
Zümra o gece gözüne bir damla uyku girmedi. Elindeki fotoğrafa bakıp durdu. Güney ve Bartu... Mardin’in karanlık sokaklarından birinde, gizli saklı ne konuşuyor olabilirlerdi? "Güney bana her şeyi anlattığını söylemişti," diye fısıldadı kendi kendine. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kararını verdi; bu şüpheyle yaşayamazdı.
Zümra, sabah erkenden Güney’in şirketine gitti. Güney, odasında dosyalarla uğraşırken kapının aniden açılmasıyla irkildi. Zümra’nın gözleri ağlamaktan kızarmıştı ama bakışları çok sertti.
Güney: "Zümra? Güzelim, bu saatte ne işin var burada? Bir şey mi oldu?"
Zümra hiçbir şey söylemeden telefonunu masanın üzerine koydu. Ekranda o fotoğraf vardı.
Zümra: "Bana her şeyi anlattığını sanıyordum Güney. Bu adam kim? Ve senin Mardin’in en büyük düşman ailesi olan Kara’larla ne işin var? Baran haklı mıydı yoksa?"
Güney’in yüzü kireç gibi oldu. Koltuğuna çöktü, ellerini yüzüne kapattı. Bir süre sessiz kaldıktan sonra derin bir iç çekti.
Güney: "Zümra, otur lütfen. Anlatacağım her şeyi. Bartu... Bartu benim çocukluk arkadaşım. Ama daha fazlası da var. O, Kara ailesinin sakladığı sırrı ortaya çıkarmaya çalışan tek kişi. Ben de ona yardım ediyorum."
Zümra: "Neden gizli saklı Güney? Neden bana söylemedin?"
Güney: "Çünkü bu düşmanlık sadece toprak davası değil Zümra! Senin babanla benim babamın asker arkadaşlığı bile bu sırrın bir parçası olabilir. Seni korumak istedim. Baran bu fotoğrafı sana gönderdiyse, amacı bizi birbirimize düşürmek."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.25k Okunma |
273 Oy |
0 Takip |
57 Bölümlü Kitap |