53. Bölüm

BÖLÜM 50: SİNYOR ROBOT!

a’
adesonuzzz

###BÖLÜM 50: EKRANDAKİ GÖLGE

Galerinin dışındaki kaos, siren sesleri ve ağlayan sosyete davetlilerinin gürültüsü geride kalıyordu. Alessio, Efsun’u adeta koltuğa fırlatır gibi zırhlı aracın içine soktu ve kendisi de direksiyona geçti. Elleri direksiyonda titriyordu ama korkudan değil, dizginlemeye çalıştığı o vahşi öfkeden.

 

Efsun yan koltukta, adli psikolog kimliğinin verdiği o soğukkanlılıkla nefesini düzene sokmaya çalışıyordu. Üzerindeki dantel elbisenin eteklerine galeri camlarının kırıntıları dökülmüştü.

 

"Alessio, Roberto nasıl hayatta olabilir?" diye fısıldadı Efsun. "Onu bizzat öldüğünü söylemiştin..."

 

Alessio cevap vermedi. Motoru kükreterek çalıştırdı ve gaza yüklendi. Roma sokaklarını bir mermi gibi yararak ilerliyorlardı. Tam o sırada, vites kolunun yanındaki bölmede duran Alessio’nun telefonu keskin bir bildirim sesiyle aydınlandı.

 

"DING."

 

Alessio tek eliyle telefonu kaptı. Gözü ekrana kaydığı an, arabanın tekerlekleri acı bir sesle yalpaladı. Gelen bildirim, evin bebek izleme sisteminden (smart-home) bir harekete duyarlı uyarıydı: "Lara'nın odasında beklenmedik hareket."

 

Alessio hemen canlı yayını açtı. Efsun da ekrana yapışmıştı. Görüntü gece görüşü modundaydı, her yer yeşilimsi ve pusluydu. Lara beşiğinde mışıl mışıl uyuyordu. Ancak beşiğin hemen başında bir silüet duruyordu.

 

Efsun’un nefesi boğazında düğümlendi. "Alessio... Biri var odada!"

 

Görüntüdeki gölge yavaşça eğildi. Efsun tam çığlık atacakken, o gölge yavaşça başını kaldırdı. Bu Adriana’ydı. Alessio’nun öz kardeşi, Lara’nın halası. Adriana, bebeğin üzerine battaniyeyi örtüyor, sonra da Lara’nın minik elini öpüp başucunda bir şeyler mırıldanıyordu. Görünürde her şey normaldi, bir halanın yeğenine duyduğu şefkat gibi...

 

Alessio derin bir nefes vererek telefonu bıraktı. "Adriana..." dedi, sesi biraz sakinleşmişti. "Kardeşim başında. Matteo'ya güvenmem ama Adriana... O benim kanım. Lara'yı kendi canından çok sever."

 

Efsun ekranı hala izliyordu. Bir psikolog olarak, Adriana’nın hareketlerinde bir gariplik seziyordu. Adriana bebeği severken yüzünde o bildiği "neşeli hala" ifadesi yoktu; daha çok, bir vedanın ya da ağır bir yükün altındaki birinin o donuk ifadesi vardı. Ama Alessio o kadar emindi ki, Efsun merhametiyle sustu.

 

"Haklısın," dedi Efsun, kendi şüphelerini bastırarak. "Adriana varken kimse o odaya giremez. O malikanedeki tek masumiyet Adriana."

 

Eve vardıklarında Alessio kapıları tekmeyle açtı. Korumalar bahçede etten duvar örmüştü. Doğruca üst kata, odaya daldılar. Kapı açıldığında Adriana, Lara’yı kucağına almış, camın kenarındaki sallanan koltukta ona ninni söylüyordu.

 

Alessio’yu ve üzerindeki barut kokusunu görünce Adriana yerinden fırladı, yüzünde büyük bir endişe vardı. "Ağabey! Ne oldu size? Galeriye saldırı olmuş diye duyduk, Matteo aradı. İyi misiniz?"

 

Alessio, kardeşine sıkıca sarıldı. "İyiyiz Adriana. Roberto... Roberto geri döndü. Mia yalnız değilmiş."

 

Adriana’nın gözleri fal taşı gibi açıldı, sanki ilk kez duyuyormuş gibi sarsıldı. "Roberto mu? Ama o... o ölmüştü! Tanrım, bu nasıl olur?"

 

Efsun, Adriana’nın şaşkınlığını incelerken bir detaya takıldı. Adriana’nın boynundaki o zarif kolye ucu... sanki az önce galeride gördüğü Roberto’nun kravat iğnesindeki logoyla aynı deseni taşıyordu. Ama zihni oyun oynuyor olabilir miydi? Adli psikolog tarafı "Soruştur" diyordu, merhametli tarafı ise "O bir hala, saçmalama" diye bağırıyordu.

 

Alessio, Adriana’nın elini öptü. "Lara sana emanet Adriana. Bu evde senden başka kimseye tam anlamıyla güvenemem artık."

 

Adriana gülümsedi. O kadar saf, o kadar temiz bir gülümsemeydi ki bu, Alessio’nun içindeki tüm şüpheler eriyip gitti. Ama Adriana’nın sırtı kapıya dönükken, karanlık koridora attığı o tek bakış... Mia’nın bakışından bile daha soğuktu.

***

Malikanenin devasa bahçesi, gece yarısı bile Alessio’nun talimatıyla gündüz gibi aydınlatılmıştı. Her köşe başında bir koruma, her ağacın gölgesinde bir silah namlusu pusudaydı. Matteo, üzerinde jilet gibi duran siyah takımı ve kulağındaki telsiziyle, bahçenin en stratejik noktasında, bir heykel kadar dik ve ciddi duruyordu. Gözleri çevreyi tararken, zihni galerideki çatışmanın taktiksel hatalarındaydı.

 

Tam o sırada, evin verandasında bir kıpırtı oldu. Adriana, elinde iki kupa kahveyle, o her zamanki neşeli ve çocuksu adımlarıyla Matteo’ya doğru geliyordu. Üzerindeki saten pijama takımının üzerine rastgele attığı hırkasıyla, bu savaş alanının ortasındaki tek renkli şey gibiydi.

 

"Hey, Sinyor Robot!" diye seslendi Adriana, Matteo’nun tam karşısına dikilerek. "Seni bu kadar ciddi görünce, bahçedeki heykellerden biri canlanmış da nöbet tutuyor sanıyorum."

 

Matteo, gözlerini çevreden ayırmadan hafifçe gülümsedi. Adriana, onun bu nadir gülümsemesini yakalamayı seven tek kişiydi. "Sinyora Adriana, burası güvenli değil. Odanıza dönmelisiniz."

 

"Aman Matteo, her yer koruma dolu!" Adriana elindeki kupalardan birini Matteo’nun burnunun ucuna kadar uzattı. "Al şunu, içine biraz huzur kattım. Ama senin o katı kuralların huzurdan anlar mı bilmem?"

 

Matteo istemeyerek de olsa kahveyi aldı. "Teşekkürler. Ama huzur, D’Angelo malikanesinde nadir bulunan bir lükstür."

 

Adriana, Matteo’nun tam dibine girdi. Boyu onun omzuna bile zor geliyordu ama enerjisi tüm bahçeyi kaplıyordu. "Biliyor musun Matteo, çocukken Alessio beni ne zaman birine emanet etse ağlardım. Ama ne zaman 'Matteo seninle' dese, kendimi dünyanın en güvenli kalesinde hissederdim. Hala da öyleyim."

 

Alessio, o sırada çalışma odasının camından aşağıya bakıyordu. Matteo ve Adriana’nın bu yakınlığı normalde bir mafya liderini çileden çıkarırdı ama mevzu Matteo olunca durum farklıydı. Matteo, Alessio’nun sadece sağ kolu değil, sırtını yasladığı tek duvardı. Kardeşini ona emanet etmek, kalbini çelik bir kasaya kilitlemek gibiydi Alessio için. Onlara bakıp hafifçe gülümsedi ve perdeyi kapattı. "En azından ikisi güvende," diye mırıldandı.

Bahçede sessizlik hakim oldu. Adriana’nın neşesi, Matteo’nun sessizliğine çarptı ama bu sefer geri dönmedi. Matteo, kahvesinden bir yudum aldıktan sonra kupayı yanındaki mermer setin üzerine bıraktı. Gözlerini ilk kez Adriana’nın gözlerine, o hayat dolu kahverengi derinliğe dikti.

 

"Adriana..." dedi Matteo. Sesi her zamankinden daha derinden, daha boğuk geliyordu. "Alessio bana her şeyi emanet etti. Arabalarını, parasını, hayatını... Hepsini korudum. Ama seni korurken, kendimi korumayı unuttum."

 

Adriana’nın yüzündeki o oyuncu gülümseme yavaşça dondu. Kalbi, telsiz cızırtılarından daha yüksek sesle atmaya başladı. "Ne demek istiyorsun Matteo?"

 

Matteo, yılların verdiği o profesyonel zırhı bir kenara fırlattı. Bir adım daha yaklaştı, aralarındaki mesafe artık sadece bir nefes kadardı. "Yıllardır içimde bir yangın var," dedi Matteo, sesi titreyerek. "Her gece kapının önünde beklerken, içeride uyuyan kadına ne kadar ait olduğumu kendime bile itiraf edemedim. Seni sevmek, Alessio’ya ihanet gibi geliyordu. Ama artık taşıyamıyorum. Ben sana aşığım Adriana. Kurşunların arasından geçerken bile aklımda olan tek şey sendin."

 

Adriana’nın gözleri doldu. Şaşkınlığı, yerini büyük bir rahatlamaya bıraktı. Elini Matteo’nun sert yüzüne koydu, parmak uçlarıyla o katı hatları yumuşattı. "Ben de seni bekliyordum Matteo. Alessio’nun arkasında duran o sessiz kahramanı... Ben de seni sevmekten başka bir şey yapmadım bunca yıl. O buzdan maskenin altındaki adamın benim olduğunu biliyordum."

 

Matteo, Adriana’nın bu itirafıyla sanki üzerindeki tüm o ağır yüklerden kurtulmuş gibiydi. Bakışları Adriana’nın dudaklarına kaydı. Artık ne korumalar, ne Mia, ne de Roberto vardı; sadece ikisi ve yılların biriktirdiği o büyük arzu kalmıştı.

 

Matteo, Adriana’nın belini güçlü kollarıyla sarıp onu kendine doğru sertçe çekti. Adriana, Matteo’nun ceketine sımsıkı tutunurken, Matteo eğilip onun dudaklarına mühürlendi.

 

Öpücükleri; ilk başta yılların hasretiyle yumuşak, ama saniyeler içinde barutun ateşe değmesi gibi tutku doluydu. Bahçenin serin havası, aralarındaki o yüksek tansiyonla bir anda ısındı. Matteo, kızı öyle bir sahiplenmeyle öpüyordu ki, sanki tüm dünyaya "O artık benim" diyordu. Adriana, Matteo’nun boynuna dolandı, bu anın hiç bitmemesini dileyerek kendini o ateşli öpücüge bıraktı.

 

Işıkların altında, silahların gölgesinde başlayan bu aşk, malikanenin en büyük sırrı ve belki de Alessio’nun en büyük sınavı olacaktı. Ama o an, sadece birbirlerinin nefesinde kaybolmuşlardı.

---

BU BÖLÜM NASILDI?

OY VE YORUM BEKLİYORUMM 🐚🦊

bir bölüm daha gelcek bugün

WİLSON, LO SEİNTO! 🐓

seviyorum sizii😽😽😽

öpüldünüz 🌷

Bölüm : 22.02.2026 16:10 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
a’ / Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR          +1& (yarı texting) / BÖLÜM 50: SİNYOR ROBOT!
a’
Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR +1& (yarı texting)

8.51k Okunma

4.08k Oy

0 Takip
56
Bölümlü Kitap
GİRİŞ : Kül Saati ve D'AngeloBÖLÜM 1: 27 Numara ve D'AngeloBÖLÜM 2 : SARCA VE D'ANGELOBÖLÜM 3 : İKİ KADIN, TEK HEDEF VE D'ANGELOBÖLÜM 4 : BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 5 : SALDIRI VE D'ANGELOBÖLÜM 6 : NARKOZ ETKİSİ VE MAGAZİN HABERLERİBÖLÜM 7 : AKŞAM YEMEĞİ VE D'ANGELOBÖLÜM 8: DENİZ VE D'ANGELOBÖLÜM 9: GERİ DÖNÜŞ, BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 10 : TEKLİF VE D'ANGELOBÖLÜM 11: ALTIN KAFESTE YASBÖLÜM 12 : BOMBA VE D'ANGELOBÖLÜM 13: KÖR KURŞUN VE SARCABÖLÜM 14 : YERALTI MAFYASI TOPLANTISI VE D'ANGELOBÖLÜM 15 : HİSLERİN KATILIMI VE D'ANGELOBÖLÜM 16: PEMBE GÜL VE D'ANGELOBÖLÜM 17: BUHAR VE GÖRÜNTÜBÖLÜM 18: EMRET VE KAHVEBÖLÜM 19: ÖZEL BÖLÜM (MİA CLARK)BÖLÜM 20: DÜĞÜN KONUSUBÖLÜM 21 : PİKNİK VE KARABORSABÖLÜM 22: TARİHİ GEÇMİŞ ANILAR VE D'ANGELOBÖLÜM 23: ADRİANA VE MATTEO (ÖZEL BÖLÜM)BÖLÜM 24: BENİMLE BİR ÖMÜR/SEZON FİNALİKARAKTER KARTI ✒️⛓️BÖLÜM 25: KÜLLER VE MÜHÜRLERBÖLÜM 26: KRAL VE KRALİÇEBÖLÜM 27: İHANET VE YÜZÜKBÖLÜM 28 : İPEK VE PUDRABÖLÜM 29: KÜL RENGİBÖLÜM 30: ZEHİR VE MATRİNABÖLÜM 31: BİR ASLANIN TÖVBESİBÖLÜM 32: TEST VE SARCABÖLÜM 33: HAMİLEYİM !BÖLÜM 34: CAM BEBEK VE PATİKBÖLÜM 35: TESLİMİYET VE SUÇBÖLÜM 36: KANLI LABİRENT VE SON YEMİNBÖLÜM 37: SARARMIŞ FOTOĞRAF VE KOLYEBÖLÜM 38: GÜNLÜKBÖLÜM 39: DOKTOR'UN SÖZLERİBÖLÜM 40: İLK MÜHÜR VE İSİMBÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAHBÖLÜM 42: SON GÜNLÜK VE HAPBÖLÜM 43: MİRAS VS SAVAŞBÖLÜM 44: TÜRKİYE Mİ?BÖLÜM 45: ESKİ OLANLARBÖLÜM 46: BİLİYOR MUSUN?BÖLÜM 47: GİDİN BURADANBÖLÜM 48: HEDİYEMİ BEĞENDİN Mİ?BÖLÜM 49: SANAT GALERİSİBÖLÜM 50: SİNYOR ROBOT!BÖLÜM 51: KURDUN İNİNDE İNTİHARFİNAL HASAT ZAMANIÖZEL BÖLÜMÖzel bölüm niyetine
Hikayeyi Paylaş
Loading...