
Yaklaşık bir günün ardından bizi bulmuşlardı ve şuan bizi lanet olası asansör den kurtarmaya çalışıyorlardı. Biz ise sallanmaya rağmen sakin kalmaya çalışıyorduk. En azından burda ölmeyecektik.
Üzerinde klasik hastane kıyafeti vardı. Asansöre bindiği miz deniz beri üşüyorum ama buna biraz daha dayanmam gerekiyordu. Ben içimden burdan çıkmak için dua ederken çok fazla sallanmaya başladık. Daha fazla... Daha fazla... Ve daha fazla. Ben asansörün kapısında duruyordum. Burak ise asansörün bir köşesinde. Daha fazla sallanmaya başlayınca kendimi Burağın yanına attım. Ya aşağıya düşüyorduk yada düşmek üzereydik.
Üzerindeki klasik hastane kıyafeti ile üşüme ye devam ediyordum. Sallandıkça miydi bulantım devam ediyordu. Uyandıktan sonra baş ağrım ve kulak çınlamam devam ediyordu. Hemde daha fazla artarak.
Yaklaşık bizi bir saattir kurtarmaya çalışıyordu. Biz ise hâlâ bir umutla beklemeye devam ediyorduk. En son bu şeylere dayanamayıp Burağa, "Üşüyorum. Uyuduktan sonra kulak çınlamam ve baş ağrım daha çok artı. Ve biz sallandıkça bulantım devam ediyor. "
Burak ayağa kalkıp yardım çağırıiları savurmaya devam etti. Ama çağrılarının cevabı yoktu. Burda yıkılıp kalmıştık.
Artık dayanamıyorum. Karın ağrıma. Vücutüm artık dayanmıyor, biraz daha burdan çıkmazsak vücutum dayanamayıp kendisini bayıltacaktı. Bunu biliyorum çünkü bir sefer çok kötü hasta olmuştum. Annem beni hastaneye getirmişti. Bana serum vermişlerdi. Serum azıcık dmarlarımdan geçmişti. Artık çok fazla serum aldığım için alarjı yapmıştı. Serum almaktan hoşlanıyordum nedense. Her hasta olduğumda hastaneye gidip serum yemeden çıkmazdım. Alarjının yan etkisi olarak boğazımda çok kötü bir yanma, kulak çınlamışı ve karın ağrısı çekmiştim. Öksürmekten nefes alamadığım için bana hava veriyorlardı. Alarjımın geçmeyeceğini anladıkları zaman ambulansı arayıp beni başka hastaneye götürmüşlerdi. Ambulanstan karın ağrım fazla olduğu için en sonunda vucütdumun dayanamayıp bayılacağını anlamıştım. Neyseki bayılmadan hastaneye gide bilmiştik.
Bünyem dayanamayıp, gözlerimi yumdum. En son hatırladığım şey Burağın bana seslenmesiydi.
BURAK'TAN...
"Lara!"
"Lara bana bak! "
"Uyan!"
Olamaz, hayır. Asansörde tıkılıp kalmıştık. Bir buçuk saattir bizi kurtarmaya çalışıyorlardu ama kurtaramıyordu. Lara vürise yakalandığı için bazı sağlık problemleri çekiyordu. Benim yardım çağırışları yapmaktan başka yapabileceğim birşey yoktu.
Ağlamak üzereydim. İlk geldiği günden beri güzelliği ile beni alıkoyan bir kızı, bu halde görmek çok, çok, ama çok üzücüydü. Yapabileceğim birşey yoktu. Lara'nın yanından kalkıp asansör kapısına doğru yöneldim. Kapıyı yumruklarken yardım çağırışları savurmaya devam ediyordum.
"YARDIM EDİN. SEVGİLİM BAYILDI. KURTARIN BİZİ! "
"Elimizden geleni yapıyoruz. Birazdaha dayanın! "
Bok yapıyorsunuz amına koyduklarım. Sevgilim bayılmış siz bana elimizden geleni yapıyoruz mu diyorsunuz.
Bağırmak hiç bir şeyi düzeltmiyordu. Adımlarım Lara'nın yanına doğru yöneldi. Yanına oturdum ve saçları ile oynamaya başladım. Yumuşacık saçları vardı. Oynayışı o kadar güzeldi ki bunu bıfakmak istemiyordum.
GÜNÜMÜZ , ASEL'DEN...
Hastaneye gelmiştim. Gece saat 1.48'di.Hastane girişinden girdim. Hızlıca merdivenlerden çıktım. Lara'nın kaldığı odaya geldim. Kapıyı tıklattım. Bir ses gelmedi. Dayanamayıp odaya girdim.
Dona kaldım. Odada hiç kimse yoktu. Hiç kimse yoktu. Yok, yok. Yatağın üstünde Laranın bilgisiyarı vardı. Susmayanlar dizisini izliyorlardı ve altıncı bölümde kalmışlardı. Bir sandalyeye oturup beklemeye başladım.
Gelen kimse yoktu. Kesinlikle başlarına birşey geldi, kesin. Kötü düşünme Asel.
Kötü düşün Asel.
Kafeye gitmişlerdi. Değil mi? Adımlarım asansöre doğru yöneldi. Asansörün kapısına geldiğimde ses duydum. Biri yardım edin diye bağırıyordu. Evet yardım edin, iki kişiyiz diyordu. Koşar adımlarla bir güvenlik buldum.
"M-merhaba. Ben kardeşimı görmek için gelmiştim. Ama odada yoktu daha sonra kafedeler diye düşündüm ve asansörü kullanacaktım. Asansörden yardım edin diye bağıran birileri var. İlgilenen biri çağırır mısınız. O benim kardeşim olabilir. L-lütfen."
Güvenlik sorgulayarak asansöre doğru yöneldi. Asansör kapısında durdu. Gerçekten yardım edin diye sesler geliyordu.Güvenlik telefonu çıkartarak yetkilileri aradı. Gelen yardım edin sesleri Lara'nın sesine benziyordu. Korkmaya başlamıştım. Gerçekten asansörde Lara ve sevgilisi olabilir miydi.?Kafam almıyordu koca hastanede bugün bozulacak asansörün içinde Lara ve sevgilisi mi olacaktı. Bu çok saçma kocaman hastanede neden bir asansör bozulsun ki gece, gece.
Bekle bekle bekle yetkililer gelmiyordu. Ben ise Lara'yı düşünüp duruyordum. Acama ne yapıyorlardı ?İyi miydiler?Yaralı mıydılar? Bu soruların hepsi soru işaretiydi.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |