
Aras'ın şok edici itirafından sonra buluşmamız resmen zehir olmuştu. Melike'yi Sude'nin üstüne atlamaması için zor tutuyordum. Bu olayda her şekilde Melike haklıydı. Biz bu grupta 3 kızdık ve birbirimize verdiğimiz sırlar oluyordu. Sude de Melike'nin Berke'yi sevdiğini bilmesine rağmen böyle bir hamle yapmıştı. İlla ki Sude'nin de geçerli bir sebebi vardır ama şuanlık Melike'nin tarafındaydım. Çok gergin bir 40 dakikanın sonunda ayrılma kararı aldık ve herkes sırayla kalktı. Masadan kalkan ilk kişi Melike olmuştu. Bende onunla birlikte kalktım. Melike kimseye veda bile etmeden kalkıp önden gidip arabaya binmişti. Bende onun gitmesini fırsat bilerek Aras'a döndüm ve :
"ŞAKA MİSİN SEN YA? ŞİMDİ BÖYLE Mİ SÖYLENİR BU? KIZ BENİ BEKLİYOR SENİNLE SONRA GÖRÜŞECEGİZ. BUNU SAKIN UNUTMA ARAS! "
Aras bana "ne yapayım?" bakışları gönderdikten sonra gözlerimi Berke'ye diktim ve aşagılayıcı bir bakış attım. Arkamı dönüp Melike'nin yanına gittim ve arabaya binip onun yanına oturdum. Araba hareket etmeye başladıktan 5 dakika sonra Melike 'ye dönüp konuşmaya başladım:
"Melike iyi misin? "
"Sence nasılım Seren ha? Nasıl olmamı bekliyorsun? "
"Bak biraz sakın olman gerekiyor. Gerçekten bende hala inanamıyorum olanlara ama düşünerek hareket etmeliyiz. O yüzden lütfen sakın ol ve öyle konuşalım. Belki Sude'nin geçerli bir açıklaması vardır ha? "
"Bak Seren birincisi onu bana savunma. İkincisi gerekli bir açıklamsı falan yok. Ne diyecek 'ya kusura bakma melikecim kapıma gelince dayanamadım ve birbirimize verdiğimiz sözleri unuttum sana da ihanet ettim ama yapacak bişey yok artık' falan mı diyecek? "
"Haklısın açıklaması pek geçerli olmasada illa ki bir açıklama yapacak. En azından bunu bize borçlu. Akşam çagıtalım gelsin. Konuşalım herşeyi baştan sona olur mu? "
"Reddetme gibi bir çarem yok çünkü ne saçmalayacak çok merak ediyorum. "
~
"Ya Melikecim sen buna gerçekten aşk mı diyodun. Hahah sen sadece takıntılıydın ve Berke seni degil de beni tercih etti. "
Sude hayatının hatasını yapmıştı. Hem Melike'nin bunları söyleyerek hemde dalga geçer gibi gülerek. Ne yapmaya çalıştıgını tabiki anlamıştık. Melike'nin ve bizim yakınlıgımızdan pek haz etmediği belliydi zaten. Bu yiz den şuan onun damarına basıyordu. Ama bilmediği bir şey vardı. O Melike'ydi ve onun bir dostu vardı. SEREN AKSOY...
"Bak Sude seni son kez uyarıyorum. İnsan gibi konuşacaksan konuşalım. Yoksa da defol git burdan!!! "
Melikeye destek olurcasına omzuna dokundum.
"Sakın ol tatlım. Baksana orda bir insan yok. O bir seçenek. Kendini öyle bir ortaya atmış ki insanların gelip onu almasını sahiplenmesine bekliyor. Karşımızda böyle biri varken bagırırsak korkabilir. Bir belgeselde görmüştüm. Bu cins canlılar çok çabuk korkuyorlar. "
Sude'ye doğru eğilip bagırarak:
"DEĞİL Mİİİİ? "
Sude irkildi. Melike'nin yüzünde bir tebessüm oluştu. İşte şimdi başlıyorduk.
"Siz benimle nasıl konuşuyorsunuz ya. Ben bu rezillige daha fazla dayanamam gidiyorum. "
Kalkıp kapıya doğru yürüyen kızın kolundan tutup durduran Melike'ydi. Sahneyi kankama bırakmıştım. Şimdi oyun başlıyor. İyi seyirler...
"Nereye gidiyorsun daha karpuz kesecektik? "
"Ya bırak beni.! "
Melike Sude'nin kolunu bırakıp saçına yapıştı.
"Normalde bugün senin ya sonun ya miladın olacak. Ama ben takıntılı olduğum için ikisini aynı ayna yapacagım! "
"İmdatttttt.Seren yardım et. Ne olur durdur şunu! "
Yardım istediğinden emin misin Sude. Çünkü eğer ben birine yardım edecek olsam bu sen olmazsın. "
"Duydun Sude. HADİ CEVAP VERSENE. "
"Melike çok özür dilerim ne olur bırak saçımı. Çok canım acıyor. "
Melike kızdan tutam tutam saç yoluyordu. Sude'nin ne kadar acı çekti gini tahmin edebiliyordum ama hak etmişti.
"Yoook bırakmam. Kafanda tek tel kalmayacak. "
Sude bagıra bagıra ağlamaya başlayınca yataktan kalktım ve Melike'nin yanına gittim.
"Melomm inan ki sabaha kadar dövsen içim yine acımaz ama yeter. Hadi bırak artık. "
Melike'yi zar zor ikna ettikten sonra kızı sonunda bıraktı.Sude ağlamaktan konuşamıyordu. Bunu fırsat bilip bir tehdit de ben savurdum.
"Bana bak Sude eğer bugün burada olanları birine anlatırsan yemin ederim o zaman seni kendi ellerimle öldürürüm ve inan kimse beni engelleyemez. "
"Tamam,tamam kimseye söylemeyecegim lütfen gideyim artık. Söz bir daha karşınıza çıkmayacagım. "
"Ve? "
"Ve Berke'den ayrılacagım. "
"Ha şöyleeee. Tamam git hadi. "
Sude bir eliyle saçlarını tutarken diğer eliyle de kapıyı açıp çıktı. Melike'ye baktıgımda güldügünü gördüm. Gülüşünün kuvveti artınca bende gülmeye başladım. Birlikte deli gibi gülüyorduk. 5 dakika daha güldükten sonra gülecek bişey bulamayınca sustuk ve markete gidip yiyecek bişeyler almak için dışarı çıktık. Saat akşam 9.30 'du. Bomboş sokakta yürüyen tek biz vardık. Korkmuyor değildik ama yola çıkarken çantamıza biber gazı almıştık. Kullanmak zorunda kalmamak için dua ede ede yürüyorduk. O sırada bir ses duydum. Arkama dönüp bakmaya korktuğum için Melike'ye fısıldadım:
"Melom sesleri sende duyuyor musun? "
"Ne sesleri kanka? "
"Arkamızdan gelen adım sesleri. Duymuyor musun? "
Melike ilk önce yavaşça çantasından biber gazını çıkardı. Sonra da hızla arkasına döndü. O dönünce bende döndüm ama kimse yoktu.
"Kanka sen iyice paranoyak oldun haberin olsun. Bence bir psikoloğa git. "
"Dalga geçme melom ya çok korktum. Biliyosun Ülkede var böyle şeyler. Hem belki biri bizi takip ediyor ve çok deneyimli olduğu için arkamıza döne evimizi tahmin edip saklanmıştır. Ha olamaz mı? "
"Aynen kanka öyledir bencede. Hadi geldik markete hemen alıp çıkalım da eve gidelim hemen. Yoksa öcüler bizi yer. "
"Melike ya. "
Markete girdik cips ve içecek birşeyler aldık. Melike kasada ben ödeyecegim diye tutturdu. O hesabı öderken bende yanında durup dışarıyı izliyordum. Çünkü hala korkuyorum. Dışarıya bakarken gözlerim bir noktada takılı kaldı. Benim o tarafa baktığımı görünce gördügüm kişi kayboldu.
"Seren ne bekliyorsun çıksana dışarı. "
"M... mel... melom... Bak bak orada biri bizi izliyor. "
"Seren iyice abarttın sende ya. Kim bizi ne yapsın. "
"SADECE BAK MELİKE.! "
"Hani nerede.? "
"Çöp konteyner" ın arkasında saklanıyor. Ona bakınca geri çekildi."
"Aşkım orada kimse yok farkındasın değil mi? "
"Saklandı diyorum ya off. İnanmıyorsun bana değil mi? Gel gidiyoruz. "
"Nereye Seren kendine gel. Eğer gerçekten orada biri varsa bize zarar verebilir. "
"Ama inanmıyorsun bana"
"İnanmıyorum tabi kii. Sadece sana şaka yaptım. Hadi gel eve gidelim. "
"Ya yine gelirse. Yok olmaz yürüyerek gidemeyiz. Ara şoför gelsin alsın bizi. "
"Tamam arayayım gelip alsın. Gel otur sen şuraya berat gelene kadar . "
Melike'nin gösterdigi yere gidip oturdum. Orada gerçekten birini gördügüme emindim. Melike'nin bana neden inanmadıgını anlamıyorum. Ama o kişi kimse illa yine takip edecekti. Ve ben onu bu kez bulacaktım.
Berat geldi bizi aldı ve Melike'nin evine gittik. Bu gece burada kalacaktım. Pijamalarımızı giydik. Bakımlar yaptık. Filmler izledik. Sohbet ettik. Ama ben bir türlü yaşananları unutamadım. Melike bana çok fazla sinirlenmiş ti bugün biliyordum ama olmuyordu işte unutamıyordum. Bir anda kapı sonuna kadar açıldı. Ama kimse girmedi içeriye. Bekledik ama yoktu. Sonra kafamı kapıya doğru eğdim. Ve kapının kenarından başını uzatan birini gördüm. Korkuyla Melike'ye döndüm. Bana öyle bir bakışı vardı ki ondan bile korktum. Bagırarak:
"Al işte sana bizi bulurlar demiştim ben. İnanmadın bana bak orada işte gelmiş. Kafasını uzatmış bizi izliyor. Mutlumusun ha. Öldürecek bizi kimse bulamayacak. Melike çok korkuyorum. Ne olur bişey yap! "
"Haklıymışsın."
Melike'nin söyledigi şeyden sonra kafamı kapıya çevirdigimde adam odaya girdi. Yüzü asla görünmüyordu. Melike'ye iyice yaklaştı ve:
"Sen korkma sana bişey yapmayacagım. Arkadaşına söyle hazırlansın. Çünkü zamanı gelince onu alacagım ve birlikte kaybolacagız.!!!! "
Sonra adam bana döndü. Yaklaştıkça yaklaştı. Yüzümle yüzünün arasında birkaç santim kala kulagıma fısıldadı:
"Beni sakın unutma Seren. Elbet bir gün yine gelecegim..."
YORUMLARA BEKLENİYORSUNUZ...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |