

Devam keeee.....
Arabayı son sürat hasteneye sürdüm Ali'yi beklemeden kapıyı kapatıp hastaneye girdim senihanın odası üçüncü katta olmalıydı. Asansöre binmek yerine hızla merdivenlere tırmandım . Etrafımdaki calişanlara çarparakta olsa Koca adımlar ortalama on saniyede odanın önüne getirmişti beni .
Kapıyı açmak istiyordum ancak başladığımız yere geri dönmeye korkuyordum. Birkaç saniye bekledim, sadece cesaretimi toplamak istedim fakat ben daha cesaretimi toparlayamadan kapı karşı taraftan açıldı. Karşımda başı eğri bir poyraz vardı
beni görünce duraksadı, sadece kafasını milim olarakta olsa sağa sola salladı . Bu içerdeki şeyin hiçte hayra alamet olmadığını söylüyordu. Kapıdan çekildi yavaşça anlaşılan beni yalnız bırakmayacaktı . Bıraktığı boşluktan geçince içeri baktım .
Göz göze geldik ...
Seniha gözlerinden ateş fışkırırcasına poyraza bakıyordu . Sonra kafası bana döndü. İlk önce anlamlandıramadı . Yavaşça gitti gözlerindeki öfke yavaşça yerini hüzün aldı
söndü gözleri
ateşin yerini gözyaşı aldı .dünya böyleydi insanlar yaşarlardı sonrada ölürlerdi fakat bazen bazı insanlar birileri yaşasın diye ölürlerdi ama benim en iyi bildiğim şey şuydu ölmekten daha beter şeylerde vardı .onca işkence çektim, düşmanın elinde onca dayak yedim .birinden bile pişman olmadım keşke konuşsaydım deymezdi bu çektigim demedim . Ama ölümden beter olan o şey karşımdaki kadının bana aynı anda hem nefretle hemde hüzün ile bakmasıydı onca işkenceyle eş değerdi .bedenimde değildi işkence ruhumdaydı .
"Seniha ."
" Çık dışarı "
"Seniha beni bir dinle "
"SANA ÇIK DIŞARI DEDİM "
"bende çıkmayacagım dedim "
"CIK YOKSA POLİSİ ARARIM "
" Ara sıkıyorsa alsınlar beni buradan."
Senihada devam keee...
allahım lütfen kabus olsun lütfen kabus olsun lutfen
ortalama bir yarım saat önce uyanmıştım ve görmeyi beklediğim yüz kesinlikle iki tane andaval değildi . Bu herifler seneler sonra hangi yüz ile buraya gelmişlerdi . Bekir ile poyraz benden özür dilemeye ve durumu açıklamaya çalışınca daha çok sinirlenmiştim . Onca sene sonra hiçbisey yokmuş gibi davranamazlardı hem kafam çok ağrıyordu .ve kesik kesik görüntüler gözümün önüne gelip gidiyordu en son hatırladığım sadece bedenimdeki boşluk yani anladığım kadarıyla kurşun hissiydi . Ordan sonrası ve sanırım baya bir öncesi beynimde yok derecedeydi .
Poyraz ile bekiri tam odadan kovmuşken o geldi
Yavuz Araf zadeoğlu
yavuzum ...
Kimbilir şimdi kimlerin Yavuz'u olmuştur .
Değişmişti ...
Onu en son gördüğüm de sakalları yeni çıkmaya başlamış bir delikanlıydı. Şimdi ise sakalları kesilmişti titizdi bilirdim. üstünde lekeli bir tişörtü bile tutamazdı
o zamanlarda bile sakala tahammülü olmazdı. Şimdide yoktu sanırım. Büyümüştü , ozamanda çelimsiz değildi ama şuanda tam bir dağ ayısına dönüşmüştü.
Beni bırakıp giden dağ ayısı.
Asıl öfke şimdi esir alıyordu bedenimi . Gene kendinden emindi asla geri adım atmıyordu.
Polislerin bile gelip onu alamayacağını söylüyordu. Madem onu alamıyorlar biz gideriz
bu işin aslını albay dan öğrenmeliydim .bana ne olmuştu bilmiyordum neden vuruldum bilmiyordum ama şuanda büşraya bile kızgındım . En son hatırladığım şeylerden bir taneside Büşra ile kavga edişimizdi .(Ortalama bir sene öncesi ) Ve lanet olsunki sebebini hatırlamıyordum.
" Çıkın odadan üstümü giyineceğim"
" Bu halde hiçbir yere gidemezsin yeni çıktın ameliyattan" gene konuştu dağ ayısı
" SİZE ÇIKIN DIŞARI DEDİM " Hepsi benim artık vazgecmeyecegimi anlayacakki annem dışındaki herkes yavaş yavaş dışarı çıktı . En son yavuz kaldığında bana yalvaran gözlerle bakıyordu .bişey anlatmak istiyordu gözleri .neydi o anlatmak istediği anlayamadım ama oda bir kaç saniye durduktan sonra arkasından kapıyı kapatarak çıktı.
Annem yavaşca dolaba ilerledi içeriden küçük bir çanta çıkardı. Ardından içerisindeki eşyaları . konuşmuyordu soru sormuyordu . Ve bu beni deli ediyordu . Benim annem herzaman soru sorardı .şimdi neden sormuyordu.
"Neden konuşmuyorsun anne ?" cantadan kaldırdı başını çok güzel gülümsedi. Benim annem herzaman çok güzel gülümserdi . Onun gülümsemesi bütün dünyayı gülümsetecek cinstendi
" Ne konuşayım?"
" Ne biliyim anne herzaman soru sorarsın kim onlar de neden bu kadar öfkelisin de ayağa kalkmaman gerek niye gidiyorsun de ne biliyim konuş işte."
" Senin gönlüne ateş tohumları serpilmiş bakışlarından anlarım ben kızım hem ayrıca onlarda kötü insanlar değil seni buraya onlar getirdi saatlerdir de senin ameliyattan çıkmanı bekliyorlar o en son gelen adı yavuzdu sanırım koskoca adam ameliyat hanenin kapısının önünde ağladı ama sen ne yapıyorsan arkandayım kızım ha gönlüm razı değil bu şekilde çıkmana ama napıp edip buradan çıkacağını da biliyorum en azından ben senin arkandayken çık ta gözüm arkada kalmasın ," annemin bu sözlerinden sonra ne ben nede o konuşmuştu hala yürürken zorlanıyordum fakat giyinmiştim . Odadan çıktığım da koridorda kimse yoktu hava yağmurluydu yağmurluğu üzerime giyindikten sonra hastaneden çıkış yaptım. Arabam burada değildi etrafıma bakınırken onları gördüm hepsi hastanenin bir köşesinde hararetli şekilde konuşuyorlardı . Konuşsunlar bakalım tam yoluma devam edecekken Bekir ile göz göze geldim . Bana şaşkın gözler ile bakarken ona sus işareti yaptım ve yoluma devam ettim . Büyük ihtimalle arkamdan gelecekti şansim vardı ki hastanenin hemen dibinde bir taksi durağı vardı hızlı adımlarla ilerlemeye çalıştım fakat dikişlerimin patlama ihtimalinden hızlı yürüyemiyordum taksi durağında ki rastgele bir taksiye bindiğimde abi şoför koltuğunda idi . Abiye sürmesini söyledikten sonra arkama yaslandım dikişlerim acıyordu umarım patlamazdi kürkçü dükkanına döner gibi hastaneye geri dönmek istemiyordum . Adam benden yol tarifi istediğinde ona albayın yerini tarif ettim . On beş dakika icinde taksici abi beni albayın spor salonuna benzer garib mekanına getirmişti . Araçtan inip abiye ücretini ödedim. Hızla içeri girdiğimde albay masasında birşeyler ile uğraşıyordu .kafasını kaldırmmaıştı . Deli biliyordu geleceğimi.
"Hoşgeldin savcı"
"Hoş gelip gelmediğimi senden duyacağım albay ." Kafasını gene kaldırmadan gülümsedi .
"Bana ne oldu herşeyi anlat hiçbirşey hatırlamıyorum?"
" En son hatırladığın şey ne savcı?"
" En son büşra ile kavga ettiğimizi hatırlıyorum şu mafya vardı bir tane Hamit Altıntop muydu neydi onun davasındaydim ordan sonrası yok "
" Yani ortalama bir sene kayıp ."
Albayın keyfi daha çok yerine gelmişti . Bu durumdan memnun gibiydi.
" Hayırdır albay niye mutlu oldun sen ?"
" İstediğim kıvama gelmiş sinde ondan savcı bu itler geldi geleli senin yörüngen şaşmıştı yumuşamıştın bu halin daha iyi hırslı eliyle sandalyeyi göstedi
" oturmazmısın ." Gösterdiği yere oturdum ve konuşmaya başladık
...
Albayla iki saatten fazla konuştuk bana olan biten herşeyi anlattı . Önüme dosyalar koymuştu herbiri Ciwan itinden ipucular taşıyan dosyalardı . Herbirini tek tek inceledim bu ciwanin bir sağ kolu olduğunu söyledi albay ismi abbastı fotoğraflara Göre biraz iri yarı bir adamdı . Bu Abbas genellikle gece kulüplerinde yer alıyordu son alınan bilgilere göre Ciwan Suriye'de bir yerdeymis . Onun yerinede gece kulüplerine de abbas bakıyormuş albayın muhbirlerinden biri o gece kulüplerinden birinin yerini bulmuştu . Dosyaları üstü üste toplayarak ayağa kalktım .
" Seni arayan olursa buraya hiç gelmedim albay ." Albay gene güldü . Amk bu adamda habire gülüyor he ne var suratımda ben anlamadım. Albaya hayırdır şeklinde kafamı sallayınca Başını boydan boya cam olup dışarıyı gösteren yeri gösterdi oraya döndüğümde Yavuz'u gördüm . Elinde sigarayla beni bekliyordu .
Elindeki sigarayla yüzümdeki salak gülümseme yerini öfkeye bıraktı.
"Sağol albay "
" Görüşüz savcı "
Garip mekanı arkama bırakarak ana yola doğru ilerledim .
Ne sırf beni bekledi diye onun la gidecek halim yoktu taksiye binip , eve gitmem üstümü değiştirmem ve gece kulübüne gitmem gerekiyordu . Abbas beni tanıyor olabilirdi . Bu yüzden farklı hazırlanmam gerekiyordu ve hızlı olmazsam yetişemeyebilirdim. Kaldırımda durup taksileri çağırmaya çalıştım. Bitanesi durunca hızla ona bindim fakat araç hareket etmedi .
" Abi ilerlesene "
" Bacım görmüyonmu öndeki araç önümüzü kesti "
Aradan ileriye bakınca yavuzun arabadan inip buraya geldiğini gördüm . İnatla sınır çizgilerimde geziniyordu askeriyede bı söz vardı
operasyonların Bazıları sınır dışı olduğundan onlarla yürütürdük operasyonu asker telsizleri açık olduğunda bazılarına şahit olurdum
.ölüyü çok yıkarsan osururdu ...."
Kuccuk bir anektot .....
Taksiden inerek hızla Yavuz'a doğru yürüdüm . Aramızda bir adımlık mesafe varken hiç beklemeden öfkeyle bir tokat attım . Sağa yatırdı başını bir kaç saniye bekledi .
Okadar hak etmişti ki bunu onu senelerce beklemiştim senelerce şimdi hiçbirşey yokmuş gibi devam etmemi bekliyordu albayın dediğine göre ben vurulmadan önce operasyonu birlikte yönetiyormuşuz . Ve ben. Onları affetmişim öyle demişti. . fakat ben affettiğimi hatırlamıyordum ve şuanda onlara karşı nefret edercesine öfke doluydum. Elimden geldiğince bu operasyonu tek başarmaya çalışacaktım . Biliyordum zordu ama onlarla beraber olacağıma mezara girerdim daha iyiydi . Albayın sevindiğini şey buydu içimdeki öfke topu tekrardan alevlenmisti kör alev gibi bütün bedenimi sarmıştı .
" Bu anlaşma burda biter binbaşı operasyon burda son buldu sen ve ben birdaha birlikte olmayacagız anladınmı ben dünyada bir tek sen kalsan seninle olacağıma kafama sıkarım daha iyi , anladınmı beni şimdi çekil yolumdan başarmam gereken bir görev var ." Önce kaldırdı kafasını gözlerimin içine baktı ,derinlere baktıkça baktı . Yavaşca çatık kaşları düzeldi alnındaki damarlar sakinleşti o yanagındaki gamzeler belli olmaya başladı .
Güldü.
Albay gibi.
Sikecegim ama neye gülüyorlar bunlar .
" Emredersiniz başkanım yönetim sizin ."
" Ne yönetiminden bahsediyorsun sen anlaman kıtmı binbaşı bundan sonra tek başımayım dedim ekibini de al hangi sıçan deliğinden geldiysen geri gir ." Bir adım attı bana doğru sonra bir adım daha aramızda nerdeyse hiç mesafe kalmamıştı . Geri gitmedim aksine daha da dikeldim neredeyse göğüs hizasındaydım . Uzundu genişti .
Dağ ayısı dememin hakkını veriyordu.
" İstediğin yere git seni tutmam ama şunu bil Seniha sen nereye gidersen iki adım arkanda ben olacağım . İstesende bu operasyonu beraber yapacağız . İster iste ister isteme ." Dedikleri beni yerime mıhlamıştı . Tekrar gözlerime bakıp gülümsedi ve gerisin geri çekildi arabasına doğru . bindi arabasına açtı yolu
Kendime gelmeye çalışım birkaç saniye .
Sakin ol sakin ol sakin ol
Geri döndüm, taksiye bindim abiye adresi verdikten sonra geri çekildim . Kafamı toplamam lazımdı düşündüm düşündükçe kafayı yiyecek gibi oldum .karar verdim bu iş bitene kadar bu konuyu düşünmeyecektim . Taksici bir süre sonra evimin önünde durmuştu . Taksiciye parasını ödedikten sonra .eve girdim hazırlanmam gerekiyordu . Abbas büyük ihtimalle beni tanıyordu . Ama aldığım eğitimlerden birtanesi de çok iyi kılık değiştirebilmekti .
Hadi bakem gösterelim hünelemizi . Odama girdiğimde yatak başlığındaki kasayı actım. İçindeki sahte kimlik ve bir peruk aldıktan sonra geri kapattım ve hazırlanmaya başladım .
....
Valla eski ben yeni beni görse bı tu tü tü maşallah çekerdi yani
Taş gibi oldum kız ateş ediyorum . Aynı alev gibi .
Ben alev
Alev soykıran
Butik işletiyorum yalnız yaşıyorum istanbul doğumlu 27 yaşında güzel taş bir hanım efendiyim .
Son olarak ağır bir parfüm sıktıktan sonra saate baktım. Bar muhtemelen yeni açılmış olmalıydı .arabamla oraya gidemezdim oyuzden taksi çağırdım . Adresi verdikten sonra beklemeye başladım . Planım gözlerimin önünden akıp gidiyordu . İşin sonucunda abbası alıcaktım fakat bu iş sıkıntıda olduğundan büşraya kısa bir özet geçerek buraya gelmesini ve kimseye birşey soylememesini söyledim. Taksi şoförü konumda durduğunda ücreti ödeyerek araçtan indim kapıda iki koruma vardı
dışardaki disko topunun renkleri dışarıya kadar uzanıyordu . Seslerde renkleri aratmıyordu doğrusu . Anlaşılan baya kalabalık bir mekandı .içeriye girdiğimde yanılmadığım burnuma gelen buram buram ter kokusuyla anladım
İğrençti .....
Etrafa göz gezdirdiğimde Abbası göremedim muhtemelen henüz gelmemişti. Bar tezgahının olduğu bölüme ilerledim ve yüksek sandalyeler sen birine otudum . Barmen bana dönerek ne istersiniz diye sordu.
" Viski alayım " barmen içeceği hazırlayıp önüme koymuştu . Fakat ben içeceğe elimi bile sürmemiştim .üzerimdeki kırmızı saten elbise ile dikkat çekmemem imkansızdı yada ben öyle sanıyordum eğer öyle olmaz ise başka bir yol denemem gerekecekti . Biraz daha bekledim içeriyi gözlemledim .
Bir kaç koruma duvarların diplerindelerdi . Tam karşımda bir koridoar vardı lavabo olabilirdi fakat lavabo olabilmesi için fazla uzundu muhtemelen arka krokide gördüğüm arka çıkış kapısıda oradaydı . Üst tarafta loca yoktu ve işin en iyi tarafı bu barda kamerada yoktu . Kimse beni izleyemezdi odağımı etraftan alarak kapıya döndüm Abbas içeri yeni giriyordu . İlk başta etrafa bakındı tek tek herkese bakmaya çalıştı . gözü bara döndüğünde beni gördü ilk yüzüme bakmadı vücudumu süzdü .
Piç herif diye geçirdim içimden ancak bu benim işime gelirdi . Gözlerine baktım kafamı hafifçe yana kırdım ancak fazla bakmadan önüme döndüm merak etmeliydi .gelmeliydi önüme döndüm ve viskiden çok küçük bir yudum aldım . Yanımda hareketlilik hissettigimde o tarafa döndüm
Bingoo
Abbas yanıma gelmişti. Barmene dönüp konuşmaya başladı.
" Bu güzel hanımefendi hangisini içiyorsa aynısından getir . " Yapılı bir adamdı . Abbas ite benziyordu . Tam bir it bu sefer bana dönerek kendince çapkın gülümsemesini yüzüne yerleştirdi
" Bu güzel hanım efendiyi buralarda ilk defa görüyorum." Şuan suratına bir tane koyma isteğim vardı fakat bir kenara koymalıydım bu isteği.yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirdim
" Evet ilk defa geldim daha doğrusu kafa dağıtmak için önüme çıkan ilk yere girdim. Şansa burası denk geldi, siz müdavimi siniz sanırım buranın ?" Adam kendini övecek yer bulduğu için daha çok sırıtarak devam etti.
" Sahibi sayılırım buranın sahibi abim olur beğendinizmi mekanımızı "
Sanki mekana hiç bakmamış gibi tekrar etrafta gezindi gözlerim .
" Çok güzel bir mekan sanırım artık sık sık gelirim nede olsa bir nedenim oldu gelmek için ."
"Ne gibi bir neden ?"
" Sizin gibi bir neden böyle bir beyefendiyi tanıdıktan sonra sık sık gelmek isterim doğrusu "
Yürü be kızım yalnız ben atlı gibi aldım gidiyorum hadi hayırlısı
"İsterseniz size mekanı gezdirebilirim fakat bana adınızı bahşetmeniz gerek .
Sahi bu güzel hanım Efendi'nin ismini ogrenebilirmiyim ?""
" Tabiki ismim alev peki ya sizin isminiz ?"
"Abbas ismim Abbas "
"isminizi de öğrendiğime göre alev hanım size mekanı gezdirmemi istermisiniz ?"
" Çok memnun olurum Abbas bey "
Elime içki bardağını alarak ayağa kalktım Abbas yanımda yerini alarak yürümeye başladı ilerideki koridora ilerliyorduk büşra muhtemelen arka bahçede yerini almış olmalıydı . Abbas bir süre sonra bir kapıyı açmak için önüme geçtiğinde etrafa bir göz gezdirdim kimse yoktu . Elimdeki içki bardağını kafasında patlattığımda resmen üzerime yığılıyordu ki zor toparladım . Geldik fasulyenin faydalarına ben bunu nasıl taşıyacagım dışarıya kadar tek başına imkansızdı çantamdan telefonu çıkararak büşrayı aradım .
" Nerdesin "
" Jdnxmxjx abbası bayılttımda taşıyamıyorum hayrına bı el atsana "
" Yarabbim ya sabır kızım onca planı yapıp yarıda bırakan da bir sen varsın Allah carpsın ya bekle geliyorum ." Bir süre sonra büşra yanıma geldiğinde tek olmadığını gördüm
Allah kahrı bela bunun burda ne işi var .
Büşranın yanında bekirde sırıta sırıta geliyordu .
" Koca kaslı kardeşin yardımına yetişti." Bekirde sadece göz devirerek cevap verdim ve büsraya bunun burda ne işi var diye kaş göz işareti yaptım
" Arabanın arkasından çıktı ne ara anladida bindi Allah bilir "
Derin bir nefes aldım. Bu işe karışmamalıydılar
Sadece şuanlık sadece şuanlık sadece şuanlık ikincisi olmayacak ikincisi olmayacak .
İçimden tekrar ettiklerim ile biraz olsun olduğum zamana dönmüştüm .
Bekir Abbasi omzuna alarak ilerledi Büşra önünde ben ise arkasındaydım . Dışarı çıkmadan Büşra etrafı kontrol etti eliyle iki işareti yaptı .muhtemelen korumalardan ikiside yeni gelmiş olmalılardı ki girerken çok rahat girmişlerdi .büşra bir tanesinin boğazından yakalayıp etkisiz hale getirdiğinde diğeri büşrayı farketmiş silahını çıkaracaktı ki bizimki onada müsade etmeyip silah olan eline tekme attı. Adam bir adım gerilediğinde bu sefer tam karın boşluğuna geçirdiği yumruk adamı diz üstü çöktürmuştu. En son elindeki silahın kabzasıyla ikisininde kafasına vurduğunda ikisinde etkisiz haldeydi . Hızla arabaya ilerleyip Abbasi bagaja bindirdik Büşra sürücü koltuğuna ben sağ koltuğa Bekir ise arka koltuğa yerleştiğinde hızla ordan uzaklaştık. Depoya vardığımızda Bekir bagajdan abbası aldı bizde içeri girmiştik ki girmez olaydik
Selamunhelloo
Lan ben kimse bilmesin diye iş yaparken bu itler niye her bokun altından çıkıyor ya koltuklara yayılmış üç ayı vardı poyraz Ali Yavuz onları görmezden gelerek elimdeki kabanı koltuğa koydum yavuz kasılmıştı ne halde oraya gittimi görmemişti ve sanırım bu kadarını beklemiyordu onu görmezden gelerek kahve masasının yanına ilerledim kendime doldurduğum kupayla koltuklara geri dönerek tekli koltuğa oturdum hepsi bana bakıyordu
Ne var şeklinde kafamı salladım
" Birincisi sen niye daha yeni ameliyattan çıkıp böyle bir işe karışıyorsun .ikincisi bu kıyafet ne kızım " konuşan poyrazdı
" Sanane kardeşin sanane kendi işine bak ne giyip gitmeyeceğim seni veyahut sizi ilgilendirmez " son sözü sabahtan beri çenesi kasılarak bana bakan Yavuz'a bakarak söylemiş tim
Deponun arka taraflarındakı odalarda büşranın birkaç parça kıyafeti olması gerekiyordu üstümü ve yaramın bandajini degiştirmem gerekti büşraya bakıp arka tarafı işaret ettim
" Yardım edermisin ?"
" Çok merak ediyorum o hareketlerden sonra o dikişlerinin son halini rönesans tablosu yanında halt etmediyse şerefsizim "
Dediklerine gülerken o önden ben arkadan arka taraftaki odaya ilerledik . İçeri gittiğimizde kapıyı kapattı bende elbisemi ve kafamdaki peruğu çıkardım . Sol göğsümun altındaki bandaj kan olmuştu koltukların bir tanesine uzandığımda oda elinde ilk yardim çantasıyla gelmişti .
" Hastaneden sonra albayın yanına gittim adam hafızamı kaybettime bir göbek atmadığı kaldı . Otuz iki diş sırıtıyordu adam "
" Allah bilir ne vardır kafasında o manyagın "
" Şey dedi guyya onlar geldikten sonra yörüngem şaşmış şimdi onun istediği kıvama gelmişim falan filan " büşra dediklerime sadece gülüyordu
" Hayırdır neye güldün bukadar "
"Aklıma geçen vurulduğumda benim azıma nasıl sıçtığın geldide şimdi ben böyle azımı açmıyorum falan kıymetimi bil " ona sadece ters ters güldüm ama harbili güldüm çünkü dibine kadar haklıydı pansuman Bitince büşra dolabtan siyah bi eşofman takımı çıkardı
" Büşra "
" He söyle "
" Sen affettinmi onları "
Sorduğum soruya cevap vermemişti. Bende üstelemedim verdiği takımı onun yardımı ile giydigimde beraber odadan çıktık . Abbası sandalyeye bağlanmış ayık bir şekilde tepiniyordu .
" Bırakın beni piç herifler "
Finitttoooooooo
Arkası yarın bacikolarrr
Bir süredir yoktum dedilerki oldu onlara deyin kralice geri döndü jdkdmdmdmdmmf
Sizi seveyoremm
Arkadaşlar son olarak ben bir enayilik yapıp 16. Bölümü taslaklarda unutmuşum
Anlamadıysan iz ondan ötürü diyerekten
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |