
Kısa oldu kusura bakmayınn 😻💖OY VE YORUM BEKLİYORUMM
###BÖLÜM 47: ALESSIO’NUN MAHALLE RACONU VE SATIN ALINAN SESSİZLİK
Bombanın şoku mahalleyi sarmış, korku dağları aşmıştı. Ayşe ve Hatice Teyze’nin başını çektiği bir grup mahalleli, Fatma Anne’nin kapısına dayanmış, "Huzurumuz kalmadı, can güvenliğimiz yok, gidin bu mahalleden!" diye bağırıyorlardı. Sesler yükselince apartman kapısı ağır ağır açıldı.
Dışarı çıkan Alessio’ydu. Üzerinde sadece siyah gömleği, kollarını dirseklerine kadar katlamış, elinde kalın bir deri dosya... Okyanus mavisi gözleri o kadar soğuk bakıyordu ki, bağıran teyzeler bir anda yutkunup geri çekildi.
"Burası bizim mahallemiz evladım, biz burada huzur isteriz!" dedi Hatice Teyze titreyen sesiyle.
Alessio dosyayı açtı, içinden bir deste makbuz çıkardı. "Burası karımın mahallesi," dedi sesi tüm sokakta yankılanarak. "Bakın hanımlar, beyler... Bu elimdekiler bakkalın, manavın ve mahalle kasabının son üç yıllık borç defteri. Hepsini bugün itibarıyla kapattım. Artık bu mahallede kimsenin kimseye bir kuruş borcu yok. Hepsi D’Angelo ailesinin hediyesidir."
Mahalleli şaşkınlıktan birbirine bakarken Alessio bir adım daha attı, sesi artık bir cellat gibi keskindi: "Ama bir şartım var. Karım Efsun burada doğdu, burada büyüdü. Onun ve kızımın huzurunu kaçıran, onlara kem gözle bakan ya da 'gidin' diyen herkesi bu mahalleden ben gönderirim. Parayla değil, gücümle! Şimdi evlerinize gidin ve borçsuz yaşamanın tadını çıkarın. Bir daha bu kapının önünde ses duyarsam, o zaman Roma usulü konuşuruz."
Sokakta çıt çıkmadı. Borçların silinmesi mi yoksa Alessio’nun o buz gibi tehdidi mi etkili oldu bilinmez ama herkes birer birer dağıldı. Alessio mahalleyi resmen "satın alarak" susturmuştu.
Öğleden sonra, kapıya bir kurye yaklaştı. Alessio’nun kapıdaki adamları paketi didik didik aradı ama içinde patlayıcı bulamadılar. Paketi içeri aldıklarında, Fatma Anne heyecanla açtı. İçinden el örgüsü, yumuşacık, beyaz bir bebek yeleği çıktı.
"Ay maşallah, kim gönderdi acaba? Ne kadar da güzel örülmüş," dedi Fatma Anne yeleği havaya kaldırarak.
Efsun yeleğe yaklaşırken burnuna çarpan o keskin, şekerli kokuyla donup kaldı. Bu koku... Mia’nın o meşhur parfümüydü. Yeleğin cebinden minik, pembe bir kağıt düştü. Efsun titreyen elleriyle kağıdı aldı:
"Lara’nın tenine ben dokunmak isterdim ama şimdilik bu yelek idare eder. Onu her giydirdiğinde, benim nefesimi ensesinde hissedeceksin Efsun. Bebeğin çok tatlı uyuyor... Hele o gece yarısı mıkırdanmaları... Ben her an yanınızdayım."
Efsun çığlık atarak yeleği yere fırlattı. "İçeride! Alessio, bu kadın içeride! Lara’nın nasıl uyuduğunu, gece mıkırdandığını nereden biliyor?"
Efsun sinir krizi geçirirken Alessio yeleği yerden aldı, gözleri simsiyah oldu. Efsun’u omuzlarından tutup sarstı: "Efsun, sakin ol! Bu bir psikolojik savaş. İçeri giremez, imkansız! Dinleme cihazı yerleştirmiş olabilir, mahalleyi izliyor olabilir ama içeri giremez!"
Efsun, Alessio’nun göğsüne yumruklarını indiriyordu. "Bizi koruyamıyorsun! O kadının kokusu evimin içinde!" Alessio onu sıkıca sardı, kulağına fısıldadı: "Bu gece bitecek Sarca. Yemin ederim, güneş doğmadan Mia’nın nefesini keseceğim."
Efsun’un krizinden sonra Fatma Anne artık dayanamadı. "Yeter be!" diyerek fırladı dışarı. Kapının önünde hala fısır fısır konuşan Ayşe ve Hatice Teyze’yi gördü.
"Bakın bana!" diye gürledi Fatma Anne. "Siz benim ahiretliğim misiniz yoksa sırtımdan vuran yılanlar mı? Efsun bu sokağın çocuğu! Dizinizde büyüdü, ekmeğinizi yedi. Şimdi başı darda diye ona sırt mı çeviriyorsunuz?"
Ayşe Teyze kem küm etti: "Ama Fatma, bomba dediler..."
"Bomba patlasa ne yazar? Komşuluk bugünler için değil mi?" dedi Fatma Anne, elindeki terliği yere vurarak. "Damat dediğiniz adam bugün hepinizin rızkını ödedi. Ama siz hala dedikodu derdindesiniz. Eğer bir daha kızıma ya da torunuma o pis bakışlarınızla bakarsanız, analık hakkımı helal etmem, kapıma da gelmeyin!"
Hatice Teyze mahcup bir şekilde başını eğdi. O sırada Alessio, Fatma Anne’nin arkasında belirdi. O devasa adam, Fatma Anne’nin o cesur duruşu karşısında saygıyla eğildi ve gelip Fatma Anne’nin elini öptü.
"Senin gibi bir annesi olanın sırtı yere gelmez Madre (Anne)," dedi Alessio. Sonra mahalleliye döndü: "Duydunuz... Annemin sözü benim kanunumdur. Şimdi herkes işine baksın."
Teyzeler çil yavrusu gibi dağılırken, Fatma Anne Alessio’nun elini tutup sıktı. "O kızı ve bebeği koru oğlum. Yoksa hakkım sana da helal değil."
Alessio sadece başıyla onayladı. Artık mahalle susturulmuş, saflar belirlenmişti. Şimdi sıra Mia’nın o karanlık inine girmekteydi.
***
Bugünlük bu kadarrr
belki kısa bir bölüm daha atarım ama bilmiyorumm
seviyorum sizii😻😽
öpüldünüzzz
bayyys
(oy ve yorum bekliyorumm💞✒️ )
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 8.51k Okunma |
4.08k Oy |
0 Takip |
56 Bölümlü Kitap |