
Merhaba?
Böyle başlamayım sanırım.
Uzun bir süredir -aylardır- ortalıkta yoktum. Burada birileri kaldı mı bilmiyorum ama yine de geç kalınmış bu açıklamayı kendime borç bilirim.
Nereden başlasam bilemiyorum. Benim için oldukça zor bir süreçten geçtim diyebilirim ilk önce sanırım, bunun çok fazla nedeni var. Ben sadece birkaçından söz edeceğim.
Hayatımda yolunda giden tek şey zamanın ilerleyişi, o da benim yararıma hareket etmedi zaten. Üç aydan fazla zaman geçmiş bile. Farkında bile değilim.
Diğer kitabıma son bölüm atışımdan sonra önce biraz kitap okumak istediğimi hatırlıyorum. Azıcık kendime vakit ayırayım dedim. Ondan sonra bölüm başına geçtim, yarısı kadar yazdım. Sonra bir gün hayatımın korku filmi olan atama süreci tekrar kapımı çalınca önce ne yağacağımı bilemedim, sonra başladığım ve başlayacağım her şeyi elimin tersiyle bir kenara ittim. Çünkü tüm hayatım ve hayat planlarım buna bağlıydı.
Bu sefer emindim. Gelecek bence diyordum. Bu sefer kesin atanırım. Evler, hastaneler araştırıp durdum. Yapacaklarımı ve yapmak istediklerimi düşündüm. Damarlarımdan kana karışmış stres akıyordu sanki. Psikolojik olarak korkunç bir süreçti, tabii sonra daha korkuncuyla karşılaşana kadar onun en korkuncu olduğunu sanıyordum ben.
Evet, yine atanamadım. 1 puan bile değil, 0.03 gibi bir puan kaybıyla atanamak yalan yok, fazlasıyla koyuyor. Zaten iyi bir psikolojide değildim. Yıl boyu sürekli bir türlü hastaneden çıkamadığım, uğrana çalıştığım özel sektördeki işlerimden istifa ettiğim sağlık sorunlarıyla uğraştım. Üstüne bu da eklenince iyice yaşam enerjim çekildi bedenimden.
Ama sonra kabullendim hemen. Yapmamam gerekiyordu. Oturdum, tekrar ders çalışmaya başladım. Başlamamalıydım. Çok yanlıştı. Önce üzüntümü yaşamalıydım. Eğer ortada seni üzen bir şey varsa onu yaşamadan mutlu olamazdın tekrar. Duygularımı bastırdığım için bunun bana geri dönüşü daha kötü oldu.
Bir tanı koyacak makamda olmasam da depresyona girdiğimi söyleyebilirim.
Bir şeyler yazayım dedim. En azından kitaplara dönersem kafam dağılır sandım ama bilgisayar başına geçip iki kelime yazdıktan sonra devamını getiremedim. Hayatımda bir şeyler yolunda gitmeyince hiçbir şey yolunda gitmiyor benim. Mayıstan beri böyle bu durum.
Sonra bir gün yine zorladım kendimi. Hiç ağlanılmayacak bir sahneyi yazarken durduk yere bir baktım ağlıyorum. Ne alaka? Gülüyolardı onlar? Sen niye ağlıyorsun ki dedim kendime. Bedenim duygularımı böyle kusuyordu galiba. Bunu anlayınca sonra yazmayı da bıraktım. Kendimi biliyorum çünkü, çok saçma şeyler yazacaktım. Ki yapmışım da. Son günlerde kaç tane sahneyi silip baştan düzeltmek zorunda kaldım bu yüzden, bilmiyorum. Hiçbir karakterim benim üzüntümün cefasını çekmek zorunda değil. Kendi dertleri onlara yetiyor.
Son günlerde farklı yollar aradım. Eski defterlerime baktım. Her sene mutlaka kendimle ilgili bir şeyler yazdığım bir defterim var. Yılda bir iki kez yazarım. Em son şubatta bir şeyler yazmışım, sene bitmeden tekrar yazayım istedim. Oraya şöyle bir cümle yazdım. “Yeni yollar arıyorum ve bir şeyleri aradıkça kendi yolumdan da kayboluyorum.”
O cümleyle uzun uzun bakıştım. Sonra bunu gelecekte okuyacak olan kendime umarım seni üzecek kararlar vermedim ve şimdi mutlusundur dileklerinde bulundum.
Sonra yine psikolojimle dalga geçen haberler aldım. Aylardan kasımdı sanırım. Her ay mutlaka bir şeyler oluyor. 2025i hiç sevmedim bu yüzden. Hayatımın belirsizlik çukurunda tükenen yılıydı. Ben belirsizlikten nefret ederim.
Aralıktayız şimdi. Tuhafır, bu sefer saçma korkunç bir haber almadım ama daha yıl bütmedi o yüzden ağzımı da açmak istemiyorum mvemcmemfmd
Ama biraz daha toparladım. Sanırım bu süreci yaşamam gerekiyordu. Ama hâlâ bu kitabıma bölüm yazacak bir ruh hali içinde değilim.
Yine de yazmak için çabalayacağım. Kitabın finalini verebilrsem -inşallah- sonra baştan ele alacağım çünkü içime sinmeyen çok fazla yer var. Revize edip yeniden yazmak istediğim yerler var. Üstelik eski yazım dilim çok fazla gözüme batıyor. Daha iyisi olsun istiyorum.
Hâlâ okuyacak olan kaldı mı bilmiyorum ama yine de dediğim gibi bu hafta yazmaya çalışacağım. Dün Emre ve Nazlı'nın bazı sahnelerini okuduğumda yüzümde gülümseme çok fazla büyüdü. Sanırım ikisini de çok fazla özledim.
Benden şimdilik bu kadar olsun.
Yeni yıla da 11 gün kalmışken 2026nızın iyi geçmesini diliyorum.
Kendinize iyi bakın.
Esen kalın...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 18.32k Okunma |
1.33k Oy |
0 Takip |
29 Bölümlü Kitap |