
Ufka kadar düz bir ova. Elinde kılıç tutan adamın karşısında sırtından altın gümüş rengi karışık sert metalden tüylere sahip kanatlı başka birisi duruyordu yaşları" çok yakındı. "Hey sen. Neden gülüyorsun. Birazdan öleceksin." Dedi kılıçlı adam. "S... Sonunda buldum seni." Dedi kanatlı adam. "Hadi benimle gel. Ailemizi tek-" sözü kesilmişti kanatlı adamın. Göğsünü delen sarı kılıç metal kanatlarının birleşme noktasını dahi delip geçmişti. Diyaframın altından boynunun alına kadar büyük bir yara açılmıştı. "Sen benim ailem değilsin." Dedi kılıçlı adam. Doğruldu doğrulurken kanatlı adamı aşağıya doğru itiyordu. Kanatlı adam diz çökmüştü. "B...beni hatırlamadın mı? A..." Sözler yarım kalmıştı. Kanatlı adam yerde yatıyor kanı etrafa yayılıyor minik bir gölet oluşturuyordu. Kılıçlı adam elindeki Kılıç'ın kanını siliyordu.
Bu küçük hikâye diğer bölümlerdendir. Kitabı okuyun ve beklemede kalın. Bu bölüme gelince "yok ya yapamaz hatırlamalı" gibi sözlerde bulunacaksınız eminim.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |