56. Bölüm

56. Bölüm

Gökçe kara
gkcxkr

Heyecan tüm sığınağı sarmıştı. Bir yandan konuşulan düğün hazırlıkları bir yandan bize saldıranların kim olduklarını bulmak için devam eden araştırmalar oldukça hareketli zamanlara sahne oluyordu.

İşlerim çok yoğun olduğu için Alparslan benimle birlikte sığınakta kalıyordu. Sabah ,Elif gelip almıştı. Kahvaltı masasında herkes olacak olan düğünün detaylarını konuşuyordu. Tam bu sırada elimdeki çay bardağı kaldırarak çatalımı ona vurup herkesin dikkatini çekmeyi başardım.

" Vay canına. İşe yarıyormuş" diye gülümsedim.

" Evet arkadaşlar sabahtan beri şu ikisinin" derken Gökçe ve Tuğrul' un gösteriyordum.

" Düğünlerini konuşuyoruz ama henüz kimse düğün hediyelerinden bahsetmedi" dedim.

" Yaaaaaa hediye mi, bayılırım. Hani nerede " dedi Gökçe. Bunun bu sevimliliği beni bitiriyordu. Eğer bir kız kardeşim olsaydı Gökçe olsun isterdim.

Gözlerim Alp' i bulduğunda ayağa kalkarak cebindeki kutuyu çıkardı. Minik bir kutuydu. İki adım atarak Gökçe ve Tuğrul' un arasına, masaya, bırakmıştı.

Gökçe hevesle kutuyu açtığında içinden anahtar çıkmasını kimse beklemiyordu. Herkes Alp' e bakarken , o beni gösterdi.

" Onun hediyesi" dedi. Ben ayağa kalktığımda kaçmaya başladı.

" Uydurma mikrop. Benim falan değil senin hediyen o" dedim.

Anne ve babamdan kalan evlerden birini onlara hediye etmişti Alp. Bana ait olduğunu iddia ediyordu. Sadece iddia etmekle kalıyordu çünkü resmi olarak Demir soy adını almak gibi bir niyetim yoktu. Dolayısı ile bütün mirasları Alp' e kalmıştı.

" Düğün arabanız hazır mı" diye bir soru sordum. Muhatabım Tuğrul' du. Hazırlamadıklarını biliyordum çünkü Tuğrul' un arabası bir aydır servisteydi. Yakın zamanda çıkacak gibi de durmuyordu.

Herkesin gözü bendeyken cebimden Alp' in onlara verdiği kutunun bir benzerini çıkardım. Kutuyu Gökçe'ye uzattığımda heyecanlandı.

" Bir anahyar daha mı yoksa" dedi.

Doğru bilmişti.

İKİ GÜN ÖNCE

Herkes oturma alanında otururken Gökçe ve Tuğrul ayağa kalktı.

" Biz çıktık" dedi Gökçe.

Nikah işlemlerini halletmek için gidiyorlardı. Onlar çıktıklarında Selim ve Kahraman' da ayaklandı. Selim yanımda oturuyorduğu için onun koluna dokunmuştum , Kahraman' a ise seslenmek zorunda kaldım. Bir tek Aslan yoktu yanımızda.

" Kahraman birazcık bekler misiniz?"

Herkes beni dinlemeye başladığında söyleyecek olduğum şey konusunda endişelerim vardı.

" Düğün hediyesi olarak bir şeyler düşündünüz mü?" Soruyu ortaya sormuştum. Selahattin, Selim ve Ceyhun ne söyleyeceğimi anlamışlardı.

" Biz daha önce bu konuyu konuşmuştuk ama" derken Selahattin, Selim ve Ceyhun' un gösterdim.

" Belki siz de bize katılmak istersiniz" dedim.

" Tabi ki" dedi Melek. "Daha iyi olur aslında, bende düşünüyordum ama bulamadım" diye de ekledi.

" Ne düşündünüz "dedi Eylül.

" Tuğrul' un arabası hurdaya çıkmak üzere" diye söze girdim.

" Biz hep beraber güzel bir araba alalım diye düşündük" dedim.

" Ben düşünmedim. Hile ile oyuna getirildim" dedi Ceyhun.

" Ceyhuuun" dedim.

U harfibin uzaması ile olduğu koltuğa daha çok gömüldü.

" Şimdi de hayatımla tehdit ediliyorum" derken gülmemek için kendini tutuyordu.

" Tamam. Ceyhun yok, biz devam edelim mi başka istemeyen var mı?" diye sordum.

Ceyhun yerinden zıplayarak yanıma gelirken ayağı sehpaya takıldı. Sanırım serçe parmağını vurmuştu. Yerde kıvranırken bir yandan da bana laf yetiştirmeye çalışıyordu.

" Ne demek Ceyhun yok. Biraz ısrar etseydin ,belki nazlanıyorum" dedi.

" Ben seni çok ihmal ettim bu aralar Ceyhun" dedim. " Bak şimdi sen ne yapacaksın biliyor musun? "

Elimle kendi odamı gösteriyordum.
" Makyaj masamın en üst çekmecesinde objelerim var. Hani o arayıp bulamadığım sonrada çarşının ortasına çöküp ağladığım oje var ya" derken gözleri büyümüştü.

" Onu bir hafta sen kullanacaksın" dedim.

" Ulan kinci manyak sen onu unutmadın mı" derken gerçekten bunu unutmuş olduğumu düşünüyordu.

" İki hafta oldu, düğüne ona göre bir kombin seçersin" diye ekledim.

" Hediyeye iki katı para veririm" dedi kendinden emin bir şekilde.

" Üç hafta oldu"

Şimdi ise kendi kendine konuşuyordu. " Sus işte çenesini" derken benimle göz göze geldi.

" Sevdiğim"

Herkes gülerek bizi izliyordu. Onlara döndüğümde yüzlerindeki gülümsemeyi görmek beni mutlu ediyordu.

" Olur" dedi Eylül. "Hem işe yarar bir şeyler olması daha güzel" diyede ekledi.

" Bence de güzel fikir" dedi Melek. " IBAN atın, ne kadar lazım?" diye de sordu.

" Sen karar ver. Bunun için ne kadar bütçe ayırdın bilemiyorum" dedim.

Kızlar ve Aslan dışında kalanların birer maaşına çökmüştüm. Ceyhun o sırada " Üç kuruş maaşımızı da elimizden alıyorlar a dostlar" diye söylenirken ensesine yediği darbe ile cümlesi yarım kalmıştı.

" Lan sanki asgari ücretle üç çocuk okutuyosun köpek" diyerek yanına oturmuştum.

Benim bulduğum arabayı şimdi de alabiliyorduk kızlarda katıldığına biraz daha üstünü alabilirdik.

ŞİMDİKİ ZAMAN

Tuğrul gözlerindeki ışıltı ile bana bakıyordu. Arabasını değiştirmeyi uzun zamandır düşünüyordu ama aldığı maaşın çoğunu Elif' e ev almak için biriktiriyordu. Bunu da benden başka kimse bilmiyordu. Arta kalan tüm birikimlerinide Gökçe'nin hayallerindeki düğünü ve balayını ayarlayabilmek için kullanmıştı. Ondan çok güzel bir aile babası olacaktı.

   

     
  

Bölüm : 30.01.2026 14:10 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...