
SEVGİLİ OKURLARIM TEKRAR BULUŞTUKKKK!!!!
*********
GÜNÜMÜZ
Amiral anlattıkça her şey kafamda şekillenmişti ama boşluklar vardı onları kendi kendime dolduracaktım bu yüzden duruşumu dikleştirip konuşan Amirale diktim bakışlarımı.
“Bak Laren sana daha önce de söyledim senin bu taşlı yolda ayağın acısa da çıplak ayaklarının acısına rağmen dik yürümen lazım, benim sana olan güvenim tam peki sen? Bana güveniyorsun değil mi?” dediğinde ona bakıp kafamı salladım. O da bana aynı bakışlarla karşılık verdi ve konuşmaya başladı. “Güzel... O zaman sana olan güvenimi boşa çıkarma ve dik dur. Birazdan taburcu olursun ve yapman gereken işleri halledersin. Hem daha düğünün var ya dimi...” derken güldü bende onun bu gülüşüne karşılık verdim ama içimde fırtınalar koptuğunu sahte gülüşümün arkasına sakladığım kişiliğim dışında kimse bilmeyecekti.
🔥
Amiral ile olan konuşmamızdan sonra bütün aile üyelerinin ve sevgilimin yardımlarıyla hastaneden çıkmıştım şimdi ise Taşkın ailesinin evindeki odamda Boran ile birlikte yatağıma uzanmış bir şekilde sessizce duruyorduk. Ben yatağın bir tarafında yastığıma sırtımı yaslamış karşımda duran boş duvara bakıyordum. Boran da benimle aynı şekilde duruyordu fakat o benim gibi duvarın aksine bana bana bakıyordu.
Onun beni izlediğini bildiğim halde bakmıyordum. Neden mesela? Neden ben?...
Daha fazla burada oturmamam gerektiğini düşünüp yataktan kalktım ki Boran da benim de birlikte doğruldu ve hareketlerimi izledi. Ben adımlarımı balkona ilerletip boş olan sandalyeye oturup masanın üstünde duran sigara paketimden bir dal çıkardım. Boran da benim yanımda ki boş sandalyeye oturdu ve o da benim bıraktığım sigara paketinden bir dal çıkardı. Ben masanın üstünde çakmak bulamadığımdan dudağıma yasladığım sigarayla içeri girecektim ki Boran cebinden çakmak çıkarıp beni kolumdan tutup geri oturttu. Benim dudağıma yaslı olan sigaraya rüzgâr işlemesin diye bir perde misali üstüne damarlı elini örttü. Sigaramın ucunu yakınca derin bir nefes çektim ama o dudağına yasladığı sigarayı yakmak yerine bir süredir yaptığı gibi beni izlemeye devam etti ama ben ona bakmayınca o da kendi sigarasını yakıp derin bir nefes çekip havaya doğru üfledi.
Bizim bu sessiz ortamımızı telefonumun melodisi böldü. Masada duran telefonuma Güney’in çağrısı düştüğünce önce bir süre telefon ekranına baktım ama Boran telefon ekranına bakmak yerine bana bakıyordu. Ben aklımda oluşan düşünceleri kovalayıp telefonu elime alıp Boran’ın gözlerinin içine geldiğinden beri ilk defa bakıp, aramayı yanıtladım ve karşı taraftan bana ithafen gelen sese dikkatimi verdim.
“Laren, iyi misin?” dediğinde bir süre Boran’ın gri gözlerine baktım ama baktığım yer sanki bir dumanmışçasına ifadesizdim. Güney’e cevap vermek için yutkundum ve cevapladım. “İyiyim Güney...” dediğimde karşı taraftan hışırtılar geliyordu. Bir süre cevap vermedi ve konuşmadı. “Ne zaman konuşabiliriz?” dediğinde anlık bir cesaretle konuştum. “Bu akşam herkes bizde sende gel, beraber yemek yeriz.” dediğinde bir süre yine cevap vermedi ardından konuştu. “Tamam olur, Saat kaçta?” dediğinde cevapladım.
“10 dakika sonra...” dediğimde karşıdan onaylar sesler çıkardı ve telefonu kapattık. Boran içindekileri tutamamış olacak ki konuştu.
“Ne oldu da bu çocukla küstünüz?” dediğinde birinin bana bu soruyu sormasını beklediğimden ve Boran’a güvendiğimden her şeyi ona anlattım. O da konuşmam boyunca beni susturmadı her şeyi dinledi. Bütün anlattıklarımın üstüne bir sigara daha yaktım ve son sözlerimi ise derin bir nefes aldıktan sonra söylemeye başladım.
“Bu konuşmak beni o kadar etkiliyor ki arkadaşlarımın bana ihanet etmesinden daha kötü...” dedim ve sigaramdan bir nefes daha çekip konuşmaya devam ettim. “Ben doğum günümü kutlamayı bunun ve bunun gibi birçok olay yüzünden sevmiyorum işte Boran, bana hep kötü bir hediye verdi bu hayat her doğum günümde, ben hep her doğum günümde acaba bugün kimi kaybedeceğim diye yaşamak istemiyorum...” dediğimde Boran anlamıştı ona değil de hayata yakardığımı...
Bir süre konuşmadan acı çeken ama sesini çıkarmayan yüzüme baktı ardından sandalyesini dibime çekip bir kolunu bana sardı ve saçlarımın arasına bir öpücük kondurup konuşmaya başladı. “Söz veriyorum bundan sonra hiçbir doğum günün kayıpla yaşanmayacak...” dediğinde sol gözümden akan bir yaşla dumanlı gözlerine baktım ve konuşmaya başladım.
“Duman sözü mü?” dediğimde yüzünde buruk bir gülümseme oluştu ama buna rağmen cevapladı.
“Duman sözü ama en güçlüsü hiçbir gücün değiştirmeye yetemeyeceği bir söz...” dediğinde yüzümde umut dolu bir gülüş belirdi. Artık ailemin yanında birde beni benden çok sevdiğine inandığım Boran Duman vardı ve ne olursa olsun onunla evlenecektim ne olursa olsun...
Boran Duman’a daha önce bir kere söylediğim ve tekrar söylemek istediğimi ve bu tabloya yakışacağını düşündüğüm o cümle döküldü dudaklarımdan...
“Seni seviyorum gözlerinde yaşadığım adam...” dediğimde bu iltifat hoşuna gitmiş olacak ki konuşmaya başladı.
“Bende seni seviyorum yüreğimi yakan kadın...” dediğinde yavaşça dudaklarına yaklaştım ve kısa sürede dudaklarımız birbirini buldu. Boran ne zamandır bunu bekliyormuşçasına susamışçasına öptü dudaklarımı ve bu ilk ve son olmayan bir temastı bunu ikimizde çok iyi biliyorduk...
***********
BENCE SİZLERDE BANA BİR DUMAN SÖZÜ VERİN VE BU BÖLÜM HER OKUNMADA BİR OY ALSINNNNNN!!!😉😉
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 54.79k Okunma |
2.87k Oy |
0 Takip |
53 Bölümlü Kitap |