklarına dizlerinin bağı çözüldü, bir dizinin üstüne düştü.

“Lâ ilâhe illallah…”

Kendi sesi, sarayın taş duvarlarında yankılandı; bir dua, bir teslimiyet gibiydi.

Uzaktan bir siluet belirdi. Kandil ışığında savrulan kızıl tutamlar… Ateşin içinden süzülüyormuşçasına koşuyordu kadın. Yüzünü seçemiyordu ama o saçların savruluşu, o kokunun yankısı kalbinde eskiden beri bildiği bir hikâyeyi hatırlattı ona. Yasemin. Her nefesinde biraz daha cennet, biraz daha günah vardı o kokuda.

“Yine o… yine o kadın…”

Yüreğinin içinde yankılanan bir ses oldu bu; hem lanet, hem vuslat gibi. Parmakları yakasından dizlerine kaydı. Görüşü puslandı, sarayın taşları sisin ardına saklandı. Boğazındaki baskı çekilirken gözlerini kapadı, derin bir nefes aldı. Kafasının içindeki uğultular birer birer sustu. Göz kapakları ağırlaştı. Son bir kez havayı içine çektiğinde gövdesi ondan bağımsız yana devrildi. Ateşe benzettiği kızıl tutamlar yüzüne savruldu; yasemin kokusu genzine doldu.
“Bu koku…” diye geçirdi içinden, “Cennetin kapısıysa, ben de günahkâr bir misafirim.”

Heybetli bedeni genç kadının narin kollarında sarsılıyordu. İçindeki ateş sönmüş, yerini Osmanlı’yı yaksalar geçmeyecek bir ayaza bırakmıştı.

“Şehzadem! Şehzadem, uyanın! Ağalar! Kimse yok mu? Yetişin! Yardım edin… Şehzadem Mustafa!”

On altıncı asrın derin uykusu onu yavaşça içine çekerken, bir başka ses sızdı kulağına. Bu kez kandil değil, siren sesleri yankılanıyordu karanlığın içinde.

“Hey! Beni duyuyor musunuz? Birileri ambulansı arasın! Düşerken başını vurdu, kanıyor!”
“Beyefendi, beni duyuyor musunuz?”

Mustafa bileğinin içindeki baskıyı hissetti. Sanki biri elini sıkıyordu. O sıcaklık, o telaşlı nefes... Çağlar ötesinden uzanıyordu ona.

“Pes etmeyin… Lütfen…”

Yirmi birinci yüzyılın gerçeği, on altıncı yüzyılın düşüyle birleşti o an. Kandil ışığı siren kırmızısına karıştı. Yasemin kokusu antiseptiğe döndü. Ve aynı söz, iki çağın dilinde yankılandı:

Ben yanınızdayım, şehzadem…


Ben yanınızdayım, beyefendi…

 

 

✨⏳✨

 


Merhabalar, hepimizi günden güne tüketen zamanın önüne geçmek için hikayelere geri döndüm. Bir dönem kurgusu ile karşınızdayım umarım severek okursunuz:) Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum...

 

Ve hiçbir şeyi içinizde tutmayın canlarım daha sonra belki de paylaşacak zamanınız kalmayabilir. Sevdiklerinize bol bol sarılın, seni seviyorum demekten çekinmeyin. Sağlıkla kalın...

Bölüm : 05.10.2024 17:02 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Elvis / DÜŞLER BAHÇESİ / Bölüm 1 | İki Zamanın Arasında
Elvis
DÜŞLER BAHÇESİ

12 Okunma

1 Oy

0 Takip
1
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...