55. Bölüm

FİNAL HASAT ZAMANI

a’
adesonuzzz

FİNAL

Ertesi sabah Roma, üzerine çöken o gri bulutlardan sıyrılmaya çalışıyordu ama malikanenin yer altı mahzenlerinde vakit hala gece yarısıydı. Mia’nın kanı yerdeki taşlardan temizlenmişti ama odadaki o ölüm kokusu hala asılı duruyordu. Alessio, elindeki son sigarasını söndürüp karşı odada, sandalyeye zincirlenmiş Roberto’nun karşısına geçti. Roberto, dün geceden beri tek bir kelime etmemiş, duvardaki bir noktaya odaklanmıştı.

 

Alessio, sesindeki o buz gibi nefretle konuya girdi. "Mia öldü Roberto. Kendini bir çatalla katletti. Senin eserin olan o delilik, sonunda onu yuttu."

 

Alessio, Roberto’dan bir hıçkırık, bir öfke patlaması, en azından bir gözyaşı bekliyordu. Ama Roberto yavaşça başını kaldırdı ve dudaklarının kenarında mide bulandırıcı bir gülümseme belirdi. Kısık, duygusuz bir sesle konuştu:

 

"Öldü mü? Zaten vakti gelmişti Alessio. Mia hiçbir zaman benim 'karım' olmadı. O sadece planlarımın bir piyonu, operasyonlarımın sesiydi. Onu sevdiğimi mi sandın? Ben sadece soyumu devam ettirecek, genlerimi taşıyacak bir rahim arıyordum. Çocukları yaptı ve görevini tamamladı. Bir piyonun gidişi, şahı üzmez."

 

Alessio, Roberto’nun bu insanlık dışı itirafıyla sarsıldı. Karşısındaki adamın içinde bir damla bile insanlık kalmamıştı. Roberto, kendi çocuklarının annesini bir eşya gibi anlatırken Alessio onun daha fazla konuşmasına izin vermedi. Ayağa kalktı, kapıdaki Matteo’ya işaret verdi.

 

"Bundan bir şey çıkmayacak Matteo. Bu adamın ne kalbi var ne de onuru. Onu malikanenin en derin, ışık görmeyen zindanına at. Gün yüzü görmeyecek, sesi duyulmayacak. Sadece nefes almasına izin ver ki, her saniye kaybettiği dünyayı düşünsün. Hayatı artık o taş duvarların arasında çürüyecek."

 

Matteo, Roberto’yu bir çuval gibi sürükleyerek karanlığa götürürken, Roberto’nun o ruhsuz kahkahası koridorlarda yankılanıyordu.

Alessio, üzerindeki o ağır, kirli enerjiyi atmak istercesine banyoda ellerini defalarca yıkadı. Sonra salona geçti. Efsun, geniş pencerenin önünde, kucağında mışıl mışıl uyuyan Lara ile birlikte dışarıyı izliyordu. Gün ışığı altın sarısı saçlarına düşüyor, onu bir azize gibi gösteriyordu.

 

Alessio yavaşça yanına yaklaştı. Kalbi, galerideki çatışmada bile bu kadar hızlı atmamıştı. Efsun’un arkasından sarıldı, çenesini omzuna yasladı. Efsun onun geldiğini hissetti ama kıpırdamadı.

 

"Efsun... Sana anlatmam gereken bir şey var," dedi Alessio, sesi titreyerek. "Babalarımız... Onların arasındaki o bağı Mia’dan duydum."

 

Alessio başladı anlatmaya. Kelimeleri seçerek, sindire sindire... Kendi babasının bir suikasttan kaçıp Efsun’un babasının marangoz dükkanına sığınışını, o namuslu marangozun bir mafya liderini nasıl canı pahasına sakladığını ve o gece kurulan o kutsal dostluğu anlattı. Ardından Mia’nın babası David’in bu dostluğu nasıl kana buladığını, ikisini de nasıl aynı tuzağa çektiğini döküldü dudaklarından.

 

Alessio, Efsun’un ortalığı yıkmasını, kendisine bağırmasını, "Senin ailen yüzünden babam öldü!" diye feryat etmesini bekliyordu. Ama Efsun sadece sustu. Gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı.

 

Dakikalar sonra Efsun başını çevirip Alessio’nun gözlerinin içine baktı. Gözlerinde öfke değil, sonsuz bir olgunluk ve şefkat vardı.

 

"Biliyorum Alessio," dedi Efsun, sesi kadife gibi yumuşaktı. "Babam hep anlatırdı; 'Bir gece bir misafir ağırladım, kalbi buz tutmuştu ama o gece eridi' derdi. Kim olduğunu söylemezdi ama gözlerindeki o minneti unutmazdı. Babalarımız bu dünyada temiz kalmaya çalıştılar ama karanlık onları yuttu. Ben artık geçmişin hayaletleriyle savaşmak istemiyorum."

 

Efsun elini Alessio’nun yanağına koydu. "Artık intikam, kan davası, Roberto ya da Mia... Hiçbirini duymak istemiyorum. Ben sadece mutlu bir aileye sahip olmak istiyorum Alessio. Lara’nın huzurla büyüyeceği, senin her akşam eve sağ salim döneceğin, sessiz bir hayat istiyorum. Bu kanlı mirası biz burada bitirelim."

 

Alessio, karısının bu devasa yüreği karşısında diz çökmek istedi. Onu belinden kavradı, kendine çekti ve dudaklarına uzun, tutkulu ve tüm o acıları silip süpüren bir öpücük bıraktı. Bu öpücük, geçmişe bir veda, geleceğe bir yemindi.

 

O gece malikanede ilk kez silah sesleri değil, sessizliğin huzuru vardı. Efsun ve Alessio, devasa yataklarında, aralarına minik Lara’yı almış bir şekilde uzanıyorlardı. Lara’nın o düzenli, bebeksu nefes alışları odadaki tek sesti.

 

Alessio, bir elini Efsun’un elinin üzerine koydu, diğer koluyla ikisini birden sardı. Roberto zindanda çürüyor olabilirdi, Mia toprağa düşmüş olabilirdi; ama Alessio için dünya artık bu yataktaki iki kadından ibaretti.

 

"İyi uykular Sarca," diye fısıldadı Alessio, Efsun’un alnına bir öpücük kondurarak.

 

"İyi uykular Sinyor D’Angelo," dedi Efsun gülümseyerek.

 

Dışarıda Roma’nın yıldızları parlarken, içeride bir marangozun kızı ve bir mafya liderinin oğlu, babalarının yarım bıraktığı o dostluğu en asil haliyle, aşkla tamamlamışlardı. Yarın ne getirirdi bilinmezdi ama bu gece, zafer merhametindi.

***

3 yıl sonra...

Roma’nın o meşhur altın güneşi, D’Angelo malikanesinin bahçesindeki asırlık zeytin ağaçlarının arasından süzülürken, hava bu kez barut değil, taze pişmiş limonlu kek ve hanımeli kokuyordu. Aradan tam üç yıl geçmişti. Üç koca yıl... Roberto’nun zindanın karanlığında sessizliğe gömüldüğü, Mia’nın isminin sadece dualarda geçtiği ve silah seslerinin yerini çocuk kahkahalarının aldığı bin doksan beş gün.

 

Malikanenin geniş terası, renkli balonlar ve Efsun’un elleriyle hazırladığı süslemelerle donatılmıştı. Masanın tam ortasında, üzerinde minik bir kale ve üzerinde "Lara" yazan devasa bir çikolatalı pasta duruyordu.

 

Lara, artık üç yaşındaydı. Babasının okyanus mavisi gözlerini, annesinin ise o vakur ve kararlı bakışlarını almıştı. Üzerindeki beyaz dantelli elbisesiyle, bahçede koştururken bir kelebeği andırıyordu.

 

Alessio, terastaki koltuğuna yaslanmış, elinde bir kadeh şampanya ile kızını izliyordu. Üzerindeki o mafya lideri zırhı gitmiş, yerine huzurlu bir babanın yumuşaklığı gelmişti. Efsun yanına gelip elini omzuna koyduğunda, Alessio karısının elini öpüp kalbinin üstüne bastırdı.

 

"Üç yıl önce bugün, bu bahçede kan izlerini temizliyorduk Efsun," diye fısıldadı Alessio. "Şimdi ise kızımızın kahkahalarını topluyoruz. Bu senin mucizen."

 

Efsun gülümsedi. Adli psikolog kimliğini artık sadece üniversitede ders verirken kullanıyordu; evinde ise sadece "anne" ve "eş"ti. "Bu bizim mucizemiz Alessio. Biz pes etmedik."

 

Tam o sırada, terasın girişinde Matteo belirdi. Üzerinde her zamanki jilet gibi siyah takımı vardı ama bu sefer kulaklığı yoktu, eli silahında değildi. Yüzünde, yıllardır görmeye alışık olmadıkları bir gerginlik, bir heyecan vardı.

 

Adriana, Matteo’yu görür görmez yerinden fırladı. O neşeli, hayat dolu haliyle Matteo’nun yanına koştu ve doğal bir refleksle koluna girdi. Alessio’nun gözleri hafifçe kısıldı; Matteo’nun bu kadar resmiyetten uzak, bu kadar "içeriden" bir tavırla gelmesi dikkatinden kaçmamıştı.

 

Matteo, Alessio’nun karşısında durduğunda boğazını temizledi. Hayatında binlerce düşmanla çarpışmış, sayısız operasyona liderlik etmiş bu adam, şimdi iki kelimeyi bir araya getiremiyordu.

 

"Sinyor..." dedi Matteo, sesi titreyerek. "Ben... yani biz..."

 

Adriana, sevdiği adamın bu çaresiz haline kıkırdayarak baktı. Matteo’nun kolunu biraz daha sıkı kavradı. "Ağabey, Matteo’yu beklersek Lara beş yaşına girecek!" dedi ve sağ elini, parmaklarını aralayarak Alessio ve Efsun’a doğru uzattı.

 

Yüzük... Güneşin altında parlayan zarif, pırlanta bir halka, Adriana’nın parmağında tüm sırları ifşa ediyordu.

 

"Biz evleniyoruz," dedi Adriana, sesi malikanenin duvarlarında bir müjde gibi yankılanarak.

 

Alessio ağır ağır ayağa kalktı. Terasta bir anda derin bir sessizlik oldu. Matteo, patronunun tepkisini beklerken dimdik duruyordu; eğer Alessio "hayır" deseydi, bu onun için ölümden beter olurdu.

 

Alessio, Matteo’nun tam karşısına dikildi. İki adam birbirlerinin gözlerinin içine baktılar. Alessio elini kaldırdı ve Matteo’nun omzuna sertçe vurdu. Ama bu bir saldırı değil, bir kucaklaşmaydı.

 

"Yıllarca sırtımı sana yasladım Matteo," dedi Alessio, sesi duygusallaşarak. "Kardeşimi koru dedim, canımı emanet ettim. Sen ise ona sadece canını değil, kalbini de vermişsin. Eğer dünyada Adriana’yı mutlu edecek tek bir adam varsa, o da sensin. Hoş geldin ailemize, kardeşim."

 

Matteo derin bir nefes aldı, gözleri dolmuştu. "Teşekkür ederim Sinyor. Onu hayatım pahasına seveceğime ve koruyacağıma yemin ederim. O benim sadece eşim değil, karanlık dünyamdaki tek ışığım."

 

Efsun, gözyaşlarını silerek Adriana’ya sarıldı. "Biliyordum," diye fısıldadı kulağına. "O bakışları gördüğüm gün anlamıştım."

 

Güneş batarken, pasta kesilmiş, Lara hediyeleriyle oynamaya başlamıştı. Adriana ve Matteo, terasın bir köşesinde el ele tutuşmuş, gelecek planları yaparken; Alessio ve Efsun diğer köşede birbirlerine sokulmuşlardı.

 

Lara, elinde bir parça pastayla babasının yanına gelip kucağına oturdu. "Baba, hep böyle mutlu mu olacağız?" diye sordu o masum sesiyle.

 

Alessio, kızının saçlarını öptü ve Efsun’un gözlerine bakarak cevap verdi:

"Evet küçük prensesim. Bizim hikayemiz kanla başladı ama aşkla, merhametle ve birbirimize duyduğumuz sarsılmaz güvenle bitti. Artık fırtına dindi. Hasat mevsimi bitti Lara; şimdi çiçek açma zamanı."

 

***

FİNAL...

SİZLERLE BU KİTABIN SONUNA GELDİK🥹

bana destek verdiğiniz için çok teşekkür ederim 🫶🥹

yeni kurgularda görüşmek üzere

D'Angelo’lar...

(özel bölüm gelecek...)

Bölüm : 22.02.2026 18:43 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
a’ / Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR          +1& (yarı texting) / FİNAL 
HASAT ZAMANI
a’
Mafya'M : KÜL SAATİNDE DOĞANLAR +1& (yarı texting)

8.51k Okunma

4.08k Oy

0 Takip
56
Bölümlü Kitap
GİRİŞ : Kül Saati ve D'AngeloBÖLÜM 1: 27 Numara ve D'AngeloBÖLÜM 2 : SARCA VE D'ANGELOBÖLÜM 3 : İKİ KADIN, TEK HEDEF VE D'ANGELOBÖLÜM 4 : BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 5 : SALDIRI VE D'ANGELOBÖLÜM 6 : NARKOZ ETKİSİ VE MAGAZİN HABERLERİBÖLÜM 7 : AKŞAM YEMEĞİ VE D'ANGELOBÖLÜM 8: DENİZ VE D'ANGELOBÖLÜM 9: GERİ DÖNÜŞ, BENJAMİN VE D'ANGELOBÖLÜM 10 : TEKLİF VE D'ANGELOBÖLÜM 11: ALTIN KAFESTE YASBÖLÜM 12 : BOMBA VE D'ANGELOBÖLÜM 13: KÖR KURŞUN VE SARCABÖLÜM 14 : YERALTI MAFYASI TOPLANTISI VE D'ANGELOBÖLÜM 15 : HİSLERİN KATILIMI VE D'ANGELOBÖLÜM 16: PEMBE GÜL VE D'ANGELOBÖLÜM 17: BUHAR VE GÖRÜNTÜBÖLÜM 18: EMRET VE KAHVEBÖLÜM 19: ÖZEL BÖLÜM (MİA CLARK)BÖLÜM 20: DÜĞÜN KONUSUBÖLÜM 21 : PİKNİK VE KARABORSABÖLÜM 22: TARİHİ GEÇMİŞ ANILAR VE D'ANGELOBÖLÜM 23: ADRİANA VE MATTEO (ÖZEL BÖLÜM)BÖLÜM 24: BENİMLE BİR ÖMÜR/SEZON FİNALİKARAKTER KARTI ✒️⛓️BÖLÜM 25: KÜLLER VE MÜHÜRLERBÖLÜM 26: KRAL VE KRALİÇEBÖLÜM 27: İHANET VE YÜZÜKBÖLÜM 28 : İPEK VE PUDRABÖLÜM 29: KÜL RENGİBÖLÜM 30: ZEHİR VE MATRİNABÖLÜM 31: BİR ASLANIN TÖVBESİBÖLÜM 32: TEST VE SARCABÖLÜM 33: HAMİLEYİM !BÖLÜM 34: CAM BEBEK VE PATİKBÖLÜM 35: TESLİMİYET VE SUÇBÖLÜM 36: KANLI LABİRENT VE SON YEMİNBÖLÜM 37: SARARMIŞ FOTOĞRAF VE KOLYEBÖLÜM 38: GÜNLÜKBÖLÜM 39: DOKTOR'UN SÖZLERİBÖLÜM 40: İLK MÜHÜR VE İSİMBÖLÜM 41: HAYAT VE GÜNAHBÖLÜM 42: SON GÜNLÜK VE HAPBÖLÜM 43: MİRAS VS SAVAŞBÖLÜM 44: TÜRKİYE Mİ?BÖLÜM 45: ESKİ OLANLARBÖLÜM 46: BİLİYOR MUSUN?BÖLÜM 47: GİDİN BURADANBÖLÜM 48: HEDİYEMİ BEĞENDİN Mİ?BÖLÜM 49: SANAT GALERİSİBÖLÜM 50: SİNYOR ROBOT!BÖLÜM 51: KURDUN İNİNDE İNTİHARFİNAL HASAT ZAMANIÖZEL BÖLÜMÖzel bölüm niyetine
Hikayeyi Paylaş
Loading...