
Mesafe zamanla ölçülmezmiş.
Onu anladım. Mesafe, insanın kalbine düşen boşluk kadar olurmuş. Ve o boşluk… her geçen gün biraz daha doluyordu.
Demir’le konuşamadığımız günler oldu.
Sinyalin olmadığı, görevlerin uzadığı…
Ama konuşamadığımız her an, bir şeyleri daha net düşünmeme neden oldu.
Ben de kararımı verdim.
Hastanedeki görev teklifini kabul ettim.
Doğu’ya gidecektim. Psikolojik destek birimi… travmalarla dolu bir coğrafya.
Başhekim kaşlarını çattı.
“Zor bir görev,” dedi.
“Zor şeyler,” dedim,
“büyütür.”
İmzamı attığım an içimde bir şey yerine oturdu.
Artık sadece bekleyen değil, yürüyen biriydim.
Annem vedalaşırken beni sıkıca sarıldı.
“Bu senin yolun,” dedi.
“Ve ben ilk kez korkmuyorum.”
Bu cümle, yıllardır duymak istediğim her şeydi.
Yola çıkmadan önce Demir’i aradım.
“Ben de gidiyorum,” dedim.
“Biliyorum,” dedi.
“Sana uygun bir yoldu.”
“Beni durdurmak istemedin mi?” diye sordum.
Sessizce güldü.
“Ben seni durdurmak için sevmedim,” dedi.
“Yanında yürümek için sevdim.”
Gözlerim doldu.
Görev yerime vardığımda hava keskin ve soğuktu.
Ama insanlar… sıcak.
İlk günüm zordu.
Hikâyeler ağırdı. Acılar sessizdi.
Gece barakada otururken telefonum titredi.
D: Yakınız.
H: Nereye göre?
D: Kalbime.
Gülümsedim.
Bir hafta sonra beklenmedik bir haber geldi.
Demir’in görev yeri değişmişti.
Haritaya baktım.
Mesafe…
azalmıştı.
Onu aradım.
“Tesadüf mü?” dedim.
“Hayır,” dedi.
“Plan.”
“Kim planladı?” diye sordum.
“Hayat,” dedi.
“Ve belki biraz da biz.”
Gece dışarı çıktım. Gökyüzü yıldız doluydu. Aynı gökyüzünün altında olduğumuzu düşündüm.
Mesafe hâlâ vardı.
Ama artık korkutmuyordu.
Çünkü şunu biliyordum:
Bazı yollar uzak gibi görünür,
ama aynı yöne gidenler için
her adım bir yaklaşmadır.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 4.5k Okunma |
293 Oy |
0 Takip |
45 Bölümlü Kitap |