
Selam canlarım ben geldim. Oy verip yorum yapmayı unutmayın. Hesabımı hâlâ takip etmeyenler takibe alır ise sevinirim.
Tiktok hesabım takibe alırsanız sevinirim.
👇👇👇
fatma.uygun.wattp
İyi okumalar.
Aslında kimse istediği hayatı yaşamıyor.
Sen bakma kuşların havasına, onlarda keyiflerinden uçmuyorlar.
Yaşamak için çırpınıyorlar...
____________________________________________
İnsan neyden korkup kaçar ise onun ile sınanıp yüzleşir miş. Bazen yüzleş tiğimiz korkulardan güç alıp dimdik ayakta dururken bazende yerle yeksan olur birdaha ayağa kalkacak gücü bulamayız. Her insan yaşadıklarıyla biraz daha olgunlaşır ve büyür. Bu yüzden yaşın bir önemi yok yaşantılar ağır oldukça insan ruhen zaten büyüyor.
Aden de yaşadığı acılar ile büyümüş olgunlaşmış tı. Aden , abisinin gazap dolu bakışlarını gördükçe bu defa Ferman dan kaçmayacağını biliyordu. Yakalanmanın vermiş olduğu korku bedenini ele geçirmişti genç kadını. Ferman olduğu yerde duruyor Aden'in yanına gelmesini bekliyordu. Nereye kadar arabanın içinde oturabilir diki elbet abisinin yanına gidecekti. İşte o zaman asıl kıyamet kopacak tı.
" Sana gelmek istemediğimi söyledim . Abim yokluğumu anlarsa kıyamet koparır dedim. O inadın yine tuttu bak yakalandık şimdi ne olacak." Diye korku ile titreyen bakışlarını ile Barlas'a çevirdi genç kadın.
Barlas her geçen gün sevdiği kadına zarar verdiği için kendinden neferet ediyordu. Aden'i bu denli zor durumda bırakmamalıydı . Oda gönlüne söz geçirememişti sevdasıyla yanıp kavrulduğu kadın ne hâlde diye merak etmiş gecesi ile gündüzünü bir birine katmış baktı artık olacak gibi değil son çare soluğu Antep'te almıştı.
" Korkma hiç birşey olmayacak. "Bedenini çaresizce yüzüne bakan kadına doğru çevirdi elini yavaşça Aden'in eline doğru uzatıp avuçları arasına aldı güven vermek adına.
Aden bedenini saran panik ve korku ile Barlas'ın elini tutmasını dahi ses etmemişti aksine narin elini tutan iri eli sim sıkı tutmuştu.
" Ne demek hiç birşey olmayacak! Abimin bakışlarını görmüyor musun? Daha saatler önce uyardı beni ,konuşup görüşmeyeceksin diye bu ilişkiyi bitireceksin en kısa zamanda benimle Fransa'ya gelip orda yaşayacaksın bir süre didi. Sanki aramızda bir ilişki varmış gibi inandırmaya çalıştığım yetmezmiş gibi birde gecenin bu saatinde yanına geldim .Gelmemeliydim yanına." Gözlerinde biriken yaşları serbest bıraktı. Artık dayanamıyordu gücü kalmamıştı.
Barlas bir anda çattığı kaşları ile . " Ne demek Fransa'ya götürecek! " Dedi hiddetle. " Buna asla müsade etmem ! " Ses tonu oldukça kendinden emindi. Böyle birşeye göz yumamazdı. Kimsenin gücü yetmezdi sevdiği kadını kendisinden almaya.
" Barlas." Dedi sesi yalvarır casına çıkıyordu adeta. " Nolur vaz geç bu evlilikten. Artık dayanamıyorum yaşadıklarımı kaldıramıyorum herşey üst üste geliyor gücüm kalmadı. Şimdiden bu kadar tükendim evlendiğimiz zaman ne olacak benim şimdiden gücüm kalmadı." Gözündeki yaşları sicim sicim akıyordu genç kadının çaresizlikle. " Barlas lütfen vazgeç." Diye yalvarırcasına çırpınıyor du.
Barlas karşıdan kendilerini öfke ile izleyen Ferman'ı umursamadan genç kadının elini tuttuğu elini geri çekerek iki eli ile Aden'in yüzünü avuçları arasına aldı. Ferman'ın, Aden'i Fransa'ya götürmek istemesi öfkesini harlamıştı ama Aden'in şuanda yanında olmalıydı korkusunu alabilmek adına.
Ferman ise Barlas'ın kardeşinin yüzünü avuçları arasına almasını dişlerini kırarcasına sıkıp öfke ile izledi. Şu anda o arabadan Barlas'ı indirip Aden'e dokunduğu o elini kırma arzusu ile yanıp tutuşuyor du. Barlas'ın , Aden'in yanağına dâhi dokunmasına tahammül edemez iken Aden o adam ile evlenmek istediğini söylüyordu buda Ferman'ı delirtiyordu.
Barlas için Ferman'ın varlığı bir hiç ti ve umursama gereksinimi dâhi duymadan özgürce sevdiği kadının yüzünde gezdirdi ellerini.
" Aden ." Dedi öfkesini kontrol altında tutmaya çalışarak. " Vaz geçmem senden bunu anla artık be kadın. Yedi cihan bir araya da gelse beni senden vazgeçiremez kimsenin gücü beni senden vazgeçirmeye yetmez buna sende dahi." Yedi düvelde gelse Barlas sevdiği kadından vazgecemezdi . Savaş ve Beharam beyin kurduğu oyun olmasa Barlas yine Aden den vaz geçmezdi sadece evlilik için bu kadar acele etmez Aden'in sevdasına karşılık vermesini sabır ile beklerdi ama yinede vaz geçmezdi.
"Seviyorum ulan seni hemde kendi canımdan çok seviyorum ." Acı çeker cesine çıkıyordu sesi. " Ferman seni benden koparıp Fransa'ya götüremez buna müsade etmem öyle birşey olsa bile arkandan gelirim hangi deliğe de saklasa seni bulurum . Ben sevdayı sende tatmış ken seni bırakmam kadın yüreğime kor ateş gibi düşüp yakıp kavurdun beni ." Genç kadının gözlerindeki yaşları silerek parmakları ile yanağını okşuyordu. Şuanda ne kadar saplantılı bir adam gibi görünsede öyle değildi hem gönlüne söz geçiremiyor sevdiği kadından uzak durmuyordu hemde sevdiği kadını Savaş gibi hem uyuşturucu baronu hemde bağımlısı o adamın ellerine bırakmazdı.
Aden yüzünü okşayan ellerin üzerine ellerini koyarak usulca itti . " Ben seni sevmiyorum Barlas vaz geç artık." Dedi genç adamın gözlerine bakarak bunu artık idrak etmesini istiyordu. " Bak şimdi ben bu arabadan inip eve gideyim bu ilişkiyi sonlandırmak için seninle sonkez buluştuğumu söyleyeyim bu saçmalığı bu gece sonladıralım . " Çaresizce Barlas'ın gözlerine bakıyor hâlâ bu saçmalıktan kurtulmak için çırpınıyordu. Aralarında birşey yok ken varmış gibi görünmesi canını acıtıyor du genç kadının.
Barlas oturduğu yerden duruşunu dikleştirip Aden'in yüzüne doğru eğildi. "Böyle birşey asla olmayacak Aden ! " Dedi hiddetle kaşlarını çatarak genç kadının söylediklerine. " Ne senden vaz geçerim nede seninle evlenmekten benim sabrımı daha fazla sınama ! Sen benim karım olacaksın bunu artık kabullen yoksa yapacaklarımdan ben sorumlu olmam ! " Genç kadının gözlerine öyle bir bakıyordu ki gözündeki öfke adeta Aden'i yakıp kül edecek gibiydi.
Barlas daha fazla arabada kalmak istemedi ne olacaksa olsun diyerek Aden'in tek kelime etmesine fırsat vermeden arabdan indi. Bu yüzleşme öyle yada böyle olacaktı Barlas bunun farkındaydı ve hiç bir şekilde olacaklardan çekincesi yoktu. İndiği arabanın önüne doğru adımlayıp durdu Aden'in arabadan inmesini bekledi. Aden arabadan inen Barlas'a kısa bir süre baktı. Derin bir nefes alarak gücünü toparlamaya çalıştı. Arabanın içinde daha fazla oturmanın bir anlamı yoktu usulca açtığı kapı ile arabadan indi. Korku ile dövünen kalbinin ve titreyen bacakları ile Barlas'ın yanına adımlayıp yanında durdu. Bakışlarını abisine çevirdiğinde onu nasıl hayal kırıklığına uğrattığını gördü. Ferman'ın bakışlarının altında ezilmektense ölmeyi tercih ederdi genç kadın.
Duyduğu utanç duygusu ile abisine daha fazla bakamadı. Ferman dan kaçırdığı bakışlarını yanında duran Barlas'a çevirdiğinde onunda bakışlarının kendisinde olduğunu gördü. Barlas sağ elini hafif kaldırarak Aden'e doğru uzattı elini tutması için. Aden kendine bakan bir çift koyu hareden gözlerini usulca ayırıp kendisine uzanan ele baktı. Şuan bir cehennemin içindeydi ve bedeni cayır cayır yanıyordu. Sanki herşey bir pamuk ipliğine bağlı gibiydi. Barlas'ın elini tutsada kopacak tı o ip tutmasada . Korku ile titreyen elini hafifçe kaldırıp Barlas'ın avuçlarının arasına yerleştirdi istemeye istemeye.
Barlas'ı bu evlilikten geri döndürmeye ne gücü nede sözleri yetmişti. Şimdi ise Barlas'ın uzattığı eli tutmaya mecbur du abisini bu ilişkiye inandırmak adına . Kısa bir süre tuttuğu elde oyalandı bakışları yine bitmek bilmeyen göz yaşları ile . Gözlerini tuttuğu elden ayırıp göz yaşını silerek duruşunu dikleştirdi Ferman'a karşı. Vaz geçmediğini ve vaz geçmeyeceğini görmesine inandırmak adına.
İki adamın da gözleri genç kadının üzerindeydi. Barlas parmaklarının arasına yerleşen narin parmaklari sıkıca kavradı.
" Bu kadar korkmanı gerektirecek bir durum yok ben yanındayım ve kimsenin sana tek kelime dahi etmesine müsade etmem " Diye genç kadını cesaretlendirmek istedi. Söyledikleri sözde değildi tabiki Aden'i incitecek tek bir kelime etmelerine dahi izin vermezdi. Genç kadın korkmasın diye sözler sarf ediyordu halbuki Aden'in en çok korkutan da kendisiydi. Onun yüzünden neler yaşamıştı.
Barlas'ın sözleri Aden'in kulağına ilişince sonkez bakışlarını Barlas'a değindirdi.
" Seni asla affetmeyeceğim. " Dedi ikisininde duyacağı bir şekilde fısıldayarak.
Nasıl affede bilirdiki şu beş gündür Barlas yüzünden yaşamadığı şey kalmamıştı. Önce saçlarından sürüklenerek babasının öldürüldüğü yere götürülmüş amcası tarafından abisi adına tehdit edilmiş daha sonra ise amcasının hiç bir sözüne cevap vermediği için hem ruhsal hem de fiziksel şiddetine maruz kalmıştı. Ve vücudun da sayısız morluklar yer edinmiş bazı izler ise haftalarca geçmeyecek kadar morarmış tı. Vücudundaki izlerin verdiği acı değilde ruhunda yenisi eklenen derin yaraları daha çok canını acıtmıştı Aden'in.
Bakışlarını,Barlas tan ayırıp tekrardan abisine çevirdi . Her an bayılacak mış gibi korku ile kalbi tekliyor bacakları ise her an kendine ihanet edecekmiş gibi titriyordu. Barlas'ın elini öyle sıkı tutuyordu ki güç almak istercesine genç adamın elinin tersine batırdığı tırnakları derisini adeta çiziyordu.Aden hâlâ dik durmaya çalışıyor ama içinde bulunduğu durum bunu zorlaştırıyor du. Barlas'ın Ferman'a doğru adımlaması ile birlikte genç adamın adımlarını takip etti .
Ferman'a doğru attıkları her adım ile genç kadının bedenini daha büyük bir korku sarıyordu Ferman'ın dakikalarca sessiz kalması bile şaşırtıcıydı. Abi , kardeşin arasındaki mesafe kapnmış Barlas tam Ferman'ın karşısında sevdiği kadının elini tutarak sarsılmaz duruşuyla dimdik durmuştu.
Ferman,Aden ve Barlas'ın eline kısa bir bakış atıp gözlerini ikilinin üzerinde gezdirdi öfke ile . Bakışlarını Barlas'a sabitleyerek. " Aden bırak o adamın elini !" Dedi öfke ile burnundan soluyordu adeta. Bakışlarını birkez olsun Aden'e değirmiyor Barlas'ın gözlerine kenetlenmiş ti nefret dolu bakışlarını Ferman.
Aden ile son konuşmaların ne kadar kötü olduğunu görmüştü Ferman. Uyku tutmamış yatakta bir oyana bir bu yana dönüp durmuş aklı Aden de kaldığı için kardeşinin durumunu merak etmiş odasına gitmişti. Odaya girdiğinde Aden'in olmadığını gördüğünde adeta öfkeden delirmişti. Aden'in mutfakta ola bilme ihtimalini göz önünde bulundurarak altkata inmiş o sırada bahçedeki adamlardan birisi yanına geliyordu. Aden'in gizlice evden çıkıp Barlas'ın arabasına bindiğini söylemiş Ferman'ın öfkesine öfke katmıştı.
Ferman aklından peşlerinden gitmek gelsede son anda kendini frenlemiş ikilinin geleceği vakti sokakta beklemişti.
" Ferman oturtup konuşalım seninle ! " Dedi Barlas tıpkı karşındaki adam gibi onunda bakışları oldukça sertti heleki Aden'i Fransa'ya götürmek istediğini duyduktan sonra sakin kalmıyordu. Barlas ta en az Ferman kadar öfkeliydi ve yanında Aden olduğu için öfkesini bastırmaya çalışıyordu olay büyümesin diye oturtup konuşmak istiyor du.
Ferman , öfke ile bir anda. " Sen sus lan ! " Diye bağırdı.
Aden ise abisinin bir anda bağırması ile korku ile yerinden sıçradı ürkek bir kuş gibi. Barlas öfkesini bastırmak adına gözlerini sert bir şekilde kapatıp açtı burnundan gürültü bir nefes vererek. İçten içe sabır diliyordu. Sırf Aden'i bağırması ile korkuttuğu için Ferman'ın ses tellerini kese bilirdi ama arada sevdiği kadın vardı. Aden korku ile tırnaklarını Barlas'ın elinin üzerine geçirse de Barlas avuçları arasındaki elin tersini başparmağı ile okşuyordu korkusunu almak adına.
Aden , abisinin dediğini yapmak yerine Barlas'ın elini daha sıkı tutuyor tırnaklarını korku ile Barlas'ın etine geçiriyordu. " Aden bırak o adamın elini eve gir ." Dedi bir kez daha öfke ile bir birine kenetkediği dişlerini kırarcasına sıkıyordu.
" Abi ." Dedi genç kadın korkuyla titreyen sesi ile .
Ferman'ın bakışları nihayetinde kardeşini buldu . Öfke ve hayal kırıklığı ile dolu bakışlar genç kadının içine işliyor hiç bir günahı suçu yokken o bakışlara maruz kalıp altında eziliyordu. " Aden bir daha tekrarlamam ! " Dedi katı bir ses tonu ile. "O adamın elini bırakıp eve gir ! Eşyalarını topla yarın benimle Fransa'ya geliyorsun." Saatler önce kardeşine Barlas ile görüşüp konuşmasını yasaklamış iken saatler sonra gece yarısı Aden'in , Barlas ile gizlice buluşurken yakalamış kan beynine sıçramış tı adeta. Kardeşi böyle bir hatayı nasıl yapa bilirdi? Barlas için gecenin bir yarısı dışarıya çıkıp gizlice buluşacak kadar mı gözünü kararmıştı? Hemde amcası Aden için fütursuzca ettiği sözleri duymuş ken genç kadının bu hareketi Ferman'ı çileden çıkarıyordu.
Ferman daha fazla Aden'i, Barlas'ın elini tutarken görmeye tahammül edemedi genç kadını sağ kolundan tutup bir hışım ile yanına doğru çekti Barlas'ın elindeki elini ayırarak . Barlas , Ferman'ın , Aden'i Fransa'ya götüreceğini ikinci defa duyması ile sabrının kotası dolmuş üstünede Ferman'ın, Aden'in kolunu sert bir şekilde çekmeside tuzu biberi olmuştu. Kararan bakışları ile Ferman ile arasındaki mesafeyi kapatıp sevdiği kadının kolunu Ferman'ın elinden kurtararak yanına doğru çekip arkasına aldı Barlas. Heybetli bedeni ile Aden ve Ferman'ın arasına adeta etten bir duvar örmüştü. Arkasına aldığı Aden'e dönerek.
"Bunu yapmazsam bu gece uyuyamam özür dilerim." Diyerek Ferman'a dönmesi ile yumruğunu karşısında ki adamın yüzüne indirmesi bir oldu .
Aden daha Barlas'ın ne dediğini idrak edemeden abisinin yüzüne inen yumruk ile aydınlandı aydınlandığı gibide çığlık attı yediği yumruk ile yere yığılan Ferman'ı görünce.
" Sen kimi Fransa'ya götürüyorsun lan ." Diye yeri göğü inletircesine bağırdı yüzüne yediği yumruğun etkisi ile yere düşen Ferman'ın üzerine doğru yürüyerek . " Sen Aden'i hiç bir yere götüremez sin buna müsade etmem . " Boynundaki ve alnındaki damarlar adeta patlayacak mış gibi görünüyordu. Öfkesi Barlas'ı ele geçirmiş gözü dönmüştü adeta. Aden girdiği şoktan çıkmış abisinin üzerine doğru yürüyen Barlas'ın önüne geçmişti.
" Sen ne yaptığını sanıyorsun ." Diye bağırdı Barlas'ın önünü keserek Ferman'ın yanına gitmesine engel oldu.
Öfkesi Barlas'ı adeta ele geçirmiş gözünü kör etmişti. Öfke dolu bakışlarını Ferman dan çekip Aden'e doğru çevirdi. " Kimse seni hiç bir yere götüremez lan buna müsade etmem . " Yakmaya hazır olan bakışları ile genç kadının yüzüne kükrercesine bağırdı adeta . Karşısındakinin Aden olduğunu dahi gözü görmüyordu yine öfkesinin kontrolünü kaybetmiş karşısındaki kadını korkmasına sebebiyet vermişti.
Aden hâlâ abisine doğru gitmek için arada kendisi olmasına rağmen adımlarını durdurmayan adamın göğsüne ellerini koydu dur durabilmek adına. " Barlas lütfen git ." Dedi korku ile gözünden süzülmeye devam eden yaşlarla.
" Ben adama diyorum oturup konuşalım diye adam seni Fransa'ya götürmekten bahsediyor lan ." Ne sesinin seviyesini düşüre biliyordu nede öfkesini dizginleye biliyordu.
Aden tam dudaklarını aralamıştıki tekrar Barlas'ın gitmesini söylemek adına kolundan tutulup geriye doğru çekilmesi ve Ferman'ın,Barlas'ın yüzüne yumruğunu indirmesi bir oldu. " Sen kimsin lan kardeşimi götürmek için senden müsade alayım! " Yediği yumruk ile geriye doğru sendeleyen Barlas'ın gözlerine bakarak bağırdı.Öfke ile alıp verdiği nefes Ferman'ın ciğerlerine ulaşıyor öfkesini dindirmek yerine dahada harlıyordu. Ferman davasında da öfkelenmek te de haklıydı. Hangi abi gece yarısı kız kardeşinin elin adamı ile buluşmasına sessiz kalırdı ki Ferman da kalsın. Burası Antep ti böyle olaylar bu coğrafyada tersti en ufak olayda kadının namusunu dile dolayıp dilden dile aktarırlar dı. Dedi kodular alır başını gider önünü kesemezlerdi.Aden'in yaptığı hareket Ferman'ın fıtratına tersti.
Aden neye uğradığını şaşırmış iki adamı nasıl durduracağını bilmiyordu. Barlas yediği yumruğun etkisinden çabuk çıkmış olmalıydı ki Ferman'a doğru attığı büyük adımlar ile yanına ulaşıp iki eli ile yakasından tutması ile Ferman'ın yüzüne kafasını indirmesi bir oldu . " Aden benim karım olacak lan sevdiğim kadını alıp gitmene göz yumacağımımı düşündün? " Diyerek yüzüne attığı kafa ile yere yığılan Ferman'ın yanına giderek üzerine oturup yüzüne yumruğunu geçirmesi bir oldu .
Aden abisinin üzerine oturup yüzüne yumruklar indiren Barlas'ın yanına ulaşıp durdurmak için kolunu tutmaya çalıştı ama nafile. " Barlas dur Allah aşkına ." Diye bağırdı korku ile genç kadın ." Yardım edin." Diye boğazı yırtılırcasına bağırdı genç kadın.Öfke Barlas'ın bedenini ele öyle bir geçirmişti ki kulakları dahi sağır olmuş gibiydi Aden'in attığı çığlıkları ve yalvarışlarını duymuyordu.
Ferman ise yüzüne inmeye hazır olan yumruğu seri bir hareketle havada yakaladığı gibi boşta kalan eli ile Barlas'ın yüzüne sert bir yumruk indirerek üzerinden yere düşmesini sağladı. Barlas'ın yan tarafa düşmesi ile atik bir hareket ile yere yığılan Barlas'ın üzerine çıktı . Şimdi yerler değişmiş az önce yüzüne yumruklarını savuran adamın üzerine oturmuş aynı şekilde yumruklarını yüzüne sıralıyordu.
" Aden senin hiç bir şeyin değil lan olmayacakta! Kardeşim ile evlenmene müsade etmeyi geçtim yüzünü göstermeye ceğim sana ." Diyerek havaya kaldırdığı yumruğunu tekrar Barlas'ın yüzü ile buluşturdu.
" Abi yalvarırım durun artık bırak ." Diye Aden avazı çıktığı kadar bağırıyor du göz yaşları ile . Bir birini yumruklayan bu iki deliyi durdurmaz ise bir birlerini öldürecekler di. Aden abisinin koluna yapışmış Barlas'ın üzerinden kaldırmaya çalışıyordu.
" Aden ! " Diye kükredi adeta Ferman kararan bakışlarını genç kadına çevirerek."Bırak kolumu bu piçin canını bu gece alacağım." Ferman'ın da Barlastan bir farkı yoktu öfke gözünü kör etmiş kardeşini ne denli korktuğunu görmüyordu.
Ferman hazmedemiyordu dostum dediği adamın kız kardeşine göz koymasına. Ya kız kardeşinin arkasından iş çevirmesi onu hesaba bile katmıyordu Aden ile daha sonra hesaplaşacaktı. Güvendiği iki kişiden darbe almıştı Ferman.
Barlas, Ferman'ın, Aden'e cevap vermek için yüzünü genç kadına çevirmesini fırsat bilip üzerinde oturan adamın karın boşluğuna sert yumruğunu geçirmesi ile nefesini kesti Ferman'ın. Mahalle adeta üç gencin sesi ile ayağa kalkmış kimisi evin balkonundan,kimisi camdan kavgayı izliyorlardı.
" Hele bir denesene Ferman bak bakalım neler oluyor. Sen beni unutmuşsun anlaşılan ama hatırlatırım. Aden benim kırmızı çizgim zaafım ama sende beni bilirsin ki ben bir şeyi kafaya koydum mu yaparım ki onu da geçtim ben Aden'i seviyorum sen değil önüme kim gelirse gelsin affetmem." Barlas'ın içindeki şeytan dilinde pervasızca savurduğu sözler ile kendini göstermişti. Ne kadar acımasız olduğunu bir kez daha Ferman'a söylerken Aden'in gözünede sokmuştu.
Ferman acı ile yerde kıvrandı bir süre . Daha sonra zar zor acı ile kıvranarak yerden kalktı güç bela kalktığı gibi tekrar Barlas'a saldırdı. İki adam sokağın ortasında adeta bir birleri ile ölümüne dövüşüyor yumruklar havada uçuşuyordu.
İkisinin de yüzü gözü kan içinde Ferman'ın yüzü daha kötü bir haldeydi . Ferman ne kadar güçlü olsada Barlas'a gücü yetmiyordu. Ferman aldığı her darbede acı ile kıvranır ken Barlas aldığı darbelerden bir gram acı hissetmiyordu. Adeta acı duygusu vücudundan alınmış hissizleştirmişti genç adamın bedenini.
Barlas kendine tekrar hamle yapan Ferman'ın karnına indirdiği sert tekme ile yere düşmesini sağladı yere düşen genç adamın canını almak istercesine adımlayıp tekrar üzerine çıkıp yumruklarını savurma ya başladı. Altında yüzüne yumruklar savurduğu adam sanki eski dostu değilde düşmanı gibiydi . Söz konusu Aden olunca kendini kaybediyor heleki Aden'i kaybetme korkusu benliğini ele geçirince gözü kararıyor du adeta.
Aden ikiliyi aralamaya çalışıyor ama gücü yetmiyordu. " Yardım edin bir birlerni öldürecekler. " Son çare yardım çığlıkları atmakta buldu . " Ahmet abi yardım edin abimi öldürecek." Diye evdeki korumaya seslendi acı bir feryat ile. Mahalle ayağa kalmışken kendi evlerinden tek bir kişi dâhi çıkmamış tı. Evdeki üç korumayı Ferman uyarmıştı ne olursa olsun araya girmeyeceksiniz diye . Bunu yapma sebebi Barlas'ın gözü döndüğünde neler yapıyor Aden bunu görsün istedi. Görsün ki Barlas ile evlenmekten vaz geçsin istedi.
Aden ,Barlas'ın yanına gidip koluna tekrar yapıştı . "Barlas yalvarırım bırak . " Ağlamaktan ve bağırmaktan sesi çatallaşıyordu elinden birşey gelmiyor Ferman için endişeleniyor du. Barlas'ın bu yüzü ile ilk defa yüzleşmişti bir an Barlas'ın insan olduğundan şüphe duymuştu. Adeta vahşi bir hayvan gibi kana susamış gibi Ferman'ın kanı ile elini yıkıyordu. Barlas'ın bu hâli genç kadını korkunun doruklarına ulaştırdı.
" Aden git ." Diye bağırdı Barlas. Kavga esnasında Aden araya girmeye çalışırken zarar vermekten korkuyordu ve kavga ederken Aden'in hareketlerini de hissedip elinden geldiğince Ferman ile kozunu genç kadından uzaklaşarak paylaşıyor du.
Aden ,genç adamın kolunadaki parmaklarını daha da sıkılaştırdı. " Barlas korkuyorum." Dedi çaresizce sesinin Barlas'a ulaştığın dan bile şüphe duydu sanki genç adam sağır olmuş gibiydi.
'Korkuyorum' diye sevdiği kadının sözleri kulaklarına dolunca eli havada asılı kaldı Barlas'ın. Sevdiği kadını korkutmaktan ne kadar nefret etse de , her seferinde daha çok korkutmayı başarıyordu.Ateş püsküren bakışlarını Aden'in korku dolu gözleri ile birleştirdi. Genç adamın bakışlarının kendine döndüğünü fark edince havada yumruk halinde kalan eline doğru uzanıp boşta kalan avucunun arasına aldı. "Üzerinde oturup ölümüne yumrukladığın kişi benim abim , baba yarım . '" dedi titrek bir nefes vererek. "Allah aşkına dur artık abime birşey olacak korkuyorum. Senden korkuyorum Barlas. " Dedi dudakları titreyerek.
Ev deki üç koruma ve ev halkı nihayetinde evden çıkmış gördükleri manzara ile şoka uğramışlardı. İki koruma Ferman'ın üzerine oturan adamı kaldırmak için hızlı bir şekilde yanlarına gelmiş kollarını tutmuşlardıki . " Dokunmayın lan sikerim ecdadınızı ." Diye beriton sesi ile bağırdı. Adamlar Barlas'ın gözü dönmüş bu hâlini görünce kolunu bıraktılar.
Barlas önce altında acı ile kıvranan Ferman'a baktı daha sonra bakışlarını Aden'e çevirip üzerine oturduğu adamın üzerinden kalktı. Öfkesinin kontrolünden çıktığını yeni fark etti. Aden'in yanında bu yönünü ne kadar gizlemeye çalışsa da son zamanlarda bunu başaramıyor daha çok konturolden çıkıyordu. Aden'in gözlerindeki o korku ve nefret dolu bakışları iliklerine kadar hissetti bu durum dâhi öfkesini harlıyordu genç adamın. Gün geçtikçe sevdiği kadını daha çok kaybediyor bunun bilincine varmasına rağmen daha çok hata yapıyordu .
Aras yerde yüzü gözü dağılmış bir şekilde yatan abisini görünce. " Senin şerefini sikerim lan ! " Diye Barlas'ın üzerine doğru yürüdü. " Sen nerenin itisin gelmiş evimin önünde kavga çıkarıyorsun. " Diyerek bağırarak adımlarını devam ettirdi.
Bu defa Aras'ın, Barlas'ın üzerine yürümesi ile yeni bir kaosun içine sürüklenecekerinden korktukları için Eslem hanım, Eyşan hanım, Dila ve Aden'in çığlık sesleri sokağı inletti adeta . Bir kavga bitmeden diğeri başlıyordu.
Behram bey sonunda varlığını belli etti. "Ne oluyor ulan burda bu ne hal kendinize gelin . Rezil ettiniz bizi kolu komşuya." Diye gür bir sesle konuştu. Ama boşunaydı tüm mahalle olana bitene çoktan şahitlik etmiş dedi koduya başlamışlardı bile.
Barlas adeta kızgın boğa gibi burnundan soluyordu. " Gel ulan sana nerenin iti olduğumu göstereyim sen de abin gibi kim olduğumu unutmuşsun ona hatırlattım sanada hatırlatayım ." Yumruğunu kendine doğru savuran Aras'ın elini havada yakalayıp çevik bir hareketle savuşturmuş az önce Ferman'a yaptığı gibi Aras'ın yakasına yapıştığı gibi kafasını yüzüne geçirmesi bir olmuştu.
Yere düşen Aras'ın yüzüne doğru eğilip. "Kim olduğumu hatırladın mı ? Ben Barlas Karahan yedi ceddiniz de gelse benimle baş edemezsiniz." Bir de Aras ile ugraşamazdı Ferman'a gösterdiği sabrı Aras'a göstermedi.
Barlas'ın bir hamle daha yapmasına fırsat vermeden Behram bey ve adamları araya girdi. Ama yinede Barlas'ı zaptedemiyorlardı adam tek başına bir ordu gibiydi .Aden hâlâ Ferman'ın yanında ağlayarak bu kabusun bitmesini diledi içten içe. Gecenin bir vakti düştükleri bu durumdan utandı. Bu yaşına kadar bir gün olsun ailesinin utanmasına sebep olmaz iken bugün Barlas sayesinde tüm mahalleye kendi ve ailesinin utanç kaynağı olmuştu. Adeta vücudun dermanı kalmamış daha fazla kaldıramıyordu yaşadıklarının ağırlığını gün geçtikçe yeni bir olay ile karşı karşıya geliyor altında kalıp eziliyordu.
Amcası ve diğer adamların Barlas ve Aras'ın kavgasına engel olduklarını görünce bakışlarını utanç ile Ferman'a çevirdi genç kadın. Aden yerde acı ile kıvranan Ferman'ın yanın oturdu . "Abi iyimisin. " Diye titreyen göz bebekleri ile Ferman'a baktı.
Fermay yattığı yerden hafif bedenini yan çevirerek ağzının içine dolan kanı tükürdü. " Evlenmek istiyorum diye tutturduğun adamın gerçek yüzünü gör ." Diyerek olduğu yerden zar zor kalktı genç kadından destek alarak.
Barlas, Ferman'ın ne yapmak istediğini yeni anladı anladığı gibide az önceki öfkesinin iki katı vücuduna nüksetti. Aden'in gözünde kendini kötü göstermeye çalışıyordu. " Ulan senin belanı sikerim." Diye bu defa adımlarını Ferman'ın üzerine doğru hareketlendirdi Barlas.
Behram bey ve bir adam Aras'ı tutarken diğer iki koruma ise Barlas'ın önüne geçip Ferman ile arasına girdiler . Ferman hiç birşey olmamış gibi olduğu yerden Barlas'a doğru adımladı. "Gel lan gel kim kimin belasını sikiyor göstereyim sana ." Diyerek tekrar Barlas'a saldırmaya çalıştı Aden ve Eslem hanım araya girdiler.
" Ferman dur oğlum ." Dedi Eslem hanım ağlayarak.
"Abi yeter yalvarırım yeter."
" Bırak ana ." Diye bu defada Eslem hanıma bağırdı Ferman." Ne oldu Barlas ,Aden'in gerçek yüzünü görmesi tedirginmi etti seni." Diye annesi ve Aden'in arasından sıyrılıp Barlas'a doğru adımladı.
Yine bağrışlar artmış ortalık adeta cehennem yerine dönmüştü. İki kızgın boğa gibi burnundan soluyan adamı durdurmak mümkün değildi . Bir yandanda olaya Aras dahil olmuş kadınların çığlık sesleri mahalleyi inletmişti. Barlas'ı tutan iki adamın gücü yetmiyor Barlas'ın yumruklarından onlarda nasibini almışlardı.
" Kardeşim den uzak dur Barlas.! " Dedi hiddetle . "Dostum dedim sana güvenip kardeşimi emanet ettim sen ne yaptın lan bacıma göz diktin şerefsiz ." Diye bağırdı Aden ve annesinin gücü yetmemişti Ferman'a araya Dila ve Eyşan hanımda girmişti.
" Utanmadın mı lan hiç dostum dediğin adamın bacısına göz dikmeye." İki eski dostun bu defa kendi aralarındaki savaşı başlamıştı. Ferman hâlâ dostum dediği adamın ihanetini yediremiyordu kendine.
" Sevdim lan sadece sevdim utanılacak hiç birşey yapmadım ." Diye bağırdı Barlas.
" Ulan ben seni dostum bildim bacımı sana emanet ettim sen benim emanetime ihanet ettin. Utanmadınız mı gecenin bu saatinde bizi ayakta uyutup buluşmaya ? Duymayacağımı mı sandınız? " Dedi öfke ile burnundan soluyordu."Bacımla bir olup beni sırtımdan vurdunuz lan . Sanada yazıklar olsun bacımada yazıklar olsun ." Dedi adeta tükürük cesine . " İkinizde bu evliliği unutun buna asla müsade etmeyeceğim. " Diyerek Barlas'ın dinmek bilmeyen öfkesini şaha kaldırdı.
Aden abisinin pervasızca savurduğu sözleri duyunca içinde birşeyler koptu sanki. Ferman'ın söylediği sözün altında ezildi yer yarılsada yedi kat dibine girmek istedi genç kadın. Hak etmemişti bu ağır sözleri hiç bir günahı yokken tüm günahlar genç kadının boynuna dolanıyor her yeni bir olayda biraz daha nefesini kesiyordu.
Barlas önünde duran iki adamın önünde durmasını umursamadan öfke ile Ferman'ın yanına doğru adımladı.
"Sen değil yedi sülalen de gelse bu evliliğe engel olamaz ."
Adeta Barlas'ın bedenine deli gücü ele geçirmiş gibi önündeki iki adamı önünde ezip geçiyordu. Barlas'ın kimseden ne korkusu nede çekingesi yoktu ve bu durum Aden'i daha çok korkutuyordu. Adeta gözü dönmüş bir şekilde Ferman'a doğru gelen adama bu defa Aden engel olmak zorundaydı yoksa bu gece burada kan dökülürdü. Antep gibi bir yerde gece yarısı bir adam ile gizli gizli buluşmak akıl karı birşey değildi namus davası diye yine kan dökülürdü. Bütün mahalle kavgaya yeterince şahitlik etmiş bu geceden sonra dedikodular alır başını giderdi.
Kulaktan kulağa aktarılır her duyan diğerine farklı şekilde aksederdi. İnsanların ağzı torba değildiki büzesin . Dilin kemiği yotu ve yarın herkesin dili herlafa dönecekti. Yeterince rezil olmuşlardı ve Aden ailesinin daha fazla utanç kaynağı olmasına müsade edemezdi. Ferman'ı , annesi, Dila ve yengesinin tutmasını fırsat bilip adeta tufan gibi esip gürleyerek Ferman'ın yanına gelmek için önündeki adamları perişan eden Barlas'ın yanına doğru ilerledi hızlı adımlarla ile.
Barlas'ın önünde duran iki adamın arasından geçip Barlas'ın yanına ulaştı. İki elini genç adamın göğsüne koyarak abisine doğru yapacağı hamlenin önünü kesti. Ne ara yanına geldiğini bilmediği kadını ettiği temas Barlas ağayı kendine getirdi . Aden'i dokunuşundan tanımıştı. Az önce öfkeden gözü dönmüş Aden'in kendine doğru geldiğini görmemişti. Aden'in dokunuşu genç adamı azda olsa sakinleştirmişti . Barlas'ı dizginleye bilecek tek kişi Aden di. Genç kadın çaresizlik ve korkudan titreyen göz bebekleri hırçın denizin dalgaları gibi öfke ile dalgalanan gözler ile buluştu.
" Barlas lütfen yeter ." Dedi bitkinlikle . Genç adamın göğsüne koyduğu ellerini koluna doğru ilerletti . Sağ eli ile Barlas'ın kolunu kavradı. " Benimle gel ." Dedi titrek bir nefes vererek. Barlas sevdiği kadını ne duruma düşürdüğünü yeni yeni idrak etmeye başladı o çok sevdiği gözlerin kahvesi gitmiş kırmızıya boyanmıştı adeta ağlamaktan kan çanağına dönmüştü. Aden'in bu haline içi gitti adeta . Genç kadına daha fazla zorluk çıkarmadan Aden'in kolunu tutup yönlendirdiği adımlarını takip etti Barlas.
Aden sokağın başına doğru adımlarını yönlendirirken arkasından ne yaptığını sorgulayarak adeta yeri göğü inletircesine bağıran abilerini umursamadan ilerledi. Barlas kolunu tutan eli boşta kalan eli ile sağ eline doğru kaydırıp genç kadının elini avuçları arasına aldı sımsıkı bir şekilde kavrayarak. Aden ne kadar Barlas'ın elini tutmasın dan rahatsız olsada abilerini bu ilişkiye inandıra bilmek adına elini geri çekmedi. Aden biraz ilerledikten sonra adımlarını durdurup yönünü genç adama çevirdi. . " Barlas git lütfen daha fazla rezillik çıkarma . Herkes bizi konuşuyor fısır fısır." Diyerek camdan,balkondan film izler gibi kendilerini izleyen komşularının üzerinde gezindirdi bakışlarını.
Sahi Aden'i amcası merdivenlerden saçlarından sürüklerken nerdeydiler . Hepsi Aden'in çığlıklarına kulaklarını tıkamış perdenin arkasından izleyerek seyirci olmuşlardı. Hiç biri Aden'in çığlıklarına kulak asmamış yardım etmemişti. Ama şimdi kavga vardı hepsi film izler gibi cama , balkona yığılmış dedi kodu yapmaya başlamışlardı bile .
Barlas ta tıpkı Aden gibi kendilerini izleyen mahallelinin üzerine üstün körü bakışlarını dolandırıp gözleri tekrar genç kadını buldu. " Hiç kimse umrumda değil. Umrumda olan tek şey sensin ve Ferman'ın seni Fransa'ya götürmek istemesi ." Dedi .
" Abim götürmek istese de onunla Fransa'ya gitmeyeceğim yalvarırım gitti artık. Ne istersen yapacağım söz veriyorum yeteki git görmüyor musun halimi." Diyerek Barlas'ın yürürken tuttuğu elini avuçlarından koparıp iki yana açtı. " Lütfen git artık." Diye çaresizce genç adamın gözlerine baktı inci tanelerini akıtarak.
Bu esnada Ferman ve Aras kendilerini tutan adamların ve diğerlerinin elinden kurtulmak için yeri göğü inletircesine bağırıyorlar dı. Kız kardeşlerini Barlas ile görmeye tahammülleri yoktu.Heleki az önce kıyamet kopmuşken hâlâ Aden'in, Barlas'ın elini tutup yanında olmasına öfke doluydular.
Çaresizce kendine bakan kadının gözlerine içi gide gide baktı Barlas. Ne hâle getirmişti sevdiği kadını . Adeta dalından koparmış solması için bir kenara koymuştu. Aylar öncesi ile şimdi karşısında duran kadın aynı kadın değildi. Aylar önce hayatı ne kadar yolunda gitmese de Aden hayat doluydu şimdi ise ordan oraya savruluyor yaşayan bir ölü gibiydi. Kendi için çırpınmayı bırakmış ailesinin hayatı için çırpınmaya başlamıştı.
Şimdiden günden güne yok ediyordu sevdiği kadını. Ya sonrası ? Bundan sonraki günler ne olacaktı?
" Söz mü? " Dedi Barlas şuanda Aden'i az ileride duran arabasına bindirip burdan alıp gitmemek için kendi ile savaşıyordu adeta içten içe.
" Söz ne istersen yapacağım yeterki git ." Dedi boynunu hafif sağa doğru yatırıp yalvarır casına karşındaki adamın gözlerine baktı.
" Tamam gidiyorum ama ne zaman arasam o siktiğimin telefonunu açacaksın sana ulasacağım . Açmaz san eğer bu gördüğün manzaranın daha beterini görmek zorunda kalırsın. "Diyerek az ileride döverek perişan ettiği abilerini ve adamları işaret etti kaşı ile.Bir yandan sevdiği kadına acımasız ca davrandığı için içinde depremler oluyordu ama böyle olmak zorundaydı Barlas'ın nazarında.
" Ne zaman ararsan ulasacaksın bana tamam mı? " Diyerek genç adamın gözlerine baktı. Barlas başı ile onayladı. "Şimdi arabana bin ve ben abimlerin yanına döndüğümde ne olursa olsun o arabadan inme." Biliyordu abilerinin yanına gittiğinde neler ola bileceğini az çok tahmin ediyordu. Barlas'ı gitmesi için ikna etmişken tekrar bir olay çıkarmasını göze alamazdı.
" O nedemek ? " Dedi çattığı kaşları ile genç kadının yüzünü talan etti bakışları ile
" İster istemez bağırıp ça-" genç kadın sözünü bitirmeden Barla sözünü bıçak gibi kesti.
" Eğer saçının teline elleri dahi değse aldıkları nefesi bu gece keserim !" Dedi sert bir ses tonu ile.Aden'e birinin zarar verme ihtimali bile Barlas'ı çıldırtıyordu. Bakışlarında adeta bir katilin acımasızlığı yer edinmiş karşısındaki kadını ne denli korkuttuğunun farkında bile değildi.Ama kendi verdiği zararı göremeyecek kadar da kör olmuştu içinde bulunduğu çıkılmaz dan.
"Abimleri kendin gibi sanma . Bana ne kadar öfkeli olasalarda zarar vermezler. Onlar senin gibi saldırgan ve gaddar değiller." Dedi Barlas'ın canını yakacak sözleri dile dökerek. Sözleri ile genç adamın canını ne kadar yaktığının farkındaydı ama umrunda değildi.
Genç kadının söyledikleri Barlas'ın yüreğinde bir artçı yarattı. Demek ki sevdiği kadının gözün de cani, gaddar bir adamdı. Oysa Barlas sevdiği kadını yüreğinde sarıp sarmalamıştı bir bebek gibi. Aden'in sözleri ne kadar ağır gelsede umursamıyor gibi davranmayı tercih etti.
" Dediğini deneyeceğim." Dedi söz veremiyordu çünkü kendine güvenmiyordu genç adam . Aden konusunda oldukça hassas tı. Kim olursa olsun sevdiği kadının kılına dâhi zarar verme gafletine düşse affetmez oracıkta nefesini keserdi.
" Denemeyeceksin Barlas ! " Dedi kararlı bir şekilde. " Dediğimi yapacaksın . Eğer bir kez daha abime dokunma gafletine düşersen beni unut. Az önce beni düşürdüğün duruma birkez daha düşürürsen sana yeminim olsun canıma kıyar bu işi kökten hallederim ." Dedi kafasında fink atan düşünceyi dile savurmak tan çekinmedi. Günlerdir kafasında dönüp duran intihar eğilimi vardı. Günlerdir işitemediği hakaret, yemediği dayak , namusunun sürekli farklı şekilde dile dolanması psikolojikmen çöküş yaşatmıştı genç kadına. Aklında dönüp duran düşünce ' bu kadar olaya sebebiyet veren bensem canıma kıyar son noktayı koyarım ' diye aklında fink atıyordu bu ihtimal.
Aden'in son sözü Barlas'ın aldığı soluğu kesti adeta. Sevdiği kadını intihar düşüncek raddeye getirdiğini bilmiyordu. Bu düşünce bile genç adamın acı ile kalbinin sıkışmasına sebep oldu. Ne diyeceğini bilemedi ilk defa Barlas . İçinde deprem etkisi yaratan söz göz bebeklerinin endişe ile titremesine sebep oldu.
" Tamam istediğin olsun hiç bir şekilde müdahale etmeyeceğim ama sende verdiğin sözü unutma . " Diyerek genç kadın ile arasındaki mesafeyi kapatıp üzerine doğru eğilip yüzlerinin arasındaki mesafeyi azalttı. Ne Aden'in abileri nede diğerlerinin az ileride olmaları umrunda değildi." O aklındaki sikik düşünceyi de çıkar beni kendinle cezalandırmaya sakın çalışma Aden ." Dedi gözlerinde hem öfke hemde korku vardı genç adamın. Bu ihtimali düşünmek bile içinin buz tutmasına sebep olmuştu az önce öfke ile cayır cayır yanan adam Aden'in tek bir sözü ile üşümüş tü. Kimsenin varlığını umursamadan dudaklarını Aden'in alnına yaklaştırıp küçük bir buse kondurarak geri çekildi.
Bakışlarını sevdiği kadından Ferman'a çevirdi sevdiği kadın yanındayken Ferman'ın kuduz köpek gibi kudurmasına baktı. Tekrar dan gözlerini sevdiği kadının gözleri ile buluşturdu. " Bu defa istediğin olsun ." Diyerek genç kadının yanından ayrılıp arabasına doğru adımladı.
Aden arabasına doğru giden adamın arkasından baktı arabaya bindiğini görünce azda olsa rahat bir nefes verdi. Bir kaç saniye bekledi gitmesini ama Barlas arabanın içinde oturmuş kendisi ve Ferman'ın arasında bakışlarını gezindiriyordu.
Burda beklemenin bir alemi yoktu öyle yada böyle Ferman'ın gazabından payını alacağını bildiği için daha fazla beklemeden bedenini ailesine çevirdi. Az önce azda olsa rahatça aldığı nefes abisinin kararan bakışları ile soluk borusuna tıkandı. Zorda olsa adımlarını ailesine doğru yönlendirip adeta nefes almayı unutarak yürümeye başladı. Attığı her adımda Ferman ve Aras'ın kararan bakışlarını daha net görüyor bedenine yeni bir korku akın ediyordu.
Nihayetinde evin önüne geldiğinde adımlarını durdurdu tekrardan kopacak olan kıyameti göğüslemek adına duruşunu dikleştirdi. Ferman kardeşinin hareketlerini gördükçe dahada çıldırtıyordu. Bu kadar şeyden sonra hâlâ o adamın yanına gitmesine öfke doluydu.
Ferman, kendini tutanların elinden sıyrılarak Aden'e doğru adımladı. " Ahmet arabanın anahtarını ver ." Dedi ölümü çağrıştıran bir ses tonu ile. Ferman attığı her adım adeta yeri titretiyor Aden'in dik duruşunun sarsılmasına sebep oluyordu.
Aden'in yanına ulaştığında gözlerine öyle bir baktı ki Aden abisinin bu bakışlarını görmek yerine ölmeyi yiğeledi . Ferman'ın hayal kırıklığı dolu bakışı genç kadını utançtan yerin dibine sokuyordu. Sevmediği bir adam için ailesini bu denli karşısına aldığı için içten içe içinde birşeyler kopuyordu. Ferman'ın isteği üzerine adamının getirdiği anahtarı aldığı gibi Aden'in kolundan tutup acımadan arabaya doğru sürüklemeye başladı.
" Abi bırak kolumu." Dedi ama Ferma'n kendisine sağır olmayı tercih etmişti. Kardeşinin canını acıttığının dahi farkında değildi öfkesi içine işlemiş sinsice damarlarında dolanıyordu.
" Abi bırak kolumu." Diyerek bu defa bağırdı Aden.
Genç kadının bağırması ile Ferman'ın kararan bakışları Aden'i buldu. " Kes sesini yürü arabaya." Diyerek tekrardan elinden kurtulmak için çırpınan Aden'i kolundan çekiştirmeye başladı .
Barlas gördüğü görüntüyü dişlerini kırarcasına sıkarak izledi. Sevdiği kadının kolundan tutup sürüklenmesine daha ne kadar sessiz kala bilirdi genç adamda bilmiyordu. Bir yanda sinsice öfkesi bedenini ele geçirirken bir yandan da Aden'in son sözleri beyninde dönüp duruyordu. Aden'i kaybetmekten ölesiye korkuyordu. Barlas Karahan ilk defa korkuyordu sevdiği kadının canıma kıyarım demesi canını acıttığı kadar içine işlemiş korkmasına sebebiyet vermişti.
"Beni Fransa'ya götüremezsin gelmem seninle."
" Ben götüreyim de seni sende yiyorsa gelme." Diyerek bağırdı.
Aden bir hışımla abisinin mengene gibi tutan elinden kurtardı kolunu.
" Sen benim anca cesedimi götürürsün." Dedi az önce Barlas'a söylediği sözleri tek kelime ile dile getirdi. Bulunduğu şartların kendisini intihar eşiğine sürüklediğini bilsin istedi genç kadın.
Ferman kardeşinin sözleri ile affalladı tıpkı Barlas gibi onunda bedeni buza kesti. Barlas için bu kadar direnmesi Ferman'ı çileden çıkarıyordu.
" Gitmek istemiyorum Fransa'ya! Beni eşya gibi ordan oraya savurmayı kesin artık çocuk değilim . Eğer beni zorla Fransa'ya götürmeye kalkışırsan yapacağım şeyin sorumlusu sen olursun." Canıma kıyarım diye dile dökmedi ama Ferman ne demek istediğini gayet iyi anladı.
Aden'in sözleri Ferman'ı derinden sarstı ama yine de kardeşini burdan götürmek zorundaydı Fransa'ya olmasada başka bir yere götürmek zorundaydı. Burda kalmasına müsade eder ise amcasının fütursuzca söyleyeceği sözler ,kolu komşunun pervasızca yapacağı dedi koduya kayıtsız kalamaz elini kana bulandı. En önemlisi ise Aden dedi koduları kaldıracak kadar güçlü değil di Ferman'ın gözünde. Bu yüzden Aden'in sözlerine bir cevap vermek yerine arabanın kapısını açıp içine bindirmeye çalıştı .
" Bırak binmem o arabaya götüremezsin beni ."Diye tekrar diretmeye başladı genç kadın
" Bin şu arabaya benim asabımı bozma Aden."
" İstemiyorum."
" Ulan İstanbul'a gideceğiz başka bir yere gitürmeyeceğim seni . Canımı daha fazla sıkma bin şu arabaya."
Ferman'ın zorla Aden'i arabaya bindirmesine daha fazla kayıtsız kalmadı Barlas hışım ile arabadan indi . Tam Aden'in yanına doğru adımlayacaktıki genç kadının bakışları kendini buldu. Gelme dercesine başını iki yana sallıyordu. Aden'in yaptığı hareket ve dakikalar öncesi söylediği sözler Barlas'ın elini kolunu bağlıyordu. Daha fazla sevdiği kadının nefretini kazanmamak adına kendini durdurdu.
Bu sırada Ferman,Aden'i arabaya bindirmiş ölümcül bakışlarını atan Barlas'a aynı şekilde bakıp arabasına bindi . Arabayı çalıştığı gibi gaza basarak ordan ayrıldı.
Kendine yaslanmak diye birşey var taşı da tuğlası da kendimiz olduğu. Aden de bulunduğu çıkmazda kendinden başka yaslanacak kimsesi yoktu. Tüm bu yaşadıklarından dolayı susmak zorundaydı. Sustukça dahada dibe batıyor du . Yol boyunca Ferman bağırmış içindeki öfkeyi dökmüş Aden'i kırmış parçalanmıştı kurduğu sözlerle. Aden çaresizliğin en dibine vurmuştu bir yanda baba yarısı olan abisinin canı söz konusuydu diğer yanda istemediği bir hayata sürükleniyordu. Elini nereye atsa ordan yanıyor günden güne kendini yiyip bitiriyor du.
_______________
İstanbul
Yol boyunca Ferman'ın ne öfkesi dinmiş nede durulmuştu Aden'in her söylediği ile çıldırmıştı. Aden ise yol boyunca dinlenmek adına nerde durmuşlarsa Ferman'a inat edip inmemiş ti. İnmek istese de inemezdi zaten abisi üstündeki saten gecelik takımını umursamadan arabaya bindirdiği gibi yola çıkmıştı. Yolda üzerine birşeyler alıp üzerini değişsin diye durduğu yerde de Aden inat etmiş inmemiş Ferman'ı daha çok çileden çıkarmıştı.
Saatler süren yolculuk nihayetinde bitmişti.
Biten yolculuk ile Aden de bitmişti. Saat akşam saatini bulmuş nihayetinde eve varmışlar dı. Aden uykusuzluğun ve yaşadıklarının etkisi ile oldukça yorgun ve bitkin görünüyor du. Abi, kardeş duran arabadan inip eve ilerlediler.
Ferman'ı bekleyen başka bir sürpriz vardı ve az sonra o sürpriz ile karşılaşacaktı. Barlas'ın tam evinin karşısındaki evi alıp kendine komşu olduğundan bi haberdi. Öğrendiğinde de pek memnun kalmayacaktı. Bu aralar nereye baksa Barlas'ı görüyor ve daha fazla görmeye tahammülü yoktu . Keçinin sevmediği ot burnun dibinde biterdi Ferman'ın ki de o hasap olmuştu.
İkili eve doğru ilerlerken camdan dışarıyı izleyen Deva'nın görüş açısına girdiler. Deva ,Aden ve Ferman'ın geldiğini görünce uzaktan da olsa Aden'in halinden birşeylerin ters gittiğini göre biliyordu. Aden'in hali pek hoşuna gitmediği için koltuğun üzerine koyduğu telefonunu alıp Barlas'ı aradı. En son dün gece abisi ile konuştuğunda Aden'in yanına Antep'e gittiğini biliyordu ve birşeylerin ters gittiği düşüncesi yer edindi kafasına. Telefon ikinci çalması ile Barlas aramaya cevap verdi.
" Abi "
" Efendim Deva. " Dedi sesinde hâlâ bir öfke fink atıyordu. Deva abisinin sesinden bile sinirli olduğunu anlıyordu ve gerçekten birşey olduğundan emin oldu.
" Aden ler geldi ." Dedi meraklı bir ses tonu ile.
" Haberim var. Antep'te ki arkadaşımın adamı aradı bilgi verdi az önce. Kapıdaki lere söyle ilgilensinler çocukla." Antep'e tek başına gitmişti Ferman , Aden'i arabaya zorla bindirip götürdüğünde Antep'te ki dostunu aramış ricada bulunmuştu Ferman'ı takibe almalarını istemişti.
Deva daha fazla dayanamadı için içini yiyordu ne olduğunu merak ediyordu. " Abi bişey mi oldu ? Camdan gördüm ama Aden pek iyi görünmüyor du üzerindeki giysiyi hiç söylemiyorum bile adeta yataktan fırlamış gibi . Abisi olacak dağ ayısı da kızgın boğa gibi burnundan soluyor."
" Sen Aden'in yanına git bende havaalanına geçeçeğim bir kaç saat sonra evde olurum ." Diye konuşmayı sonlandırarak telefonu kapattı.
Deva salondan çıkıp kapıya doğru ilerledi tam kapıdan çıkacaktı ki üzerinde pembe ayıcıklı pijaması takıldı gözüne . Değiştirmek için merdivene yönelip tekrar vazgeçti Aden'i çok merak ediyordu ve biran önce yanına gitmek istiyorordu . Adımlarını salona yönlendirip koltuğun kenarında duran uzun hırkasını alıp kapıya ilerlerken üzerine geçirdi. Hava oldukça soğuktu.Kapının üzerindeki anahtarı alıp hırkasının cebine koyarak kapıyı açıp evden çıktı .
Bahçe kapısına doğru ilerlerken etrafa doğru bakındı genç kadın. Barlas'ın korumalarından olan Vedat . " Hayırdır Deva hanım birşey mi istediniz" diye sağına soluna bakınan genç kadını durdurdu.
" Vedat abi bende sana bakıyordum abim aradı Antepli bir arkadaşının misafiri varmış kapıda onun ile ilgilenecek mişsiniz."
" Tamam Deva hanım ilgilenirim." Dedi
" Tamam abi " diyerek Deva bahçenin çıkış kapısına doğru ilerlemeye başlamıştı ki Barlas'ın adamı tekrardan durmasını sağladı.
" Deva hanım siz nereye gidiyorsunuz?" Diyerek genç kadına sorma gereksinimi duydu. Barlas yokken genç kadının güvenliğinden korumalar sorumluydu ve Barlas ağa her hangi bir sorumsuzluğa tahammülü yoktu bu yüzden işlerini en iyi şekilde yapmak zorundaydılar.
" Aden'in yanına gidiyorum merak etmeyin karşı evde olacağım "Diyerek bahçe kapısından çıktığı gibi aceleci adımlar ile karşıdaki evin bahçesine girdi. Evin giriş kapısına geldiğinde hiç vakit kaybetmeden zile basıp kapının açılmasını bekledi. Bir kaç dakika içinde kapı açıldı ve Deva gördüğü kişi ile memnuniyetsiz bir şekilde yüzünü buruşturdu.
Ferman, hiç beklemediği Dava yı kapıda görünce."Hasbin Allah kızım sizden kurtuluş yok mu ? Abisi bitiyor kardeşi başlıyor. Kafayı mı yedirecek siniz bana siz? " Diyerek karşındaki genç kadına baktı. Sinir ile genç kadının umursamaz hareketlerine bakarken üzerinde ayıcıklı pembe pijama takımını görünce deli görmüş gibi baktı genç kadına.
" Bu tiple nereden çıktın akşam akşam." Diyerek hâlâ genç kadının pijamasında göz gezdiriyor du.
Deva , Ferma'n söyledikleri ile umursamaz bir şekilde. " Annemin karnından ." Dedi genç adamın sorusuna karşılık dalga geçercesine bir ses tonu ile alayvari bakışlarını genç adamın yüzünde gezindirerek sağ elini hafif havaya kaldırarak sağ işaret parmağının tersi ile arakadaki evi göstererek ." Ama şuanda arkada gördüğün evden çıktım. Bu arada sen kendi tipine bak ömründe ilk defa insan görmüş gibi bakıyorsun tıpkı bir mağara adamı gibisin." Diyerek üstten sinirli bir şekilde kendisine bakan adama uzun kirpiklerinin altından baktı . Bakışlarından bile belli oluyordu genç kadının umursamaz tavırları.
Ferman,genç kadının karşı ev demesine şaşırarak." Ne saçmalıyorsun kızım sen ? Senin karşı evde ne işin var." Sert bakışlarından hâlâ ödün vermiyordu genç adam .
" Maalesef bende senin gibi öküz ile komşu olmak istemezdim ama abim yengemi görmeden durmadığı için karşıdaki evi aldı. " Diyerek bombayı patlattı buda yetmezmiş gibi yenge lafını vurgulayarak telfuz etti.
Ferman'ın hem yenge hemde karşıdaki evi Barlas'ın aldığını duyunca az önceki öfkesi ikiye katlandı. Sabahaha karşı olanlar tekrar Ferman'ın zihnine dolmuştu. Barlas'ı, kardeşinden uzak tutmaya çalıştıkça Barlas'ın uzak durmadığı yetmezmiş gibi birde karşıdaki evi alarak burnunun dibine kadar yerleşmişti.
" Yenge menge yok lan birdaha kardeşime yenge deme ." Diyerek Deva'nın yüzüne karşı bağırdı.
Deva, genç adamın bağırması ile yüzünü buruşturarak kulağını ovuşturdu. " Ne diye öküz gibi böğürüyorsun ? Ne deseydim amcamı deseydim halamı deseydim yengem işte." Diyerek her an patlamaya hazır olan Ferman'ın pimini çekti.
Genç kadının her yenge demesi ile daha çok öfkeleniyordu Ferman. " Deva zaten sinirlerim tepemde kardeşime yenge deyip durma daha çok sinirleniyorum. " Dişlerini kırarcasına sıkıp genç kadının yüzüne doğru öfke ile tısladı. " Ulan sizden kurtuluş yok mu? Abin olacak it başka ev bulamadımı da burnumun dibindeki evi aldı ."
" Hop yavaş gel kurmî abim renklendirmiş yüzünü birde ben renklendirmiyeyim ." Dedi az çok Ferma'nın yüzündeki izlerin sebebinin Barlas olduğunu tahmin ede biliyordu genç kadın. " Abim yüzüne kafasını geçirmiş nerde olsa tanırım bu izi ." Diyerek genç adamın burnunu işaret etti." Hiç şaşmaz kime kafa atsa burnunu tam hizalar." Diye gıcıklık verdi.
" Hasbin Allah akşam akşam benim ayarlarımla oynama . " Didi Deva yı öldürecek miş gibi olan bakışları ile.
" Sanki bir ayarın vardı da ben bozdum . Çekil önümden."Diyerek Ferman'ı kenara iterek içeriye girdi . Üst kata çıkan merdivenlerin önüne geldiğinde genç adama laf sokmayı ihmal etmedi. " Senin böğürmeni dinlemeye gelmedim gamêş . Ben yengemin yanına geldim. " Diyerek üst katın merdivenlerden çıkmaya başladı.
" Ulan gamêş ne hakaretmi ediyorsun küfür mü Türkçe söylede bende anlayayım."
Bu sırada arkasında kızgın boğa gibi burnundan soluyan Ferman kapıyı kırarcasına gürültülü bir şekilde kapattı.
Deva ,genç kadının odasının kapısına geldiğinde iki defa kapıyı tıklatıp içeriden ses gelmesini bekledi . Aden'in sesini duyunca kapı kolunu indirip usulca odaya girerek yatağında dağılmış bir şekilde oturan kadın ilişti gözlerine odaya tamamen girip kapıyı kapattı.
Yavaş adımlar ile Aden'in yanına ilerledi ne diyeceğini bilemedi. Genç kadın yatağının kenarına oturdu ." İyimisin?" Dedi sorduğu sorunun saçma olduğunun bilincindeydi ne diyeceğini bilmiyordu. Karşısında berbat bir hâlde görünen Aden'e sebep olanlardan biriside abisiydi . Gerçekleri bilmiyordu ama abisinin öfke ile herşeyi yokuş aşağı süreceğini çok iyi biliyordu.
Aden gözünden süzülen yaş ile hayır anlamında başını iki yana salladı. Genç kadına içi sızladı Deva'nın . Oturduğu yerden Aden'e doğru eğilip kollarının arasına aldı teselli etmek adına. Deva sanıyordu ki Aden de abisi gibi sevda ateşi ile kavruluyor sevdasının önünde duran Ferman'a ağlıyor sanıyordu. Oysa Aden hayatının elinden alınmasına yanıp tutuşuyor du, kolunun kanadının kırılmasına göz yaşı döküyordu.
" Ağlama bu günler geçecek herşey iyi olacak." Dedi Deva.
" Hiç birşey geçmeyecek." Dedi umudu yoktu bu saatten sonra hayatının düzene gireceğinden . Deva'nın gerçekleri bilmediği için içindekileri söylemiyordu.
" Sen abime güven o herşeyi halledecek. Tüm bu yaşadıklarını geride bırakıp çok mutlu olacaksınız." Diyerek sarıldığı genç kadından geriye doğru çekildi elinin birini genç kadının koluna koyarak aşağı yukarı hareket ettirerek sıvazladı. " Ben abimi ilk defa böyle görüyorum. Hayatına giren kadınlar olmuştur muhakkak ama hiç birinin adını dahi zikretmedi bize . Sen abim için çok farklısın herkes bir yana sen bir yanasın seni çok seviyor. Senin yanında adeta bambaşka biri oluyor bu durumu halledecek üzme kendini.Emin ol abim seninle kavuşmak için elinden gelenin daha fazlasını yapacak . " Barlas birşeyi istedimi yapardı onun için imkansız denilen birşey yoktu Deva bunu çok iyi biliyordu ondan yana şüphesi yoktu ama Aden'in bu kadar yıpranması oldukça üzüyor du Deva yı. " Üstün başının hali ne diye sormayacağım çünkü sen şimdi kalkıp bir duş alacaksın sonrada olan biteni bana anlatacaksın."
Aden üzerin deki saten gecelik takımına baktı dün geceden beri bu haldeydi ve saatlerce de üzerindekiler ile yolculuk etmişti. Deva'nın sözünü ikiletmeden oturduğu yataktan kalktı." Tamam ." Diyerek adımlarını banyoya doğru yönlendirip içeriye girdi.
Deva giden Aden'in arkasından hırkasının cebindeki telefonu çıkarıp korumalardan birini aradı. Telefon ilk çalışta açıldı.
"Buyrun Deva hanım."
" Vedat abi , Aden'in evine yemek söyler misin? Gelince bana haber verin inip alayım."
" Tamam Deva hanım."
"Abi birde birini gönder nöbetçi eczane den yara kremi alsın."
" Hemen istediklerinizi hallediyorum."
Deva istediklerini sipariş ettikten sonra telefonu kapatıp Aden'in duştan çıkmasını bekledi. Aradan geçen yarım saat sonra Aden suyu kapatıp duşa kabinden çıktı . Banyo dolabının kapağını açıp eline ilk gelen havluyu alıp ıslak bedenine sardı daha sonra saç havlusunu alarak kafasına sararak banyodan çıktı giyinme odasına gitmek için.
Banyonun kapısı açılınca Deva. " Üzerini giyin saçlarını kurutalım yemek söyledim biraz sonra gelir ." Diyerek Aden'in durmasını sağladı .
Aden saçını sardığı kayan kavluyu sol eli ile düzelterek. " Aç değilim canım hiç birşey istemiyor ."
Deva'nın gözü genç kadının el bileğinin az üzerindeki morluğa kaydı . Bir anda gördüğü morluk ile kaşları çatılsada ne oldu diye sormadı şimdilik. " Öyle şey olamaz mecbur birşeyler yiyeceksin. Şu haline bak bir hafta içinde ne hale gelmişsin. Hadi git üzerini giyin şimdi."
Aden arkasını Deva ya dönerek tam giyinme odasına girecekti ki Deva'nın bir anda bağırması ile korkuyla yerinden sıçradı. " Aden ne oldu sana kim yaptı bunu . " Diye genç kadının yanına ilerledi hızlı adımlar ile. Aden arkasını dönmesi ile sırtının açıkta kalan ve bacağının arkasında görünen bazı yerleri mor bazı yerlerde morluğun sarı ve yeşilimsi ye dönmüş olan izleri görmüştü.
Aden'in tamamen aklından çıkmıştı vücudundaki morluklar. O morlukların bazısı amcası merdivenlerden sürükleyerek arka bahçeye götürmesi ile oluşmuş bazısı ise o olaydan sonra amcasına cevap vermedi diye şiddete maruz kalarak oluşmuştu. Aden korku ile gözlerini sımsıkı yumdu . Deva'nın bir anda bağırması nı Ferman'ın duymammasını diledi içten içe.
" Aden sana diyorum kim yaptı bunu sana . Ne hale getirmişler kuzum seni ." Diye Aden'in bedenini kendine doğru çevirdi. Genç kadının bedeninde ki bu izlere içi sızlatmıştı adeta Deva'nın. Böyle bir görüntü ile karşılaşacağını hiç ummamıştı bu yüzden hem sinirlenmiş hemde oldukça şaşırmıştı.
Aden ne söyleyeceğini bilemedi bir anda sorulan soruya ." Önemli bişey yok ." Diyerek geçiştirdi.
"Ne demek önemli bişey yok Aden ?" Dedi öfke ile hiçbir kadını bu görüntü ile görmek istemiyordu Deva . " O abin olacak adam yaptı demi ? Abimle seni öğrenince gözü döndü değilmi o öküzün." Diye Ferman'a hakaret etti.
Aden abisinin adı geçmesi ile affalladı. Ferman'ın bu izlerden haberi dahi yoktu ve şuanda suçsuz olmasına rağmen zan altındaydı. " Yok öyle birşey Deva abim birşey yapmadı." Dedi
" Kesin öyledir. Sana nasıl el kaldırmaya cüret eder ben gösteririm şimdi ona ." Diyerek hışım ile kapıya doğru dönerek ilerledi odadan çıkmak için.
Aden bir anda arkasını dönüp odadan çıkmak üzere olan Deva'nın yanına koşarak açtığı kapıyı kapattı. " Mantığın alıyorumu senin söylediğini abim bana kıyarmı hiç cani birimi benim abim ." Dedi Ferman'ı savunarak." Yeminle abim yapmadı. Onun haberi dâhi yok ."
" Abini korumak için yalan söylüyorsun." Dedi Aden'in söylediklerine inanmayarak. Gözleri dolu doluydu dokunsalar ağlayacaktı.
" Ya niye yalan söyleyeyim? Ferman dan bahsediyoruz farkında mısın Deva . Evime birileri girdiği zaman geldi beş ay boyunca İstanbul'da benimle kaldı ve biz seninle hergün görüşüyorduk az çok Ferman la beraber dışarıya da çıktık evde de bir araya geldiniz az çok tanıdın benim abim bana el kaldıracak kadar aşağılık bir adam mı? " Diye Deva ya sordu. Az çok bir arada vakit geçirmişlerdi ve Ferman'ın, genç kadının üzerine titrediğini Deva gözüyle görmüştü. Deva'nın bilmeyerekte olsa abisini böyle birşeyle itham etmesine müsade edemezdi.
Deva , Aden'in sözleri üzerine bir süre sessiz kaldı. Az çok Ferman'ı tanımıştı bir kadına el kaldıracak bir adam değildi heleki Aden'i gözünden sakınırken böyle birşey yapmayacağını biliyordu ama yine de aklının kurcalanmasına sebep oldu gördüğü izler.
" Emin misin Aden ?" Diyerek genç kadının gözlerine bakarak sordu. Dil yalan söylerdi ama gözler söylenilen yalanı gizleyemezdi çabuk ele verirdi insanı. Emin olmak istedi Aden'in doğru söylediğinden. Eğerki Aden'in gözünde en ufak bir korku bir panik görürse bu evi Ferman'ın başına yıkacaktı gerçek Karahan kızı ile tanıştıracak tı onu. Ne kadar zarif ve narin görünsede Deva görüntüsünün altında dişi bir aslan yatıyordu nihayetinde onu Barlas Karahan yetiştirmişti gayet normaldi.
" Abim çocuk olmayı unuttu beni büyütmek için . Saçıma zeval gelmesin diye gençliğini unuttu Deva." Diyerek gerçekleri dile getirdi. " Şimdi söylesene baba eksikliği nedir bilmesin diye gençliğini harcadığın babalık ettiğin birine sen olsan el kaldıra bilirmisin." Diye sordu.
Deva da biliyordu Ferman'ın böyle birşey yapmayacağını ama insan öfkelendiği zaman ne yapacağı belli olmazdı. Gördüğü izler adeta aklını başından almıştı çünkü Aden'in bu haline içi acımıştı. Hele birde abisi ile gönül ilişkisi olduğu yüzünden şiddete maruz kalma olasılığını düşününcesi aklı terk etmişti Deva yı.
" Ne bileyim kızım ya bir anda vucunda morlukları görünce aklım karıştı. Hele birde arabadan o gecelikler ile indiğini düşününce aklıma başka bir ihtimal gelmedi." Dedi Aden'in söylediklerinin doğru olduğunu anlayınca.
"Ne olursa olsun ne yaparsam yapayım abim bana kıymaz. Kızar bağırır etrafındaki eşyaları kırıp döker ama bana eli kalkamaz ben onun abiliği unutup babalık yaptığı kızıyım. Ne olursa olsun birdaha abim hakkında caniy miş gibi düşünme."
" Kim yaptı bunu sana peki " diyerek dolu dolu gözlerle Aden'e baktı .
" Abimler , Barlas ile beni öğrenince ne tepki vereceğini kestiremedim kafamda kurup durdum . Sıkıntı stresten birşey yiyemiyorum tansiyonum düşmüş farkına varmadan merdivenlerden inerken gözüm karardı bir anda kendimi merdivenlerin sonunda buldum." Diye yalan söyledi. Ne diye bilirdiki ortalık zaten oldukça gergin ve karışıktı şimdi amcasının yaptıkları duyulursa ne Ferman'ı nede Barlas'ı durdura bilirdi Aden.
Deva , genç kadının söylediklerine pek inanmadı biri birşey yapmıştı ama Ferman değildi artık bundan emindi . Sadece inanmış gibi yaptı şimdilik ama kimin yaptığını öğrenecekti.
" Hastaneye gittin mi peki? "
" Gittim hiç birşey yok gayet iyiyim. Ben üzerimi giyineyim." Diyerek arkasını dönerek giyinme odasına gitti. Dakikalardır ağlamamak için kendini tutuyordu ve kendini serbest bırakması ile göz yaşları akın etti gözlerine. Bir yandan dolaptaki kıyafetleri alıyor bir yandanda sessiz sessiz göz yaşı döküyordu. Eline aldığı iç çamaşırını hızlıca giyindi daha sonra kenara koyduğu borda gecelik takımını hızlıca üzerine geçirdi. Bir süre göz yaşlarının dinmesini bekledi odadan çıkmak için. Kendini biraz daha iyi hissettiğinden emin olduktan sonra göz yaşlarını silip odadan çıktı. Yatağın kenarında oturan Deva yı görünce yanına doğru ilerledi.
"Saç kurutma makinesi nerde?" Diyerek oturduğu yerden ayaklandı yanına gelen Aden ile birlikte.
" Banyodaki dolapta." Dedi yorgun bir şekilde.
Deva hızlı bir şekilde banyoya gidip saç kurutma makinesini alarak odaya geri döndü vakit kaybetmeden elindeki kabloyu prize takarak Aden'i yanına çağırdı. Aden, Deva'nın sözünü ikiletmeden yanına gidip makyaj aynasının önündeki pufa oturdu .
Deva aynanın altında bulunan çekmeceyi açıp içindeki tarağı alarak yavaş yavaş Aden'in saçlarını taramaya başladı. Saçına bulunduğu her dokunuşta merhamet vardı Deva'nın. Aden'in vücudundaki izler hâlâ gözünün önündeydi ve incitmeye korkuyordu masumca oturan kadını. Hiç olmamış kız kardeşiydi Aden , Deva için. Tek kızdı ve hep bir ablası yada kız kardeşi olsun istemişti. Aden ile tanıştıktan sonra Aden'i benimsemiş kız kardeşi gibi görmüştü. Mardin deki konakta birlikte yaşadığı halasının kızı vardı ama onunla arası hiç iyi değildi Aden'i benimsediği gibi kuzenini benimsememişti.
Aden'in evinde kaldığı süreçte Aden az kahrını çekmemişti Deva'nın.
" Deva "
" Efendim." Dedi aynadan kendisine bakan Aden'e bakarak.
" Gördüğün izleri kimseye söyleme olur mu? " Dedi çaresizce çıkan sesi ile. " Hele Barlas'a sakın söyleme." Dedi Barlas'a söyleme ihtimalinin yüksek olduğunu biliyordu. " Ortalık zaten oldukça gergin şimdi duyarsa düştüğüme inanmaz ortalığı birbirine katar." Diyerek uyarma gereksinimi duydu.
" Tamam söylemem ama şimdilik." Dedi Deva . Bazı şeylerin normale dönmesini bekkeyecekti ve ortalık durulduktan sonra ilk işi gördüklerini abisine söyleyecekti. Kim Aden'e bunu yaptıysa cezasız kalmasın istiyordu. Hakeden hakettiğini Barlas verirdi bu yüzden içi rahattı Deva'nın.
" Deva ." Dedi söylemesini istemediğini belirten bir ses tonu ile.
" Hiç bakma bana öyle söz vermiyorum ama şimdilikte birşey söylemeyeceğim merak etme." Dedi masumca aynadan kendine bakan Aden'e.
Bir süre ortamda bir sessizlik oluştu. Aden daha sonra bu konuyu Deva ile konuşup Barlas'a birşey söylememesi için ikna edecekti.
Saçlarını tarayıp saç kurutma makinesi ile Aden'in saçlarını kurutup tüm merhameti ve şefkatli dokunuşları ile genç kadının saçlarını ördü Deva . Aden'in vücudundaki o izleri görünce içi acımıştı Deva'nın . Ara ara aynadan Aden'e bakmış ağlamamak için kendini zor tutmuştu. Aden'in yalan söylediğini hissede biliyordu ve hiç bir kadın ne olursa olsun şiddete maruz kalmayı haketmiyor du ."Tamam kalka bilirsin." Dedi Deva şefkat dolu sesiyle.
Aden oturduğu yerden kalkıp dakikalarca özenle, merhamet ile kendi ile ilgilenen genç kadına dönerek" Teşekkür ederim." Dedi
Deva iki eli ile Aden'in yanaklarını kavrayıp sulu sulu öptü . Bu süreçte elinden geldiğince Aden'in yanında olacaktı. Kardeşi gibi gördüğü genç kadının omzundaki ağırlığı üstlenecekti." Abim ile evlendikten sonra Mardin deki konakta berber yaşayacağız." Dedi bildiği gerçeği Aden ile paylaşarak. Bu önceden konuşulmuş birşey di aile arasında ve Barlas böyle istiyordu. Ama Aden bunu şimdi öğreniyordu. " Ozaman geldiğinde neler neler yaparım ben sana ." Dedi Aden ne isterse onu yapacağını iki kardeş gibi olup yanlız hissetmeyeceğini bilsin istedi. Şartlar ne olursa olsun Aden'in yanında olacağını belirtti.
"Mardin demi yaşayacak mışız?" Evlenecek olmayı daha hazmedememişken birde Mardin'de yaşayacak olduğunu öğrendi. Bunu şimdi öğreniyordu ve Mardin'de yaşamak istemiyordu heleki Barlas'ın ailesi ile yaşamayı hiç istemiyordu. Onları kötü bildiği veya sevmediği için değil aynı evde yaşarlar ise evlilikleri gerçekmiş gibi davranmak zorunda olduğu için istemiyordu. Barlas'ın ailesini inandırmak adına gerçek karı koca gibi davranmak zorundaydılar.
" Evet abim söylemedimi sana?"
"Hayır şimdi öğrendim." Dedi içine çöken huzursuzluk ile.
" Abim siz evlendikten sonra Mardin'de yaşamak istiyor hatta geçen gün bizimkiler ile konuştu bu konuyu. Zaten annemler de böyle olsun istiyordu. Ama sen yinede benden duyduğunu abime sakın söyleme canımı okur valla." Çalan telefonu ile konuşmayı bırakıp hırkasının cebindeki telefonu çıkarıp hemen açıp kulağına götürdü.
" Efendim Vedat abi. " Dedi telefonun diğer ucundaki adamın konuşmasını dinledikten sonra." Tamam abi iniyorum aşağıya." Diyerek telefonu kapatıp tekrar cebine koydu.
" Sen otur ben geliyorum." Diyerek odadan çıkıp alt kata doğru indi. Deva'nın, Aden'in yanına geleli bir saati geçmişti. Salonda oturan Ferman'a kısa bir bakış atıp kapıya doğru ilerleyip kapıyı açtı. Kapının önünde bekleyen adamın elindekileri aldı.
" Başka bir isteğiniz varmı Deva hanım?" Diye sordu yanlarında koruma olarak çalışan Vedat.
" Yok abi teşekkür ederim. Abim geldimi?"
" İstanbul'a erken iniş yapmış Barlas bey. Yarım saate kadar evde olurmuş." Diye bilgilendirdi genç kadını. Barlas istediği saatten daha erken kalkan bir uçak bulmuş İstanbul'a iniş yapmış eve doğru geliyordu.
" Ben eve geçmeden abim gelirse benim burda olduğumu söyle haberi var ama yinede söyle sen ."
" Tamam Deva hanım."
" İyi akşamlar abi." Diyerek kapıyı kapatıp elindeki poşetler ile içeriye girdi. Başını koltuk başlığına yaslamış tavanı izleyen Ferman'a doğru ilerledi.
" Yardım eder misin?" Bakışları tavanda olan adamın kendisine bakmasını sağladı. Ferman anlamaz bir şekilde bakıyordu genç kadına. " Diğer evin düzenini biliyordum ama bu evin düzenini pek bilmiyorum. Mutfağıda dağıtmak istemiyorum Aden için yemek söyledim ihtiyacım olan şeyleri ver odasına çıkarayım." Dedi dakikalar önce Ferman'ı itham ettiği sözler için utanmış gözlerini kaçırıyor du.
Ferman oturduğu yerden kalkıp mutfağa doğru ilerledi tekelime etmeden Deva da hemen arkasından ilerledi. İkili mutfağa girince Deva elimdeki poşetleri tezgahın üzerine bırakıp içindeki yemekleri çıkardı tek tek . İhtiyacı olan herşeyi Ferman'a söyledi Ferman ise genç kadının istediği tabak , bardağı birer birer verdi. Aden için uğraştığını görüyordu Deva'nın bu yüzden hiç sesini çıkarmadı. Deva herşeyden iki ayrı tabağa koymuş tabakları ise tepsiye bir bir yerleştirmişti. Tepsiyi tezgahın üzerinden alıp mutfağın ortasında konumlandırılmış ada tezgahın üzerine bıraktı.
Ferman dan ne kadar haz etmese de yine onun içinde hazırlamıştı sırf Aden'in hatrı için.
" Bunlar senin ." Diyerek tezgahın üzerindeki yemekleri gösterdi. Az önceki poşetlerin yanındaki ecza poşetini de alıp içindeki yara kremini çıkarıp Ferman'a uzattı. " Buda senin ."
" Bu ne diyerek." Kendisi ile ilgilenen Deva ya çattığı kaşları ile bakarak uzattığı kremi elinden aldı.
" Ordan bakınca neye benziyor?Gördüğün gibi krem işte. " Dedi kendine çattığı kaşları ile bakan adama göz devirerek.
" Kör değilim krem olduğunu görüyor. Ne için?"
" Yüzün deki yaralar için."
"Sen hayırdır?" Diyerek genç kadına göz kırptı. " Yemekler kremler falan . Abin kardeşime yürüyor sende banamı yürüyorsun?" Dedi hafif gözlerini kısarak genç kadının yüzüne baktı.
Deva duyduğu sözle gözleri irice açıldı."Ne münasebet. Sen kimsin ki sana yürüyeceğim?" Diye sert bir şekilde Ferman'a çıkıştı.
" Onuda size sormak lazım siz Karahan lar bize hayranlık duymaya başlamışsınız galiba. Varmı karahanlarda başka bekar halan falan o da amcama yürüsün." Dedi bakışları ile genç kadının yüzünü talan ediyordu.
" Sen ne diyorsun be öküz." Ferman'ın her söylediği söz Deva'nın sinirlenme sine sebep oluyordu. Bir kaç adım ileride karşısında duran Ferman'a doğru ilerleyip elindeki krem kutusunu hışım ile çekip aldı elinden . " Aden senin bu haline üzülüyor diye aldım . Seni düşünende hata ." Diyerek arkasını dönmüş tam ilerliyordu ki Ferman kolundan tutarak durdurdu.
" Tamam ver bişey demedim." Diyerek sinirlenerek mutfaktan çıkmak isteyen kadına kabalık etmek istemedi kendini düşünmüşken Deva'nın elindeki krem kutusuna uzandı almak için ama Deva , genç adamın elini uzatması ile krem kutusunu arkasına saklandı.
" Vermeyeceğim."
" Madem bana aldın vereceksin."
" Senin böyle aptalca düşüneceğini bilseydim almazdım bu yüzden vermeyeceğim!" Dedi inat ile.
" Vereceksin dediysem vereceksin." Diyerek inat eden genç kadının üzerine doğru yürüdü. Krem umrunda değildi kendisi ile inatlaşan kadın ile Ferman da inda bindirmiş ti .
" Vermeyeceğim dediysem vermeyeceğim." Diye geriye doğru adımlar iken kalçası ada tezgah ile buluşup durmak zorunda kaldı genç kadın.
Kaçacak yeri olmayan genç kadını ada tezgah ile kendi arasında sıkıştırdı Ferman. " Ver şunu." Diyerek elindeki krem kutusunu tezgahın diğer tarafına doğru kaçıran kadının üzerine doğru eğildi.
" Çekil üzerimden vermeyeceğim . Senin gibi nanköre iyilik yapacağıma çöpe atarım ." Diye ince sesi ile cırladı.
Ferman genç kadının inat etmesi ile daha çok inat etti. " Versene kızım yorma beni ." Diye tezgah ile kendi arasına aldığı kadının üzerine daha çok eğilerek sıkıştırdı.
Adeta vücutları bir birine yapışmış bir birbirlerinin vücutlarının tüm uzuvlarını hissede biliyorlardı. Deva tezga geriye doğru eğilmiş Ferman ise Deva'nın vücudu ile kendi vücudunu birleştirmiş bir şekilde üzerine doğru eğilmiş bir vaziyetteydi.
" Ferman çekil üstümden bak çok fena olur." İnce sesi adeta Ferman'ın kulaklarını tırmalıyordu.
" Hiç birşey yapamazsın ." Diyerek hareket etmeyi bırakıp ellerini tezgahın iki yanına koyarak genç kadının yüzünde gezindirdi bakışlarını. " Sence bu haldeyken ne yapa bilirsin sen bana ? " Diyerek bulundukları pozisyonu işaret etti. "Gerçi bu hâlde olmasan yine bişey yapamazsın orası ayrı bir konu. Bu yaşına gelip hâlâ ayıcıklı çocuk pijaması giyen bir kadındın bana ne yapabilir ki?" Diyerek genç kadının pembe ayıcıklı pijamasına baktı.
Deva sinirle çattığı kaşları ile gözlerini kısarak genç adamın sert çehresine baktı. "Öyle mi?"
" Öyle."
" Seni sonkez uyarı yorum çekil üzerimden ."
"Çekilmezsem ne yaparsın." Az sonra başına gelecekten habersiz hâlâ genç kadın ile inatlaşıyordu. O daha Karahan kızının ne yaman olduğunu bilmiyordu ama az sonra öğrenecekti.
Deva'nın dudaklarında sinsice bir gülümseme belirdi. " Bunu sen istedin . Benden günah gitti." Diyerek ada tezgah ve bedeni arasında kendini sıkıştırıp üzerine eğilen adama hiç acımadan erkekliğine dizini geçirmesi bir oldu . Deva acı ile iki büklüm olan adamı geriye doğru itip duruşunu dikleştirdi.
" Ha sikeyim ." Diye Ferman acı ile inleyerek geriye doğru çekildi .
" Sana üzerimden çekilmeni söylemiştim. Şimdi öğrenmiş oldun ayıcıklı pijama giyen kadının sana ne yapa bildiğini." Diyerek zafer gülümsemesi belirdi dudağında.
" Deli misin kızım sen oraya vurulur mu? Sen benim soyumumu kurutacaksın? " Acı ile renk değiştirip gerilmiş yüzü ile dişlerini sıkarak genç kadına bakıyordu.
" Bence senin soyunun devam etmemesi ülke açısından faydalı olur." Diyerek elindeki krem kutusunu ada tezgaha bırakıp içine yemek koyduğu tepsiyi eline alarak mutfak kapısına doğru ilerleyip duraksadı. Acı ile hâlâ kıvranan adama dönerek. " Ha bu arada bir daha bana bir metreden fazla yaklaşırsan bu defa dizimi geçirmekle kalmam koparır eline veririm ." Diyerek erkekliğini işaret etti gözleri ile. Arkasını dönüp mutfaktan çıktı. Barlas'ın kardeşi olduğunu nasıl da belli ediyordu. Bu çıt kırıldım görüntüsünün altında dişi bir Barlas vardı.
" Piskopat manyak kadın." Diye bağırdı acımadan erkekliğine dizini geçiren kadının arkasından.
Saniyeler önce Ferman'a yaptığı şeyle sessizce kıkırdayarak Aden'in odasının kapısına geldi. Sağ kolunun dirseği ile kapı kolunu indirip odaya girdi elindeki tepsiyi kanepenin hemen önünde duran büyük sehpanın üzerine koyup kanepeye oturdu.
" Hadi gel yemeğini ye ."
" Hiç yiyesim yok canım istemiyor. " Dedi Aden günlerdir ağzına adam akıllı yemek koymamış tı. Midesi hiç birşey almıyordu sıkıntı stresten.
" Başlatma canına kalk gel bu yemek yenilecek yoksa zorla ben yediririm sana. " Diyerek sahte bir kızgınlık ile Aden'i payladı." Hem Ferman içinde yemek koydum oda yiyecekti sende yemeğini ye . Daha anlatacakların var bana ."
Aden istemeye istemeye Deva'nın yanına gelip oturdu. Yemeğin kokusu bile rahatsız ediyordu Aden'i stresten dolayı günlerdir adam akıllı birşey yememiş iştah problemi yaşıyordu.
" Aden o yüzünü buruşturup durma yemeklere bak döverim seni ." Diye serzenişte bulundu. " Eslem teyzeye benzedim sayende." Diyerek kıkırdı.
Deva'nın benzetmesine Aden de güldü. Deva zorla genç kadına yemek yedirmeye çalışıyor bir çift bakışın üzerlerinde olduğundan habersizlerdi. Barlas eve gelmiş direk odasına çıkmıştı. Bu eve taşınırken Aden'in odasına bakan odayı kendisi için dizayn ettirmişti. İkisinin odası karşılıklıydı ve her iki tarafta baktığında bir birinin hem balkonunu hemde odanın içini gayet net göre bilirlerdi ikisinin de odasının balkona bakan tarafı geniş boydan camdı hemde balkonun koruma amaçlı çerçevesi de cam dı Barlas'ın evi biraz daha yüksekti bulunduğu konum gereği dahada net görünüyordu Aden'in odası. Odasına girdiği gibi ilk işi perdeyi aralayıp Aden'in odasına bakmıştı. Genç kadının odasının perdesi açık bir şekilde duruyordu. Odanın içi yanan ışık ile gayet net görünüyor du.
Barlas fark edilmemek adına odasının ışığını kapatmış odadaki geniş berjeri boydan camın önüne çekmiş dudaklarının arasına yerleştirdi sigaranın zehrini ciğerlerine soluyorak sevdiği kadını izlemeye başladı. Küçücük bir kadın kos koca Barlas Karahan'a diz çöktürmüştü kalbine ev sahipliği ederek. Barlas bu zamana kadar böyle bir duygu yaşamamıştı oldukça yabancı gelsede Aden kendisini sevmediğini bildiği halde Barlas Aden'i sevmeyi dahi sevmişti .
Deva zorla Aden'e bir kaç lokma birşey yedirmiş midesinin daha fazla almayıp bulandığını görünce ısrar etmemişti. Aden yemeklerin kokusuna daha fazla dayanamamış oturduğu kanepeden kalkıp yatağına oturmuştu.Deva da genç kadının arkasından oturduğu koltuktan kalkıp Aden'in yatağına doğru ilerleyip oturdu .
" Anlat bakalım ne oldu da Ferman seni gecelik takımı ile arabaya tıkıştırıp İstanbul'a getirdi ." Bu eve geldiği ilk dakikadan beri merak ettiği soruyu sordu. Meraktan çatlayacak tı abiside birşey anlatmamıştı .
Aden dün gece yarısı Barlas'ın ısrarı üzerine evden gizlice çıkıp buluştukarını söylemiş gece yarısı kopan kıyameti baştan sona anlatmıştı göz yaşları arasında . Aklına geldikçe bile dün gece adeta küçük kıyameti yaşamıştı. O kadar şey yetmezmiş gibi birde komşuların diline düşmüşlerdi ve bu durum Aden'i oldukça geriyordu. Tüm mahalle herşeye şahitlik etmişti Aden'i gördükleri her yerde fısır fısır konuşacaklar gün geçtikçe bu olay Antep'in içine yayılacaktı. Aden'in ailesi sıradan bir aile değil Antep'in ileri gelen tanınmış bir ailesi olduğu için kulaktan kulağa dolanacaktı dedi kodular.
Deva , Aden'in anlattıklarına üzülmüştü. Bir yandanda abisine kızmıştı Aden'i bu denli zor duruma soktuğu için. Saatlerce dertleşip ağlamışlardı en sonunda Deva , Aden'i güldüre bilmek adına mutfakta Ferman'a yaptığını anlatmış beraber gülmüşlerdi. Deva bunu anlatırken Ferman kardeşine bakmak adına gelmiş genç kadının kendine yaptığı şeyi anlattığını duymuştu odaya girmeden tekrar salona dönmüştü. Ama kızma mıştı Aden'e iyi geldiğini görüyordu Deva'nın. Diğer yanda ise Barlas ikiliyi karşı evden izlemiş aralarındaki bağı görünce tebessüm etmişti.
Aradan geçen saatler sonra Deva eve gitmiş ti. Barlas ise Aden'i aramış telefonda tartışsalarda sevdiği kadının sesini duymuştu. Telefonu kapattıktan sonra tüm gece odasındaki boydan camın önünde Aden'in izlemişti.
_________________
Bir hafta sonra
Zaman o kadar hızlı akıp gitmişti olayın üzerinden bir hafta geçmişti . Bu bir hafta Ferman'ın dinmek bilmeyen öfkesi ve kavgası ile geçirmişti genç kadın . Aden , Barlas ile evlenmek istiyorum vaz geçmem dedikçe Ferman delirmiş öfkesini dindire bilmek adına evde kırıp dökemediği yer kalmamıştı. Bir hafta Aden'e cehennem olmuş abisi ile arası iyice açılmış ipler yavaş yavaş kopmaya başlamıştı. Ferman bir türlü bu evliliği onaylamıyor Aden'in diretmesinide kabullenemiyordu. Bir haftadır burnundan solumuş öfkesi ile her günü Aden'in burnundan getirmişti. Bu zaman diliminde kavgasız bir günleri geçmemişti her günü Aden'e zehir zemberek etmişti Ferman.
İşe giderken Ferman bırakıyor iş çıkışı Ferman alıyordu. Barlas ile konuşup görüşmesin diye adeta gardiyanlık görevini üstlenmişti ama nafile Barlas istediği zaman Aden ile konuşup görüşmüştü Ferman'ın ruhu bile duymamıştı. Aden ne kadar Barlas'ın sesini duyup yüzünü görmek istemesede abisine birşey yapmasından korktuğu için ne istersen yapacağım diye söz vermişti sözünde duruyordu sesini çıkaramamıştı.
Barlas ve Ferman bir birlerini gördüğü her yerde kavgaya tutuşup bu bir haftada Aden'i çileden çıkarmışlardı. İki adamın arasında kalmış dahada çok yıpranmış tı bu bir haftada Aden. Ferman'ın , hergün Aden'e öfkesini kusmasını anbe an görüyordu Barlas . Ferman'a gerekeni yapmak için çok kez harekete geçmiş ama her seferinde Aden engel olmuştu. Abisi ile arasına girmesini istememişti Barlas zorda olsa kendine hakim olmuştu.
Diğer yanda ise Deva hergün Aden'in yanına gelmiş ve hergün Ferman'ı delirtmekten geri durmamıştı. Abisi ile Aden'in arasına girdiği için her günü Ferman'a zehir etmiş Aden'e yaptıklarının acısını çıkarmıştı. Bu süre zarfında Aden den hiç bir şekilde desteğini esirgememiş elinden gelenin fazlasını yapmış zor zamanında Aden'in yanında olmuştu Deva.
Gecenin karanlığı şehri ele geçirmiş şehrin yanan ışıkları ne kadar aydınlık saçsada Aden için zifiri karanlıktı . Koca İstanbul dahi dar geliyor bu şehirde bile nefes alamıyordu. Oysa İstanbul'a ilk geldiğinde ciğerlerinin hasret kaldığı özgürce rahat bir nefes almış özgürlüğün havasını solumuştu İstanbul aynı İstanbul'du ne kadar kalabalık olursa olsun güzel görüntüsünden taviz vermiyor şatafatlı manzarası ile insanı büyülüyor du ne umutlar ile geldiği İstanbul artık nefesini kesiyor ilk geldiği günün tadını vermiyordu. İlk geldiğinde de rahata hemen ermemişti ama zaman ile tüm zorluklara göğüs germiş iyi kötü bir düzen kurmuştu.
Şimdi ise durum çok başkaydı özgürlüğünü veren İstanbul şimdi özgürlüğünü elinden alıyordu. Şimdi ilk geldiği gün gibi dimdik ayakta duramıyor tökezleyip duruyordu ve düşmesi an meselesi idi.
Aden bir haftadır yaptığı gibi işten gelir gelmez kendini odasına kapatmıştı Ferman ile daha fazla yüz göz olmak istemiyordu. Ne kadar kendini odasına kapatmayı bir çözüm yolu olarak görse de Ferman ile kavgaları bir türlü bitmiyordu ama yinede abisinin gözüne ne kadar az görünürse okadar iyi diye düşünüyordu genç kadın.Kucağındaki laptop ile dakikalardır boş boş bakışıyordu. Günlerdir ne iş yerinde nede evde kendini işine veremiyordu.
Patronunun gözüne battığınında farkındaydı ama ne hikmetse patronu ses etmiyordu. Aden'in bilmediği birşey vardı Barlas, patronu ile görüşmüştü. Bunu bilseydi eğer sırf o şirkette çalışa bilmek adına çok çaba sarf etmiş orda çalışa bilmek adına çalışıp didindiği şirkette bir dakika durmaz istifasını verirdi .
Tıklatılan kapı ile boş boş baktığı ekrandan gözlerini ayırıp " Gel " diyerek bakışlarını kapıya çevirdi.
Ferman , kapıyı aralayarak bir haftadır kendini odasına kapatan kardeşine baktı.
Aden abisinin yaptığı harekete göz devirerek." Merak etme odamda yım evden falanda kaçmadım dakika başı konturole gelmene gerek yok . " Bir haftadır kıstlanmaktan bıkmış abisinin gardiyan gibi sürekli tepesinde dolanması sinirlerini bozuyordu . Ferman odaya girmiş yatağın çapraz tarafında bulunan kanepeye doğru ilerlemişti. Aden odaya giren abisini gözleri ile takip ederek." Dakkada bir kontrole gelmeye devam etmeyi kesmezsen eğer evden kaçmayı planlıyorum ." Diye serzenişte bulundu.
" Karşı evdeki sikik herife kaçma nereye kaçarsan kaç ." Dedi oturduğu kanepeye yaylanarak günlerdir Barlas'ı dile doladığı gibi şuanda da doluyordu. Buda demek oluyordu ki bir kavganın fitili ateşlenme ye hazırda bekliyordu.
Aden kucağındaki laptopu kapatıp yatağın yan tarafında bulunan komidinin üzerine koyup oturduğu yerden ayaklanıp Ferman'a doğru adımladı. " Kaçacağım ilk yer onun yanı olur ." Dili bu sözleri söylüyor du ama içi hiç istemiyordu Barlas'a gerçekten aşıkmış gibi davranmayı. Abisinin yine aynı konuyu tekrarlanmasından sıkılmış ve bu yüzden kestirip atıyordu sözleri ile kararım değişmedi demenin kısacasıydı.
Ferman yanına gelip oturan kardeşine ölümcül bakışlarını atmaktan geri durmadı. " Öyle birşey yapta ben seni bu balkondan tepe aşağı nasıl sallandırıyorum." Diyerek sağ elinin işaret parmağı ile balkonu işaret etti." Belki beynine kan gider de o şerefsizden vaz geçersin."
" Abi gerçekten yoruldum günlerdir aynı şeyi konuşmaktan. Benim kararım değişmeyecek boşuna nefesini yoruyorsun." Dedi bıkkınlık ile.
Ferman'ın günlerdir bitmek bilmeyen öfkesi yine gün yüzüne çıkmaya başlamış konuşmanın başında bile sert olan yüz hatları sinirle iyice gerilmişti. " Yanlış seçim yaptığın gibi yanlış karar veriyorsun Aden !" Dedi uyarı dolu sesi ile. " İnat etmeyi bırak bu kararından vazgeç."
" Az önce de dediğim gibi kararım hiç bir zaman değişmeyecek." Diyerek duraksayıp derin bir nefes aldı şimdi dile getireceği sözler genç kadın için oldukça zordu . "Sevdiğim adamdan vaz geçmeyeceğim bunu kabullensen iyi edersin." Bir yandan abisi ile bu konuyu konuşmanın utancını yaşıyordu. Aden hiç bir zaman abisinin karşına geçipte ben aşık oldum dememişti hangi kadın abisinin karşısına geçip te çekinmeden aşık oldum diye bilirdiki. Yetiştirilme şekline göre bunlar tersti ve Aden abisi ile böyle bir konuyu konuşmanın çekincesini yaşıyordu. Diğer yandan ise günlerdir diline pelesent ettiği yalan vardı . Söylerken dâhi dili varmıyordu sevmediği bir adama kör kütük aşıkmış gibi davranmak genç kadının benliğine ihanet ediyormuş gibi hisssetiriyordu . Heleki Barlas yüzünden on dört yıldır adım atmaya korktuğu her gece kabusları ile boğuştuğu babasının son nefesini verdiği yere saçlarından sürüklenerek gitmek bunun bilincinde olmasına rağmen yalandan da olsa Barlas'ı sevdiğini söylemek işte bu genç kadının gururunu incitiyordu.
" Aden delirtme beni abim gerçekten sabrımın son demlerini yaşıyorum. "
" Seni delirtmeme gerek yok ki zaten bir haftadır deli gibi yaşıyorsun kırıp döküyor, ağzına geleni söylüyorsun . Allah aşkına günlerdir yaptıklarını normal bir insan yaparmı söyler misin bana ? "
" Her abinin yapacağı şeyi yaptım." Dedi sanki günlerdir önüne gelene öfkesini püskürmüyor gibi davranıyordu şuanda. Ferman'ın öfkesinin tesir etmediği bir tek Deva vardı. Ne söylerse söylesin Ferman sözünü dahi bitirmeden Deva hazır cevapları ile canını okuyordu genç adamın .
" Evde su içecek bir tane bardak kalmadı . Salondaki bahçeye bakan boydan camı değiştirmek için artık camcı kapıda bekler oldu sence bu normal birşey mi Allah aşkına? " Günlerdir her kavganın sonunda evin içinde cam temizlemekten gına gelmişti genç kadına.
" Ne yapsaydım tüm öfkemi senden mi çıkar saydım?" Dedi ne olursa olsun kardeşine asla eli kalkmazdı. Bu yüzden evde ne var ne yok kırarak kendi rahatlatıyor du. "Sence tek sorunumuz bardak mı Aden ? " Diyerek bedenini yan tarafında oturan genç kadına çevirdi.
" Evlilik çocuk oyuncağı değil ciddi bir konu ve senin bir anda aldığın bu karar hiç sağlıklı değil. " Diyerek kardeşinin gözlerine baktı." Abim sen daha küçüksün evliliği kaldıramaz sın bu kararı vermen için çok erken. Evlilik kolay gibi görünüyor ama değil. Yeni bir hayat,yeni bir aile,yeni bir ortam en önemlisi de aynı evi paylasacaksın sorumlulukların artacak ve sen buna hazır değilsin."
Dedi günlerdir aynı sözleri söylüyordu. Bir anda kendini tutamadı lafı döndürüp dolaştırıp yine Barlas'a getirdi. "Ulan sen benim bir haftadır sinirlenmeme tahammül edemedin ya o şerefsize nasıl tahammül edeceksin adam yüksek gerilim hattı gibi yanından geçen akımına kapılıp çarpılıyor. Sen onunla yapamazsın üzer seni kırar, incitir , canını yakar ben de buna göz yummam. Ben seni elin piçi canını yaksın diye büyütmedim . Sen onu kaldıra bilecek bir kadın değilsin . Kaldıra bilecek olsan bile ben seni Barlas'a vermem ! " Dedi dostum dediği adamın kardeşine göz koymasını yediremiyordu Ferman. Bu evliliğin oluru olsa bile Barlas'ın yer altındaki hakimiyeti ve ihaneti yüzünden oluru olmazdı .
" Biliyorum çocuk oyuncağı olmadığını bende çocuk değilim abi yirmi iki yaşındaydım. Biliyorum sorumluluklarım artacak ama o sorumluluğun altından Barla-" Diyemedim Ferman hiddetle sözünü kesti.
" Sizden olmaz! "Dedi bir anda öfke ile. " Bu evliliğin oluru yok olsa da benim onayım yok seni o piçe vermem bunu o kafana sok." Diye ateş saçan bakışları ile genç kadına baktı.
" Niye yanımda olamak yerine karşımda duruyorsun ? Yoruldum günlerdir seninle kavga etmekten gerçekten yoruldum . " Ne kadar yorulduğu sesinden dahi belli oluyordu.
" Sen niye bu kadar ısrar ediyorsun ?" Dedi günlerdir aklında dönüp duran şüphe Ferman'a kafayı yedirecek ti. Bazen yaşadığımız karmaşada insanın aklı kendi ile çelişirdi şüphe öyle sinsi bir duyguydu ki insanın damarlarında sinsice süzülüp zihnini ele geçirir adeta insan kendinden bile şüphe eder hale getirirdi. Bazen şüphelerimizde haklı olurken bazende karşımızdakine derin yaralar açarız. Aden'e güveniyordu böyle bir şüphe duyduğu için bile kendine içten içe küfürler savuruyor du . Ama kardeşinin bu kadar diretmesi aklını kurcalıyor du.
Aden , abisinin sözleri ile sertçe yutkundu gerçekleri söylememek için kendi ile savaşıyordu. Titreyen göz bebekleri ile abisinin öfke saçan gözlerine baktı. "Seviyorum." Diye bildi dili bu sözü söylüyordu ama içten içe nefret ediyordu Barlas'tan. Seviyorum kelimesini dile dökerken bile boğazında düğümleniyor zorla dile getiriyordu.
Ferman'ın aklında dönüp duran şüphe aklına iyice yer ediniyordu kardeşinin titreyen göz bebeklerini gördükçe. " Aden o piçi sevdiğini söyleyip durma bana. " Dedi hiddetle. Aden'in dilinden Barlas'ı sevdiğini duymak istemiyordu. " Ulan üç yıl önce diğer pezevengi sevdiğini söylüyordun ne oldu canını yakıp seni paramparça etti." Dedi üç yıl önceyi hatırladıkça öfkesi o gün gibiydi.
Aden , abisinin bahsettiği kişiyi hatırlayınca canı yandı. Hiç hak etmediği şeyleri yaşatmıştı o adam ." Ben sana hiç bir zaman o şerefsizi sevdiğimi söylemedim. Onun gibi gavat biri ile Barlas'ı kıyaslama." Dedi sinirli bir şekilde. Barlas'a karşı ne kadar öfkeli olursa olsun o adamla kıyaslanamayacak kadar şerefli biriydi Barlas, genç kadının gözünde. Burak Ersoylu' nun yaptığı kötülüğü Barlas hiç bir zaman Aden'e yapmazdı. "O pisliği tesadüfen öğrendin ve arası üç gün sürdü. Üç gün sonra o defter benim için açılmamak üzere kapandı. Ben ilk defa senin karşına geçip birini sevdiğimi söyledim o da Barlas ve ben ona güveniyorum. Duygularımdan emin olmasam geçip karşına söylemezdim sana.O konu ile bu konuyu sakın karıştırma abi ! " Abisi geçmişi açtığı için Aden sinirlendi.
Burak,Aden için bir hataydı ve genç kadın o günden sonra aşka inancını kaybetmiş kapılarını hiç açmamak üzere kapatmıştı.
" Aden senin Barlas konusunda ısrarcı olmanın altında başka birşey mi var?" Günlerdir aklını ele geçiren şüpheyi artık dile getirecekti çünkü genç kadının bu kadar Barlas diye tutturması Ferman'a normal gelmiyordu kafayı yedirtecekti zihninde dönüp duranlar. Kardeşini ilk defa böyle görüyordu.
Duyduğu soru ile genç kadının kaşları çatıldı. Oda tıpkı abisi gibi bedenini genç adama doğru çevirip gözlerine baktı aklından geçenleri anlamak adına.
" Ne gibi ?"
Az sonra söyleyeceği sözün kardeşini ne denli yaralayacağını biliyordu Ferman içinde oldukça zordu. Sıkıntılı bir nefes aldı genç adam sorusuna yanıt vermesini bekleyen kardeşine baktı. " Bi hatamı yaptın abim ?" Dedi zarzor çünkü Ferman için de kolay değildi dile dökecekleri. Ama mecbur hissediyordu bu soruyu sormak için.
Aden , abisinin ne demek istediğini anlamadı. Abisi ne gibi bir hatadan bahsediyordu? "Ne hatası anlamadım." Diyerek abisinin yüzünde gezindirdi bakışlarını. Ferman'ın yüz ifadesi oldukça gergin olduğunu görünce." Ne demek istiyorsan açık açık söyle."
Ferman sıkıntı bir nefes vererek oturuşunu dikleştirdi. " Bunu sana sormam doğru değil . Yemin ederim senden yana da bir şüphem yok ." Dedi sıkıntılı bir şekilde. Ferman'ın kafasındaki şüphe Aden'e güvenmediğin den değildi. Sadece bir olasılık tı kardeşinin hal ve hareketlerinden . Eğer kardeşinin korktuğu veya çekindiği bir durum var ve bu yüzden evlenmek istiyor ise Ferman kardeşini istemediği bir hayata sokmayacaktı .
" Barlas ile aranda birşey mi yaşandı?" Dedi gözlerini sımsıkı kapatıp açtı kardeşine böyle bir soruyu sorduğu için kendine içten içe küfürler savuruyor du. " Bu kadar diretmenin sebebi bumu abim ? Eğer bir hata yaptıysan evlenmek zorunda değilsin ben her zaman senin yanındayım . Hatan varsa onada göz yumarım bu evliliğe kendini zorunlu hissetme ." Ettiği her kelime diline ağır geliyordu genç adamın . Ama sormak zorunda hissetti kardeşinin hal ve hareketlerinden dolayı. Bir yandan da günlerdir amcası pervasızca söylediği sözler vardı ama gereken cevabı vermişti Beharam beye. Aden'e de güveni tamdı bu soruyu sorma sebebi ne olursa olsun Aden bir şeylere kendini mecbur hisetmesin istedi. Bu sözleri söylemek Ferman gibi bir adama ağır geldi çünkü kardeşine güveniyor du ve Aden'i genç adam büyütmüştü kendinden şüphe duyar Aden den duymazdı.
Sadece bir olasılık olarak sordu Aden'in kendini hiç bir şeye mecbur hissetmesini istemediği için. Ve sorduğunada pişman oldu kardeşini ne denli yaraladığını gördü.
Aden duyduğu sözler ile önce bir affalladı. Abisinin dili ne söylüyordu. Nasıl sora bilirdi Aden'e böyle birşeyi. Barlas ile birlikte olduğu ihtimalini nasıl düşüne bilirdi?Abisinin ne söylediğini idrak edince hiddetle oturduğu yerden kalktı adeta gözü kararmıştı Aden'in. Günlerdir herşeye sessiz kalmıştı ama buna sessiz kalamazdı.
" Sen ne dediğinin farkında mısın Ferman ." Diye hiddetle bağırdı. Abi demeye dili varmadı. Sanki bu soruyu soran abisi değil yabancı biri gibi hissetti adeta. Abisi bu sözleri reva görmezdi Aden'e güvenirdi incitmeye korkardı. Aden karşındaki adamın abisi olmasını sorguladı bir anda .
" Sen bana ne sorduğunun farkında mısın?" Dedi sorduğu soruya cevap vermeyen adama. Bir anda gözlerine akın eden yaşlarla hayal kırıklığı ile baktı abisine.
" Abim -" diye söze girdi Ferman ama Aden o kadar öfkeliydiki abisinin konuşmasına dahi fırsat vermedi.
" Sen benim abimsin ya abim ." Dedi öyle bir bağırıyordu ki adeta boğazı yırtılırcasına. " Sen bana Barlas ile birlikte mi oldun diye nasıl sorarsın?" Dedi adeta gözü dönmüş gibiydi.
Kanepenin önündeki sehpanın üzerindeki bardağı alarak Ferman'ın arkasındaki duvara fırlattı bağırarak .
Genç kadının fırlattığı bardak Ferman'ın kafasının üzerinden geçip duvara çarparak param parça oldu . Ama Ferman kendini korumak için kafasını dâhi eğmedi . Hak etmişti bunu bilincindeydi ve kabulüydü.
"Abim sakin ol kendine zarar vereceksin. " Dedi etrafa saldıran kadına. " Özür dilerim ." Dedi pişmanlık dolu sesi ile .
" Özür falan dileme ." Dedi bağırarak . " Ya sen benden nasıl şüphe duyupta bu sözleri dile getirirsin . " Diyerek az önce komidinin üzerine koyduğu laptopu alıp yere fırlattı. Günlerdir Ferman'ın yaptığını şimdi Aden yapıyordu . Ferman'ın sözleri genç kadının canını çok acıtmıştı. Bir başkası dile getirse belki canı bu kadar yanmazdı. Hiddetle Ferman'a doğru adımlayıp işaret parmağını sallayarak. " Sen dahi hiç kimse benim namusuma dil uzatamaz duydun mu beni ?" Dedi hıçkırıklarını tutamıyor du. "Bu zamana kadar ne istediyseniz yaptım ,ne dediy seniz tamam dedim bu zamana kadar hayatımı siz nasıl istediyseniz öyle yaşadım bir güne bir gün yüzünüzü yere eğecek hiç birşey yapmadım." Gözlerindeki yaşın biri akmadan diğeri doluyordu. Hiç ummadığı kişiden ummadığı yerden vurulmuş tu.
Ferman oturduğu yerden kalkıp Aden'e doğru adımladı. " Biliyorum senin böyle birşey yapmayacağını abim . Senin bu kadar diretecek bir kız değilsin söz konusu Barlas'a gelince bu kadar diretmen aklımı karıştırdı sana güvenmediğim den değil. Ortada bir hata varsa kendini bu evliliğe zorunlu hissetmeni istemedim yanında olduğumu bil istedim ." Diyerek kendisine öfke ve hayal kırıklığı ile bakan kardeşine sarılmak istedi . " Özür dilerim Aden yeminle pişmanım söylediğime." Dedi çaresizlik ile.
Aden , abisinin sarılmasına müsade etmedi." Sakın sarılma bana ." Diyerek kendisine sarılmak isteyen adamdan geriye doğru çekti kendini. " Barlas ile evlenmek istedim diye sen bana bu denli itham da bulunamaz sın. Başkası olsa onun için demi aynı soruyu soracaktın? Utanmadan yine karşıma geçip bir hata yapıp o adamla birlikte oldun mu diye soracaktın." Dedi eline geçen ne varsa Ferman'a fırlattı yordu. " Bir başkası sorsa bu kadar canımı yakmazdı." Abisi için kendi hayatından vaz geçiyordu ve Ferman'ın söylediği genç kadını paramparça etmişti.
Hâlâ abisini böyle birşey söylemesine inanamıyordu.
"Aden abim özür dilerim." Dedi acı çeker cesine. O sözleri dile getirdiği için çok pişman olmuştu ama iş işten çoktan geçmişti. Kardeşinin canını hiç kimsenin yakmadığı kadar yakmış derin bir yara açmıştı.
"Çık odamdan." Dedi Aden göz yaşları ile.
"Aden?"
Öfeke dolu bakışlarını abisine sabitledi . "Ne Aden ne ." Diyerek bağırdı " Sen az önce bana ne dediğinin farkında mısın?Senin bana güvenin bu kadar mıy dı abi. Ben sevemez miyim benim bir gönlüm yok mu? Barlas'ı sevdiğimi söyledim diye onunla yatmış mı oldum." Dedi adeta dili bir yılanın zehri kadar zehirliydi.
Ferman kardeşinin son sözü ile sarsıldı. Kendisi dahi o kelimeyi duymaya dayanamaz iken dakikalar önce kardeşine o kelimeyi kullanmış Aden'i ne denli sarstı ğının farkına varmıştı.
" Aden sus !" Dedi Ferman adeta gözleri ateş saçıyordu.
" Susmayacağım sen beni ne ile itham ettiğini görmüyor musun? " Dedi dile getireceği sözlerin abisini ne denli yaralayacağının farkındaydı ama Ferman'ı yaralamak tan geri durmayacaktı çünkü genç kadının canı yanıyordu. " Senin o nefret ettiğin Barlas varya benim en kötü günümde yanımdaydı peki sen neredeydin Ferman Eroğlu ? " Aden bu defa doğruları dile döküyordu . Barlas'a ne kadar öfkeli de olsa onun hakkını inkar etmiyordu. Ne zaman dara düşse ilk koşan Barlas tı. "Evime ne üdü belili olmayan adamlar girdiğinde neredeydin? Ben söyleyeyim sen yanımda yoktun ama Barlas yanımdaydı ne zaman tökezlesem beni tutan oydu . Sizin olmanız gerektiği yerde her zaman yanımdaydı saçımın teline dokunmya kıyamayan adamın bana dokunup dokunmadığını sorguluyorsun." Pervasızca savurduğu sözler Ferman'ın benliğine işlemiş Aden istediğini elde etmişti tam anlamı ile Ferman'ın canını yakmayı başarmıştı.
" Şimdi çık odamdan defol ." Diye bağırdı. Hak etmediği ne varsa onu reva görmüşlerdi genç kadına
Ferman duyduğu sözlerin altında ezildi. Kardeşinin ona ihtiyacı varken yanında kendisi değilde Barlas olduğunu söylediğinde içten içe kendine kızdı. İşine kendini çok kaptırmış kardeşinin kendisine ihtiyaç duyduğunda yanında kendisi değilde Barlas olduğunu duymak canını acıtmıştı genç adamın.
Ferman, daha fazla kardeşinin canını yakmak istemediği için odadan çıktı. Dönüşü olmayan sözler birkere ağızdan çıkmış bu saatten sonra pişman olmanın bir faydası yoktu. Genç adam odadan çıktığı gibi alt kata inmiş yukarıda öfke patlaması yaşayan kardeşi gibi oda öfkesini etrafındaki eşyalardan çıkarmıştı. Günlerdir yaptığı gibi yine etraftaki eşyaları kırıp dökmüştü. Ama yine de kardeşine yaptığı haksızlığın öfkesini bir türlü dindirememiş kendini dışarıya atmıştı. Arabasına binip kendine küfürler savurarak evden uzaklaşmıştı.
Ferman'ın evden gitmesi ikisininde hayrınaydı. Yoksa abi kardeş bir birlerini zehir zemberek sözleri ile daha çok parçalayacak aralarındaki bağın tamamen kopmasına sebep olacaklardı.
Aden ise duyduğu sözlerin altında ezilmiş gururu, ayaklar altına alınmış pervasızca abisinin sözleri ile savrulmuş tu. Giden Ferman'ın ardından olduğu yere çökmüş kaderine isyan ederek içi sökülür cesine ağlamıştı. Her yerden kolunu kanadını kırmışlardı günlerdir gözünden yaş eksik olmamıştı. Ağlama sesi odanın dışına taşıyor evin içinde yankılanıyordu. Kolunu kanadını kırdıkları için değildi göz yaşları en güvendiği insanların kolunu kanadını kırmalarıydı mesele .Daha Barlas'ın yüzünden ne kadar savrulup duracaktı,ne sözler iştecekti orası muammaydı.
Barlas evde yoktu eğer Aden'in bu hâlini görse bir dakika bu evde durmasına müsade etmez hiç kimseyi umursamadan Aden'i alıp soluğu Mardin'de alırdı. Ferman dahi hiç kimsenin gücü de Barlas'ı durdurmaya yetmezdi. Sevdiği kadının abisi olmasa eski dostu olduğunu umursamaz çoktan nefesini kesmiş olurdu genç kadına ettiği sözlerden dolayı.
Ferman'ın olmasada bu gece birinin nefesini kesecek ti.Bu gece Barlas'ın yeraltında yine adını duyuracağı bir geceydi. Saatler önce yeraltında aynı masaya oturduğu ne kadar adam var ise toplamış hepsine kim olduğunu birkez daha hatırlatacak tı.
Bu gece Asaf Çetiner için idam sehpası kurulacak Barlas hükmünü herkesin önünde verecekti . Yeraltında her zamanki toplantı yaptığı mekâna gelmiş hızlı adımlarla merdivenlerden alt kata inmişti Cihangir ile birlikte. Dar ve uzun koridorda ilerlerken attığı her adım ile adeta yeri titretiyor Barlas Karahan'ın geldiğini gören masaya oturduğu adamların emir kulları bile önünü ilikli yordu Barlas'ı görünce.
Barlas bu gece burada kan dökecek Asaf Çetiner'in ailesini düşman edinecekti kendine. Bir diğer yandan ise Barlas'ın sevdiği kadına silah doğrultma gafletinde bulundukların da Barlas kalemlerini nasıl kırıyor bir çoğu öğrenip Barlas'a boyun eğeceklerdi.
Cihangir'in açtığı kapı ile odaya girdi. Ortada kurulu büyük bir masa vardı ve etrafında oturan dokuz adam vardı. Barlas'ın odaya girmesi ile gözler genç adama çevrilmişti . Barlas'ın ölümü çağrıştıran bakışları hepsinin üzerinde tek tek gezindi. Bu masada oturan her bir adamın namı vardı yeraltı dünyasında . Ama Barlas babasının yerini alıp başa geçince bir çoğunu yerinden etmiş kısa bir zamanda yeraltına adını duyurmayı başarmıştı. Bu sadece Türkiye'de geçerli değil yurt dışında da Barlas'ın namını duyan bir çok mafya babası vardı.
Masanın en başındaki yerine adımlayıp oturup bir süre sessiz kaldı . Diğer adamlar gecenin bu saatinde ne için burda topladıklarını merak edip fısır fısır konuşuyorlardı. Barlas yanı başında ayakta duran Cihangir'e işaret verdi istediğini getirmesi için.
" Şimdi hepiniz gecenin bu saatinde burda ne için toplandık diye merak ediyorsunuz." Diyerek adamların üzerinde tek tek bakışlarını gezdirdi. " Merak etmeyin az sonra neden burda olduğunuzu öğreneceksiniz fazla bir vaktinizi almayacağım. " Diyerek bakışlarını Asaf Çetiner'in yan yana oturan iki yeğenin üzerinde gözleri uzunca oyalandı. Kendisini öldürmek isteyen iki gence karşı histerik bir gülümseme belirdi dudağında. O iki genç bu gece burada neden topladıklarını az çok tahmin ede biliyorlardı. Çünkü Barlas , Asaf Çetiner'in ailesine ilk gün haber salmıştı.
Asaf için cenaze hazırlıkları yapılsın mezarı kazılıp hazırda bekletilsin, cenaze işlemleri için kendinden haber beklemelerinin haberini göndermişti. Bakışlarını iki gençten ayırdı Barlas.
Odaya elinde siyah bir kutu ile giren Cihangir'i görünce bakışları tekrardan masayı buldu Barlas'ın. " Buyur abi ." Diyerek Cihangir elindeki kutuyu Barlas'ın önüne koydu.
Herkesin gözü bir anda masaya konulan siyah kutuya kaydı. Barlas oturduğu yerden ayaklanıp Cihangir'e döndü. " Getirdiniz mi ?" Diyerek katı bir ses tonu ile konuştu.
" Kapıda abi senden emir bekliyoruz." Dedi Cihangir.
Barlas'ın kimden veya neyden bahsettiğini bilmeyen masada kileri daha çok korku ve merak sardı.
" Bu gece herkes durması gerektiği yeri bir kez daha öğrenecek." Diyerek önündeki siyah kutunun kapağını açtı . " Benim namusum olan kadına dil uzatanın sonu böyle olur." Diyerek Asaf'ın günlerce şeffaf poşetin içerisinde dondurucuda muhafaza ettiği erkekliğini çıkarıp masanın ortasına fırlattı.
Şeffaf poşetin içinde kini gören herkes şok ile birlikte bir mide bulantısı yaşadı. Asaf'ın yeğenleri susma gereksinimi duydukları için şuanda sessizlik lerini korkuyorlardı. İçlerinden biri " Bu kime ait Karahan?"diye sordu.
"Birazdan öğreneceksiniz." Diyerek kutunun içindeki şeffaf poşetin içinde bulunduğu on parmağı çıkarıp az önceki poşetin yanına fırlattı . " Cihangir getirin . " Diye emir verdi.
Barlas ne zaman bu kapıdan içeriye girse insanlığını dışarıda bırakıyor içinde insanlığa dair tek bir toz tanesi barındırmıyordu.
Şuanda bakışların da seri bir katilin acımasızlığı yer edinmişti . Aden ile saldırıya uğradıkları o gün aklının köşesinde hâlâ duruyordu ve hiç bir zaman unutmayacaktı genç adam . Sevdiği kadına silah doğrultma gafletinde kim bulunur ise Asaf'a yaptığının aynısını yapmaktan da geri durmayacaktı . Cihangir'in en sesinden tutup zorla sürükleyerek getirdiği Asaf ile birlikte içeriye girdi.
" İşte önünüzdeki malın sahibi de geldi." Diyerek az önce masaya fırlattığı parmakları ve bir adet erkekliği işaret etti.
Cihangir adeta pisliğe dokunuyormuş gibi tutuyordu Asaf'ı iğrenircesine. Asaf ile birlikte diğer elinde tuttuğu bıçağı Barlas'ın önüne bıraktı. Asaf'ın yeğenleri amcalarını görünce oturdukları yerden hiddetle ayaklandılar.
" Sakın Karahan ." Diye sert bir dille çıkıştı lâr.
" Kesin lan sesinizi sonunuz amcanız gibi olsun istemiyorsanız." Dedi bağırarak ürkütücü bir sesle. Sesi adeta odanın içinde yankılanmıştı.
Masada kiler Asaf'ın yeğenleri zor bela oturmuşlar dı kalktıkları sandalyeye.
Asaf adeta bir deri bir kemik kalmıştı. Yüzü gözü tanınmayacak halde adeta ölüm yüzüne düşmüştü. Günlerce kendi idrarını içip kendi pisliğini yiyerek hayatta kalmıştı Barlas'ın emri ile. Sevdiği kadın yanında iken ona pusu kuran adama aş, ekmek verecek adam değildi Barlas . Aden'in yanında olduğunu bile bile mermi sıkmış sevdiği kadının canınada kastetmek isteyen o adamı beslemeyecekti.Barlas dediğini yapmış sevdiği kadın yanındayken silah doğrultma gafletinde bulunan Asaf'ın hergün bir parmağını almış Aden hakkında fütursuzca ettiği sözlerden dolayı yaktığı dilini kesmişti. Söz konusu Aden olunca Barlas insanlıktan çıkıyor adeta kana susamış vahşi bir hayvana dönüşüyor du .
Barlas,Asaf'ın saçlarından kavrayarak tuttu. " Benim aileme ,sevdikerime dokunanı yaşatmam." Dedi acımasız bir ses tonu ile . Asaf'ın ellerini masanın üzerine koydu. Masadaki herkesin gözü iki elinde bir tane bile parmak kalmayan adamın enfeksiyon kapmış çürümeye yüz tutmuş ellerine baktılar mideleri bulanırcasına.
"Şimdi söyleyeceğimi iyi dinleyin bu en önemli madde. " Diyerek herkesin üzerinde bakışlarını gezindirdi. Az önce Cihangir'in önüne koyduğu bıçağı eline alıp Asaf'ın başını tuttuğu saçları eli ile geriye doğru çekerek boğazına dayadı. Asaf adeta deli gibi Barlas'ın elinin altında çırpınıyordu. Kurbanlık koyundan hiç bir farkı yoktu tıpkı Barlas'ın elinden kurtuluşu olmadığı gibi . " Benim namusum olan kadına elini ,dilini uzatan,silah doğrultma gafletinde bulunanın sonu bu dur." Sözünü bitirmesi ile Asaf'ın boğazını kesmesi bir oldu . Bunu yaparken içinde insani tek bir duygu barındırmıyordu okadar soğuk kanlıydı.
Barlas'ta bu hale kendi kendine gelmemişti onu bu hale getiren sebepleri vardı elbette. Kos koca 6 yıl olmuştu canının parçasını bu yolda toprağa vereli ve katili hâlâ bu masada oturuyordu. Barlas'ın gözü en başta o kişiye Azer'e değinmişti bunu yaparken. Aralarında bir anlaşma vardı ve o anlaşma gerekçesiyle Azer hayattaydı.
Herkes neye uğradığını şaşırdı. Bir anda etraf kan gölüne döndü Asaf'ın boynundan fışkıran kan Barlas dâhi masadakikerin üzerine sıçradı. Boğazını kestiği adamın saçlarını bırakarak yere düşmesini sağladı.
" Benim namusum olan kadına eli ve dili kalkan olursa sonu böyle olur bunu herkes duysun ! " Diyerek adeta Aden'in dokunulmazlığını ilan etti . Biliyordu Asaf'a verdiği hüküm yer altında kulaktan kulağa dolanacağını. Bir kaç saniye masadakikerin üzerinde bakışlarını gezindirdi . Herkes Barlas'ın bu hareketi ile dumura uğramış Barlas'ı karşılarına almaması gerektiğini anlamışlardı.
Sadece üç kişi hariç Azer Soyhan ve Asaf Çetiner'in iki yeğeni hariç. Barlas masada dönen uğultuları umursamadan Asaf'ın yeğenlerine dönerek. " Başınız sağolsun." Diyerek arkasını dönüp odadan çıktı adeta dalga geçercesine.
Mekanda ki odasına gidip hızlıca üzerini değiştirip mekândan çıkar çıkmaz Cihangir ile birlikte arabaya binip eve doğru yola çıktılar.
"Çetinerler bu günden sonra rahat durnayacaklar önlemimizi şimdiden alsak iyi ederiz Abi ." Diyerek şoför koltuğunun yan tarafında oturan Barlas'a kısa bir bakış attı .
Sanki az önce bir adamı hayattan koparma mış gibi gayret rahattı Barlas. " Hiç bir sikimi yapamazlar ." Diyerek oturduğu yerde rahat bir pozisyon aldı.
Yol boyunca dakikalar önce yaptıklarını konuşmuştu ikili. Bir saat süren yol bitmiş eve gelmişlerdi. Duran araba ile birlikte Barlas arabadan inmiş bakışlarını Aden'in odasına çevirmişti. " Az kaldı alacağım seni zalımın kızı ." Diye mırıldanarak Cihangir ile birlikte eve girdi . Cihangir, liseli ergenler gibi davranan Barlas'ın bu hâline gülmeden edemedi.
Barlas eve girer girmez odasına çıkıp hemen banyoya girdi günün yorgunluğunu atmak adına hızlı bir şekilde duş alıp çıktı. Daha sonra evinin salonuna inerek Deva ve Cihangir'e katıldı. Bu gece iki genç içinde oldukça çalkantılı bir gece olmuştu. Barlas birkez daha yeraltında saltanatını salmış iken Aden ise abisi tarafından çok ağır bir itham altında ezilip kalmıştı.
Aden saatler dir ağladığı yerden kalktı. Bu gece Barlas yüzünden abisinden duymayacağı sözleri duymuş canı yanmıştı . Madem haketmediği şekilde canı yanıyorsa canın yanmasına sebep olanında canını yakacaktı genç kadın. Ferman'ın evde olmadığını fırsat bilip odasından çıkıp hızlı bir şekilde merdivenleri inip evden çıktı. Büyük bahçeyi arşın layıp karşı evin yolunu tuttu.
Canı yanıyordu ve Barlas'ın da canı yansın istiyordu. Ne Aden nede bir başkası böyle birşey ile karşı karşıya gelmeyi haketmiyordu. Aden'in en çok canını yakan bir başkasından değil öz be öz abisinden bu sözleri duymak canını acıtmış derinden sarsmıştı.
Hızlı bir şekilde Barlas'ın evinin bahçesine girip aceleci adımlar ile evin kapısına ulaşıp zile basıp bekledi. Görüş açısını kapatan yaşları öfke ile sildi. Bu gece Barlas'ı yakıp kül etmek istiyordu. Bir kaç haftadır hayatını cehenneme çevirdiği için.
Bir kaç saniye sonra kapı açıldı görüş açısına Deva girdi. Aden'in adeta savaştan çıkmış hâlini görünce Deva'nın kaşları çatıldı istemsizce. " Aden iyimisin canım ne bu halin ? " Diyerek endişe dolu bir ses ile konuştu. Ağlamaktan Aden'in gözlerinin beyazı kaybolmuş kırmızıya bürünmüştü.
Aden, Deva'nın sorusunu es geçip ." Barlas evdemi?" Diyerek sordu. Sesinin dahi takati yoktu zar zor konuşuyordu.
" Evet evde . " Diyerek Aden'in içeriye girmesini sağladı." Ay kusura bakma seni böyle görünce içeriye davet etmeyi unuttum." Dedi aceleci bir şekilde. Aden'in bu hâlini görünce endişe duymuş genç kadını içeriye davet etmek aklından tamamen çıkmıştı.
Aden , Deva'nın sözlerine cevap vermeden salona doğru ilerleyip salona girdi. Barlas salona giren Aden ile önce bir şaşırsada Aden'in bu eve geleceğini hiç beklemediği için daha sonra istemsizce kaşları çatıldı genç kadının bu berbat görünen hâline. Oturduğu yerden kalkıp salonun kapı ağzında duran Aden'e doğru adımlayıp tam karşısında durdu. O çok sevdiği kahvelerden eser kalmamış ağlamaktan kırmızıya dönmüştü. Aden'in gözlerinin bu hâlini görünce daha fazla kaşları çatıldı Barlas'ın.
Aden'in bakışlarından birşeyler olduğu apaçık ortadaydı ve genç adam bunu anladı. " Cihangir, Deva yı al dışarıya çıkın." Dedi genç kadının gözlerine bakarak. Aden'in buraya kırıp dökmeye geldiği apaçık ortadaydı ve Deva evde ikin Aden ile konuşmak istemedi.
Baktığı gözlerde sevdiği kadının canının ne kadar yandığını görüyordu ama bu defa başka birşey vardı baktığı gözler bugün dahada acı çekiyordu genç adam bunu gayet iyi görüyor du.
Deva ve Cihangir, genç adamın sözünü ikiletmeden evden çıkıp bahçenin kapısının önünde park halindeki arabaya bindiler. Hava oldukça soğuktu ve bahçede duramaz lardı.
Çıkan ikilinin ardından Barlas genç kadının konuşmasını bekledi. İyimisin diye sormadı soramadı .Görünen köy kılavuz istemez di Barlas sorsa dâhi sorusu havada asılı kalırdı.
Aden gözlerine tekrar akın eden yaş ile birlikte Barlas'a nefret ile baktı. " Senin yüzünden daha neler ile imtihan edileceğim , daha kaç günü cehennem gibi yaşayacağım ." Dedi yüksek bir ses ile canı yanıyordu ve buna sebep olan adamın da canı yansın istiyordu. " Bir bilgin varsa söyle ona göre kendimi hazırlayayım. Çünkü ben böyle daha fazla yaşamaya devam edemiyorum." Dedi titreyen sesi ile .
Barlas bir an olsun gözlerini sevdiği kadından ayırmıyordu. " Ne bu halin biri birşey mi dedi yoksa Ferman mı birşey yapıp canını sıktı? " Diyerek sorunun ne olduğunu anlamaya çalıştı. Ortada küçük bir sorun olmadığı kesindi çünkü günlerdir ne olursa olsun Aden bu eve adım atmazken bir anda çıkıp gelmesi hiç hayra alamet değildi. Barlas'ın kafasında dönüp duran soru işaretleri vardı ve aklından geçenleri genç kadına soramıyordu. Biliyordu üstüne gittiği zaman hiç bir sorusuna yanıt alamayacağını bu yüzden olan biteni Aden'in anlatmasını bekledi.
Aden çattığı kaşları ile ." Benim bu halim dünlük bugünlük değil ben haftalardır böyleyim senin yüzünden.? Ben artık kaldıramıyorum Barlas." Dedi çaresizlik içinde genç adama baktı. " Ben artık yapmadığım şeylerin yükünü omuzlarımda taşımaktan yoruldum ." Git gide sesi yükseliyordu ve bunun farkında bile değildi genç kadın. " Ben artık iffetime dil uzatılmasından , arkamdan ayrı yüzüme ayrı konuşulmasın dan yoruldum ." Dedi adeta içinde kor bir ateş yanıyor hiç bir yere sığmıyordu genç kadın.
Barlas duyduğu sözle kaşlarını daha çok çatıp Aden ile arasındaki mesafeyi kapattı. " Ne diyorsun sen ? Kim senin iffetine dil uzatma gafletine düştü ecdadını sikerim onun." Dedi bedenini yavaş yavaş öfke ele geçiriyordu.
" Ben sana yalvardım ya yalvardım Barlas vaz geç dedim bizden olmaz dedim . Ama sen ne yaptın? Beni ailem ile tehdit ettin ." Abisinin sözleri hâlâ kulaklarında uğultu hâlinde dönüp duruyordu. " Ben sana ne yaptım Barlas ha söylesene bana neyin bedelini ödetiyorsun." Diye çığlıklarını serbest bıraktı.
Barlas genç kadının izin vermeyeceğini bildiği hâlde yüzünü avuçları arasına alarak genç kadının yüzüne doğru eğildi. "Aden ne oldu gülüm hadi anlat bana kim senin namusuna laf etti söyle bana ki cezasını keseyim ." Dedi yüzünü avuçları arasından kurtarmaya çalışan genç kadına müsade etmedi.
" Ben bunları haketmedin ." Dedi başını iki yana sallayarak. "Ben abimin namusumdan şüphe edipte senin ile yatıp yatmadığımı sormasını haketmedim " Dedi bağırarak .
Barlas duyduğu sözler ile öfkesi bedenini tamamen ele geçirdi. Ferman ne hakla onun sevdiği kadının namusunu sorgulaya bilirdiki?
" Ne diyorsun sen ?" Diye kararmış gözleri ile genç kadının gözlerine baktı.
" Senin yüzünden abim benim namusumdan şüphe duyuyor Allah belanı versin senin ." Diye hala yüzünü avuçları arasında tutan adamın yüzüne bağırdı göz yaşları ile birlikte. " Seninle evlenmek istediğimi söyledim diye abim seninle yattığımı düşünüyor." Diye feryat etti. Aden bunu haketmemişti . " Abim ya abim beni büyüten adam bana bunu sordu."Barlas'ın avuçlarından yüzünü kurtarıp genç adamın göğsüne ard arda darbeler indirmeye başladı onunda canı yansın kendisi gibi yanıp kavrulsun istedi.. " Hepsi senin yüzünden. Senden nefret ediyorum." Diye hıçkırıklara boğularak ağlamaya devam etti.
Barlas genç kadının omuzlarına neyi yükseldiğini öğrenince affalladı. " Kimse senin namusunu sorgulaya maz buna müsade etmem ." Diyerek hâlâ canın acısını kendinden çıkartmak istercesine göğsüne vuran elleri avuçları arasına alarak kendine doğru çekip kolları arasına aldı.. "Halledicem herşeyi kimsenin seni bu duruma düşürmesine müsade etmem ." Diyerek kollarını genç kadının bedenine daha sıkı sardı.
Aden'in öfke ve yorgunluktan titreyen bacakları daha fazla ayakları ayakta durmasını zorlaştırıyor yine sıkıntı ile baş dönmeleri başlamıştı. Barlas'ı kendinden uzaklaştırmak adına çaba sarf ediyordu ama imkansız dı ." Başkası sorsa bu kadar canım yanmazdı . " Diyerek takati kalmayan ayaklarına daha fazla eziyet etmedi kendini saran güçlü kollara rağmen yavaşça iki dizinin üzerine çöktü.
Barlas, genç kadının ayakta duramdığını farkettiği için iki dizinin üzerine çökmesine müsade ederek aynı şekilde kendisi de yanına çömelerek tekrar kollarının arasına aldı. " Özür dilerim." Diye bildi başka söyleye bileceği hiç birşey yoktu. Kendisi yüzünden bu hale gelen kadına ne söylese boş olurdu suçluydu Barlas ve bunu kabulleniyordu. Ferman ile daha sonra hesaplaşacaktı Aden'i bu halde bırakmazdı.
"Canım çok yanıyor." Diyerek başını Barlas'ın göğsüne koyarak iki kolunu genç adamın beline doladı. " Özür dileyince canımın acısı geçmiyor ." Aden ilk defa çaresizliğin verdiği ağırlığını, kaldıramayıp Barlas'a sarıldı. Bazen en büyük yarayı açana bile sığınır mış insan çaresizlik ile . Aden kimseye birşey diyemiyor tüm gerçekleri saklıyordu. Bu yüzden kendine en derin yarayı açan adama sığınacak kadar çaresiz di.
Barlas yerde kolları arasında hıçkırıklara boğulan kadının saçlarını okşayarak buse kondurdu. " Geçecek güzelim herşey geçecek ." Dile kolaydı böyle söylemek ama kalbe ağırdı. Genç kadını bu duruma sokan oydu ve kolları arasında teselli eden yine oydu. Barlas'ın da yüreğine ağır bir yük tü sevdiği kadını günde gün eritip yitiriyordu. Ve Aden'in kendine zarar vermesinden deli gibi korkuyordu ama yinede Aden için çırpınıyordu.
Bu hikâyede kötü adam olarak Barlas görülse de öyle değildi. İlk defa yüreği sevda ile terbiye edilen bir adam vardı. Ve sevdiği kadını bu duruma bile isteye düşürmüyor du. Eğer Behram bey ve Savaş o masaya pazarlık için oturma saydılar iki gencin kaderi böyle olmazdı. Aden amcasının kendini pazarlık masasına koyduğunu öğrense yaşayamaz dı. Barlas sevdiği kadının Savaş
İle evlenmesine göz yumsa olacakları da biliyordu. Aden Savaş'a karşı direndik çe şiddete maruz kalacak Savaş'ı her reddettiğinde tecavüz ile karşı karşıya kalacak Aden'e boyun eğdirmek için zorla madde verilerek bağımlı hale getirecekti Savaş. Barlas bunların olacağından adı kadar emindi ve bu bir gerçekti Savaş'ın yapısında vardı bu ve bunları aklımdan birer birer geçiriyordu.
Barlas sevdiği kadının hergün ölmesine müsade edemezdi. Bu şekilde de acı çekiyordu ama Barlas ömrünü Aden'i mutlu etmek için adayacaktı ve birgün sevdasına karşılık bulacağın dan emindi. Bu olay buraya kadar gelmeyipte Aden , Barlas'ı istemeseydi genç adam duracağı yeri bilirdi. Aden'i hiç birşeye zorlamaz vazda geçmezdi de bir umuttur beklerdi. Sevdiği kadının kendine hiç gelmeyeceğini bilse dahi ne vazgeçer ne de bu kadar acı çektirir sevdasını içinde yaşar giderdi. Ama durum çok farklıydı ve tüm bu olanların böyle olması gerekti.
" Sen bu evlilikten vazgeçmediğin sürece hiç birşey geçmeyecek. Gün geçtikçe herşey dahada kötü bir hal alacak." Dedi bağırmaktan sesi çatallaşıyordu.
Barlas kolları arasında ki kadının saçlarına buse kondurup." Sen benim ararken bulduğum değil hiç aklımda yokken aşık olduğum kadınsın senden nasıl vazgeçerim." Dedi Aden'in canı yandıkça Barlas'ın da canı yanıyordu en derinden. "Bana haram olduğunu bilsem yinede vazgeçmem senden . Sen benim gönlümün ev sahibisin seni bu kadar severken vaz geçmemi bekleme benden ." Didi tıpkı Aden gibi onunda canı yanıyordu.
Barlas Aden'in daha fazla yerde oturmasına yüreği el vermedi yerde kolları arasında oturan kadını kucağına alıp koltuğa oturttup yanına oturarak tekrar kolları arasına aldı. Aden hiç bir şekilde çırpınmıyor hiç bir şekilde tepki vermiyordu aksini genç adamın sarıldığı gibi sımsıkı sarılıyor en çok yarayı açanda adama sığınıyordu . Karmaşık bir duygu içinde psikolojisi yerle bir ama bildiği bir gerçek vardı Barlas'ın saçının tek bir teline zarar vermeyeceğini biliyordu.
Başını koyduğu göğüsten kaldırmadan boğuk bir ses tonu ile." Sevme beni Allah aşkına sevme ." Dedi acı çeker cesine. " Sen beni severken öldürüyorsun. " Diyerek Barlas'ın yüreğine bir ağırlık daha ekledi.
Aden az önceki hâline karşı biraz sakinleşip durulmuştu. Barlas bir eli ele genç kadının bedenini sararken diğer eli ile her teline aşık olduğu saçlarını okşuyordu. Ellerini kadının saçlarından ve bedeninden ayırıp göğsüne gömdüğü yüzünü avuçları arasına alıp kendine bakmasını sağladı . Aden'in kan çanağına dönen gözlerini görünce içi sızladı. " Gözünden akan her damla yaşa kurban olurum kadın." Diyerek alnını öperek geri çekildi. " Sana söz veriyorum herşeyi yoluna koyacağım yeterki akıtma İnci tanelerini." Diyerek bir birini takip ederek yanağından süzülen yaşları sildi baş parmağı ile genç kadının tenini okşarcasına . Alnını usulca genç kadının alnına dayadı. " Senden çok birşey istemiyorum kurban olduğum. Sadece bana bize bir şans ver ." Diyerek gözlerini yumup genç kadının kokusunu derince ciğerlerine soludu. " Şans verki ikimizde acı çekmeyelim ." Dedi acı çeker cesine.
Yeri göğü inleten adam Aden'in yanında bambaşka oluyordu. Saatler önce Asaf Çetiner'in infazını gerçekleştiren adam ile Aden'in yanındaki adam aynı adam değildi. Herkese aslan olup kükreyip kafa tutuyor du ama söz konusu gönlüne düşen bu küçük kadın olunca işte ona kafa tutamıyordu.
Aden , genç adamın dokunuşlarına karşı gelemeyecek kadar güçsüz ve yorgun düşmüştü. Tepki veremeyecek kadar kötü bir haldeydi ve hala baş dönmesi devam ediyordu. Bu kadar sıkıntı strese girmişken bedeni artık direnemiyor bir yerden patlak veriyordu.
" Sana hiç bir zaman şans vermeyeceğim. Seni hiç bir zaman sevmeyeceğim." Dedi alnını alnına dayayan adamı param parça etmeye sebep olan sözleri ile. " Abimin o sözlerinden sonra sana tek besleyeceğim duygu nefret olur ondan başka birşey bekleme benden." Diyerek geri çekilip genç adamı sözleri ile nasıl param parça ettiğine baktı. Ferman'ın sözleri hâlâ zihninde tekrar tekrar dönüp duruyordu ve hala canını yakmaya yetiyor du.
Barlas konuşmak için dudaklarını aralamıştıki dışarıdan Ferman'ın sesi duyuldu.
" Aden !" Diye yeri göğü inletiyor du adeta sesi.
Aden abisinin sesini duyunca bedeni buza kesti adeta bedenini büyük bir korku sardı. Kapıya çevirdiği gözlerini Barlas'a çevirince gözlerine yer edinen karanlığı gördü. Daha ne olduğunu anlamadan Barlas bir anda yanında kalkıp hızlı adımlar ile kapıya doğru gitmesi bir oldu. Aden oturduğu yerden kalkınca bir anda zemin ayağının altından kayar gibi oldu . Gözlerini bir kaç saniyeliğine kapatıp tekrar açtı. Kopmak üzere olan bir kaos vardı ve zaman kaybedemezdi . Başının dönmesini umursamadan koşarak Barlas'ın arkasından gitti . Kapıdan bahçeye adım atması ile Barlas'ın, Ferman'ın yüzüne yumruğunu geçirdiğini gördü.
Koşarak ikilinin yanına geldi abisinin üzerine yürüyen Barlas'ı durdurmak adına önüne geçti. " Barlas lütfen tatsızlık çıkarma." Dedi .
Bu esnada bahçedeki korumalar ve dakikalardır arabada oturan Cihangir ve Dava da geldi.
" Aden sen karışma güzelim." Dedi Barlas yumuşak bir ses tonu ile . Az önce Ferman'a kükreyen adam genç kadına gelince sinirleri alınmış gibiydi. Aden'i daha fazla kaybetmek istemiyor du ve sevdiği kadını daha fazla üzmek istemiyordu.
" Barlas lütfen." Dedi tekrardan.
"Aden senin ne işin var bu evde ." Diyerek Ferman adeta yeri göğü inletti. Aden'in bakışları abisine dönünce sertçe yutkundu bakışları adeta gazap doluydu.
Ferman'ın, Aden'e sorduğu soruyu Barlas karşılık verecekti hemde Ferman'ın hakettiği dilden .
" Olması gerektiği yerde Aden." Dedi katı bir sesle . " Senin gibi bir şerefsizin yanında olmasından iyi dir benim yanımda olması ." Diyerek sözlerine devam etti Barlas adeta burnundan soluyordu öfkesini. " Ulan ben seni adam sanırdım . Sen kardeşinden nasıl şüphe edersin lan." Diyerek Ferman'ın üzerine doğru yürüdü. Aynı şekilde Ferman da , Barlas'ın üzerine doğru adımlı yordu. Bahçede kızların çığlık sesleri yükseldi Ferman ve Barlas'ın sesleri ile karıştı.
Cihangir iki adamı aralamaya çalışıyor du ama Barlas'a bir türlü gücü yetmiyordu.
" Hep senin yüzünden lan ." Diye bağırdı Ferman . " Kardeşimin aklını karıştırdın bir türlü seneden vaz geçmiyor diye Allah benim belamı versin ki şüphe ettin ." Ferman yaptığı hatanın altında ezili yordu kardeşinden şüphe ettiği için içi yanıyordu.
"Ben senin belanı vereceğim sen hiç merak etme . " Barlas'ın bakışları ölümü çağrıştırıyor du şuanda Aden'in varlığını dâhi unutup Ferman'ın kafasına sıkması an meselesiydi. " Öldürürüm lan seni benim karım olacak kadının namusundan nasil şüphe edersin piç. Hadi benden ettin utanmadın mı kardeşinden şüphe ettin . Ulan hiç mi acımadın hiç mi utanmadın kardeşine o soruyu sormaya . Ulan nasıl dilin varıpta kıydın Aden'e ."
Deva duyduğu sözle. " Ohaaa . Dedi şaşkınlık ile . " Dilin nasıl vardı o sözü söylemeye utanmaz " Diye bildi .Ferman dan böyle birşey beklemiyordu. Aynı şoku Cihangir de yaşamıştı.
Aden bu konunun tekrardan açılması heleki bu kadar insanın içinde açılması ile yerin dibine girdi . Ferman'ı alıp hemen eve gitmeliydi. " Ferman ." Dedi abi demeye dili varmadı o soruyu sorduktan sonra. "Eve gidelim lütfen."
Ferman ateş saçan bakışlarını Aden'e çevirdi. " Ulan ben bu adam yüzünden senin kalbini kırdım söylememem gerekenleri söyledim lan sana sen hala bu adamın yanına mı geldin ." Diyerek Barlas ile kendi arasındaki kadının yüzüne doğru bağırdı.
" O sesine dikkat et belanı sikerim senin . " Diyerek ürkütücü sesi bahçede yankılandı.Ferman'ın genç kadına sesini yükseltmesine tepki gösterdi. Kimse Aden'e sesini yukseltemezdi Barlas buna müsade etmezdi.
" Sen sikmez sen ben sikeceğim belasını . Ulan sen benim yengeme nasıl o soruyu sorarsın? Hiç mi vicdanın yok lan senin ? Kardeşin o senin kardeşin." Diyerek bu defa Cihangir tepkisini gösterdi. Aden'i en az Deva kadar benimsemiş yengesi olmasından çok kardeş yerine koymuştu. Cihangir'in bile zoruna gitmişti ya Aden'in ne denli sarsıldığını hiç düşünemiyor du.
Ferman daha fazla dayanamadı belindeki silahı çıkarıp seri bir hareketle emniyetini açıp Barlas'a doğrulttu. İki genç kız bir anda silahı görünce çığlıkları mahallede yankılandı.
" Ulan senin yüzünden kardeşime söylemediğim söz kalmadı. Madem Aden senden vaz geçmiyor ozaman ben seni öldürürüm." Diyerek silahın namlusunu tam Barlas'a doğrulttu.
Bu sırada Barlas'ın tüm adamları ve Cihangir de silahlarını çekmiş Ferman'a doğrultmuşlardı. Barlas duruşunu dikleştirip kendisine silah doğrultan adama baktı sarsılmaz duruşu yeterdi . Saatler önce birinin infazını vermiş adam silah ile korkutmaya çalışmak trajikomikti.
" İndir lan silahını yengemin abisi olduğunu unutur o sikik beynini patlatırım senin ." Dedi Cihangir.
" Az buçuk adam isen sıkarsın lan ." Dedi Barlas. " O silahı birkere doğrulttuysan o cesareti bulduysan kendinde sıkmadan da indirme ." Ne Ferman dan ne de bir başkasında ne çekingesi ne de korkusu yoktu Barlas'ın.
Aden'in gözleri Barlas'ı bulduğunda korku ile titredi . Resmen Barlas'ın arkasında bir ordu dizilmiş Ferman'ı hedef almışlardı. Korku ile ." Barlas." Diyerek genç adamın dikatini kendine vermesini sağladı. Barlas'ın bakışları genç kadını bulmuştu ama Aden kendisine değil arka tarafına bakıyordu.
Barlas başını arkaya doğru çevirince adamlarının Ferman'a silah doğrttuğu manzara ile karşılaştı. Bakışları tekrar Aden'i bulunca korku ile beti benzi atmış titreyen göz bebeklerini gördü. Aden'in abisi için korktuğu göre biliyordu.
" İndirin silahları. " Diye adamlarına emir verdi. Barlas'ın emri hepsi silahları indirmiş birtek Cihangir Kalmıştı. "Cihangir sende."
"Abi? "
" Cihangir lafımı ikiletme." Dedi bakışları hâlâ gözlerine bakan Aden deydi. " Korkma güzelim." Dedi Aden'e.
" Güzelim deme lan kardeşime. Aden senin hiç birşeyin değil. " Diye bağırdı Ferman. Hâlâ silahının namlusunu Barlas'a tutarken.
Aden git gide kendini kötü hissediyordu. Titreyen bakışlarını Ferman'a çevirip. "Ferman sende indir silahını evimize gidelim . Eve gidince bağır çağır ne istersen de bana ama lütfen indir silahını." Dedi göz yaşları ile.
" İndirmem ." Dedi öfke dolu sesi ile . " Ya sen bu gece bu adamdan vaz geçersin yada ben öldürürüm." Aden'e iki seçenek sunuyordu vaz geçmez ise Barlas'a doğrulttuğu silahı kullanmadan indirmeyecekti Ferman . Adeta gözü kararmıştı.
Deva duyduğu söz ile ateş topu gibi Ferman'a patladı. " O silaha ait tek bir kavan bu bahçeye düşsün yeminim olsun senin de canını ben alırım ." Dedi göz yaşlarını silip tıpkı abisi gibi duruşunu dikleştirdi.
Ferman'ın bakışı bu defa Deva ya kaydı. "Ben abinin canını aldıktan sonra elin titremesin Karahan kızı." Barlas'ın canını aldıktan sonra istediğini yap umrumda değil dedi kendi dili ile .
" Abi yeter ." Diye bağırdı Aden . " İndir o silahı eve gidelim ."
Ferman kardeşinin sözlerini aldırış etmedi kendinden emin bir şekilde tam tetiğe basacağı sırada Aden, Barlas'ın önüne geçti. Aden abisinin bakışlarından ne yapa bileceğini anlamış olmalıydı ki Barlas'ın önüne geçerek abisini durdurmaya çalıştı.
Barlas bir anda önüne geçen kadın ile kısa bir affallayıp hemen kendini toparladı . Aden'in kolundan tutarak arkasına almaya çalıştı. " Aden !" Dedi sert bir şekilde. "Delirdin mi kızım sen önüme geçmekte ne."
" Manyak mısın kızım ne yapıyorsun. " Diğer yandanda Ferman'ın bağırma sesi duyuldu.
Aden kendini arkasına çekmek isteyen adamın elinden bir hışım ile kolunu kurtarıp . " Evet delirdim !" Diye bağırdı. "Delirttiniz beni. " Dönen başı ile birlikte bir sinir krizinin eşiğindeydi . Yaşadıklarına karşı artık ayakta duramıyordu. "İkinizin arasında kalmaktan yoruldum." Diyerek isyan etti göz yaşları ile."Beni bir eşya gibi ordan oraya savurmanızdan bıktım. " Ayakta durmakta zorlanıyordu bir an dengesini yitirip olduğu yerde sendeledi. Barlas'ın bir anda kolundan tutması ile tekrar dengede dura bildirdi.
"Aden" dedi Barlas ama Aden şuanda sinir krizi geçiriyor kinseyi duymuyordu. Aden'in durumunun hiç iyi olmadığını farketti.
" Bende insanım canım yanıyor niye görmüyorsunuz. " Avazı çıktığı kadar bağırıyor boğazının acısını dahi hissetmiyordu. Göz yaşları ile buğulanan yaşlarını sert bir şekilde sildi.
Günlerdir ne yaşadığına bir anlam veremiyrdu ne yerdeydi ne gökte araftaydı genç kadın. Sanki sert bir şekilde zemine çakılacakmış gibi hissediyordu .
" Yeter artık yeter. Ben yoruldum artık kaldıramıyorum ikinizinde yaptıklarını - " Sözünün devamını getiremedi etrafındakiler Aden'in iyi olmadığını fark etmişlerdi ve sakin olmasını söyleyenlerin sesi kulaklarında uğulduyor , karşısındaki insanların görüntüsü bulanıklaşıyordu. Beti benzi atmış yüzü bir anda kireç gibi olmuştu adeta ruhu çekilmiş gibiydi . Aden ayakta dura bilmek adına kolunu tutan Barlastan güç almaya çalışıyordu ama nafile.Yer adeta ayağının altından kaymış şuru bir anda kapanıp kolunu tutan Barlas'ın kollarına yığılıp kaldı genç kadın. Ondan sonrası Aden için büyük bir karanlıktı.
_______________________________
Bölüm sonu...
Yıldızları kaydırmayı unutmayın 🌠🌠
Bol bol yorum yapın hâlâ hesabımı takibe almayan varsa takibe alırsa sevinirim.
Yeni bölümü nasıl buldunuz ?
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 14.38k Okunma |
888 Oy |
0 Takip |
28 Bölümlü Kitap |