13. Bölüm

13. Bölüm

celikk
celikk9822

Yorum yapmayı ve vote vermeyi unutmayın iyi okumalar🩸🩺

 

 

Artık bizim için rutin haline gelmiş şeyi yapıyorduk. Benim evimdeki koltukta oturup bir şeyler içerek konuşuyorduk. Tek fark bu sefer daha ciddi şeyleri konuşuyorduk. Onun ailesini, intihar girişimini ve benim ailemi. İkimizde aile konusunda pek şanslı değildik.

 

 

Elindeki içki dolu bardağı avuçlarının arasında sıktı konuşmaya başlamadan önce.

 

 

"Üç kardeşiz biz. Bir ablam, bir abim var. Ablam ben daha ortaokuldayken o evden kaçmanın bir yolunu buldu. Arada konuşuyoruz. Evlenmiş. "

 

 

Bunu söylerken burukça gülümsemişti.

 

 

"Abim.. Onun evden kurtulmak gibi bir isteği yoktu. Çünkü tam annem ve babamın istediği türden bir evlattı. Liseden sonra hatta lisedeyken işe girdi. Eve para getiriyor olması onu altın çocuk yapmıştı. "

 

 

Derin bir nefes aldıktan sonra içkisinden bir yudum aldı.

 

 

"Ben plansız doğmuşum. Zaten ablamla ve abimle aramda çok fazla yaş farkı var. Sanki plansız doğmayı ben istemişim gibi annemde babamda benimle pek ilgilenmezlerdi. Babamın evde dövmediği tek bir kişi bile yok. Bazen çok içince abime bile vurduğu oluyordu. Ablama da anneme de çok vururdu. Ama çoğu zaman hıncını benden alırdı. Sırtımda yara izi olmadığı bir günü hatırlamıyorum. "

 

 

Elimi yumruk yapıp sıktım. Babası olacak o adam elimdeyken onu bir güzel dövecektim. Keşke elimden almalarına izin vermeseydim.

 

 

"O yüzden o gün hasta bana vuracakken kitlendim. Önceden bir günüm dayaksız geçmezdi. Ağlayamazdım. Çünkü ağlarsam daha fazla yapıyordu. Üniversite sınavına girmeden önceki sene şans eseri İzmir'de bir yatılı okuldan kabul aldım. İzin vermediler tabi ki. Babam.. evlendirmek istedi beni."

 

 

"Ne?!"

 

 

"Zengin bir ailenin tek kızıydı evlendirmek istediği kişi. Bir nevi satmış gibi olacaktı. Her şey onun kârınaydı."

 

 

"Şerefsiz piç. "

 

 

Verdiğim tepkiyle gülümseyip devam etti anlatmaya.

 

 

"Okul başlayana kadar gizlice bir işe girdim. Para biriktirdim. Sonrada kimseye haber vermeden gittim. Biliyor musun, hiç aramadılar beni. Kayıp ihbarı bile vermediler. Çocukluk işte. Belki ararlar diye düşünmüştüm."

 

 

İç çekti. Tekrar anlatmaya başlamadan önce durdu biraz.

 

 

"Üniversiteyi de İzmir'de okudum. Hem çalıştım hem okudum. İlk birkaç sene çalışabildim ama sonradan derslerden vaktim kalmıyordu. Bir dernek burs verdi bana. Hem oradan hem de devletin bursuyla okudum. Sonra buradaki hastanenin asistan doktor aradığını görünce geri döndüm. Uzun süre izimi saklayabildim. Kazadan önce buldular beni. Abim ve babam. Annem birkaç yıl önce vefat etmiş. Bunun için bile aramadılar beni. Ama paraya ihtiyaçları olunca aramışlar. Doktor olduğumu duyunca üstüne.."

 

 

Gözlerinden akan yaşları elinin teriyle sildi.

 

 

"Ağrıma gitti. Bir çocuk annesinin öldüğünü anlamaz mı? Ben anlamadım. Mezarına bile gidemedim.. Belki annelik yapmak konusunda çok iyi değildi ama onu da engelleyen babamdı. Kazanın olduğu gün. O kadar ölmek istedim ki. Kimse beni sevmiyordu. Kimse beni yanında istemiyordu. O kadar yok saymışlarken cenazeye bile çağırmamışlardı."

 

 

Kolumu beline dolayarak kendime çektim. Anında kafasını göğsüme gömdü. Hıçkırarak ağlamaya başladı.

 

 

"Ben buradayım. Yanındayım."

 

 

Bir süre daha ağladıktan sonra geri çekilip koltukta yan bir şekilde oturdu.

 

 

"Benim hikayem bu kadar. Seninkini anlatmak istersen dinlerim."

 

 

Oturduğum yerde birazcık dikleştim.

 

 

"Uzun ama benimki. Yüz yıllık hikaye sonuçta."

 

 

"Ben dinlerim. Hem fantastik bir hikaye gibi duruyor."

 

 

O kocaman gülünce bende gülmüştüm. Sanki beş saniye önce ağlayan o değilmiş gibi gülmüştü.

 

 

"Annem ve Korkmaz'ın tanışmasıyla başlayayım."

 

 

"Korkmaz kim?"

 

 

"Kan bağıma göre babam ama ona baba demeyi midem kaldırmıyor."

 

 

"Pekala. Devam edebilirsin."

 

 

"Aynı kasabada yaşıyorlarmış. Osmanlı'nın daha iyi dönemlerinde ikisi de Balkan tarafındaymış. Annem hep şey derdi. 'Onu atın üstünde gördüğüm ilk an hayatımın değiştiğini hissetim. Halbuki daha baban beni görmemişti.' Ondan kısa bir süre sonrada Korkmaz görmüş annemi. Annemi bir görsen.. O kadar güzel bir kadındı ki. Simsiyah uzun dalgalı saçları vardı. Çoğu zaman salık bırakırdı. Korkmaz'a aşık olduğunda saçından kesip vermiş ona. "

 

 

".. O zamanlar vampirlerin varlığı biliniyordu. Kara ailesi vampir ailesi olarak ün salmış bir aileydi o zamanlar. İki tarafın ailesi ilişkilerini öğrenince karşı çıkmış. Tabi dinlememişler. Anadolu'ya kaçıp evlenmişler. Annem daha insanken hamile kalmış bana. Karnında bir vampirle hamileliği hiç kolay geçmemiş. İçindeyken ondan besleniyormuşum. Kanı çekilmiş, halisiz, yüzü bembeyaz geçişmiş hamileliği. Vampir olduğum için dokuz ay sürmemiş hamileliği. Erkenden dünyaya gelmişim. Dünyaya gelmemle vampir aleminde ilk defa insan-vampir melez doğduğu yayılmış. "

 

 

"Senden sonra bir daha olmadı mı?"

 

 

"Deneyen birkaç vampir olmuş ama kadınlar annem gibi dayanamayıp ölmüş."

 

 

"Senin bir çocuğun olsa.."

 

 

"Vampirden olursa melez olmaz."

 

 

Anladım dercesine kafasını salladı. Bende anlatmaya devam ettim.

 

 

"Ben hızla büyümüşüm. Daha beş yaşına varmadan genç adam gibi görünüyordum. Annemin ve Korkmaz'ın söylemesine göre annem benimle bir hayat sürebilmek istemiş. Bu yüzden de annemi vampire çevirmiş. Ben bunun tamamen Korkmaz'ın annemi kaybetme korkusundan yaptığını düşünüyorum. Biz bir süre sorunsuz yaşadık. Ta ki ben 100 yaşına geldiğimde. Korkmaz'ın düşmanı bir vampir İstanbul'a geldi. Konsey de Korkmaz'ın yerini istedi. Tabi vermedi. Aralarında anlamsız bir kavga çıktı. Kavgadan etkilenen tek kişi annem ve bendik. Adam Korkmaz'dan intikam almak için annemi kaçırdı. Annem her ne kadar vampir olsa da insanlardan beslenmezdi. Bu yüzden çok güçlü değildi. Karşı çıkamamış. Ben annemi kurtarmaya çalıştım. Ama başaramadım. Korkmaz'da başaramadı. Adam gözümüzün önünde annemin bileğine dişlerini geçirip bütün kanını emdi. Adamın peşinden bile gitmedim. Direkt annemin yanına çöktüm. Benim dışımda hiçbir vampir üzülme duygusunu tatmaz. Bu yüzden Korkmaz ne kadar üzüldüğünü söylese de inanmadım. Çünkü ben annemin yanına giderken o adamın peşine gitti. Ama adamı yakalayamadı."

 

 

"Sen de bu yüzden direkt insandan kan içemiyorsun."

 

 

"Evet. Hâlâ sadece senden içebiliyorum. Nedeni çözemedim ama."

 

 

"Baban. Yani Korkmaz'ın gerçekten üzülmediğine emin misin? Aşk tuhaf ve anlamdırılamayan bir şey sonuçta."

 

 

"Onun yüzünden öldü. Anca onun acısını çekiyordur."

 

 

Oturduğu yerde biraz daha kayıp bana yaklaştı. Elini yanağıma koyup sakallarımı okşadı.

 

 

"Bugün çocukta kendini gördüğün için o hale geldin değil mi?"

 

 

"Evet. Üstelik o daha çok küçük."

 

 

Yanağımdaki elinin üstüne elimi koydum.

 

 

"Yine kaçacak mısın?"

 

 

Sorumla gözlerini kaçırıp sesli bir şekilde yutkundu. Çenesinden tutarak tekrar bana bakmasını sağladım. Gözlerimiz tekrar buluşunca elimi ensesine koyup kendime çektim ve dudaklarımızı buluşturdum.

 

 

Sadece değdirmiştim ama buna rağmen kalp atışı hızlanmıştı. Benim kalbimin de ondan farkı yoktu.

 

 

Ayyy kisss ❤️‍🔥

 

 

Bir dahaki bölümde görüşmek üzere minik kaplumbağalarım 🤍🐢

Bölüm : 30.09.2024 15:16 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...