
Sabah, Mardin’in taş evlerinin arasına usulca süzülürken güneş, Güney’in telefon alarmıyla birlikte odaya doldu. Gözlerini araladığında yüzünde istemsiz bir gülümseme vardı. Dün gece yaşananlar hâlâ zihnindeydi; Zümra’nın gözlerindeki heyecan, titreyen sesi, takılan yüzük…
Telefonuna uzandı.
Bir mesaj vardı.
Sözlüm:
“Günaydın… Dün geceyi hâlâ rüya gibi hissediyorum.”
Güney, mesajı okurken içini tarif edemediği bir huzur kapladı.
Sözlümbey:
“Günaydın güzelim. Ben geliyorum, hazırlan. Bugün seni ben bırakacağım demiştim 😉”
Güney hazırlanıp evden çıktı. Arabaya bindiğinde bir an durdu. İçinde, sebepsiz bir sıkıntı vardı. Son günlerde aileler arasındaki soğuk bakışlar, yarım kalan cümleler ve geçmişten gelen gölgeler onu rahatsız ediyordu. Ama Zümra’yı düşündüğünde her şey biraz olsun hafifliyordu.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.25k Okunma |
273 Oy |
0 Takip |
57 Bölümlü Kitap |