44. Bölüm
a’ / Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR          +1& (yarı texting) / BÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAH

BÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAH

a’
adesonuzzz

###BÖLÜM 41: BİR HAYAT DOĞARKEN, BİR GÜNAH SÖNER

Lara’nın ilk resmi doktor kontrolü günüydü. Alessio sabahın köründe malikaneyi ayağa kaldırmış, korumaları bahçede sıraya dizmişti. Dışarıdaki o sert, emirler yağdıran, bakışıyla adam titreten Sinyor D’Angelo geri dönmüştü. Siyah takım elbisesi, jilet gibi tıraşı ve etrafına saçtığı o tehlikeli enerjiyle tam bir mafya lideriydi. Ama kucağında pembe battaniyeye sarılı Lara’yı tutarken, sanki dünyanın en narin elmasını taşıyordu.

 

Hastane / Muayene Odası

 

Doktor, Lara’yı muayene masasına yatırdığında Alessio masanın başında bir cellat gibi dikildi. Genç doktor, bebeğin tulumunu açarken Alessio’nun buz gibi sesini duydu:

 

"Ellerini dezenfekte ettin mi?"

 

Doktor yutkunarak, "Evet Sinyor, az önce—"

 

"Bir daha yap," dedi Alessio, sesi odayı dondurmuştu. "Ve o aleti çocuğun göğsüne değdirmeden önce ısıt. Eğer Lara en ufak bir soğuk yüzünden ağlarsa, bu hastaneyi başına yıkarım."

 

Efsun, yorgunluktan çökmüş gözlerini devirdi. Dikişleri hala sızlıyordu ve uykusuzluktan dolayı sinirleri zıplamıştı. "Alessio, adamı korkutup durma! İşini yapmasına izin ver yoksa seni dışarı atarım!"

 

Alessio kaşlarını çatarak karısına döndü. "Sarca, sadece güvenliğini sağlıyorum."

 

"Güvenlik değil bu, taciz! Adamın eli titriyor senin yüzünden!" diye tersledi Efsun. "Geç şuraya otur, gölge etme!"

 

Roma’nın en büyük mafya babası, Efsun’un bu çıkışıyla bir an duraksadı, hırsla derin bir nefes aldı ama tek kelime etmeden köşedeki sandalyeye oturdu. Efsun hala söyleniyordu: "Her şeyi en iyi sen biliyorsun zaten! Çocuk bakmayı da mı yeraltı dünyasından öğrendin?"

 

Doktor muayeneyi bitirip "Lara çok sağlıklı, gelişimi harika," dediğinde Alessio’nun yüzündeki o katı ifade bir anlığına gevşedi. Lara’yı nazikçe kucağına aldı, burnunu bebeğin saçlarına sürttü. O an odadaki o korkunç adam gitmiş, sadece bir baba kalmıştı.

Malikaneye dönüş yolunda Efsun yorgunluktan Alessio’nun omzunda sızmıştı. Araba malikanenin devasa bahçesine girdiğinde, Matteo’nun kapıda bir cenaze sessizliğiyle beklediğini gördüler. Alessio, araba durur durmaz profesyonel bir refleksle etrafı süzdü; ters giden bir şeyler vardı.

 

Efsun gözlerini aralayıp dışarıdaki o tuhaf havayı fark etti. "Matteo’nun suratı neden o kadar asık?"

 

Alessio, Lara’yı Efsun’un kucağına dikkatle bıraktı ve arabadan indi. Dışarı adımını attığı an o şefkatli baba figürü uçup gitti; yerine elleri kanlı, kalbi mühürlü D’Angelo geldi.

 

"Söyle Matteo," dedi Alessio, sesi bir silahın emniyeti açılıyormuş gibi tıkırtılı ve keskindi. "Kimi öldürmem gerekiyor?"

 

Matteo başını yerden kaldırmadı, sesi pürüzlüydü: "Kimseyi Efendi... Haber taş evden geldi. Martina hanımefendi... intihar etmiş. Yatağında ölü bulunmuş. Yanında sadece bir fotoğraf varmış."

 

Bahçedeki rüzgar bir anlığına durdu. Efsun, Lara kucağında arabadan inerken bu cümleyi duyduğunda donup kaldı. Martina... O hırslı, o plan kuran, o her şeyi mahveden kadın kendi sonunu kendisi mi yazmıştı?

 

Alessio’nun yüzünde tek bir kas bile oynamadı. Gözleri okyanusun en karanlık dibi gibi simsiyah oldu. "Not var mı?"

 

"Yok Efendi. Sadece gitmiş."

 

Alessio bir süre sessizce uzaklara baktı. Efsun, Alessio’nun yanına gelip boşta kalan elini onun koluna koydu. "Alessio... Annen..."

 

Alessio kolunu sertçe çekti, bakışlarını karısına çevirdi. Gözlerinde ne acı vardı ne de keder; sadece boşluk. "Annem benim için zaten çoktan ölmüştü Efsun," dedi buz gibi bir sesle. "Sadece bedeninin toprağa girmesi gecikmişti."

 

Efsun, onun bu duygusuzluğuna sinirlenmek üzereydi ki, Alessio’nun titreyen çenesini fark etti. "Alessio, yapma... Ne olursa olsun o senin—"

 

"Bana ne olduğunu söyleme Efsun!" diye gürledi Alessio. "O kadın benim babamı, senin babanı, bizim huzurumuzu sattı! Şimdi kendi günahlarının ağırlığına dayanamayıp kaçtıysa, bu benim sorunum değil!"

 

Efsun bir adım geri çekildi, Lara kucağında hafifçe mırıldandı. Efsun’un dili yine keskinleşti: "Bağırma çocuğun yanında! Ne halin varsa gör, ben içeri giriyorum. Senin bu taş kalbinle uğraşamayacağım!"

 

Efsun, Lara’yı göğsüne bastırıp malikaneye doğru ilerlerken, Alessio arkasından öylece baktı. Bahçenin ortasında, bir yanında yeni doğmuş hayatın mucizesi, diğer yanında ise geçmişin kanlı cesediyle tek başına kaldı.

 

"Matteo," dedi Alessio, sesi fısıltı gibi ama emir doluydu. "Cenazeyi bu gece sessizce kaldırın. Adriana ve Lavin’e ben söyleyeceğim. D’Angelo ismi bu intiharla lekelenmeyecek. O kadın hiç yaşamamış gibi davranacağız."

Bahçedeki o sert atışmanın yankıları malikanenin taş duvarlarına çarparken, Adriana ve Lavin giriş kapısında belirdiler. Efsun’un kucağında Lara ile hışımla içeri girişi ve Alessio’nun bahçenin ortasında bir heykel gibi kaskatı duruşu, evin havasını bir anda değiştirdi.

 

Adriana, yengesinin yanından geçerken yüzündeki o öfkeli ve yorgun ifadeyi görünce duraksadı. "Efsun? Ne oldu? Hastanede bir şey mi dedi doktor?" diye sordu endişeyle.

 

Efsun durmadı bile. Merdivenlere yönelirken omuzunun üzerinden buz gibi bir bakış fırlattı. "Doktor her şey yolunda dedi Adriana. Ama abinin o bitmek bilmeyen despotluğu ve taş kalbiyle daha fazla uğraşamayacağım. Sormayın bana bir şey!"

 

Efsun yukarı çıkarken, Lavin ablasının peşinden koştu. Adriana ise derin bir nefes alıp bahçeye, abisinin yanına yürüdü.

Alessio, cebinden çıkardığı gümüş çakmağıyla oynuyor, bakışlarını boşluktan çekmiyordu. Adriana yanına geldiğinde bile kafasını kaldırmadı.

 

"Ne oluyor abicim? Efsun neden bu kadar sinirli?"

 

Alessio, bakışlarını kız kardeşine çevirdi. Sesi, sanki içindeki tüm duygular kurumuş gibi dümdüzdü. "Martina ölmüş Adriana. Taş evde, kendi elleriyle bitirmiş her şeyi."

 

Adriana’nın yüzünde en ufak bir sarsılma, bir gözyaşı ya da acı belirtisi belirmedi. Sadece kaşlarını hafifçe kaldırdı, sonra bakışlarını bahçedeki servilere çevirdi. "Demek sonunda yaptı..." dedi Adriana, sesi duygusuzdu. "Zaten hiçbir zaman bizim 'annemiz' olmamıştı Alessio. Sadece bu ailenin soyadını taşıyan bir gölgeydi. Benim için değişen bir şey yok. Üzülmemi bekleme."

 

Alessio, kardeşinin bu tepkisine şaşırmadı. Onlar, Martina’nın sevgisizliğinde büyümüş, birbirlerine tutunmuş çocuklardı. "Cenazeyi bu gece sessizce kaldıracağız. D’Angelo ismi bir rezalete karışmayacak," dedi Alessio. Adriana sadece başıyla onaylayıp içeri girdi.

 

Gece çöktüğünde malikane hiç olmadığı kadar sessizdi. Alessio, ağır adımlarla yatak odasına girdi. Efsun, Lara’yı emzirmiş, beşiğine yatırmıştı; şimdi ise yatağın kenarında oturmuş, sırtı kapıya dönük bir şekilde duruyordu.

 

Alessio yavaşça yaklaştı. "Efsun... Konuşmamız lazım."

 

Efsun, cevap vermedi. Elindeki bebek battaniyesini düzeltmeye devam etti. Alessio, elini onun omzuna koymak için uzandı ama Efsun bir yılan gibi sıyrıldı ondan.

 

"Dokunma bana Alessio! Git o taş kalbinle, o emirlerinle, o soğuk duvarlarınla konuş!"

 

"Sadece canım yanıyor Efsun, annem öldü diyorum!"

 

Efsun aniden ayağa fırladı, uykusuzluktan kızarmış gözlerini Alessio’nun gözlerine dikti. "Annen öldü diye bana ve çocuğuma o sert yüzünü göstermeye hakkın yok! Ben orada senin acını paylaşmaya çalışırken sen beni tersledin, çocuğun yanında gürledin! Şimdi ne istiyorsun? Gelip sana sarılmamı mı? Git, yalnızlığında boğul!"

 

Efsun yatağın diğer tarafına geçip yorganın altına girdi ve sırtını ona döndü. Alessio, yatağın kenarına oturdu, sesi bu kez yalvarır gibiydi. "Sarca... Üzgünüm. Ben sadece kontrolümü kaybettim."

 

"Kaybetmeye devam et o zaman," dedi Efsun, yorganın altından boğuk bir sesle. "Sabah Lara’yı ben kontrol edeceğim, sen sakın yanına yaklaşayım deme. Senin o gergin enerjini bebeğime bulaştırmana izin vermeyeceğim. İyi geceler Sinyor D’Angelo!"

 

Alessio karanlıkta öylece kaldı. Roma’nın en büyük adamı, karısının bir cümlesiyle odanın en yalnız adamına dönüşmüştü. Efsun’un bu sessiz ve keskin tribi, Martina’nın ölümünden çok daha fazla canını yakıyordu.

 

Bölüm : 15.02.2026 16:59 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
a’ / Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR          +1& (yarı texting) / BÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAH
a’
Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR +1& (yarı texting)

8.51k Okunma

4.08k Oy

0 Takip
56
Bölümlü Kitap
GİRİŞ : Kül Saati ve D'AngeloBÖLÜM 1: 27 Numara ve D'AngeloBÖLÜM 2 : SARCA VE D'ANGELOBÖLÜM 3 : İKİ KADIN, TEK HEDEF VE D'ANGELOBÖLÜM 4 : BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 5 : SALDIRI VE D'ANGELOBÖLÜM 6 : NARKOZ ETKİSİ VE MAGAZİN HABERLERİBÖLÜM 7 : AKŞAM YEMEĞİ VE D'ANGELOBÖLÜM 8: DENİZ VE D'ANGELOBÖLÜM 9: GERİ DÖNÜŞ, BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 10 : TEKLİF VE D'ANGELOBÖLÜM 11: ALTIN KAFESTE YASBÖLÜM 12 : BOMBA VE D'ANGELOBÖLÜM 13: KÖR KURŞUN VE SARCABÖLÜM 14 : YERALTI MAFYASI TOPLANTISI VE D'ANGELOBÖLÜM 15 : HİSLERİN KATILIMI VE D'ANGELOBÖLÜM 16: PEMBE GÜL VE D'ANGELOBÖLÜM 17: BUHAR VE GÖRÜNTÜBÖLÜM 18: EMRET VE KAHVEBÖLÜM 19: ÖZEL BÖLÜM (MİA CLARK)BÖLÜM 20: DÜĞÜN KONUSUBÖLÜM 21 : PİKNİK VE KARABORSABÖLÜM 22: TARİHİ GEÇMİŞ ANILAR VE D'ANGELOBÖLÜM 23: ADRİANA VE MATTEO (ÖZEL BÖLÜM)BÖLÜM 24: BENİMLE BİR ÖMÜR/SEZON FİNALİKARAKTER KARTI ✒️⛓️BÖLÜM 25: KÜLLER VE MÜHÜRLERBÖLÜM 26: KRAL VE KRALİÇEBÖLÜM 27: İHANET VE YÜZÜKBÖLÜM 28 : İPEK VE PUDRABÖLÜM 29: KÜL RENGİBÖLÜM 30: ZEHİR VE MATRİNABÖLÜM 31: BİR ASLANIN TÖVBESİBÖLÜM 32: TEST VE SARCABÖLÜM 33: HAMİLEYİM !BÖLÜM 34: CAM BEBEK VE PATİKBÖLÜM 35: TESLİMİYET VE SUÇBÖLÜM 36: KANLI LABİRENT VE SON YEMİNBÖLÜM 37: SARARMIŞ FOTOĞRAF VE KOLYEBÖLÜM 38: GÜNLÜKBÖLÜM 39: DOKTOR'UN SÖZLERİBÖLÜM 40: İLK MÜHÜR VE İSİMBÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAHBÖLÜM 42: SON GÜNLÜK VE HAPBÖLÜM 43: MİRAS VS SAVAŞBÖLÜM 44: TÜRKİYE Mİ?BÖLÜM 45: ESKİ OLANLARBÖLÜM 46: BİLİYOR MUSUN?BÖLÜM 47: GİDİN BURADANBÖLÜM 48: HEDİYEMİ BEĞENDİN Mİ?BÖLÜM 49: SANAT GALERİSİBÖLÜM 50: SİNYOR ROBOT!BÖLÜM 51: KURDUN İNİNDE İNTİHARFİNAL HASAT ZAMANIÖZEL BÖLÜMÖzel bölüm niyetine
Hikayeyi Paylaş
Loading...