31. Bölüm

Açığa Çıkış

Bluedaisy
bluedaisy.92

Sabah, tesisteki alarm sesiyle uyandım.
Bu kez bir tatbikat değildi.
Gerçekti.
Demir kapıdan girdiğinde yüzü ciddiydi.
“Hazel,” dedi,
“dosya sızdırılmış.”
Kalbim yerinden çıkacak gibi oldu.
“Ne demek sızdırılmış?”
“Basına küçük parçalar hâlinde verilmiş,” dedi.
“İsim yok, ama olay örgüsü tanıdık.”
“Beni mi hedef alıyorlar?”
“Hayır,” dedi.
“Şimdilik sistemi.”
Televizyon açıktı.
Alt yazılar akıyordu.
“Yıllar önce kapatılan kritik bir soruşturma yeniden gündemde.”
“Kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.”
Bu, bir eşikti.
Artık geri dönüş yoktu.
“Bu iyi bir şey mi?” diye sordum.
“Kontrolsüz,” dedi Demir.
“Ve bu, en tehlikelisi.”
Telefonum çaldı.
Numara gizliydi.
Açtım.
“Hazel Gün,” dedi tanıdık bir ses.
“Artık saklanmana gerek yok.”
“Sen kimsin?” dedim.
“Geçmişin,” dedi.
“Ve geleceğinin anahtarı.”
Hat kapandı.
Ellerim titredi.
Öğle saatlerinde savcılıktan çağrı geldi.
Bu kez resmî.
“Gideceğim,” dedim.
Demir başını salladı.
“Birlikte.”
Savcılık koridorları, ilk girdiğim günden daha soğuktu.
Ama bu kez yalnız değildim.
Savcı dosyayı masaya koydu.
“Baskı büyük,” dedi.
“Ama geri adım atmıyoruz.”
“Tehdit alıyorum,” dedim.
“Biliyoruz,” dedi.
“Ve artık bu, devlet meselesi.”
Bu cümle, içimi hem rahatlattı hem korkuttu.
Çıkışta kalabalık vardı.
Kameralar…
Mikrofonlar…
“Hazel Gün!”
“Doğru mu bu iddialar?”
Donup kaldım.
Demir önümde durdu.
Ama ben bir adım öne çıktım.
“Evet,” dedim.
“Doğru.”
Flaşlar patladı.
“Ben bir doktorum,” dedim.
“Ve gerçeği saklamam.”
Demir’in eli sırtımdaydı.
Bir kalkan gibi.
O akşam sosyal medya kaynıyordu.
Adım artık gizli değildi.
Korkuyordum.
Ama kaçmıyordum.
Demir balkonda sigara içiyordu.
Yanına gittim.
“Artık herkes biliyor,” dedim.
“Evet,” dedi.
“Ve bu, seni korur.”
“Ya seni?”
Bana döndü.
Gözleri kararlıydı.
“Ben askerim,” dedi.
“Görünür olmaktan korkmam.”
O an anladım.
Bu bölüm,
sadece bir dosyanın değil…
Benim de açığa çıkışımdı.
Ve artık,
hiçbir şey gizli değildi.

Bölüm : 09.02.2026 21:07 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...