
Savaş insanı ikiye böler.
Biri hayatta kalır.
Diğeri hep cephede kalır.
Yüzbaşı Yavuz, kaybetmenin ne demek olduğunu genç yaşta öğrenmişti.
Emir vermek kolaydı.
Toparlamak da.
Ama birini kaybettiğinde dağılmamak…
İşte onu hiçbir eğitim öğretmemişti.
Disiplinle ayakta duruyordu.
Öfkeyle nefes alıyordu.
Ve kalbini kimseye açmayacak kadar iyi koruyordu.
Dr. İlsu Elif Aktaş ise hayat kurtarmaya yemin etmişti.
Ama her kurtardığı can, kendi içindeki yorgunluğu biraz daha derinleştiriyordu.
Güçlüydü.
Çünkü başka seçeneği yoktu.
Yağmurlu bir gece,
hastane koridorunda yolları kesişti.
O an birbirleri için sadece bir asker ve bir doktordular.
Henüz bilmiyorlardı.
Bir yaralı asker,
duvara geçen bir yumruk,
kanla karışan öfke,
ve istemeden tutulan bir el…
Bazı dokunuşlar iyileştirmez.
Sarsar.
Yavuz, Elif’in sadece bir doktor olmadığını öğrendiği gün
içinde susturduğu her şey uyanacaktı.
Çünkü travma sevmez,
ama sahiplenir.
Ve bazı adamlar
bir kadını sevdiklerinde yumuşamaz.
Daha tehlikeli hâle gelirler.
Bu bir ilk görüşte aşk hikâyesi değil.
Bu; iki yaralı ruhun birbirini iyileştirmeye çalışırken
birbirine bağımlı hâle gelişinin hikâyesi.
Gelişim sancılıdır.
Sevgi sabır ister.
Ama sahiplenme…
Sınır tanımaz.
Ve bazı savaşlar
cephede değil,
bir kadının adını öğrendiğin anda başlar.
Henüz bilmiyorlardı.
Ama o gece, kader çoktan kararını vermişti.
Bu kitap aşkın zorlu ve travmatik ama bir o kadar da sahiplenici hikayesini bir doktor ve bir askerin ağzından anlatmaktadır.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 23.77k Okunma |
1.83k Oy |
0 Takip |
54 Bölümlü Kitap |