
GEÇMİŞ ZAMAN LARA'NIN ALDATILMA GÜNÜ. ASEL'DEN...
Canım AVM'ye gidip kafa dağıtmak, gezmek ve dolaşmak istiyordu. Aldığım karne umurumda bile değildi. Artık okuldan AVM'ye çıkınca alarım.
Acaba gitmesem mi? Karne günü olduğu için kesinlikle kalabalık olacaktir. Kimisi çocuklarına karne hediyesi alırken diğeri çocuğunu Sinemaya götürürdü. Ben ise Orta Okula geçtiğimden beri ne karne hediyesi alındı nede bir yere götürüldü. Ama artık umrumda değildi. Artık 12.Sınıf olduğum için kendi başıma Sinemaya, gezmeye ve arkadaşlarımla dolaşmaya kendi başıma çıkabiliyordım. Bu durum ailemi hiç umursamıyordu.
En sonunda gitmeye karar verip dolaptan birşeyler bakmaya başladım. Altıma yakmayacak bir kot pantolon. Üstüme ise yaz havasına uygun bir Buluz. Üzerimi giyindikten sonra küçük Makyaj Masama oturdum. Yüzüme Kapatıcı, Allık, Aydınlatıcı, Maskara ve Gloss sürdüm. Sade ama güzel bir makyaj yapmıştım.Çantamada bırak bişi attıktan sonra evden çıkıp otobüs durağına doğru yürüdüm.
Otobüse binip kullaklığımı taktım. Kulağımda 'HIM&I' çalıyordu,
Cross mu heart , hope to Die
To mu lover, ı'd never lie
"Be true" İ swear ı'll try
İn the end, it's Hım and İ
He's out his head, ı'm out my mind
We got that love the grayzy kınd
İ am his, and he is mine
İn the end it's Hım and I, Hım and I.
Okulda bir tek ben vardım 12.Sınıf olupta bir tane bile sevgilisi olmayan. Ne yani sevgilimiz yok diye Aşk şarkıları dinle yemeyiz mi. Kısa zaman sonra İstanbul da bir AVM'ye gelmiştim.İlk işim bir kahveciden soğuk bir kahve almak, daha sonrasında da bir kitapçıya gitmekti.
Yolumdaki bir kahveciden soğuk bir kahve sipariş ettim. Bir masada bir kız ağlayarak bir masaya bakıyordu. Gözünü sadece göz yaşlarını boşaltmak için kırpıyordu. Onun baktığı masaya baktığımda bir çocuk ve kız vardı. Ağlayan kız çok kötü görünüyordu. Yanına gitmek istedim.
"Merhaba ben Asel. Bir sıkıntı mı var. Varsa konuşa biliriz"
Bunu neden dedimki şimdi. Kız hiç tanımadığı birine neden derdini anlatsınki. Anlamsız gözlerle bana baktı.
Göz yaşlarını silerek "Önemli birşey değil" dedi. Garson 'Asel Hanım 'diye seslendi bana. "Bekle burda" dedim. Kahvemi alıp kızın yanına geçtim. Önemsiz birşey mi yapıyordum bunu hiç bilmiyordum. Ama bu durumda olan bir kıza yardım etmek istediğimden emindim..
"Ben Asel. Konuşabiliriz"
"Ben Lara, sevgilisi tarafından aldatılan Lara"
Demekki gözünü kırpmadan baktığı o masa, onu aldatan sevgilisinin bulunduğu masaymış. Böyle erkeklerden nefret ediyorum.
"Tam olayı anlatmak ister misin? "
"Okuldan karnemi alıp sevgilimle buluşmak için bu AVM'ye gelecektim. Ona buluşalım mı diye burda haber verecektim. Ama önce kahve içmek istiyordum. Kahvemi alıp buraya oturdum. Sonra karşımda onu ve beni aldatığı kızı gördüm. " Bunu derken elindeki yüzük ile oynuyordu. Herhalde o yüzüğü ona o almıştı.
"Üzüldüm senin için. Gel biraz kafanı dağıtalım. Biliyorum bu biraz zor ama yapalım."
"Tamam ama ondan önce yapacağım birşey var"
İkimizde elimizdeki kahvelerle oturduğumuz yerden kalktık. Lara sevgilisinin bulunduğu masaya doğru ilerdi. Parmağındeki yüzüğü çıkartıp masaya serçe vurdu. Ve bunu yaparken "Artık bu yüzüğü ona takarsın " diyip hızlı adımlarla elimden tutup bulunduğumuz kafaden çıktık.
"Nereye gidelim"
"Kitapçı"
Adımlarımız kitapçıya doğru yöneldi. Kitapçıya geldiğimizde bizi Wattpad kitapları karşıladı. Lara bir elindeki kitabı içincelerken bende bir kitap aldım elime. Kitapbın adı Karantinay'dı. Beyza Alkoç. Beyzayı bir çok Wattpad ailesinden biliyor ve takip ediyordum. Bu kitabıda merak ettim almak istedim. Gözüm Lara baktığımda oda bu reyondan bir kitap almıştı eline. Merakla "Ne okumayı planlıyorsun bakabilir miyim"
"Elif Güçlü, İmparator Hükümdarı"
"İsmine göre fantastik bir kurgu galiba"
"Evet, ben bi şu reyondan bir defter alacağım. Sen gezmeye devam et. "
Onu başımla onayladım. Adımlarım kasaya doğru yöneldi. Aldığım kitabın parasını ödeyip Lara'yı bulmaya yöneldim.Lara elinde bir defter ve alacağım kitapla yanıma geldi. Ödemesini yaptı.
"E şimdi nereye gidelim"
"Kozmetik Mağzasına"
"Tamam hadi gidelim"
GÜNÜMÜZ
LARA'DAN...
Asansörde nerdeyse birgün geçirmiştik. Şuana kadar bizi kurtarmaya kimse gelmemişti. Burağın dizinden kalkıp "SESİMİZİ DUYAN VARMI! YARDIM EDİN ASANSÖRDE KALDIK! "
Yardım çağırışlarımın sesine Burak uyanmıştı. Ben ise bir umutla yardım çağırışlarını haykırmaya devam ediyordum. "YARDIM E-" Ben cümlemi tamamlamadan bir tık sesi geldi. Bir umutla cümlelerine devam ettim. "YARDIM EDİN. İKİ KİŞİYİZ"
"ELİMİZDEN GELİNİ YAPİYORUZ. SİZ SAKİN KALAMAYA ÇALIŞIN. SİZİ KURTARACAĞIZ"
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |