

YOrum yapmayı unutmayıınnnn
Gene bir sabaha daha merhabaa bu perdeyi kim açtı amk ya başım felaket derece ağrıyor .
Mal embesil içtin gece ayyaşlar gibi tabi ağrır acaba sarhoşken ne bok yedin kim bilir umarım bizi rezil etmemişsindir .
Iyyy dün ben sarhoş oldum dimi . Ayaklarımı yataktan aşşagı sallandırarak yavaşça kalktım hemen bir ağrı kesici içmem gerekiyordu. Safsak adımlarla odamdan çıktım içerden sesler geliyordu fakat seslerin hepsi birbirine karıştığı için kim konuşuyor çözememiştim. Mutfağa girip ilk önce kendime kahve yapmaya başladım. Kahve olurken bende dolaptan ağrı kesici çıkardım çeşmeden doldurduğum suyla birlikte içtigimde kahve makinesi de ötmeye başlamıştı . Üst dolaptan bir kupa çıkarıp kahveyi ona döktüm mutfaktanda çıktıktan sonra oturma odasına ilerledim . Odaya girdiğimde olduğum yerde bir kaç saniye kaldım .çünkü
Mesut ile emir oturma odasında bizim erkeklerle mükemmel bir sohbet içerisindeydi .
LAn bunların burda ne işi var amınakoyayım ve canım aptal kardeşim niye mükemmel bir hayranlıkla bizimkilere bakıyor . Bunca yıldır okadar şey yaptım bana böyle bakmadı .
"Hainn kardeş hemen balkondan atılmalı "
İçimdeki ses sonuna kadar haklıydı hain kardeş . Ve sana daha yazıklar olsun emir .
"Ne oluyor burda ?" Ortamda sorduğum soruyla herkes bana dönmüştü kanepelerden birine emir Bekir poyraz diğer kanepeye ise Ali Yavuz ve mesut oturmuştu . Büşra ise elinde bir kupa ile tekli koltukta oturuyordu . Kendimi diğer tekli koltuğa attığımda bir cevap bekliyordum.
" Bir cevap bekliyorum ? Mesut , emir ne işiniz var burda ."
" Ablacım söz verdin ya okulda söyleşi yapıcaktın bugün ha bizde emirle seninle geliriz diye düşündük . kötü mü yaptık hem senin böyle ekip arkadaşların varmış bize hiç bahsetmedin ."
" Birincisi gerek olsaydı söylerdim canım kardeşim ikincisi madem siz burdasınız melek nerde ve son olarak hain kardeşim sen yıllarca bana böyle bakmadın ne bu hayranlık ?" Sonlara doğru iyice kıskançlık barındıran sesim mesutun tırsmasına neden olmuştu
" Canım ablam bitanecik ablam ben senin ekip arkadaşlarını tanımak istedim sadece malum bu dönemde güvenemiyor insan ablamı yabana atamazdım değilmi ve ayrıca melek nezle olmuş yollamadı annem okula iyileşsin diye . "
" Peki bakalım öyle olsun peki saat kaç ?Geç kalmayalım " poyraz sorduğum soruyla bileğindeki saate baktı .
" On buçuk biz kahvaltı yaptık ama seni uyandırmak istemedik malum dün gece fazla kaçırdık bide senin sabah huysuzluğunla birleşince pek yanaşmadık ama tost yaptım sana ye öyle çıkın ."
Poyraz bana tost yapmıştı ,poyraz yapmıştı vay anasını ya bizim bilgecana bak sen maharetleri varmış da haberimiz yokmuş . Ben bunları düşünürken önleyemediğim gülümsemeyi hemen silmeye çalışmıştım fakat görmüştü . Benim güldüğümü gören poyraz iyice keyiflenmiş mutfağa ilerlemişti . O oraya gidince bende odama. Gidip hazırlanmaya başladım . Hızlıca giyinip saçlarımı at kuyruğu yaptım . Hafif bir makyaj da yaptığımda hazırdım . Son olarak parfümümü sıkarak odamdan çıktım . Oturma odasına geçtigimde herkesin kendi halinde olduğunu gördüm . Bekir telefon ile oynuyordu emir ile poyraz sohbet ederken Ali Yavuz ve mesutta ayrı bir sohbetteydi mesut aklına gelen sacmada olsa her soruyu soruyor Ali ile yavuzda her soruyu özenle cevaplıyordu . Orta sehpaya baktığımda tabakta tost ve yanında meyve suyu olduğunu gördüm. Eski yerime oturup kimseyi umursamadan iştahla tostumu yemeye başladım .
Oğlum yerim lan ben bu çocuğu sanayi tostu yapmış mükemmeldi kuru kuru gitmeyince meyve suyunuda içmiştim . Tostu bitirdiğimde peçeteyle ellerimi temizledim . Kafamı kaldırdığımda mesutla emir dışında herkesin sırıtarak bana baktığını gördüm niye bakıyorlar lan bana essek mi oynuyor
Hayvan gibi yedin ya tostu salak
Doğru amk ben hepsinin burda olduğunu görmezden geldimde gelmeseymişim keşke . En iyisi hiç bakmıyorlar mış gibi davranmak . Ayağa kalktıp pantolonumu düzelttim.
"Hadi bakayım düşün önüme kaçaklar okula götürelim sizi ." İkiside çantalarını sırtlarına alıp vedalaştılar .
" Bidaha görüşelim yavuz abi mükemmel bir insansın ." Yavuz gülümseyerek mesutun omzuna abi edasıyla sıktı .
" Olur aslanım konuşuruz gene "
Onlar dışarı çıkıp aşşagı indiklerinde bende topuklularımı giydim . Arkamı döndüğümde büşa kapının önünde beni bekliyordu. Elinde kendi silahı vardı
" Dikkat et bu Burak piçi sakin kalmayacak seninki almışlardır kesin bu yanında kalsın belli olmaz o pezevenklere seni seviyorem " büşraya sıkıca sarıldığımda bana karşılık verdi . Elinden aldığım silahı çantama attım . Ve aşşagı indim . Çocuklar arabanın önünde bekliyordu . Anahtarla kilitleri açtım onlar arkaya binerken bende şoför koltuğuna yerleştim
"Evet gençler hazırmıyız ?"
İkiside güldüğünde arabayı çalıştırdım ve yola koyuldum emir arabanın radyosuna bağlanıp şarkı acmıştı.
İKİ DORT İKİ DELİ KURŞUN GİBİYİZ HALEN , HALEN
BİZİ SOR NERDEN GELDİK AH BE BİRADER , BİRADER
SONU YOK YÜRÜDÜĞÜMÜZ YOLLARDA DİKENLER , DİKENLER
BU MAHALLE BU SOKAKLAR BİZİ BİLMEZ DİNLER ELALEM .
~birader ~
İkiside şarkıya ayak uydurduğunda bende onlara uydum . Sokaklar birer birer geride kaldığında bir sürü şarkı dinledik okulun önünde durdugumda arabayı park ettim hep birlikte arabadan indiğimizde öğrencilerin çoğu dışardaydı . Teneffüstü büyük ihtimal. Hep birlikte içeri girdiğimizde kapıda müdür bey karşıladı bizi.
" Seniha hanım hoşgeldiniz mesut geleceğinizi söylediğinde çok sevindik doğrusu ." Hafif bir tebessümle karşılık verdim adama orta yaşlıdan bir tık daha büyüktü ortalama kırk beş yaşlarında falandı .
" Sağolun teşekkür ederim . "
" İsterseniz odama geçelim söyleşinin başlamasına yarım saat var size bir kahve ikram etmek isterim ." Adamı kafamla onayladığımda çocukları arkadaşlarının yanına gönderdim ve müdür beyi takip ettim .
Çok büyük bir okul değildi ortalama bir mevcudu vardı taş çatlasın toplam yedi yüz kişi falandı okul koridorda kızlı erkekli gruplar sohbet ediyordu . Müdür beyin odasına geçtiğimizde tekli koltuklardan birine oturdum oda kendi yerine oturduğunda masadaki ankesörlü telefondan birini aradı .
" Kahvenizi nasıl içersiniz Seniha hanım ?"
" Orta lütfen " adam açılan telefonla konuşmaya başladı.
" İki orta kahve getir hemen odama " beyefendi deki laubalilik hat safada baksen . Adamla bir süre daha sohbet ettikten sonra kapı çaldı.
"Girr "
Orta yaşlarda bir kadın temizlikçi önlüğü ile içeri girdi elindeki tepsiyi ilk önce bana uzattı . Gülümseyerek kahveyi tepsiden aldım.
" Çok teşekkür ederim , zahmet oldu sizede " kadın söylediğim şeye çok mutlu olmuştu sanki . Müdür beye de kahveyi uzattığında müdür bey memnuniyetsiz şekilde kahveyi aldı .
" Az daha geç getirseydin Nazife bunun icinmi para ödüyoruz biz sana birde köpüksüz yapmışsın birde " müdür cık cıklayarak konuştuğunda bana gelmeye başlamışlardır.
" Abla sen burda ne olarak çalışıyorsun ayıptır sorması?" Kadın bozulan moraliyle bana döndüğünde tekrardan gülümsedim . Yüz hatları azda olsa anneme benziyordu .
" Temizlikçi olarak kızım ."
" Hmm peki sana iş sözleşmesi yaparken böyle getir götür işleri yapacağını söylediler mi ?"
"Hayır kızım" kadın konunun nereye gideceğini anlamazken ben müdür beye döndüm
" Müdür bey madem kahveniz köpüksüz ozaman kalkıp kendiniz yapmalısınız bunun için görevli dahi olmayan birini bu şekilde itham edemezsiniz . " Müdür bozulmuş bir ifadeyle kahvesinden bir Yudum aldı. Ben ise Nazife ablaya dönerek konuşmaya devam ettim
" Sağol Nazife abla kahve çok güzel görünüyor ama malesef içmeye eğim içmiş kadar oldum . Bana söyleşi yapılacak yeri gösterirmisin sana zahmet ." Kadın gülümseyerek kafa salladığında bende ayağa kalktım . Müdür beyle el sıkıştığımızda
" Başka zaman tekrar beklerim Seniha hanım bu olmadı ." Diyerek söze girdi.
" Eğer başka çalışanları kendinizden alt tabaka olarak görüp aşşagılamazsanız neden olmasın müdür bey . Tekrardan tanıştığımıza memnun oldum " dedim ve Nazife ablanın arkasından söyleşinin olduğu salona ilerlemeye başladık.
Salona girdiğimizde ablaya teşekkür edip içeri girdim . Büyük ihtimalle burası konferans salonuydu. Saate baktığımda söyleşinin başlamasına beş dakika vardı . Koltuklardan birine oturdum ve telefonuma bakmaya başladım . Yavaş yavaş öğrenciler içeri giriyordu . Her giren merakla bana bakıyor ve arkadaşlarına birşeyler söylüyordu. Kapıdan Mesut emir bir oğlan ve iki kız girdiğinde bakışlarımı onlarda sabit tuttum kızın bir tanesi mesuta heyecanla bir şeyler anlatıyordu . Mesutta onu ciddiyetle dinliyordu . Mesut beni gördüğünde kıza bir şeyler söyledi ve hepsi yanıma geldiler .
" Abla bak seni kimlerle tanıştırıcam , bunlar arkadaşlarım Elif , Zeynep ve Berke " demek mesuta bütün heyecanıyla birşeyler anlatan kızın adı elif
" Memnun oldum çocuklar ."
Zeynep dedikleri diğer kız söze girdi bu sefer .
" Vallahi mesutla emir sizden çok bahsetti . Bizde sizi çok merak ediyorduk tanıştığımıza tekrardan. Çok memnun olduk ."
Bende diyerek. Çocuklara gülümsedigimde onlarda arka taraflarda yerlerine oturdular . Her taraf dolduğunda bir kadın girdi içeri .
" Geç kaldığım için üzgünüm Seniha hanım çocuklardan birisi soru sorunca oyalandım . Songül ben bu okulun hem matematik öğretmeni hemde müdür yardımcısı yım size bugün ben eşlik edeceğim ."
" Memnun oldum Songül hanım ayrıca çok beklemediniz içiniz rahat olsun bende yeni geldim zaten ." Kadın en içten gülümsemesiyle bana bakıyordu.
" Madem öyle başlayalım isterseniz ha ."
" Tabiki " beraber kürsüye çıktık . Sahnede iki adet koltuk tipli sandalye vardı birine ben oturduğum da karşıma Songül hanım oturdu . Bilgisayarla uğraşan öğrenci ikimizde yaka hoparlörü verdiğinde yakama taktım . İkimizinde yönü aslında karşıdaki öğrencilere doğruydu. Ben yaka hoparlörünü yerine oturttuğumda Songül hanımda kendininkini takmıştı.
" Evet Seniha hanım öncelikle okulumuz adına size çok teşekkür ediyoruz bizi ve öğrencilerimizi kırmayıp katıldığınız için öncelikle sizi tanıyabilirmiyiz ?"
"Tabiki öncelikle merhaba çocuklar ben seniha aktaş 24 yaşındayım İstanbul adliyesi ağır ceza mahkemesi savcısıydım , ortalama 21 saat öncesine kadar çünkü ortalama 21 saat önce görevimden geçici olarak uzaklaştırıldım . Nedenini ne siz sorun nede ben söyleyeyim . Bu dünyada iyiler kadar kötüler de çok sizinle nerden mezun olduğum gibi saçma ve sıkıcı bir söyleşi yapmak istemiyorum daha çok soru cevap olarak ilerlemek istiyorum . İsterseniz siz kafanızdaki soruları sorun bende sizin sorularınıza cevap olayım ne dersiniz ."
Çoğu kişi tamam diyerek cevap verdiğinde bir kaç kişide parmak kaldırdı . İçlerinden bir tanesine söz verdim.
" Merhaba ben naz size sormak istediğim soru savcı olduktan sonra hep masa başımı çalışıyorsunuz yoksa görevlere falan gidiyormusunuz ?"
Naza gülümseyerek cevap verdim.
" Öncelikle memnun oldum naz sorduğun soru aslında tamamen kişiye kalmış bir soru örneğin ben sahada olmayı tercih ediyorum olay yerleri gibi farklı yerlerde görev alıyorum fakat bazı savcılar ise olay yerine bile gitmeden sadece masa başı iş yapıyorlar yani anlayacağın daha çok istek meselesi , peki başka soru ."
Arkalardan bir kız daha parmak kaldırdığında onada söz verdim
" Merhaba benim adım nare sorum şu kadın olarak böyle bir görevde çalışmak zormu ?"
" Elbette zor gün gelecek size kadın olduğunuzdan dolayı dava vermek istemeyecekler gün gelecek sizi kadın olduğunuz için aşşağılamaya çalışacaklar , banada çok yaptılar altımda giydiğim topuklu ayakkabı ile göreve mi gidilir diyenler oldu fakat hiçbirine cevap vermedim onların derdi kadın olmam değildi. Bir şeyleri onlardan daha iyi yapıyor olmamdı. Başarılı olmamdı , azimli , kararlı olmamdı aslında ben hepsine cevaplarımı aldığım davaları en iyi şekilde yürüterek verdim zaten ve ben kazandıkça onlar daha çok kinlendiler unutmayın çocuklar siz her nereye giderseniz gidin bu durum sizin peşinizi bırakmaz bir mimar olsanız yaptığın çizimleri kıskanırlar , mühendis olsanız yaptığınız binaları kıskanırlar , yani size diyeceğim şu sizi her yerde yıkmaya çalışan insanlar olucak siz her zaman onlarla laf dalaşına giremezsiniz bu bir çozüm yolu sunmaz çünkü . Siz en iyi cevabı yaptığınız işi en iyi şekilde yaparak verirsiniz ." Bu soruyuda cevapladıktan sonra bir kaç soru daha cevapladım fakat ikidir çantamda çalan telefonu artık açmam gerekiyordu . Telefonu çantamdan çıkardığımda bir sürü arama vardı. Albay ,büşa , yavuz ,poyraz , Ali ,Bekir defalarca aramıştı ve şuan Büşra tekrardan arıyordu . Songül hanımdan izin isteyerek salondan çıktım ve telefonu açtım .
" Efendim Büşra "
" KIZIM defalarca aradım seni çabuk bütün öğrencileri güvene al okula baskın yapılacak albay aradı az önce. Baskın yerini öğrenmiş senin çocukların lisesine yapacaklarmış hızlı ol Seniha bütün öğrencileri güvene biz geliyorux tamammı güzelim ." Telefonu hızla kapatıp içeri girdim . Herkes merakla bana bakıyordu içerdeki çantamdan silahı çıkarıp koşar adım müdür odasına ilerledim kapıyı çalmadan açtığımda müdür bey yerinde sıçradı onun bana sorduğu soruları umursamadan hoparlörü çalışırdım.
" Dikkat dikkat herkes beni dinlesin ve sakin olsun ben Seniha aktaş sizin deyimizle savcı şimdi dersteki bütün öğretmenlere sesleniyorum hm herkes konferans salonuna tekrar ediyorum herkes konferans salonuna öğretmenler tek bir öğrenci kalmayacak tekrar ediyorum konferans salonu ."
Hoparlörü kapatıp müdüre döndüm.
" Müdür bey şimdi beni dinleyin bu okula baskın yapılacak ekipler buraya yönlendirildi fakat onlardan önce buradan olmaları çok yüksek ihtimal sizde hemen konferans salonuna inin ve kapılarını kitleyin "
Dedim ve odadan hızla çıktım . Herkes konferans salonuna koşuşturuyordu . Herkes aşşagıya inerken kapıdan silah sesleri gelmeye başladı.
Gelin bakalm amcık beyinliler burdakilerden birinin burnu bir kanasın sizi yerin yedi kat dibine gömmessem neyim
Herkes silah sesleriyle çığlık atmaya başladığında bende hızla kapıya ilermeye başladım . Onları bizimkiler gelene kadar oyalamam gerekiyordu . Giriş katına indiğimde bir sürü olduklarını gördüm çogu bahçedeydi ve içeri giriyorlardı silahımın emniyetini açtım ve sessizce ilerledim . Canım kendim ne olur ne olmaz diye arabadaki yedek şarjörü çantama atmıştım ve şuan cebimdeydi .
Bir dakika koridorun diğer tarafında bir kız vardı gidememişti . Terörist onümu gördüğünde silahını kaldırdı tam ateş edecekken diğer taraftan ben ateş ettim . Teröristler beni gördüğünde bana doğru sıkmaya başladılar . Kız ise o arada kaçmayı başarmıştı. Ben ise yavaş yavaş geri çekilerek onları yukarı çekmeye çalışıtım aşşagıya gitmemeleri lazımdı ve şuan bahçedekilerin de çoğu okuldaydı ve peşimdeydi . İt sürüsü mübarek sık sık bitmiyordu. Birincı şarjörü bitirdiğimde güzel bir sövüp ikinci şarjörü taktım. Ve itlere sıkmaya devam ettim hadi be kızım nerde kaldınız bir süre daha çatıştıktan sonra ikinci şarjör de bitmişti kahretsin .
Onlardan da silah sesleri kesildiğinde yavaşca bana doğru gelmeye başladılar .
Sonra birden birşey oldu.
Tekrardan silah sesleri gelmeye başladı .gelmişlerdi. sonunda be.
Bir süre sonra yanımda Büşra belirdi işte benim tanıdığım kızım be siyah takımı siyah çelik yeleği . İle çatışarak karşı taraf taki duvara sindi . Ve karşı taraftan bana şarjör ile susturucu fırlattı . teröristler zaten susturucularla çalışıyordu fakat bende yoktu ve fazla gürültü çıkarıyordu bu durum aşşagıdaki öğrencileri kötü etkilerdi . Hemen şarjörü ve susturucuyu takıp çatışmayadevam ettim . Büşra donüp seslendim.
" Bekiri konferansa yolla hepsi orda ."
Kafasıyla beni onaylayıp telsizden seslendi. Bende çatışmaya devam ettim bu kattakiler bitmişti . Büyük ihtimalle herkata dağılmışlardı. Büşra telsizle konuşup yanıma geldiğinde bana bakıp bir hasar kontrol yaptı.
" İyisin değilmi?
" Ben iyiyimde çok kalabalıklar "
" Tamm halledicez yapacak bişey yok hadi diğerlerine yardım edelim . Biz merdivenlerden ilerlerken bir teröristte yukarı çıkıyordu. Onada sıkarak devam ettik .aşşagı indiğimizde bu katta poyraz vardı sadece hemen koruma ateşi açarak büşranın yerine geçmesini sagladım ve aşşagıyı göstererek devam ettim onlar orda çatışırken alt kata ilerledim önüme çıkanları bir bir indirdim ve kata geldim . Bu katta yavuz vardı . Lan bu bu Bekir aptalı nerde diye düşünüyorumdumki bana kahkaha attıracak bir şey oldu . Okulun hoparlöründen şarkı çalmaya başladı. Ulan Bekir ulan Bekir yavuz beni görür görmez koruma ateşi açtı ve bende onun karşı duvarına hızla sindim . Bana dönüp hızla hasar kontrol yaptı. Annah tamam iyiyiz işte Allah Allah onunla beraber çatışmaya başladığımızda bitecek gibi değillerdi bittikçe yenisi geliyordu sanki. Bir yandan bekirin açtığı pop çalıyordu .
Acılarım heveste günes açar aheste
Bı kapalı kafesteyim
Topu topu bı deste iki nota bı besteyim .
Seni çöpe atacağım poşte yazık
Bı sigara yakacağım ateşe yazık
Ben o nazı çekemem günaha giremem .
Sen bu kızıl ötesi yaralı müzesi hareket edemem
Biz hala çatışırken yavuzun telsizinden bir ses geldi . Beynimi hoplatacak bir ses.
" Komutanım saldırı altındayım öğrencilerin olduğu salona girmek üzereler destek gerek. Acilen destek gerek ." Bu sesi duymamla hızla yerimden çıktım ve çatışarak ilerledim yavuz küplere binmişti . Arkamdan bağırıyordu fakat beni ölesiye korumak için de ateş açıyordu. Aşağı hızla indiğimde Ali de ölesiye çatışıyordu fakat konferans salonunun kapısı açtıktı. Allah kahretsin . Hızla konferans salonuna ilerledim . Ali ise beni görür görmez koruma ateşi açtı.
İçeri girdiğimde beynimden vurulmuşa döndüm teröristlerin bir tanesi mesutun bir tanesi emirin başına silah dayıyordu . Diğer bir tanesi ise Elif'i tutuyordu . Mesut kendi kafasına silah dayanmamıs gibi Elif'i bırakmaları hakkında teroristlere sovuyordu. başlarında sahnede yüzü kapalı olmayan birisi vardı.
Abbas . Elinde silahı sırıtarak izliyordu Bütün olanları, beni görmesiyle sırıtışı daha da büyüdü.
" Op savcı hanım hoşgeldiniz bizde sizi bekliyorduk da bu kardeşiniz size ne kadar benziyor maşallah . Hiç aratmadı yoklugunuzu ."
" Senin derdin bizimle Abbas bırak çocukları . "
" AA öyle deme savcım ben çocukları çok severim . " Abbastan bakışlarımı çekerek çocuklarda hasar kontrol yaptım .
" Merak etme savcım yapmadım hiçbirine birşey özellikle seni bekledim ." Abbası görmezden gelerek meusta döndüm
" Mesut sakin ol birşey olmayacak tamammı hepinize söylüyorum çocuklar sakin olun ."
Ben bunları söylerken abbasın kahkahası duyuldu .
" Bir dakika gözlerim yaşardı . Ne güzel bir tablo degilmi çocuklar ." Diyerek diğer teröristlere döndü hepsi piç piç sırıttığında iyice şartellerim atmıştı.
" Ne istiyorsun Abbas söyle." Sorduğum soruyla daha çok güldü.
" Zeki bir kadın olduğunu hep duymuştum savcı . Ama bu kadarı cidden gözlerimi yaşarttı. "
'" dolandırma lafı Abbas söyle sahibin ne istiyor konuş ." Abbas sahibin lafına sinirlenmiş sahneden inerek dibime gelmişti. Ben ise kafasına silah dayamıştım benim silah dayamla öğrencileri tutan teröristler silahlarını onlardan çekip bana doğrulttular .
" Seni istiyor savcı seni istiyor sadece seni ."
" Tamam bırak buradaki herkesi geleceğim seninle " benim bunu dememle mesut bağırmaya başladı.
" SAKIN RAHAT BIRAK LAN ABLAMI orospu çocugu yüregin varsa gel teke tek alayım boyunun ölçüsünü varsa yoksa o belindekine güveniyorsun piç herif " Mesut bagırmasıyla teröristlerden biri mesuta tam yumruk atacak iken bagırdım
" SAKIN SENİN BELANI SİKERİM OROSPU ÇOCUGU SAKIN . İSTEDİĞİNİZ ŞEYİ ALMAK İSTİYOR İSENİZ BURDAKİ KİMSENİN BURNU DAHİ KANAMAYACAK ANLDINIZ MI BENİ ." Benim bağırmamla adam durmuştu Abbas ise ben demiştim der gibi gülmeye başlamışti
" Ne dedim ablasının kopyası sabahtan beri şu elifmiydi neydi onu aldık diye nasıl bağırıyor bir görsen üff . " Abbas konuşurken mesut tekrar bagırdı .
" Abl-" demesine kalmadan kafamda metal bir şey hissettim , bir silah
" Ee savcım şimdi iki türlü de benim elimdesin kim kurtaracak seni o çok sevdiğin büşramı ah yada yavuz du değilmi , sahi bir şeyi merak ediyorum savcı siz cidden eskiden demi.beraber Diniz hatta yavuzla sevgiliymissiniz ama ne yazikki sevgili babacığın ölünce o da seni terk etmiş . Ne kadar üzücü degilmi . Cidden bu kadar gurursuzmusun savcı . Seni yıllar önce babanın yasındayken terk eden birini tekrar mı aldın hayatına ne traji komik. Degilmi çocuklar " diyerek tekrar güldü Abbas bu sefer mesut sesini çıkarmadan yere bakmaya başlamıştı. Tam o sırada içeri bizimkiler girdi . En önde yavuz arkasından poyraz Büşra Ali ve son olarak Bekir hepsi silahlarını doğrultmuş tu göxüm Yavuz'a tekrar döndüğünde bana bakıyordu . Sanki her an yara alabilecekmişim ellerinden kalabilecekmişim gibi bakıyordu gözlerini gözlerime sabitledigimde arkamdakini gösterdim onu indirse herkes birini vururdu başıyla çok hafif kimsenin anlamayacağı şekilde salladı.
"Oo binbaşı ve ekibi gelmiş ya hatta deli komiser de burdaymış bizde tam sizi bekliyorduk." O konuşurken ben. Büşraua bakıp emirin başindaki adamı gösterdim hafifçe başıyla beni onayladığında poyraza döndüm. Bu sırada yavuz Abbas'a cevap veriyordu
" Abbas senin derdin benim piç herif bırak herkesi gel adam gibi çatışalım ." Yavuz abbası oyalıyordu aslında ben herkese haber vereyim diye bu sefer poyrazla göz göze geldim ona öğrencilere doğru silah tutan adamı gösterdiğim de baş salladı aynı yavuz gibi gözlerim yanındaki aliye kaydı en çok o yorulmuştu . Belli onunlada göz göze geldigimde ögrencilerdeki diğer adamı gosterdim. Cevap vermeden bekire geçtim bana bakıyordu bekiri hayatım boyunca hiç bu kadar ciddi görmemiştim . Kaşları çatık . Gözleri kartala dönmüş gibi kısık tı. Bana bakıyordu yavuz gibi değil di ama sanki oda ellerinden kayacakmışım gibi bakıyordu. Ona baktığımı farkedince gözlerime baktı onunki en önemlilerinden bı tanesiydi benim için Mesutu gösterdim gizlice anladı ne yaptığımı aynı yavuz poyraz ve Ali gibi baş salladı. Ben halen Abbas'a doğrulttuğum silahımı indirmemiştim . Yavuz'a tekrardan baktığımda yavaşca kafamı tamamdır şeklinde salladım Abbas tam o sırada bana bakmış ve kaşları çatılmıştı.
" NE İS karıştırıyorsunuz lan siz " demesiyle yavuz arkamdaki kişiyi poyraz öğrencilerden birini büşra emirin başındakini Ali diğer öğrencilerdekini Bekir ise mesutun başındaki adama sıkmıştı bunlar sadece bir saniyede olmuştu . Herkes görevini bilmiş harekete geçmişti fakat olmaması gereken bir şey vardı . Vücumdaki delik gibi birşey mesela ne ara kim tarafından vuruldum daha anlamayamamıştım diz üstü yere çöktüğümde yavuz hemen başımı dizlerimin arasına almış üstümdeki ceketi çıkarıp tampon yapıyordu bir yandanda etrafa emirler yağdırıyordu.
"POYRAZ AMBULANS NERDE KALDI . ".
" Y-Yavuz " sesim artık fısıltı gibi çıkıyordu.
" Yorma kendini güzelim bak gelicek ambulans tamammı gitme yalvarırım gitme seniham lütfen ben sensiz yapamam sen bensiz nasıl yaptın bilmiyorum ama yalvarırım çok pişmanım gitme seniham yalvarırım " ve tam o an yanağıma birşey düştü . Bir damla gözyaşı . Yavuz ağlıyordu.
"A-a-ağlama " sesim artık yok denecek kadar azdı herkes burdaydı başımdaydı mesut büşra emir Ali poyraz bekir hepsi başımdaydı fakat artık bilincim kapanmak üzereyken son duyduğum şey ismimin haykırılmasıydı
"SENİHAAAAAAA"
BİTTİİİİİİİ
Huh ne bölümdü be yazarken yaşamış gibiydim
Nasıl olmuşşşş
oy atın lütfenn olurmu
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |