10. Bölüm

9. BÖLÜM: YANILTICI YANKILAR

Özlem K.
by_ozi

9. BÖLÜM: YANILTICI YANKILAR

 

Seyhan, Esma’nın yanından ayrıldığından beri kelimelerin değil, iç seslerin hüküm sürdüğü bir sessizliğin içinde yürüyordu. Sokaklar, insanlar, reklam panoları… Her şey konuşuyordu aslında, ama hiçbir şey hakikati fısıldamıyordu. Esma’nın ona bakarak söylediği o sözler hâlâ zihninde çınlıyordu:

 

~“Putlar sadece taş değildir. Kalpte büyütülen her şey, seni Rabbinden uzaklaştırıyorsa puttur.”

 

Seyhan bu sözleri defalarca tekrarladı. Peki ama onun kalbini örten, sesini boğan, secdesini geciktiren put neydi? Esma'ya duyduğu hayranlık mı? Sosyal medyada aldığı beğeniler mi? Yoksa toplumun onayını alma arzusu mu? Hepsi biraz biraz belki… Ama en çok da “başkası olma” korkusu: Kaybetme, dışlanma, yalnız kalma korkusu.

 

Bir akşam vakti, kitaplığı karıştırırken eline lise yıllarından kalma bir kutu geçti. İçinde notlar, şiirler, hayaller… Ve bir manifesto. Gençlik yıllarında, kalbinin en iddialı dönemlerinde yazdığı satırlardı:

 

~“Başarı, güzellik ve özgürlük benim yolum olacak. Kimseye ihtiyacım yok. Sadece kendi kararlarımla yükseleceğim.”

 

Seyhan, bu satırları okurken duraksadı. İçinde ince bir sızı hissetti. Bu sözler, bugün içinde çatırdayan putların temeli gibiydi. Güzellik putu, başarı putu, bireysel özgürlük putu… Modern dünyanın süslü kavramları, onun iç dünyasını sessizce kemirmişti. Esma’nın “modern putlar” dediği şeyler, aslında onun gençlik idealleriydi.

 

Ama artık fark ediyordu: Bu putlar ruhunu yormuş, onu kendine yabancılaştırmış, en çok da Rabbine karşı mesafeli kılmıştı. Kendi iradesiyle kurduğunu sandığı o yol, aslında başkalarının hayranlığıyla beslenen, içi boş bir gürültüydü.

 

~~~

 

Ertesi sabah, eski bir dostuyla parkta buluştu. Adı Nur’du. Yıllar önce birlikte vakit geçirdikleri, sonra yolları ayrılmış bir arkadaşıydı. Nur, Seyhan’a uzun uzun baktı. Sonra yumuşak ama derin bir sesle sordu:

 

“Sana ne oldu böyle? Gözlerin artık konuşmuyor, ama her şeyi anlatıyor.”

 

Seyhan iç geçirerek başını eğdi. Sonra bakışlarını gökyüzüne kaldırdı ve usulca cevap verdi:

 

“Putlarımı kırıyorum, Nur. Kalbimde büyüttüğüm, bana ait olmayan ne varsa…”

 

Nur’un gözleri doldu. Hafifçe başını salladı:

“Esma mı vesile oldu?”

 

Seyhan tebessüm etti ama içinde bir burukluk vardı:

“Evet... ama aslında Rabbim beni çağırıyordu. Esma sadece kalbime ayna tuttu. Asıl mesele, benim o aynaya bakacak cesareti bulmamda.”

 

O gün uzun uzun konuştular. Rabbani meseleler, nefis terbiyesi, tevbe kapısı, kaybedilen ama geri çağrılan hakikatler… Seyhan için o sohbet, kalbini örtmüş yankıların tek tek sustuğu, hakikatin sesine kulak verdiği bir gün oldu.

 

Eve döndüğünde bilgisayarını açtı. Yeni bir dosya oluşturdu. Adını düşünmeden yazdı:

“Hayatımdaki Putlar”

 

Bu bir kitap değil, bir hesap defteri olacaktı onun için. Yazmaya başladığı ilk cümle:

“Bugün bir put daha kırıldı. Elhamdulillah.”

 

O an fark etti ki, putları kırmak sadece cesaret işi değil, aynı zamanda tevekkül işiydi. İnsan, içindeki yankıların arasından sıyrıldığında, Rabbini daha net duyabiliyordu. Ve hakikatin sesi, beğeni seslerinden, alkışlardan, onaylardan çok daha derindi.

 

Seyhan, artık daha hafifti. O yük değilmiş gibi taşıdığı bütün tanımları bırakıyor, her kelimesiyle, her adımıyla tevhidin yönüne doğru ilerliyordu. Kırık bir geçmişin içinden, sapasağlam bir kulluğun doğabileceğini görmüştü artık.

 

 

~~~

Bölüm : 03.07.2025 11:31 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...