29. Bölüm

29. Bölüm

Sümeyye
bercestederler

İnsan doğar, büyür ve yuvadan uçar başka bir yuvanın temelini atarlardı. Elif'te yuvadan uçup başka bir yuva kuracaktı. Bunun bilincinde bugün ayrı bir olgunluk vardı üstünde.

 

Annesine olanları anlattığında Esma hanım kızının büyüdüğünü anlamıştı. O günden sonra anne kız beraber uyur olmuşlardı.

 

Şu an ise evde seferberlik ilan edilmişti. Betül bir yandan, Ozan'ın kuzeni Nurşen bir yandan genç kızı akşam için hazırlıyorlardı. Nurşen ve ailesi Bilecik'te oturuyorlardı.

 

Tatillerde geldiğinde Elif ile vakit geçirir içten içe Ozan ağabeyi ile Elif ablasını shiplerdi. İzlediği dizi ve filmlerde ne kadar imkansız karakterler varsa onları shipler onlar için üzülürdü.

 

Şimdi ise gözde çifti hayatlarını birleştiriyordu. Bundan daha güzel bir şey var mıydı ayol!

 

"Elif abla, siz şimdi ciddi ciddi evlenecek misiniz?" Genç kızın heyecanla sorduğu soruya gülümseyerek cevap verdi.

 

"Daha değil, şimdi ilk adımı atıyoruz."

 

"Olsun, bu da evleneceğinize bir işarettir. Allah'ım sana şükürler olsun, bir çiftim daha evleniyor. Darısı Berkay ve Hira'nın başına."

 

"Berkay ve Hira?"

 

"Evet, Berkay ve Hira. İstanbullu Gelin dizisindeki Bade ve Murat. Dizi de nasıl evlendiler ama." diyerek dalan gözlere şaşkınlıkla bakakaldı Elif ve Betül.

 

"Nurşen, sen iyi misin kuzum? Hayır yani dizi çiftini nasıl gerçek hayata taşıyorsun?" Nurşen ufak bir kahkaha atıp Betül'e döndü

 

"Onlar zaten gerçek hayatta da sevgililer ki Betül abla."

 

Betül karşısındaki kıza kahkahalarla gülüp Elif'in saçını son kez düzeltti. Mustafa ile geçen sene evlenmişlerdi, bu gece için Mustafa ile haftalardır konuşuyordu. En sonunda salonda yatırmasıyla ikna olmuştu. Ee, görümcesi için azıcık dişiliğini konuştırmasın mıydı?

 

"Elif, her şey hazır. Sen de hazırsın, inelim mi artık?" Genç kız heyecanla ayağa kalktı. Elbisesi dizlerinin üzerinde tül detayları olan pudra pembe elbise esmer teni ile uyumu gözler önündeydi. Tabii Betül'ün isteği üzerine saçlarını boyamıştı.

 

 

 

"Fiyuu... Elif abla mükemmel oldun, Ozan ağabeyim bir daha aşık olacak. Tabii kıskanmaktan vakit bulursa." Nurşen'in sözlerine iki kız da kahkahalarla gülmüştü.

 

"Mustafa kuduracak. Özellikle kapalı alın demişti. Elif, bu harika oldu iyi ki onu dinlemedim." Elif üst üste aldığı iltifatlarla kızarırken odasının kapısı açıldı ve annesi içeri girdi.

 

"Anneciğim, melek kızım çok güzel olmuşsun." Kızını baştan aşağıya süzen Esma hanım ne çabuk büyüdüğünü düşünüyordu. Daha dün gibiydi Ozan yüzünden ağlayıp, ertesi güne bir şey olmamış gibi devam eden kızı şimdi hayatının aşkı ile ömrünü birleştiriyordu.

 

"Sakın ağlama anne." diyerek annesine sarıldı Elif.

 

"Ağlamam güzelim. Hadi bakalım aşağıya iniyoruz birazdan gelirler."

 

Ondan sonrası zaman hızlandırılmışcasına aktı, önce Mustafa'nın Elif'e olan kıskanç bakışları ve onu yarıştıran Betül'ün bakışları ile salona geçmişler, dakikalar sonra ise Ozan ve ailesi gelmişti.

 

Ozan karşısındaki kıza uzun uzun baktı. Giydiği elbise ile yeni boyattığı belli olan saçları ile kendisine gülemiyordu. Yanına yaklaşıp elindeki çiçek buketini uzattı. Kuzeni Nurşen'in üstüne basa basa pudra tonunda çiçek buketi istemesinin nedenini anlamıştı.

 

 

 

İki sevgilinin bakışmasını şüphesiz ki Mustafa bölmüştü. Salona geçtiklerinde Elif girişin yanındaki sandalye de oturmuş etrafındakileri izlemişti. Karşısında duran masada çeşit çeşit atıştırmalıklar ve isimlerinin baş harflerinin olduğu helyum balonlara baktı. Birazdan nişanlanacağı sevgilisine baktığında kendisini izlediğini fark etti. Gülümseyerek önüne döndüğünde annesinden işareti alıp mutfağa gitti.

 

Önündeki cezve ve kahveye bakıp derin nefes alıp içerideki sayıya göre kahveleri yapmaya koyuldu. Yanına gelen Betül'e göz kırpıp,

 

"Hayırdır?"

 

"Hayır gülüm hayır, Ozan'ın fincanını ver bana."

 

"Betül, hayır ama ya."

 

"Ne demek hayır, ver şunu." diyerek fincanı eline alıp tuzluktan iki kaşık tuzu, baharatlıktan da iki kaşık çeşit çeşit baharatı koyup Elif'e gülümsedi.

 

"Bu zamana gelene kadar canını yakıp kolay kolay alamaz seni." dedi.

 

Çatlak yengesi feminist kişiliğini konuşturmuş kendisine söz hakkı tanımadan fincanlara kahveleri eşit dağıtıp, tepsiyi eline tutuşturdu.

 

Kahveleri dağıtıp yerine oturduğunda Ozan'ın kahveye olan bakışlarını görünce içi rahat etmesede sesini çıkarmadı.

 

Ozan ise Betül'ün kendisine attığı bakışlar altında fincana son kez bakıp, besmele çekerek bir dikişte içti kahvesini. Kahvenin sıcak olması ve içindeki baharatların boğazından geçmesi ile yanmayı iliklerine kadar hissetti. Ama değerdi, sevdiği için tuzlu ve minimum baharatlı kahve içmekte ne vardı ki?

 

Kahvelerin içilmesinden sonra klasik sözler söylenmiş, Elif'i Ozan'a istemişlerdi. Mustafa uzun uzun kardeşine ve Esma hanıma baktığında,

 

"Onu bu zamana kadar büyüten kadının cevap vermesi daha uygun olur. Bana kalsa ben vermem." dediğinde Ozan kendini Mustafa'nın üzerine atmaya hazırlanırken devam eden sözlerle derin bir nefes aldı.

 

"O yüzden son söz senin Esma anne." diyerek yanındaki kadına baktı.

 

"Kızımın mutlu olacağına adım kadar eminim. Zaten emin olmasam bu raddeye kadar gelmezdi baştan bitirmesini söylerdim. Ama kızım yine üzülecekti. Onu üzmeyeceğini biliyorum, ama olur da üzersen sana olan hakkımı helal etmem." diyerek sözlerine ara verdiğinde Mustafa dahil oldu.

 

"Hele bir üz, hele bir senin sebep olduğun durumdan gözleri kızarsın gözlerini oyarım." diyerek kıskançlıkla konuştu.

 

"Onu üzmeyeceğim. Emin olabilirsiniz." dedi.

 

"O halde, bize de Allah mesut etsin demek düşer." diyerek gülümsedi Esma hanım.

 

Yüzükler takılıp; gençler için uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür diledi salondaki herkes. Mustafa kardeşine bakıp kollarına aldığında yüreğinde bir parça burukluk hissetti. Geç bulmuş erken kaybediyordu kardeşini.

 

"Her zaman mutlu ol tamam mı? Seni üzer, onun yüzünden canın yanarsa haberim olsun güzelim. Bu zamana kadar yanında değildim, ama bundan sonra her zaman yanındayım. Ağabeylik yapamadım sana, belki de yapmak istemedim. Ağabeylik taslayıp seni kısıtlamak hakkım değildi. Sen isimini ne olarak adlandırırsan o kişiyim ben." diyerek kardeşinin saçlarını okşarken bir yandan da kulağına fısıldıyordu.

 

"İster ağabey, ister baba, ister arkadaş... ne istersen olurum. Canın sıkılırsa ben varım, canın yanarsa yine ben varım, mutlu olduğunda da ben varım. Hep varım güzelim."

 

Elif duyduklarıyla gözlerinden bir bir yaşlar firar ederken herkes tebessümle izliyordu ağabey kardeşi. Kirlenmiş dünyada kirli insanların aksine hala temiz kalabilmeyi başaran gençler dünyayı güzelleştirecekti. Dünyayı güzelleştiren gelecek ise şüphesiz bu gençlerden meydana gelecekti.

 

"İyi ki geldin ağabey... iyi ki buldun beni. Teşekkür ederim her şey için." Mustafa duyduklarıyla gözlerini kapattı. Bu hayatta şüphesiz iyi ki diyeceği tek şey kardeşini bulmaktı. Bunun bilincinde kardeşine biraz daha sarıldı.

 

Yaşlanmış gözleri gördüğünde yavaşça silip alnını öptü. Kendisine tebessümle bakan kardeşini bırakıp Ozan'ın karşısına geçti. Ona da kızamıyordu ama kıskanmaktan da kendini geri çekemiyordu.

 

"Sana diyecek bir şeyim yok. Doğrusu demeye hakkım yok, bakma söylediklerime tutamıyorum kendimi dökülüyor dilimden. Ama bir şeyden eminim." diyerek karısına sarılan kardeşine bakıp Ozan'a döndü.

 

"Onu sevdiğinden. Gözün gibi bakacağını da biliyorum." dediğinde Ozan gülümseyerek baktı karşısındaki ağabeye. Her şeyden önce o bir ağabeydi. Nişanlısının ağabeyi.

 

"Ama onu üzersen sana ne yaparım bilmiyorum." dedikten sonra erkekçe bir sarılmadan sonra genç adama baktı.

 

"Üzmeyeceğim kayınço merak etme." dedi.

 

Mustafa tek kaşını kaldırıp, iflah olmasın dercesine bakıp karısının yanına gitti.

 

Elif ve Ozan birbirlerine bakıp gülümserken adımları birbirlerine yaklaştığında genç adam ömrünü adadığı ve adayacağı kadını kollarına aldı. Bundan sonrası vuslattı, vuslatın yanında da şüphesiz ki güzel günler onlara armağan olmuştu..

 

***

 

Merhaba... biraz buruk biraz heyecanla bölümü atıyorum.

 

Heyecanlıyım çünkü ilk finali veriyorum, ve günden güne büyüyen bir aile oluyoruz.

 

Burukluk ise final'e 1 bölüm kaldı. Şimdiden söylüyorum final çok ama çok kısa...

 

Ama üzülmeyin özel bölümler olacak.

 

Sizi seviyorum. ❤

Bölüm : 06.01.2026 00:53 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...