
### BÖLÜM 21: YAŞAMAK GÜZEL ŞEY
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte malikanenin mutfağında alışılmadık bir hareketlilik vardı. Efsun, uykulu gözlerle mutfağa girdiğinde gördüğü manzara karşısında küçük dilini yutacaktı. Alessio, o pahalı gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamış, önüne bir mutfak önlüğü bağlamış halde tavanın başında duruyordu. 21 yaşındaki Lavin ise elinde telefonuyla bu anı ölümsüzleştirmek için video çekiyordu.
"Abla gel çabuk! 'Sicilya Aslanı' krep çevirmeye çalışıyor, bu görüntüleri karaborsada satsam servet yaparım!" diye kahkaha attı Lavin.
Alessio, kaşlarını sahte bir sinirle çattı ama gözlerindeki parıltı her şeyi ele veriyordu. "Lavin, o telefonu kapat yoksa güvenliğini Matteo’dan alıp doğrudan Fatma Anne’ye veririm, tüm gün ona yün yumaklatır seni."
Efsun, gülerek Alessio’nun yanına gitti ve arkasından beline sarıldı. Başını onun geniş sırtına yasladı. "Gerçekten mi Alessio? Sen ve mutfak?"
Alessio, tavayı kenara bırakıp Efsun’un ellerini tuttu. "Fatma Anne 'evde iş bölümü şart' dediğinden beri kendimi burada buldum Sarca. Ama asıl sebep sensin. Senin bu evde sadece huzurla yemek yediğini görmek istiyorum."
Lavin araya girip masadan bir çilek kaptı. "Valla abla, krep biraz kömüre benziyor ama aşkın tadı her şeyi örter herhalde. Ben gidiyorum, Adriana'ya haber vereyim de o da bu tarihi ana tanıklık etsin!" Lavin, o cıvıl cıvıl enerjisiyle mutfaktan çıkarken arkasında buram buram kahve ve yeni pişmiş hamur kokusu, bir de birbirine aşkla bakan iki insan bıraktı.
Öğleden sonra, malikanenin o devasa arazisinin en huzurlu köşesinde, gölün kıyısındaki asırlık çınar ağaçlarının altında büyük bir piknik örtüsü serilmişti. Bu sefer sadece bir koruma ordusu değil, gerçekten bir "aile" vardı orada.
Lavin, üzerinde uçuşan yazlık elbisesiyle çimlere uzanmış, Adriana ile bir yandan magazin dergilerine bakıyor bir yandan da karşıda telsizle konuşan Matteo’ya laf atıyordu. "Matteo! Bırak şu telsizi de gel voleybol oynayalım, boyun o kadar uzun ki kesin smaç basarsın!"
Matteo, Alessio’nun bakışlarını kontrol edip hafifçe gülümsedi ve telsizini cebine koydu. "İşler beklemez Lavin Hanım, ama sizin smaçlarınız için bir istisna yapabilirim."
Fatma Anne, elinde kısır kabıyla masayı düzenlerken Efsun ve Alessio göl kenarında, suyun kıyısında ağır adımlarla yürüyorlardı. Efsun, rüzgarın uçurduğu saçlarını kulağının arkasına iterken gökyüzüne baktı. "Biliyor musun Alessio, ilk defa korkmadan nefes alıyorum. Gökyüzü bile daha mavi görünüyor."
Alessio, Efsun’un elini bırakmadı. Durdular ve Alessio onu kendine çevirdi. "Çünkü gökyüzünde artık barut dumanı yok Efsun. Sadece senin hayallerin var."
Lavin arkadan bağırdı: "Hadi ama! Romantizmi kesin de gelin, Fatma Teyze'nin börekleri soğuyor! Ayrıca Matteo ve ben takımız, sizi yeneceğiz!"
Alessio başını sallayıp Efsun’un alnından öptü. "Gidelim bakalım. Kardeşim ve sağ kolum bizi yenmek için ittifak kurmuş, onlara patronun kim olduğunu göstermemiz lazım."
Göl kenarındaki o neşeli sesler, voleybol maçındaki kahkahalar ve Fatma Anne’nin duaları malikanenin o eski, karanlık anılarını bir bir siliyordu, bir genç kızın enerjisi, bir doktorun şifası ve bir adamın sarsılmaz aşkı; karanlık bir imparatorluğu gerçek bir yuvaya dönüştürüyordu.
---
çok kısa oldu, kusura bakmayın 🥹
oy yorum yapmayı unutmayın lütfen 🫶
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 8.51k Okunma |
4.08k Oy |
0 Takip |
56 Bölümlü Kitap |