4. Bölüm

Yasak Mesafe

Bluedaisy
bluedaisy.92

Demir’in odasından çıktığımda koridor bana her zamankinden daha dar geldi.

Sanki attığım her adımda görünmez bir çizgiyi ihlal ediyordum. Doktordum. O ise hastamdı. Bu kadar basitti. Öyle olmak zorundaydı.

Ama kalbim, mesafelerin kural tanımadığını çoktan kanıtlamıştı.

Öğleden sonra dosyaları incelerken adını defalarca yazdığımı fark ettim. Her seferinde elim duraksıyor, kalemimin ucunda ismi ağırlaşıyordu. Demir Korhan… Sanki yalnızca bir insan değil, bir sorumluluktu artık.

Nöbet arası çay almak için hemşire odasına geçtiğimde telefonum titredi. Ekranda tanıdık bir isim belirdi.

Emir.

“Hazel, Ankara’ya alışabildin mi?” dedi her zamanki koruyucu tonuyla.

“Alışıyorum,” dedim kısa bir gülümsemeyle.

“Yoğun ama iyi.”

“Yalnız kalma,” dedi.

“Biliyorsun, bu şehir insanı yorar.”

Söylemek istediklerimi yuttum.

Yalnız değildim aslında… ama bunu anlatamazdım.

Akşamüstü Demir’in durumu stabil görünüyordu. Kontrol için tekrar odasına girdiğimde pencereye dönüktü. Ankara’nın puslu akşamına bakıyordu. Üniforması yoktu ama duruşu hâlâ askerdi.

“Doktor,” dedi beni fark edince.

“Burada kalmak zorunda olmak garip.”

“Alışacaksınız,” dedim.

“Hastane de bir tür cephe.”

Gülümsedi.

“Burası daha sessiz. Ama tehlike farklı.”

Yanına yaklaştım. Bandajı kontrol ederken göz ucuyla beni izlediğini hissediyordum.

“Size bir şey sorabilir miyim?” dedi.

Başımı kaldırdım.

“Elbette.”

“Benden korkuyor musunuz?”

Soru, kalbimin tam ortasına düştü.

“Hayır,” dedim dürüstçe.

“Sadece… mesafeye inanıyorum.”

“Ben inanmıyorum,” dedi.

“Bazı mesafeler insanı daha çok yakar.”

Bir an sessizlik oldu.

Bu konuşma yanlış bir yöne gidiyordu. Geri çekildim.

“Dinlenmeniz gerekiyor,” dedim.

“Bu konuşmayı bitirelim.”

Bakışları sertleşmedi, ama derinleşti.

“Emredersiniz, doktor.”

O gece nöbet uzundu. Acil servisteki koşuşturma beni ayakta tutsa da aklım hep bir adım gerideydi. Bir askerin odasında, yarım kalmış bir bakışta.

Saat gece yarısını geçtiğinde alarm sesi yükseldi.

Demir’in monitörü düzensiz sinyal veriyordu.

Koşarak odasına girdim. Yatağın kenarında oturuyordu, yüzü solgundu.

“Başım dönüyor,” dedi.

“Ve… nefesim daralıyor.”

Kalbim sıkıştı.

Hızla kontrol ettim. Değerleri düşüyordu.

“Yatın,” dedim sert ama sakin bir sesle.

“Şimdi.”

Elimi tuttu.

Sıcak ve güçlüydü.

“Bir şey olursa,” dedi alçak bir sesle,

“bilmenizi isterim…”

“Susun,” dedim.

“Şimdi değil.”

Serumu ayarlarken içimde tek bir korku vardı:

Onu kaybetmek.

Dakikalar sonra durumu düzeldi. Elini bıraktığımda fark ettim; benim titremem geçmemişti.

“Beni kurtardınız,” dedi fısıltıyla.

Başımı salladım.

“Ben bunun için buradayım.”

Ama gerçeği kendime bile itiraf edemiyordum:

Ben onu kurtarmak istemiyordum sadece.

Onu… kaybetmeye tahammül edemiyordum.

O gece ilk kez şunu düşündüm:

Bu mesafe yasaktı.

Ama kalbim, bu yasağı çiğnemeye çoktan karar vermişti.

Bölüm : 22.01.2026 21:14 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...