
MUSTAFA HAMZA...
Bir aydır Almanya'da olduğum için herkes burnumda tütüyordu. Hava alanından beni Boran almıştı. Boran ve yanındaki Eren'deki tedirginlik canımı sıktı. Araba hava alanının otoparkından ayrıldığında hafif burnumu sıkıp;
"Sizin neyiniz var''
Boran başını eğerken Eren;
"Ağam iki saat evvel Baran ağama ve Bedirhan ağama pusu kuruldu, şuan ikisi de hastanede."
"Ne demek pusu, neler oluyor. Hazar nerede"
"Ağam o herkesi sizin konağınıza topladı. Herkes iyi "
"Kim yapmış Eren ve bu Boran neden hiç konuşmuyor"
"Ağam onun abisine ulaşamıyoruz. Savaş ağanın onu yakaladığını düşünüyoruz"
Başımı sadece sallamakla yetindim. Boran arabanın yönünü hastaneye çevirdi.
Kısa zaman sonra hastaneye girdiğimde hastane o kadar sessiz ve disiplinliydi ki şaşırmıştım. Baran ve Bedirhan'ın yattığı odaya yürürken ;
"Boran Meryemce hanım nerede"
Boran ağızını açmıştı ki karşıdan Meryemce kaşları çatık bize doğru geliyordu. Karşı karşıya geldiğimizde sesi biraz kısık;
"İkisi de iyiler. Yapan da Savaşın adamlarıymış Baran abim son anda fark etmiş"
"Anladım. "
Beraber ikisinin yattığı odaya girdiğimizde ikisi de tavanı izliyorlardı. Benim girdiğimi önce Baran sonra Bedirhan fark etti. Hafif yattıkları yerden doğrulurken;
"Yatmaya devam edin, neler olduğunu sonra konuşacağız "
"Amcamın oğlu it Şavaşın adamlarıydı."
"Tamam Baran tamam"
Bedirhan kafasını cama çevirirken yumruğunu sıkıyordu. Meryemce ile göz göze geldiğimizde karım sol gözünden akan yaşı sildiğini fark ettim. Kaşlarım iyice çatılırken Bedirhan'ın aldığı derin nefes odada duyuldu. Ona baktığımda gözleri dolu bana bakarak;
"Oğlumun diyetini ödeyecek Savaş yoksa"
"Oğlun mu?"
Bedirhan başını tekrar cama çevirirken Meryemce usulca yanıma sokulup;
"Dün Başak ve Bedirhan abinin oğlu olduğunu öğrenmiştik. Bu gün bu olaydan sonra Başak olanları duyunca az önce kürtaja alındı."
...............................................................
MERT...
Ablam resmen bizi kovmuştu konaktan, karımın bana olan düşmanca bakışı cabasıydı. Elimde hiç bir gücün kalmaması canımı çok sıkıyordu. Ablam benim arkamdayken her şey su gibi akıyordu. Şimdi kime haber göndersem, hangi kapıyı çalsam hep geri çevriliyordum. Mustafa Hamza Alibeyoğlu hayatımıza girmeseydi bunlar böyle olmayacaktı.
Amcamın geçen gece anlattıklarıyla iyice sinirlerim bozulmuştu.
Başımı krokilerden kaldırmıştım ki telefonum çalmaya başladı. Ekrana baktığımda uzun zamandır açmadığım numara ekranda yanıp sönüyordu. Derin bir nefes alarak telefonu kulağıma koydum.
"Efendim"
"İyi günler Kemal Mert bey"
"İyi günler hanım efendi."
"Nasılsınız"
"İyiyim hanımefendi buyurun"
"İki senedir olduğu gibi bu ayda tedavi seansına gelmeyecek misiniz"
"Evet bu ayda gelmeyeceğim"
"Mert bey her ay ablanız düzenli bir şekilde ücretinizi ödüyor ama siz her seferinde bir dahaki ay diyerek gelmiyorsunuz. İlaç takibinizi de yapamıyoruz. Hastalığınızın tekrardan nüksetme durumu var unutmayın ki"
"Ben hasta değilim, iyiyim"
"Mert bey ben size hastasınız demedim. Anlaşıldı, bu ay sizi gerçekten bekliyorum. "
"Ben gelmeyeceğim size de her ay olduğu gibi bu ayda ablama haber vermeyip paranıza bakacaksınız"
"Mert bey"
"Hadi işinize bakın Selen hanım"
.................................................................................
Öncelikle merhaba, uzun sonra artık yavaş yavaş yazacak boşlukları bulmaya başladım. Rabbim nasip ederse ramazan boyunca yazabilirsem iki taslak hazırlayıp bayramdan sonra yeni bölümle inşallah inşallah kaldığımız yerden devam edelim. Bu kadar gecikmemin sebebi 11 aylık bir Ömer Hamza paşamın olması. Bana kızmayın ablaları annesine düşkün bir oğlum var. Sizi seviyorum beni sabırla bekliyorsunuz. Hakkınız helal edin. İnşallah artık yazacağım.........
Çatlak yazar yavaştan sahalara döner Allah'ın izniyle :):)
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 34.83k Okunma |
3.47k Oy |
0 Takip |
78 Bölümlü Kitap |