[ Romantik Gerilim ] - Kitap Listesi
devam ediyor 5dk önce güncellendi
Rahiya
@aydanur2
Okuma
44
Oy
3
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
5
Gözümü kırpmadan onu izlerken o oturduğu deri koltuğa yaslanmış "Neden en çok geceyi sevdiğimi biliyor musun?"demişti.
Benden cevap gelmeyişini bir cevap olarak algılamış olmalı ki tok sesi ile cümlesine devam etmişti.
"Bütün günahları tıpkı bir yorgan gibi örter"
İçtiği kısmından bardağı tutup yavaşça ayağa kalkmış boy farkımız yüzünden kafamı kaldırmama sebep olmuştu.
Tek elini pahalı kumaş pantolonunun cebine yerleştirdi.
"Günahlarımı,günahlarımızı"
Küçük kız iplerle düğüm yapmayı öğrenmişti.
Balonu uçmasın, o da ondan gitmesin diye.
Büyüyünce aynı düğümü atmıştı.
Bu sefer giden balon değil geçmişin izleriydi.
devam ediyor 29dk önce güncellendi
Kader Sarmalı
@siyahmabed
Okuma
5
Oy
3
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
2
Kader Sarmalı - PROLOG
“Avukat Derin Aras…”
Hâkimin tok sesi salonun sessizliğini böldü.
Önündeki dosyayı yavaşça kapattı ve gözlerini bana çevirdi.
“Dosyada yer alan bilgilere göre maktul, geçmişte nişanlı olduğunuz kişi.”
Arka sıralardan yükselen sesler mahkeme salonundaki sessizliği bir anda bozdu.
“Sen bir zamanlar oğlumun nişanlısıydın! O bunu hak etmedi. Senden bunu beklemezdim.”
“Sessizlik!”
Hâkim tokmağını masaya vurdu.
“Lafımı bir kez daha keserseniz, sizi salonun dışına çıkarmak zorunda kalacağım.”
Salon yeniden sessizliğe büründü.
“Avukat Hanım…”
“Sanık kürsüsünde bulunan kişi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan Üsteğmen Kadir Sancak.”
Kısa bir duraksadı.
“Bir zamanlar hayatınızı birleştirmeyi planladığınız adamın ölüm davasında, bugün cinayetle suçlanan bir askerin müdafiliğini üstleniyorsunuz.”
“Üstelik dosyada yer alan ifadeler, sanıkla aranızdaki ilişkinin yalnızca avukat ve müvekkil ilişkisi olmadığını göstermiyor.”
“Bu şartlar altında mahkemeye tamamen tarafsız yaklaşabildiğinizi düşünüyor musunuz?”
Yavaşça ayağa kalktım.
Cübbemin düğmesini ilikledim.
Son kez güç almak istercesine Kadir’e baktım.
O ise başını önüne eğmiş, tek kelime etmeden önündeki dosyaya bakıyordu.
Derin bir nefes aldım.
“Sayın Hâkim…”
“Avukatlık mesleğine adım attığım gün ettiğim yeminin yüklediği sorumlulukla bugün huzurunuzda yalnızca avukat kimliğimle bulunuyorum.”
“Sanık kürsüsünde oturan kişi müvekkilimdir.”
“Özel hayatımızda yaşanan hiçbir olayın, dosyada bulunan delillerin önüne geçmesine izin vermeyeceğim.”
“Bu mahkemenin değerlendirmesi gereken şey geçmişimiz değil…”
“…önünüzde bulunan delillerdir.”
“Ve inanıyorum ki o deliller, müvekkilim hakkında verilecek kararı değiştirecek niteliktedir.”
Salon yeniden sessizliğe gömüldü.
Hâkim önündeki dosyayı eline aldı.
Sayfaları son kez çevirdi.
Gözlerini sanık kürsüsüne kaldırdı.
Dudakları aralandı.
“Karar…
devam ediyor 1s önce güncellendi
Koru(ma)
@yesono107
Okuma
12.43k
Oy
1.04k
Takip
93
Yorum
388
Bölüm
69
0530*******: Yönetici siz misiniz?
Pelin: Ne yöneticisi? Sen kimsin?
0530*******: Akide apartmanı, değil mi?
Pelin: Bizim apartman, ha evet yönetici babam.
0530*******: Baban nerede?
Pelin: Kimsin ya sen? Sanane babamdan.
0530*******: Babana söyle paramı versin, akılsız mı sandı beni? Eksik vermiş parayı.
Pelin: Ne demek bu babam neden sana veriyor?
0530*******: Bak çocuk geçen ay senin korumalığını yaptım ben ve param eksik yatırılmış babana ulaşamıyorum söyle paramı eksiksiz versin.
devam ediyor 2s önce güncellendi
ZEHİRLİ GÜL (+1&)
@kutay76
Okuma
64.58k
Oy
2.42k
Takip
133
Yorum
345
Bölüm
172
Paris’in yağmurlu gecelerinde bir kadın ajan, üç tehlikeli adamın arasında sıkışıp kaldı.
İkra Elçin Karahan, kod adı Zehirli Gül.
MİT’in en başarılı kadın ajanlarından biri. Görevi basit: Paris’te büyük bir uluslararası silah kaçakçılığı şebekesini çökertmek.
Ama hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Hedefinin etrafında dönen üç adam, her biri ayrı bir tehlike:
Kanlı Kurt – Dövmeli, acımasız ve avcı gibi bakan güvenlik şefi. Bakışları İkra’yı yakıyor, dokunuşu zehir gibi yayılıyor.
Kara Cüppe – Soğuk, hesapçı ve kusursuz takım elbiseli karanlık hukukçu. Her kelimesi bir tuzak, her bakışı bir hüküm.
Kartal – Karizmatik, stratejik ve sahiplenici lider. Onun koruması altında olmak, aynı anda hem en güvenli hem en tehlikeli yer.
İkra, görev ile kalbi arasında seçim yapmak zorunda.
Güven mi? İhanet mi?
Aşk mı, yoksa ölümcül bir tuzak mı?
Bir gülün dikenleri ne kadar derin yaralayabilirse,
Paris’in ışıkları altında Zehirli Gül de o kadar derin zehirliyor.
Görev bitmeden kalbi kırılacak…
Ya da üç adamdan biriyle sonsuza dek yanacak.
devam ediyor 2s önce güncellendi
Hezeyan (Shinkirō) +1
@judgementlane
Okuma
1.8k
Oy
107
Takip
30
Yorum
185
Bölüm
17
En büyük sırları, ölü adamlar saklar.
---
"Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak."
"Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum."
Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek.
Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla.
Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı.
İçeri girmeye cesaretin var mı ?
Uyarı ! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir.
Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 3s önce güncellendi
ŞEYTAN'IN SOYU +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
781
Oy
50
Takip
22
Yorum
82
Bölüm
6
Şeytan, soyunu devam ettirmek istedi ve kendine birkaç tane kurban buldu.
Dyavolov ailesi, Bratva`nın bile adını söylemek istemediği bir lanetti.
Ve Şeytan, kurbanlarından birini bu aile olarak seçti.
Bu lanetin içinde, ona bir isim bile verilmemiş bir kız doğdu. Ona bir isim verilmedi çünkü isimler, basit insanlar içindi.
O, Şeytan`ın Çırağıydı.
Şeytan`ın Soy`unu devam ettirecek kişiydi o.
Bazı insanlar onu Şeytan sandı. Ama o Şeytan`ın Soy`undan gelendi.
Şeytan`ın en sevdiği çırağıydı o.
İnsanlar onu hiç görmedi... Bazı aptallar ise onu gördüğünü sandı. Ama herkes bir şeyi biliyordu:
Dyavolov ailesi, Şeytan için bir çırak dünyaya getirdi.
*
Yelena; doğduğundan beri, güçlü bir Rus ailesi Dyavolov`ların gizemli varisi olarak büyüdü.
O sadece bir varis değildi.
Bir kararın bedeliydi.
Babasının gururuydu.
Bir soyun karanlık devamıydı.
Şeytan`ın Soy`unun karanlık devamıydı.
*
Yelena`nın babası hedef seçerdi, Yelena bu hedefi parçalardı. Çünkü o böyle büyütüldü.
Yelena`nın babası yine bir hedef seçti: Polonya`nın yeraltı dünyasındaki en güçlü lider Nikodem Volski.
Yelena`dan istenilen basitti:
Nikodem Volski`yi ortadan kaldırmak.
Yelena, bir kere daha Şeytan`a çıraklık yapmaya hazırlandı.
Nikodem Volski, Polonya`nın yeraltı dünyasını kontrol ettiğini sandı.
Ama Nikodem`in düzenine, Yelena Dyavolova`nın gölgesini saklayan bir kadın sızdı: Alicja Kowalska.
Yelena, Şeytan`a tekrardan çıraklık yapmak için kimliğinden bir kere daha vazgeçti.
Yelena Dyavolova, babasının seçtiği hedefi parçalamak için kimsenin bilmediği kimliğinden bir kez daha vazgeçerek Alicja Kowalska olarak Nikodem`in düzenine sızdı.
devam ediyor 3s önce güncellendi
YANSIMA
@kafadankirikokur
Okuma
8
Oy
2
Takip
3
Yorum
17
Bölüm
2
İki tane boş sokak vardı Kuzey gülümseyerek elini uzattı.
"Şimdiden tanıştığımıza memnun oldum İris Kara"
Gülümsedim ,elini sıktım.
"Bende memnun oldum Kuzey Sancak"
"Bir daha görüşmek üzere"
Elimi çektim bir daha asla bu adamla yüz yüze gelmek bile istemiyorum.
"Bir daha görüşmemek üzere"
Arkamı döndüm ve arkama bakmadan hızlıca yürümeye başladım biraz yürüdükten sonra dayanamayıp arkama baktım.
Yoktu... gitmişti,
devam ediyor 3s önce güncellendi
KÖR NOKTA +1& [MAFYA]
@berennxq
Okuma
22.14k
Oy
1.42k
Takip
225
Yorum
925
Bölüm
46
Kör Nokta`nı bulduklarında, artık kaçacak yerin kalmaz. Çünkü Kör Nokta`n, ölümündür...
Annesinin ölümüne karşılık İspanya`nın en büyük mafya ailesi olan Morozov`ların en büyük erkek çocuğunu öldüren Valeska Arsen, asla tek bir intikam ile yetinmez.
Öldürdüğü adamın erkek kardeşi Adrian Morozov, onun yeni avıdır.
Ama Valeska avlayacak mı? Yoksa ava giderken avlanacak mı?
devam ediyor 5s önce güncellendi
Ateşte yamak
@marin1
Okuma
321
Oy
115
Takip
8
Yorum
44
Bölüm
17
Ateş bazen yakmaz.
Bazen insanı, hiç kurtulamayacağı birine bağlar.
Onlar birbirine dokunduğunda dünya susuyordu. Ama bazı aşklar sadece kalplere değil, kaderlere de yazılırdı. Bir seçim yapmaları gerekiyordu...
devam ediyor 3s önce güncellendi
Yaşamaya Mahkum Olanlar
@elifsun3real
Okuma
3
Oy
2
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
2
BAZI BAĞLAR KADERDEN DAHA GÜÇLÜDÜR
Eflin, gerçeğin peşinden giden cesur bir gazeteci, Karan ise gölgelerde kalan sırları ortaya çıkaran başarılı bir dedektif
ikisi de kendi yollarında, kendi savaşlarını verirken bir gün, kader onlar aynı ormanın derinliklerinde karşı karşıya getirir.
İlk karşılaşmaları bir tesadüf gibi görünür. Ama bazı tesadüfler, insanın tüm hayatını değiştirir. Eflin ve Karan, birbirlerine çekildikçe, geçmişin karanlık sırları da gün yüzüne çıkmaya başlar. Ve en sarsıcı gerçek...
Doğdukları andan itibaren, aileleri için yaşamaya mahkum edilmişlerdir. Seçimleri, kararları, hatta aşıkları bile onlar için önceden belirlenmiştir.
Peki ya aşk? Kaderin yazdığı bir oyunda kendi sonlarını kendileri yazabilirler mi?
Gerçek ortaya çıktığında, hala birbirlerini sevebilecekler mi?
devam ediyor 5s önce güncellendi
Törenin gölgesi
@elifkarabey
Okuma
531
Oy
144
Takip
11
Yorum
113
Bölüm
16
Yirmi beş yıl önce kurulan bir yalan, iki aileyi kan davasına sürükledi.
O gece yaşananlar “kaçırma” diye anlatıldı… ama gerçek asla anlatılan gibi değildi.
Bu yalanın gölgesinde büyüyen düşmanlık, Dilan ve Baran’ı istemedikleri bir evliliğin içine itti.
Birbirine yabancı iki insan, aynı çatı altında geçmişin yükünü taşımaya zorlandı.
Baran öfkesini saklamayı öğrenirken, Dilan hayatta kalmaya çalıştı.
Ama hiçbir şey sonsuza kadar gizli kalmadı.
Evlilikten sadece iki ay sonra, yıllardır üstü örtülen gerçek sızmaya başladı.
Ve sızan her parça, sadece geçmişi değil… iki ailenin bugünkü düzenini de yıkmaya başladı.
Çünkü o gece bir kaçırma yoktu.
Bir plan vardı.
Ve bu plan, yirmi beş yıldır herkesin inandığı her şeyi baştan sona değiştirecek kadar büyüktü.
Şimdi tek bir soru kaldı:
Kim avdı… kim avcıydı… ve kim yirmi beş yıl boyunca bir yalanın içinde yaşadı?
devam ediyor 6s önce güncellendi
DİLAN [BERDEL +1&]
@haticeevreni
Okuma
319
Oy
44
Takip
17
Yorum
41
Bölüm
5
Dilan Karahan, yıllar önce ailesinden koparıldığında kaderinin onu yeniden aynı karanlığın içine sürükleyeceğini bilmiyordu.
İstanbul`da kurduğu hayat, özgürlüğü ve hayalleri bir gecede elinden alındı. Üvey abisinin yaptığı bir hata, onu hiç tanımadığı bir adamla berdel evliliğine mahkûm etti.
Yavuz Beyhanlı...
Mardin`in en güçlü aşiretlerinden birinin ağası.
Soğukkanlı, sert ve gerektiğinde herkesin karşısına dikilebilecek kadar gözü kara bir adam.
Kız kardeşini ölümden kurtarmak için elindeki bütün kozları kullanmış, Dilan`ı istemediği bir evliliğin içine sürüklemişti.
Dilan için Yavuz, özgürlüğünü çalan adamdı.
Yavuz için ise Dilan, kardeşinin hayatını kurtarmak adına ödemek zorunda kaldığı bedeldi.
Nefretle başlayan bu evlilikte her gün yeni bir savaş demekti.
Ancak bazen kader, en büyük düşmanları aynı safta yürümeye mecbur bırakır.
Sırlar ortaya çıktıkça, yaralar kanadıkça ve kalpler yavaş yavaş birbirine yaklaşırken ikisi de tek bir gerçekle yüzleşecekti:
Bazı aşklar seçilmez...
Bazı aşklar kader tarafından yazılır.
****
HİKAYE ÇALINTI DURUMUNDA YASAL YOLLARA BAŞ VURULACAKTIR!
YAŞI KÜÇÜK OKURLARIN OKUMASI TAVSİYE EDİLMEZ!
BUNUN SORUMLULUĞU YAZARA AİT DEĞİLDİR!
BU HİKAYE TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK HAYATLA HİÇ BİR İLİŞKİSİ YOKTUR.
devam ediyor 34dk önce güncellendi
Kusursuz Zerafet
@avelunee
Okuma
3
Oy
3
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
4
Devlet verilerine göre ölü olan bir tıp öğrencisi, özgürlüğünü geri kazanmak için; masum ve korumasız biçimde Karahan imparatorluğunun içine sızarsa neler olur?
Efsun ve Aral`ın hikâyesine hoşgeldiniz..♟️🎲
Bazen piyon şahı yendiğini düşünür...
devam ediyor 6s önce güncellendi
AFET ÇAĞRISI
@b3rxny
Okuma
58
Oy
20
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
21
AFET ÇAĞRISI
Not: kitap kapağı değiştirilmiştir!.
Kaçırıldığı gece sadece özgürlüğünü değil, kim olduğunu da kaybetti.
Karanlık bir geçmişin içinde büyüyen genç kadın, yıllarca korkunun ve sessizliğin gölgesinde yaşamayı öğrendi. Ama bazı insanlar kırılmazdı… sadece daha tehlikeli hale gelirdi.
O artık kimseye güvenmeyen, yaralarıyla ayakta duran bir kadındı.
Ta ki onunla karşılaşana kadar.
Soğuk bakışlarıyla insanı susturan, gücüyle herkesi kontrol altında tutan o adam…
Herkes ondan korkuyordu. Çünkü kimse geçmişini bilmiyordu.
Ve kimse, içindeki karanlığın ne kadar derin olduğunu tahmin edemiyordu.
Birbirlerine düşman olmaları gerekiyordu.
Ama kader, en yaralı insanları aynı yangının içine attı.
Sırlar açığa çıktıkça güven yerini ihanete, tutku yerini savaşa bıraktı.
Çünkü bazı insanlar birbirini iyileştirmez…
Birlikte felakete dönüşür.
Ve onların hikâyesi bir aşk hikâyesi değildi.
Bu, iki karanlığın çarpışmasıydı.
“Bazı insanlar hayatına umut gibi girer.
Bazılarıysa bir afet gibi.”
devam ediyor 6s önce güncellendi
Gecenin kararı
@ozgeozdere10
Okuma
2
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Geceleri üzülürken mi sevdim seni bilmem ama bildiğim tek şey var benden nefret ettiğin. Herkesten farklı olmak için geceden nefret eder mi insan. Gecenin karanlığında söylenen yalanlar, beklenen insanlar ve diz çöküp ağlayan ben. Sessizliğe gömülüp harika olduğumumu düşündün. Sevildiğimi mi düşündün. Tek bir kelimeyle insanların benden nefret edeceğini ve bunu senin için yapabileceğim düşünmedin mi?
devam ediyor 6s önce güncellendi
AİLE BEDELİ
@assasinnn
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
4
"Koşun, ağlıyor! Tepki veryor! Ağlıyor!"
Günün ağarmasıyla, şiddeti yükselen bebek ağlaması yurdun her yanındaydı. Doğduğu günden bu yana ağlaması bir kez duyulmayan bu bebeğin, ilk kez böyle bir anıyla karşılaşılıyordu. Yurdun müdiresi dahil herkes başında dikilmişti, minik oğlanın. Küçüğün bakışları bütün hepsinin üzerinde gezinirken bir kadın endişeyle konuştu. "Canı yanıyor olmasın? Normalde asla ağlamazdı." Diğer kadınların tercümanı olmuşcasına herkesin başını aşağı yukarı salladığını gördü. Onunla en çok ilgilenen kadın konuştu bu sefer de. Ellerini karnında toplamasından gergin olduğu anlaşılıyordu. "Dört ayda, bir ilk. Belki de kötüye değil iyiye işarettir." Haklı olabilirdi.
Müdire, olaydan bağımsız bir soru yöneltti. "Çocuğu evlat edinmek isteyen adamların dosyalarını getirir misin, Juliet?"
Yanındaki genç kız anında önüne eğilip doğruldu. "Hemen, Müdire Hanım."
Kız koşar adım büyük salondan çıkarken diğerleri bir süre daha bebeğe bakınmaya devam ettiler. Hafif kilolu müdire, ellerini eteğinde gezdirdikten sonra "Hepiniz işinizin başına dönün," diyerek emir verdi. Salondaki bütün kadınlar dışarı çıktığında beşiğin içindeki bebeğe daha da yaklaştı. Tam üstünde durduğunda ağlak ve kızarmış gözlerle bakıyor çocuk ona. Çıkan sesleri az da olsa kesilmişken müdirenin ağzından tek bir cümle çıktı:
"Hayata hoş geldin oğlum."
Kendi oğlunun bu durumlara düşeceği aklının ucundan geçmezdi. Gözleri dolduğunda, bir damla yaş düştü bebeğin yanağına. Garip bir şey olmuştu o sırada. Küçüğün ağlaması kesilmiş, gülmeye başlamıştı. Müdire gözlerini usulca açtığında gördüğü manzarayla tebessüm etti. Çok pişmandı. Yaptığı şey için çok pişmandı ancak çaresizdi. Sonuç ne olursa olsun tek bir şey değişmiyordu. O, suçsuz bebeğini değil; kendi mutluluğunu seçmişti.