20. Bölüm

Sarsıntı

Bluedaisy
bluedaisy.92

Paylaşımımın üzerinden yalnızca bir saat geçmişti ama Ankara sanki yerinden oynamıştı. Telefonum susmuyordu. Tanımadığım numaralar, yarım bırakılmış aramalar, mesajlar…
Hepsini sessize aldım.
Demir yanımdaydı. Sessizce oturuyor, dışarıyı izliyordu. Onun bu sessizliği, konuşmasından daha çok şey söylüyordu.
“Kontrolden çıkıyor,” dedim.
“Kontrol hiçbir zaman bizde değildi,” dedi.
“Şimdi sadece görünür oldu.”
İlk sarsıntı ailelerden geldi.
Annem ağlıyordu.
“Bunu böyle yaşamak zorunda mıydık?” dedi telefonda.
“Zorunda değil,” dedim.
“Ama saklanarak da yaşayamıyordum.”
Babam telefonu aldı.
“Demir iyi bir adam mı?” diye sordu doğrudan.
Bir an durdum.
“Evet,” dedim.
“Beni yarı yolda bırakmadı.”
Telefon kapandı. Ama o cümle içime bir nebze su serpti.
İkinci sarsıntı karargahtan geldi.
Demir’e resmî bir tebligat ulaştı.
Geçici görev değişikliği.
Ankara dışı.
Gözlerim doldu.
“Bu benim yüzümden,” dedim.
“Hayır,” dedi Demir.
“Bu benim tercihim yüzünden.”
Elimi tuttu.
“Geri adım atmamı bekliyorlar.”
“Peki ya sen?” diye sordum.
Gözlerimin içine baktı.
“Ben ileri gideceğim.”
Üçüncü sarsıntı beklenmedikti.
Emir aradı.
“Hazel,” dedi,
“annem fenalaştı.”
Kalbim duracak gibi oldu.
“Ne?”
“Geçmiş… her şey üst üste geldi,” dedi.
“Doktora götürüyoruz.”
Hiç düşünmeden ayağa kalktım.
“Geliyorum.”
Demir anahtarları aldı.
“Birlikte.”
Hastane koridoru bana bu kez meslek değil, kader kokuyordu. Emel Hanım sedyede yatıyordu. Beni görünce elimi tuttu.
“Özür dilerim,” dedi fısıltıyla.
“Susarak seni koruyabileceğimi sandım.”
Gözlerim doldu.
“Artık buradayım,” dedim.
“Ve susmayacağım.”
Doktorlar müdahale ederken Demir koridorun sonunda duruyordu. Üniforması yoktu ama duruşu askerdi. Bana bakarken bir karar aldığını hissedebiliyordum.
Gece yarısı Emel Hanım stabilize edildi. Derin bir nefes aldık.
O an Demir’e bir mesaj geldi.
Görevin yarın başlıyor.
Mesajı bana uzattı.
“Gidiyorsun,” dedim.
“Evet,” dedi.
“Ama kaçmıyorum.”
“Ne kadar?” diye sordum.
“Belli değil,” dedi.
Sessizlik.
Sonra beklenmedik bir şey yaptı.
Cebinden küçük bir kutu çıkardı.
“Bunu böyle hayal etmemiştim,” dedi.
“Ne zaman, nerede… ama artık bekleyemem.”
Kutuyu açtı.
Kalbim sarsıldı.
“Hazel,” dedi,
“gizli değil, açık bir hayatı benimle paylaşır mısın?”
Gözyaşlarım aktı.
Bütün sarsıntıların ortasında,
en sağlam yer orasıydı.
“Evet,” dedim.
“Bin kere evet.”
O an anladım:
Sarsıntı yıkmak zorunda değildi.
Bazen…
temeli güçlendirirdi.

Bölüm : 31.01.2026 11:25 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...