
Mardin’in dar ve dolambaçlı sokaklarında rüzgar bu gece her zamankinden daha sert esiyordu. Alaz, Bartu’dan öğrendiği gerçekler ve şirketten aldığı belgelerle artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini biliyordu. İçindeki tek ışık Efsun’du.
Alaz, gece yarısı Efsun’un evinin arka bahçesine, her zaman buluştukları o eski zeytin ağacının altına gitti. Efsun, elinde küçük bir valizle onu bekliyordu. Gözleri korkudan ve uykusuzluktan ağrıyordu.
Alaz: "Efsun, belgeler bende. Bartu bize yolu açtı. Eğer şimdi gidersek, güneş doğmadan bu topraklardan çıkmış oluruz. Ama bir daha asla geri dönemeyebiliriz. Hazır mısın?"
Efsun: "Seninle ölüme bile gelirim Alaz. Ama ailelerimiz... Babam bunu öğrendiğinde bizi yaşatmaz. Mardin’in her yerinde adamları var."
Alaz: "Güven bana. Bartu’nun arkadaşları sınırın ötesinde bizi bekliyor olacak. Bir süre izimizi kaybettireceğiz."
Alaz ve Efsun, karanlığın içinde sessizce Alaz’ın hazırladığı eski bir pikapa bindiler. Arabanın ışıklarını yakmadan, sadece ay ışığının rehberliğinde Mardin’in taş yollarında süzülmeye başladılar.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.25k Okunma |
273 Oy |
0 Takip |
57 Bölümlü Kitap |