
Sabah kapı ziliyle uyandım.
Bu kez beklenmedik değildi.
Ama yine de kalbim hızlandı.
Demir kapıyı açtı.
Gelen iki kişi vardı.
Takım elbiseli… resmî… soğuk.
“Hazel Gün,” dedi biri,
“ifadenize ek olarak bazı belgeleri teslim etmeniz gerekiyor.”
Demir araya girdi.
“Avukatla.”
Adam başını salladı.
“Avukatınız yolda.”
Çember daralıyordu.
Belgeleri masaya koyduğumda ellerim titremedi.
Bu beni şaşırttı.
“Artık korkmuyorum,” dedim kendi kendime.
Demir duydu.
“Bu iyi,” dedi.
“Çünkü korku, kontrol edilebilir bir şeydir.”
Öğle saatlerinde Emir geldi.
Yüzü her zamankinden daha ciddiydi.
“Eskişehir’de bir dosya açıldı,” dedi.
“Babamın adı geçiyor.”
Kalbim sıkıştı.
“Bu iş,” dedi Emir,
“bizim sandığımızdan daha eski.”
Demir başını salladı.
“Ve daha derin.”
Akşamüstü savcılıktan yeni bir haber geldi.
“Gizli evlilik kaydıyla ilgili,” dedi görevli,
“resmî soruşturma başlatıldı.”
Bu cümle…
Geçmişin hayaleti, resmen uyanmıştı.
“Bu ne anlama geliyor?” diye sordum.
Demir cevap verdi.
“Artık kimse ‘bilmiyordum’ diyemez.”
Gece Demir’le balkondaydık.
Şehir ışıkları altımızda titriyordu.
“Biliyor musun,” dedim,
“bazen her şeyin bitmesini istiyorum.”
Bana baktı.
“Ben de.”
“Peki neden vazgeçmiyoruz?”
Elimi tuttu.
“Çünkü bazı gerçekler,” dedi,
“yarım bırakılınca daha çok acıtır.”
O an telefon çaldı.
Bu kez tanımadığım bir numara.
Açtım.
“Hazel,” dedi bir kadın sesi.
“Annen değilim. Ama seni senden iyi tanıyorum.”
Kalbim durdu.
“Kim?” dedim.
“Bir zamanlar,” dedi,
“senin kaderini yazan masadaydım.”
Hat kapandı.
Demir’e baktım.
“Yeni biri var,” dedim.
Yüzü sertleşti.
“Bu iyi değil.”
Çünkü artık şunu biliyorduk:
Çember daralıyordu.
Ve bu çemberin içinde
sadece biz yoktuk.
Geçmiş,
son hamlesini yapmaya hazırlanıyordu.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 4.5k Okunma |
293 Oy |
0 Takip |
45 Bölümlü Kitap |