6. Bölüm

BÖLÜM 4 : BENJAMİN VE D'ANGELO

a’
adesonuzzz

###BÖLÜM 4 : MASKE VE NEŞTER

 

Malikanedeki barut kokusu henüz dağılmamıştı. David Clark’ın adamlarının bıraktığı mermi kovanları yerlerde birer kanıt gibi parlıyordu. Alessio, elindeki silahı beline yerleştirirken gözlerini pencereden dışarıya, karanlığa dikmişti.

 

"Benjamin..." dedi Alessio, sesi bir kılıç kadar keskindi. "Bu saldırı bir mesajdı. Benjamin beni yarın geceki balosuna çağırırken, aynı zamanda mezarımı kazıyor. Oraya gitmek zorundayım, Clark'ın kime hizmet ettiğini anlamanın tek yolu bu."

 

Efsun, duvara yaslanmış bir halde Alessio’yu izliyordu. "Ve oraya yalnız gidemezsin," dedi Efsun. "Bir D'Angelo, böyle bir baloya yalnız giderse bu bir zayıflık göstergesi olur. Yanında sarsıcı bir güç olmalı."

 

Alessio ona dönüp tip tip baktı. "İstemeyerek de olsa... Haklısın Sarca. Hazırlan."

 

### Odadaki Sessiz İttifak

 

Adriana, Efsun’un koluna girip onu üst kattaki devasa giyinme odasına çekiştirdi. Kapıyı kapattığında dışarıdaki o erkeksi, sert enerji geride kalmıştı. Adriana, devasa dolapların kapaklarını hızla açarken Efsun’a döndü.

 

"İsmin tam olarak ne anlama geliyor?" diye sordu Adriana, elinde simsiyah, saten bir elbiseyi havaya kaldırarak.

 

"Efsun. Büyü, tılsım..." dedi Efsun, odadaki aynada kendine bakarken. Yorgundu ama gözlerindeki intikam ateşi hala diriydi.

 

"Büyü ha?" Adriana gülümsedi. Bu gülümseme dostçaydı ama arkasında bir D'Angelo’nun o sarsılmaz cesareti vardı. "Abimi şimdiden büyülediğin kesin. Yoksa seni bu kapıdan içeri sokmazdı. Bak, bu elbise senin için biçilmiş kaftan."

 

Adriana elindeki elbiseyi Efsun’un üzerine tuttu. Simsiyah, vücut hatlarını bir bölge gibi belirleyen, sırt dekoltesi keskin bir elbiseydi. Efsun elbiseyi giyip fermuarını çektiğinde, odadaki hava değişti.

 

"Çok güzel oldu..." diye fısıldadı Adriana. "Hatta sadece güzel değil, tehlikeli oldu. Bu elbisenin içinde bir psikolog gibi değil, bir imparatoriçe gibi duruyorsun. İsmin gibi, Benjamin’i de büyüleyeceksin ama o büyü onun sonu olacak."

 

Efsun aynadaki yansımasına baktı. "Ben oraya büyülemeye değil, öldürtmeye gidiyorum Adriana. Kim olduğunu öğrendiğim an, o maskeler düşecek."

 

### Karanlığın Valsi: Benjamin’in Malikanesi

 

Ertesi gece...

 

Benjamin’in malikanesinin kapıları açıldığında, Alessio ve Efsun birer gölge gibi içeri süzüldüler. Alessio’nun kolundaki Efsun, simsiyah elbisesiyle bir gece yarısı kabusu kadar asil ve bir o kadar da tehditkardı. Herkesin yüzünde maskeler vardı; yalanların, ihanetlerin ve suçun üzerine geçirilmiş estetik perdeler.

 

 

 

Benjamin, yanında sadece bir süs gibi duran karısı Olivia ile onları karşıladı. Tanışma seremonisi buz gibiydi. Benjamin, Alessio’yu David Clark ve ticaret yolları hakkında konuşmak üzere salonun ortasına çekerken, planın en tehlikeli kısmı devreye girdi.

 

"Alessio, babanın mirasını yönetmek zordur," diyordu Benjamin, gözlerini Alessio’nun maskesinin altındaki bakışlarına dikerek. "Bazen piyonları feda etmek gerekir."

 

Alessio adamı oyalarken, Efsun bir hayalet gibi kalabalığın arasından sıyrıldı. Adriana, barın oradan korumaların dikkatini dağıtacak küçük bir kargaşa yaratırken (bir kadehi bilerek devirerek), Efsun üst kata çıkan merdivenlere süzüldü.

 

### Çalışma Odası ve Mühürlü Sırlar

 

Benjamin’in çalışma odası, malikanenin en üst katında, ağır bir sessizliğe gömülmüştü. Efsun içeri daldı. Oda, tıpkı Benjamin gibi küf ve eski kağıt kokuyordu. Masanın üzerine yığılmış dosyaları hızla karıştırdı. Parmakları "Clark" isminin geçtiği dosyayı bulduğunda durdu.

 

Dosyanın en altında bir mühür vardı. Altın yaldızlı, üzerinde bir örümcek figürü olan o mühür: “Il Ragno”. Efsun’un nefesi kesildi. Bu mühür, babasının ölüm belgesindeki mühürle aynıydı. David Clark sadece bir piyonsa, Benjamin bu işin neresindeydi? Tam dosyayı elbisesinin içine gizlerken, dışarıdan gelen kilit sesiyle donakaldı.

 

Kapı kolu yavaşça aşağı indi. Efsun, nefesini tutup masanın arkasındaki karanlık gölgeye sindi. Kapı gıcırdayarak açıldı.

Kapı gıcırdayarak açıldığında Efsun’un kalbi göğüs kafesini delmek istercesine çarptı. Adli psikoloji ona panik anında nefes kontrolünü öğretmişti; ciğerlerindeki havayı milim milim tahliye ederek devasa, oymalı dolabın gölgesine sindi.

 

Gelen Benjamin değildi. Topuklu ayakkabıların mermerde çıkardığı o tok ama zarif ses, bir kadına aitti. Olivia, maskesini elinde tutarak içeri girdi. Yüzündeki o donuk, oyuncak bebek ifadesi gitmiş, yerine yorgun ve hırslı bir kadının yüzü gelmişti. Masaya yaklaştığında duraksadı. Efsun’un aceleyle karıştırdığı kağıtların dizilimi, Benjamin’in o obsesif düzenine uymuyordu.

 

Olivia parmaklarını masanın üzerinde gezdirdi, dağınıklığı süzdü ve kendi kendine mırıldandı: "Benjamin... Bu kadar dikkatsiz olamazsın. Yoksa içeride bir fare mi var?"

 

Efsun, dolabın arkasında adeta bir heykel kesilmişti. Olivia odada birkaç dakika geçirdi, pencereden dışarıya, Alessio ve Benjamin’in aşağıda konuştuğu bahçeye baktı ve hiçbir şey demeden, şüphe dolu bir bakış fırlatarak odadan çıktı. Kapı kilitlendiğinde Efsun nefesini bıraktı. Kaybedecek saniyesi yoktu.

 

Efsun, masadaki "IlRagno" mühürlü birkaç kritik belgeyi daha kavradı. Odanın köşesindeki ağır kadife perdelerin arkasına gizlenmiş servis kapısını buldu. Bu kapı, malikanenin labirent gibi arka koridorlarına açılıyordu. Simsiyah elbisesiyle karanlığın içinde adeta bir gölge gibi aktı.

 

Dışarı çıktığında, gece havası ciğerlerini yaktı. Benjamin’in korumalarının nöbet değişim saatini Adriana’dan öğrenmişti. Hızla park halindeki siyah D'Angelo aracına ulaştı, belgeleri arka koltuğun döşemesinin altındaki gizli bölmeye sıkıştırdı. Artık kanıtlar güvendeydi.

 

### "Nerede Kaldın Sarca?"

 

Efsun, balo salonuna geri döndüğünde hiçbir şey olmamış gibi eline bir kadeh şampanya aldı. Alessio ve Benjamin hala aynı noktadaydı. Benjamin’in bakışları, salonun kapısından giren Efsun’u gördüğü an keskinleşti.

 

Alessio, Efsun’un yanına geldiğini görünce elini kadının beline yerleştirdi. Parmakları, Efsun’un buz kesmiş tenine değdiğinde Alessio’nun kaşları hafifçe çatıldı. Kadının nabzının hala yüksek olduğunu belindeki baskıdan hissedebiliyordu.

 

"Biraz hava almak istedim, içerisi çok boğucuydu," dedi Efsun, Benjamin’e doğru buz gibi bir gülümseme göndererek.

 

Benjamin, kadehini Efsun’a doğru kaldırdı. Bakışları kadının üzerindeki siyah elbiseyi, sanki altında ne sakladığını görmek ister gibi tarıyordu. "Hava almak için biraz fazla uzun sürdü sanki, Sinyora Sarca. Malikanem büyük ve karmaşıktır, umarım kaybolmamışsınızdır."

 

"Kaybolmam Benjamin," dedi Efsun, bir adım öne çıkarak. "Ben her zaman tam olarak nerede durduğumu ve ne aradığımı bilirim."

 

Benjamin’in yüzündeki gülümseme dondu. Alessio, Efsun’un koluna girerek onu kalabalıktan uzaklaştırırken Benjamin’in arkalarından dik dik baktığını hissedebiliyordu.

 

Alessio, Efsun’un kulağına eğildi. Sesi fırtına öncesi sessizlik gibiydi. "Belgeler nerede?"

 

"Garantide," diye fısıldadı Efsun. "Ve senin için kötü bir haberim var Alessio. David Clark sadece bir piyon değilmiş. Babalarımızın ölümünün altındaki o örümcek ağının ucu, Benjamin’den de yukarıya gidiyor."

 

Alessio’nun nefesi kesildi, eli istem dışı Efsun’un belini daha sıkı kavradı. Bu geceden sağ çıkmak zorundaydılar. Ama Benjamin’in o şüphe dolu bakışları, kapıdaki korumaların sayısının arttığını haber veriyordu.

Malikanenin o ağır, yalan dolu atmosferinden çıkıp siyah aracın içine sığındıklarında, dışarıdaki sessizlik huzur değil, bir tehdit barındırıyordu. Direksiyonda Alessio, yanında Efsun ve arka koltukta elindeki silahın emniyetini hala kapamamış olan Adriana vardı.

 

"Hızlı sür Alessio," dedi Adriana, dikiz aynasından malikanenin kapısındaki hareketliliği izlerken. "Benjamin’in bakışları uğurlama değil, infaz gibiydi."

 

Tam o sırada, gecenin karanlığını metalik bir ses böldü. Çat! Arabanın ön camı, Efsun’un tam baş hizasının birkaç santim uzağından çatladı. Kurşun geçirmez cam, keskin nişancı mermisinin gücüyle beyaz bir örümcek ağı gibi dağılmıştı.

 

"Eğilin!" diye kükredi Alessio. Direksiyonu sertçe kırıp gaza yüklendi. Lastiklerin asfaltta çıkardığı çığlık, peş peşe gelen iki mermi sesiyle bastırıldı.

 

Efsun, başını koltuğa bastırırken kalbi boğazında atıyordu. Adli psikolog olarak korkunun biyolojisini biliyordu ama ölümü ensesinde hissetmek bambaşka bir şeydi. Adriana arka camdan dışarıya birkaç el ateş ederek karşılık verirken, Alessio aracı ustalıkla dar sokaklara daldırdı ve izlerini kaybettirdi.

Kendi malikanelerinin güvenli duvarları ardına girdiklerinde, araç durur durmaz Efsun kapıyı açıp dışarı fırladı. Öfkeden titriyordu. Alessio arkasından gelip kolunu tuttuğunda, Efsun sanki bir yılan çarpmış gibi geri çekildi.

 

"Bana dokunma D’Angelo!" diye bağırdı Efsun. Sesi malikanenin avlusunda yankılandı.

 

Alessio şaşkınlıkla duraksadı, kaşları çatıldı. "Seni o cehennemden sağ çıkardım Sarca! Bu neyin öfkesi?"

 

"Sağ çıkarmak mı? Oraya senin eşin rolünde girmeyi kabul ettim, senin mülkün olmayı değil!" Efsun, Alessio'nun üzerine yürüdü. "O içerideki temasların... Elini belime, kalçama o kadar pervasızca koyman... Rol yapmanın bir sınırı vardır Alessio. Sen rol yapmıyordun, sen sadece bir D'Angelo gibi davrandın; istediği her şeye sahip olabileceğini sanan küstah bir adam gibi!"

 

Alessio’nun buz mavisi gözlerinde bir şimşek çaktı. Efsun’a doğru bir adım attı, aralarındaki mesafe yok denecek kadar azaldı. "O içeride seni bir 'mücevher' olarak tanıttım çünkü Benjamin bir kadına bakarken sadece zayıflık görür. Seni sahiplenmiş gibi görünmeseydim, o odadan canlı çıkamazdın. Ben sadece senin canını koruyordum!"

 

"Benim canım senin ellerine emanet değil!" dedi Efsun, parmağını Alessio’nun göğsüne bastırarak. "Bir dahaki sefere sınırını bil. Yoksa o eli bizzat ben kırarım."

 

Efsun hışımla yukarı kata, odasına çıktı. Adriana, abisinin yanına gelip elini omzuna koydu. "Sert kayaya çarptın abi. Ve haklı, bazen fazla kaptırıyorsun kendini."

 

Alessio, Efsun’un arkasından bakarken dişlerini sıktı. "Matteo!" diye seslendi karanlığa. Gölgelerin arasından iri yarı, sessiz bir adam çıktı. "Sarca'nın haberi olmayacak. Gölgesi olacaksın. Eğer ona bir saç teli kadar zarar gelirse, sorumlusu sensin."

yarısını çoktan geçmişti. Adriana ve Efsun, yaşadıkları şokun ve yorgunluğun etkisiyle odalarına çekilmişlerdi. Alessio ise çalışma odasında, Efsun’un arabanın içine sakladığı o belgeleri masasına yaymıştı.

 

Işığı kısmıştı. Belgelerdeki mühürler, isimler ve para trafiği tek bir noktayı işaret ediyordu. Benjamin’in David Clark üzerinden yürüttüğü bu ağ, aslında çok daha büyük bir yapının sadece küçük bir hücresiydi. Alessio, babasının el yazısıyla tutulmuş eski bir notu, Benjamin’in odasından çalınan listeyle karşılaştırdı.

 

Aniden durdu. Listede bir isim vardı; babasının ölümünden sonra ortadan kaybolan ve ailenin en büyük sırrını bilen o isim.

 

Alessio arkasına yaslanıp derin bir nefes aldı. Efsun Sarca'dan nefret etmesi gerekiyordu; hayatını altüst etmişti, ona meydan okuyordu. Ama o belgeleri oradan çekip alan zekası ve az önce avludaki o dik duruşu... Alessio’nun zihnindeki o nefret duvarında ilk kez küçük bir çatlak oluştu.

 

Ancak o sırada, kilometrelerce ötedeki Benjamin, odasındaki boş dosyaya bakarak telefonunu kulağına götürdü. Sesi bir cellat kadar netti:

 

"D'Angelo oyun oynamak istiyor. O kızı bulun. Alessio'nun en zayıf noktasının kim olduğunu o bile henüz bilmiyor ama biz biliyoruz. Efsun Sarca'yı bana getirin."

 

---

bu bölüm nasıldı?

olabildiğince uzun yazmaya çalışıyorum ama elimden bu kadar geliyor 🌷🐥

oy ve yorum atın katil civciv'i kızdırmayın 🐥🔪

diğer bölüm yine 40 okunma ve 20 yorum olunca gelcekk

karşılıklı olarak destek var 🧸🎀

kitap kapağı ;

Bölüm : 03.02.2026 20:27 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
a’ / Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR          +1& (yarı texting) / BÖLÜM 4 : BENJAMİN VE D'ANGELO
a’
Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR +1& (yarı texting)

8.51k Okunma

4.08k Oy

0 Takip
56
Bölümlü Kitap
GİRİŞ : Kül Saati ve D'AngeloBÖLÜM 1: 27 Numara ve D'AngeloBÖLÜM 2 : SARCA VE D'ANGELOBÖLÜM 3 : İKİ KADIN, TEK HEDEF VE D'ANGELOBÖLÜM 4 : BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 5 : SALDIRI VE D'ANGELOBÖLÜM 6 : NARKOZ ETKİSİ VE MAGAZİN HABERLERİBÖLÜM 7 : AKŞAM YEMEĞİ VE D'ANGELOBÖLÜM 8: DENİZ VE D'ANGELOBÖLÜM 9: GERİ DÖNÜŞ, BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 10 : TEKLİF VE D'ANGELOBÖLÜM 11: ALTIN KAFESTE YASBÖLÜM 12 : BOMBA VE D'ANGELOBÖLÜM 13: KÖR KURŞUN VE SARCABÖLÜM 14 : YERALTI MAFYASI TOPLANTISI VE D'ANGELOBÖLÜM 15 : HİSLERİN KATILIMI VE D'ANGELOBÖLÜM 16: PEMBE GÜL VE D'ANGELOBÖLÜM 17: BUHAR VE GÖRÜNTÜBÖLÜM 18: EMRET VE KAHVEBÖLÜM 19: ÖZEL BÖLÜM (MİA CLARK)BÖLÜM 20: DÜĞÜN KONUSUBÖLÜM 21 : PİKNİK VE KARABORSABÖLÜM 22: TARİHİ GEÇMİŞ ANILAR VE D'ANGELOBÖLÜM 23: ADRİANA VE MATTEO (ÖZEL BÖLÜM)BÖLÜM 24: BENİMLE BİR ÖMÜR/SEZON FİNALİKARAKTER KARTI ✒️⛓️BÖLÜM 25: KÜLLER VE MÜHÜRLERBÖLÜM 26: KRAL VE KRALİÇEBÖLÜM 27: İHANET VE YÜZÜKBÖLÜM 28 : İPEK VE PUDRABÖLÜM 29: KÜL RENGİBÖLÜM 30: ZEHİR VE MATRİNABÖLÜM 31: BİR ASLANIN TÖVBESİBÖLÜM 32: TEST VE SARCABÖLÜM 33: HAMİLEYİM !BÖLÜM 34: CAM BEBEK VE PATİKBÖLÜM 35: TESLİMİYET VE SUÇBÖLÜM 36: KANLI LABİRENT VE SON YEMİNBÖLÜM 37: SARARMIŞ FOTOĞRAF VE KOLYEBÖLÜM 38: GÜNLÜKBÖLÜM 39: DOKTOR'UN SÖZLERİBÖLÜM 40: İLK MÜHÜR VE İSİMBÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAHBÖLÜM 42: SON GÜNLÜK VE HAPBÖLÜM 43: MİRAS VS SAVAŞBÖLÜM 44: TÜRKİYE Mİ?BÖLÜM 45: ESKİ OLANLARBÖLÜM 46: BİLİYOR MUSUN?BÖLÜM 47: GİDİN BURADANBÖLÜM 48: HEDİYEMİ BEĞENDİN Mİ?BÖLÜM 49: SANAT GALERİSİBÖLÜM 50: SİNYOR ROBOT!BÖLÜM 51: KURDUN İNİNDE İNTİHARFİNAL HASAT ZAMANIÖZEL BÖLÜMÖzel bölüm niyetine
Hikayeyi Paylaş
Loading...