
Zümra, okulun bahçesinde Güney’i beklerken Baran’ın gölgesi üzerine düştü. Baran’ın bakışları bu sefer sadece öfkeli değil, aynı zamanda karanlıktı.
Baran: "Demek yüzükleri taktınız Zümra. Babamın ortağı olmanız beni durdurur sandınız ama yanılıyorsun."
Zümra: "Baran, lütfen git buradan! Babamla konuştun sanıyordum, her şey bitti. Ben Güney’i seviyorum, bunu kabullen artık."
Baran: "Hiçbir şey bitmedi. O taktığın yüzük parmağından çıktığında, Güney’in kim olduğunu öğrendiğinde yanıma geleceksin."
Zümra tam cevap verecekken Güney’in arabası okulun önünde durdu. Güney hızla arabadan inip yanlarına geldi. Baran, Güney’e nefret dolu bir bakış atıp hiçbir şey söylemeden oradan ayrıldı. Güney, Zümra’nın titrediğini fark etti.
Güney: "Yine mi o? Zümra, bu adam sana bir şey mi yaptı? Canını mı sıktı?"
Zümra: "Yok canım, sadece tebrik etti (!) ve gitti. Boş ver onu, günümüzü mahvetmesin."
Güney inanmamıştı ama Zümra’yı daha fazla germemek için üstelemedi. Birlikte yemeğe geçtiler. Ancak her ikisi de bilmiyordu ki; asıl fırtına Kara ailesinin evinde kopmak üzereydi.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.25k Okunma |
273 Oy |
0 Takip |
57 Bölümlü Kitap |