2. Bölüm

2.Bölüm:BULUŞMA

Nisanur genez
birkitapyaz

Abimin odaya ayı gibi dalışının ardından gördügüm muhteşem rüya bölünmüştü. Gözlerimi hafifçe aralayıp etrafa bakınca abimin elinde büyük ve ambalajlı bir paket gördüm. Elindeki şeyin aynam olduğu düşüncesi zihnimi çoktan ele geçirdiği için yatagımdan nasıl kalktıgımı hatırlamıyordum. Abim neye ugradıgını şaşırmış bir şekilde bana bakarken ben deli gibi paketi yırtıyordum. Normalde asla bu kadar abartmam ama bu ayna resmen beni içine çekiyordu. Bu hallerime ben bile şaşırırken ailemin şaşırmaması olası bir durum değildi zaten. Paketi iyice yırttıgımı sandıgım an yanıldıgımı fark ettim. Çünkü yırttıgım şeyin hemen içinden bir tane daha paket çıktı.

"BUNU NİYE BU KADAR SARMIŞLAR Kİ YAA, OFFFF!!! "

"Biraz sakin olsan kolayca çıkabilirdi aslında ama sen çıldır-"

"Sen karışma abiiiii!"

"Aman bee. Ne halin varsa gör. Umurumda bile değilsin. "

Abim odadan çıkar çıkmaz kalkıp masamdan bir makas aldım. Bu seferde deli gibi paketi kesmeye çalışıyordum. Sonunda paketi açtıgımda aynayı yerine koymak için mecalim kalmamıştı. Biraz oturup dinlemem gerektiğine karar verdikten sonra 5 dakikalık yatagıma uzanmıştım. Gözlerimi kapattım ve açtıgımda yaklaşık 50 dakikadır uyuduğumu fark ettim. Günün ikinci hızlı kalkışını yaptıktan sonra hemen bir duşa girdim ve hazırlandım. Son dokunuşlatımı yaptıktan sonra odama şöyle bir göz attım. Aynamın hala bıraktıgım yerde oluşu çok dogaldı. Onu hemen kaldırdım ve önceden hazırladıgım yerine yerleştirdim. Şuan acelem olmasaydı silip temizlerdim ama çok geç kalmıştım. Aynayı bırakıp aşagıya indim. Kahvaltı masasında yemeklerini yiyen ailem beni yine beklememişlerdi. Buna zaten alışmıştım. Günlük kavgamızı yapacak vaktim olmadığı için çıkacagıma ve akşam eve gelmeyecegimi haber verip evden çıktım. Arkadaşımın evi çok yakındı. Taksiye binmeye gerek duymadım. 15-20 dakika yürüme mesafesi vardı. Bana iyi geleceğini düşünerek çıktıgım bu yolu kim bilir nasıl bitirecektik. Bugün arkadaşlarımla buluşacaktım. Melike'nim evi bana daha yakın olduğu için ilk önce oraya gidecek ve onunla birlikte digerlerinin yanına gidecektik. Yürümek normalde tercih ettiğim yollardan biri değildir ama bugün çok degişik hissediyordum. Sanki yıllardır hissettiğim ama unutmak için zorladıkları içimdeki o boşluk bugün ya daha da derinleşecek yada dolacakmış gibiydi. Hangisi bana daha iyi gelir bilmiyorum ama bildiğim birşey var. O da her an bir mucize olabileceğiydi. Mucizelerin nereden geldikleri belli olmaz bence. Mucize bir kişi olabildiği gibi bir yer bir zamanda olabilirdi. İçimdeki boşlugun dolması için yıllardır her an mucizemi aradım. Yoktu ama ben aradıkça o kaçtı benden. Ben yaklaşmak istedikçe o uzaklaştı. Gitti, gitti ve artık gelmesi için bir ihtimal bile kalmadı. Ailem dediğim o insanlar bütün mucizelerimi benden çaldı. Mutluyum sandıkları her an içim daha çok yandı. Senin iyiliğin için dedikleri her dakika kalbim daha çok karardı. Ellerimden hayallerimi çaldıkları her gün kendi gerçeklerini işlediler zihnime. Ben belki onlara benzemem istediler. Belki onlar gibi olmamı sagladılar ama içimdeki o çocugu öldüremediler. Öldüremeyecekler. Çünkü ben unutmadım. Unutmayacagım. İnsan geldiği yeri unutamadıgı gibi ona bunu yapanlarıda unutmazmış. Ben seni unutmadım mesela. Bana yaptıklarının cezadını çekmeden ölmeyeceksin...

                                                                               ~

"Kanka hazırım ben. Sende bişey yapmayacaksan çıkalım. "

Melike'nin yanına geleli 20 dakikadan fazla oluyordu. Hanımefendi hazırlanmak için beni beklemiş. Üstelik bununla övünüyor. Geç kaldıgımızı bilmem kaç kez söylememe rağmen yavaş yavaş hazırlandı. Kendini hiç yormadı. Benim hazırlanış şeklinden sonra onunki çok garip gelmişti. Ama Melike zaten çok rahat bir tipti. Belkide baba parası yiyenler arasında ilk sırada olabilir. O benim gibi değildi. Çok rahat ve sıkıntısız büyümüştü. Onu kendime çok daha yakın hissediyordum. Bana maddi manevi her şekilde yardımı olmuştu. Ona olan sevgim bu yüzden değildi. Her şeyini biliyor ve bana iyi geleceğini düşündügü her konuda yardımcı oluyordu. Yaşadıklarımı unutturmaya çalışıyordu. Ne kadar işe yaramıştı bilmiyorum ama yaradıgı zamanlarda olmuştu.

"Yok yapmayacagım. Tek istediğim artık şu evden çıkmak. "

"Tamam kanka kasma ya. Berat bey hemen bırakır bizi. "

"Hazırlanman bugün biterse yarın çıkarız. Ama gittiğimizde birileri seni bekliyor olur mu bilmiyorum."

"Öyle deme kanka ya. Zaten her şey onun için, biliyosun. "

"Biliyorum da keşke o da bilse de aşkını tek taraflı yaşamasan. "

"Yok yok ben anladım. Senin hayatında kimse yok diye bizi kıskanıyorsun. "

"Benim hayatımda kimse yok evet. Ama ben istemediğim için. İstesem kimler kimler peşimde zaten. "

"Aynen. Herkes senin peşinde. Ama sen kimseyi beğenmiyorsun. Kimi bekliyosun anlamadım ki. Elimde olsa uzaya gidip sana ordan birini getireceğim. O derece yani. "

Kapıya dogru ilerlerken arkamdan geliyordu.

"Tamam,uzaydan birini bul daha tanışmadan evlenicem. Söz. "

"Ahaaa sözü de aldıkkk. Ben bulurum birini yarın 3'te evlendirme dairesinin önünde ol. "

"Tamam Melo, olurum. Gelinlik te giyeyim mi, ister misin? "

"Yok o kadar da değil. "

"Çok teşekkür ederim melike hazretleri. Bu iyiliğinizi asla unutmayacagım. "

"Ne demek kanka görevim. "

Arabanın önüne gelince berat bey bize kapıyı açtı. Melike'nin evi kafeye arabayla 15 dakikaydı. Yola çıktıktan sonra ilk konuşan Melike oldu.

"Kankaaa dün ne oldu biliyor musun? "

"Biliyorum."

"Ne! Nasıl ya ilayda sanada mı yazdı? "

"İlayda sana mı yazdı! Hangi yüzle yazmış ya. Ne dedi? "

"Hani biliyordun? "

"Melike ne olur uzatma anlat işte. "

"Tamam anlatıyorum. Bak İlayda dün bana özür dilerim yazdı. Bende dedim ki neden? O da dedi ki sen kimsin? Sen kime yazdıgını bile bilmiyosun bişey mı içtin? dedim. Evet içtim Seren'le konuşacagım telefonu ona ver dedi. O seninle konuşmayacak ama ne yazık dedim bende. "

Kısa bir sessizliğin ardından:

"Ee sonra ne oldu? "

"Ne olsun kanka engelledim. "

"Aferin melike gerçekten iyi yapmışsın. "

"Ne yapsaydım başka sizi görüştürseydim de yine mı yolsaydın kızı? "

"Geldik Melike hanım. "

"Sağolun berat bey. Ben arayınca gelip alırsınız bizi. "

" Tamamdır Melike Hanım. "

Arabadan inip kafeye doğru yürümeye başladık. Melike'yle olan konuşmamıza sonra devam edecektim. Çünkü bu konu yarım kalamazdı. İçeriye girdigimizde bizimkileri gördüm. Yanlarına gidip bizim için ayırdıkları yere oturdum. Berke sudeyle yan yana oturuyordu. Hatta gereğinden fazla yakınlardı. Melike:

"Selam gençler! "

Aras ortaya öyle bişey attı ki kendimi Melike'den daha kötü hissettim.

"Selam selam. Siz anlamadan ben söyleyim. Berke Sude'nin kapısına gidip ilanı aşk etmiş. Sude'de boş durur mu tabi hemen kabul etmiş. Sevgililer yani şuan. "

 

 

 

 

 

 

 

HAYDİ YORUMLARAAA...

Bölüm : 16.10.2025 23:18 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...