

Asırlar önce gece dörtte başlamıştı herşey ve herkes bittiğine inanırken yine sabah beşte başlamıştı yeniden..
İnsan herşeye kin tutmaya alışabilirdi,herkesten ve herşeyden nefret edebilirdi ama kendilerine olan tutkularından nefret edemezlerdi..
İnsan oğlu öyle bir varlıktı ki,sevdiğini idda ettiği herşeyi yok edebilirdi..Kendisi dışında. Seviyorum dedikleri neyi mahvetmemişlerdi ki zaten ?
Savaşlar asla son bulmamış,nefretleri asla dinmemişti..Kendilerine olan aşkları okadar büyük geliyordu ki başka birini öylesine sevmek zor geliyordu. Hal böyleyken İblis bile iblisliğinden yorulmuştu. Meleğin kanatları iblisin ellerindeyken gözleri gözlerinden bir saniye ayrılmazdı oysaki kanadını kırdığı gibi meleği iyileştirebilecek olanda sadece İblisti..
Gece saatlerindeydik yine herzaman buluştuğumuz yerlerden birindeydik.. Bir melek İblise aşık olabilir miydi ? İblisin adının İblis olması onunda aslında melek olduğu gerçeğini değiştirmiyordu değil mi ?
Gözlerine baktığımda ilk kez böylesine merhametli görüyordum onu,gözlerinden bir damla yaş aktı ve kolları sarıldı omuzlarıma..
Beş yıldır onu sarıp sarmalamaktan asla vazgeçmemiştim,yeşil gözlerine gülümseyerek baktım,boynumu büktüm ve başımı göğsüne yasladım. Göğsü evim gibiydi..
Attığım çığlığın sadece Gökyüzünde değil bütün Evrende yankılandığına yemin edebileceğim bir çığlık attım..
Kollarının arasından beni çekip yere savurduğu gibi bir elinde kanatlarım bir elinde boğazım gözlerime sonsuz bir öfkeyle bakıyorken ben gözlerine nasıl bakabileceğimi bile bilmiyordum.
"Planlarımı bozdun küçük melek !"
" Planların bozuldu diye mi bu kin ?"
" Sözümü dinlemedin,herkes gibi sende bedel ödeyeceksin."
İblislerin öfkesi sönmezdi ve birisini sevmek onları değiştirmezdi o saniyeye kadar inanıyordum değiştirebileceğime ama daha bir gece önce beni göğsünde uyutan İblis bu gece kanatlarımı söküp nefesimi kesmişti. Artık istesemde bir çıkar yol bulamayacaktım..
"Yapma bunu bize,beraber aşarız biliyorsun. Mahvetme neolur.."
Yalvardım evet dinlemeyeceğini bile bile öğrenilse günahımdan diri diri yakılacağımı bile bile..Okadar insan tanımıştım sevdiklerini kıran,aldatan hatta öldüren..İnsan öldürür mü sevdiğini diyordum hep. Öldürürmüş Melekte olsa kırarmış kanatlarını..
Gözüme baktı son kez bir eli hala boğazımda
"Beni sen delirttin sen bunu hakettin !"
Kanatlarım ellerinde uçup gitti gözlerimin önünden ve evet hiç acımadı..Bana sorsanız İbliste olsa kıyamazdı sevdiğine ama o kıydı ve herşey o gece başladı.. Bir gece başlayan şey bir gecede bitip yine bir gecede başladı.
Olduğum yerde kalakalmıştım acıdan sesimi çıkartamaz olmuştum..Çığlıklarım bitmiş sesim kısılmıştı..
Gözlerim kapanıyordu ve burası sondu..
"Gözlerimi açtığımda kafesin içindeydim,melekler karşımda Evrenle birlikte gözüme bakıyorlardı..Elbiseme bulaşmış kanlarla buluştu gözlerim ağlamaya başladım..Sanki diri diri yanıyormuşum gibi acıyordu ruhum..Bir melek olarak nasıl tarif edebilirdim bilmiyordum ama ölseydim daha iyiydi..Herkes gözümün içine yaptıklarının bedelini ödüyorsun der gibi bakıyordu. Haklılardı yasakları çiğnemiştim ama beni de anlamaları gerekiyordu melekte olsam benimde hislerim vardı..İnsanlar gibi ve yenilmiştim evet ilk kez değil ama bu defa gerçekten sevdama yenilmiştim.."
:Evet sevdana yenildin şuan yaşadığını düşünüyorsun ama aslında ölüsün Gece.
"Nedemek ölüsün?"
:Diri diri yanıyormuş gibi hissetmiyormusun ?
"E-evet"
:Kanatların yokken Gökyüzünde barınamazsın Gece,üzgünüm seni İblise olan aşkın öldürdü..
"O halde neden Kafesteyim ? Şuan azap çekiyor olmam gerekmiyormuydu ?"
:Çekiyorsun zaten ama ortak bir karar verdik ve artık kanatlarını alana dek Gökyüzünde yaşamamana azabınıda intikamınıda hakettiğin hayatıda Yeryüzünde yaşamana karar verdik"
"Ama ben yeryüzünde melek olarak barınamam benim bir kimliğim bile yok. İnsan oğlu beni yakar biliyorsunuz nekadar kötü olduklarını.."
:İblisinde kötü olduğunu bilerek beş yıl yasakları ezip geçip sevmeye devam etmedin mi ? Kanatların kırılınca af dilemek boşuna !
"Hislerime yenildim"
:İyi ya işte sana fırsat İblis şuan yeryüzünde ve artık oda insan..O görevini ezdi senin hislerini ezdi tek ceza alan sen olursun sanıyordu.. Günahlarınızın bedelini ödeyeceksiniz.
Evren'in yanındaki Meleğin gösterdiği yere bakınca onu gördüm ama İnsandı..
Cezalandırılmıştı hemde hiç beklemediğim bir şekilde..Azap çekiyordu. Yalan yok bir an bile üzülememiştim hala kanatlarımın onda olduğunu biliyordum..İkimizide yakmıştı..Şimdi bir insan olarak yeryüzünde her insan gibi yaşayacak ve imtihan görecekti..
"Çocukluğu neden bukadar kötü peki ? Madem böyle bir hayat yaşayacak çocukluk trawmaları neden ?"
:İnsan haline bile kıyamıyorken kanatlarını nasıl geri alacağını merak ediyorum Gece. Aynı şehirde olucaksınız ve merak etme senin çocukluğunda daha iyi olmayacak..Birbirinizi bulmak kolay iş birbirinize muhtaçken birbirinizden nefret edeceksiniz ve o haldeyken tek çareniz..
Gözlerimi açtığımda kabus gördüğümü fark ettim. Geceleri film izlememek gerekiyordu fazla fantastik film fazla kabus demekti anlaşılan. Telefonu elime alıp saate baktım evet artık dükkanı açma vaktiydi.. Pijamalarımı çıkarıp üstüme bir takım alıp birazda makyaj yapmam gerekiyordu..
Yataktan kim çıkacaktı şimdi !
Telefonum çalıyordu evet bu saatte karga daha bokunu yememişti muhtemelen !
"Bu saatte önemli birşey değilse gebertirim seni"
"Yo aslında önemli değil ama dükkana gitmiş ve seni bulamamış Milyon dolarlık bir müşteri seni kapının önünde bekliyor şuan."
Dediği gibi yüzüme kapatmıştı ve ben yataktan fırladığım gibi kapıya koşmuştum.
"Merhaba Gece hanımdı değil mi ?"
Uzattığı eli sıkıp "Evet memnun oldum da siz kimsiniz tam olarak ?" Dedim gözlerine bakarak.
" Kaya Zorlu ben memnun oldum hanımefendi,müsaitseniz bir konu için konuşmaya geldim..İçeri davet etmeyecekmisiniz ?"
Yanında Deniz olmasa zengin falan dinlemeyip bu pijamalı halimden utanmayıp eve dahi almaz kapıyı suratına çarpardım ve evet beni alı koyan Deniz'in varlığı değildi sadece benim bunu kabullenicek halim yoktu. Keyfim ve kahyası izin vermezdi..
Denizle birlikte içeri geçtiler ve salona oturdular. Kapıyı kapatıp arkalarından gittim.
"Hoşgeldiniz şöyle yapalım isterseniz Deniz bey size birşeyler hazırlasın kahve çay vs bende o sırada kendime çeki düzen vereyim. Öyle konuşalım. Pijamalar ciddi bir konuşma için uygun bir kombin olmaz değil mi ?"
Yeşil gözlerini gözlerime dikti ve sırıtarak konuştu " Kıyafetlerinizle ilgilenmiyorum ve çayı tercih ederim ama kahveyede hayır demem. Nasıl rahat ediyorsanız öyle konuşabiliriz."
İçimden haspam bu adam ya desemde mecburen kibarlık yapmak amacıyla gözlerine gülümseyip Deniz'e mutfağı işaret ettim ve odama geçtim.
Pijamalarımı çıkartıp siyah tulumumuda giydikten sonra aynanın karşısına geçip hazırlanmaya başladım. Parfümümüde sıkıp odamdan çıktım tabiki kendimi telkin etmeyi unutmadan hareket ediyordum.
Koltuğa Kaya beyin karşısına oturdum ve Denizin masaya koyduğu kahvemden bir yudum alıp Gözlerine bakmaya başladım. Eğer konuşmazsa ben konuşturucaktım. Sırıta sırıta dolaşması beni irite etsede benim bile sebepsiz gülesim gelmişti.
"Kaya bey konu nedir ?"
"Konu dükkanınız Gece hanım,isterseniz şu hanımlı Beyli konuşmayı bırakalım ben buraya iş görüşmesine gelmedim."
" Ne için geldin Kaya ?"
"Deniz çok güzel bir Kafe açtığını ve mükemmel bir Barista olduğunu söyledi. Ki bundan hiç şüphem yok ama merak ediyorum orda küçük bir toplantı yapmam gerekiyor ve bir gece için nekadar istersin bunu merak ediyorum ?"
:Yalan söylüyor benimle alakası yok.
"Sonuca gelelim istersen sen kocaman İstanbul"'da mekan yokmuş gibi benim mekanımda iş insanlarıyla toplantı yapmak istiyorsun ? Doğru mu anlamışım ?"
" Küçük bir toplantıdan sonra ufak bir eğlence yaşanıcak ben yarın sabah size anahtarınızı getiririm."
" Kaya bey siz tam olarak ne iş yapıyorsunuz ?"
"Gece hanım motorları severmisiniz ?"
"Deniz bey söylemedi mi Kaya bey ?"
"Sizden duymak istiyorum Gece hanım."
"Hayır motorları sevmem. Ben arabaları tercih ederim. Hayatımı seviyorum."
"Kaya Motors dükkanlarının tamamı bana ait. Kaya Holdingin sahibine merhaba diyebilirsiniz. Ben henüz yirmi üç yaşında bir motor tutkunu olarak bu gece yapılacak toplantı ve eğlence için on milyon teklif ediyorum."
"Dükkanımı sağlam bir şekilde istiyorum Kaya bey. Benden istediğiniz birşey varmı ?"
"Baristalık yapmak isterseniz gelebilirsiniz ama sonrasında ki eğlenceyede katılabilirsiniz tabi."
"Baristanız vardır bana gerek olmadığını düşünüyorum."
"Neden bana öfkeli davranıyorsunuz ?"
"Uyandırılmaktan nefret ederim açıkcası."
Evet elbette tek sebebi bu değildi Kaya Zorlu Deniz"'den içten içe nefret ederdi ve herkes onun ne denli tehlikeli biri olabileceğini söylerdi. Kendimi koruyordum.İblis haliyle yeterince canımı yakmasına izin vermiştim bu Dünya'da ki yaşantımızdada birbirimizi çok kırmış ve düşman olmayı denemekten vazgeçmeyen iki lanet insandık.
"Deniz geçmişimiz hakkında sizi bilgilendirmiş olabilir ama eğer hakkımda duyduklarınız size yetmediyse bir gün tanımak isterseniz beni benden dinlemenizi öneririm. Çocukluk arkadaşıyız Denizle ve şunu unutmayın hiçbir hikayenin günahkarı tek değildir ve günahın bedelini tek bir kişi ödemez. Günahlar iki kişiliktir ama azabını bazen sadece bir kişi çeker. Gerisi vijdan meselesi.."
"Geçmişinizi bilmiyorum ve açıkcası ilgilenmiyorum."
:Evet herşeyi biliyor ama mevzu o degil cidden uyandırılmaktan nefret eder.
Yeşil gözlerini kahve gözlerime dikmiş öfkeli bir şekilde bakıyordu bana. Bu bakışı bir yerden tanıyordum sanki ama nerden..Yıllar öncesinden tanıyormuşum gibi hissetmiştim..İblis yine iblisliğini mi yapıyordu gerçekten ? Yoksa ben yanılıyormuydum ? Dünya üzerine geleli altı ay olmuştu Kaya değilse İblis kimse olamazdı.İnsan haline bakarken daldım biraz..
Bukadar güzel gözleri olan biri nasıl bahsedildiği kadar öfke dolu olabiliyordu ?
Ben gözlerine dalmışken uzun kirpikleri ve siyah saçlarına takıldı gözlerim saçları yumuşak görünüyorken kaşları okadar çatıktı ki birini bakışlarıyla dövebilirdi. Kalın dudaklarına kaydı gözlerim. Bıyığının altında ufak bir tebessüm etmeye hep hali hazırda duran kalın dudaklarından yanağında duran küçük bene kaydı gözlerim. Yakından bakılınca yakışıklı adamdı aslında..
"Gece hanım ben size paranızı vereyim siz bana anahtarı verin. Gerekirse gelir alırsınız gerekirse ben size anahtarınızı getiririm. Telefon numaramı Deniz'den alırsınız."
Masanın üstüne bir çanta dolusu parayı bırakan ellerine kaydı gözlerim elleri nasırlıydı..Hayatın yorgun düşürmüşlüğü işte diye düşündüm. Telefon numarasının bende olduğunu ne Deniz nede o bilmiyordu. Neden bende olduğunu bende tam olarak bilmiyordum ama üç gün sonra Doğum gününü kutlayarak tanışmak istediğim için Deniz'in telefonundan gizlice almıştım.Yani Yeryüzündeki yaşantımızda böyleydi ama bu yıllar öncesiydi şimdi telefon numarası hafızamda kalan telefon numaralarından biriydi..İnsan halimle bile onunla savaşıyordum. Kafamın içinden çıkmıyordu.
Ayağa kalkıp kapının ordaki anahtarlıktan dükkanın anahtarını alıp tekrar salona ilerledim. Anahtarı uzattım gözlerine bakarak sırıttım
"Dükkanımı sağ sağlim istiyorum motor lastiği yakmaya benzemez Dükkan yakmak hoş size belli olmaz ama"
Anahtarı alırken elimi tutup sırıttı
"İşimiz yakmak gece hanım ama siz yinede söz dinlemeye bakın gece uğrayın,eğlenceye sizde katılın. "
Yerinden kalkıp kapıya ilerledi arkasından ilerledim ve el sıkıştıktan sonra bir kez arkasını dönüp bakmayı ihmal etmeden gitmişti.
Salona Deniz'in yanına döndüm ve gözlerinde yine gördüğüm o pişmanlıkla karışık kendine olan öfkesini gördüm. Biz Melekler biraz böyleydik kanatlarımız kırık kendi sevdamıza arkadaşlarımıza hep yanıktık..Ruhumuz kanıyordu Yeryüzünde hassas bir kalple yaşamaya çalışıyor yaptıklarımızın bedelini ödüyorduk.
"Seni bir gün Affedicek ben inanıyorum Deniz sende inan hem bak hala sana inanıp birine güvenmeyi tercih edebiliyor."
" Sana yalan söylemeyi beceremediğini söylediler mi hiç Cadı ?"
"Evet hemde çok kez Deniz"
" Adam beni Gökyüzünde affetmemiş sende Yeryüzünde affeder mi ?"
" Onun kinide öfkeside ilk aşkındaki yanlışa ama öfkesini insan sevdiğine gösteremiyor bazen nazının geçtiğine kusuyor herşeyi"
"O zillide benim kadar günahkarken cezasını neden bir tek bana kesiyor anlamıyorum"
"İnsan sevdiğine ceza kesemiyor galiba."
" Ha o şıllık bir yerlerde hayatına güzelce devam edecek ben burda çocukluk arkadaşımla yıllarımı kavga ederek geçireceğim öyle mi ?"
" Elbette hayır bu günahın bedelini şuan siz ödüyorsunuz biriniz acı ve öfkeyle diğeriniz pişmanlıkla sıra elbette onada gelecek."
" Kaya'nın acı çektiğini nerden anladın ?"
" Garip gelebilir ama gözünde o acıyı görebiliyorum ve baktığımda o acıyı hissedebiliyorum.."
"Kini biter mi dersin ?"
"Acısı geçer mi ?"
" Bilmiyorum"
" O halde bende bilmiyorum Deniz"
"Gökyüzünde kanatlarını onca emeğe rağmen kırmış bir İblis şimdi seni nasıl tanımadan geldi buraya kadar ?"
"Eğer gerçekten tanımadan geldiyse işim daha kolay olucak"
" Bir iblis olduğu gerçeğini unutuyorsun Gece"
"İblisinde bir melek olduğunu unutuyorsun Deniz."
" İlk tanıştığınızda seni uyarmıştım ve biliyorsun dinlemedin. Tamam ozaman çocuktuk. Gökyüzünde herşey olabilir gibi geliyordu. Yasakları çiğnemek tatlı geliyordu ama burası Yeryüzü eğer seni tanıyorsa muhtemelen senden nefret ediyor olabilir."
" Kanatları sevdiği adam tarafından alınan benim o değil kinde tutsa umrumda değil. Geçmişinin cezasını yeryüzünde bana kesemez."
"O bir İblis" dedi bir ses
Davetli olduğunu bilmiyordum dedim sakin bir sesle.
"Deniz'in sevgilisiyim senin evindeyse senin evine gelirim sevgilim nereye ben oraya" dedi gülerek ve Denizi öptü.
Evet şimdi kusabilirdim. Yakın arkadaşlarımın yeryüzünde sevgili olması çok itici geliyordu gerçekten altı aydır yeryüzündeydim ve milim yaklaşamadığım insanla yakın olduklarınıda biliyordum. Hatta bu süreçte Deniz'le bile arası iyi gidiyordu. Böyle olmasına sevinmem doğaldı bence onun yalnız olmadığını bilmek güzeldi. Herşeye rağmen yalnızlık ve azab içinde kalsın istemiyordum.
"Şimdi biz bu İblisin sana saldırmasını mı bekleyeceğiz ?"
"Sizin bu olayla en ufak bir ilginiz olmayacak siz yeryüzündeki arkadaşlığınıza devam edeceksiniz." Dedim emin bir şekilde.
"Akşamki eğlenceye gidecekmiyiz ?"
"Siz gidebilirsiniz Pelin ben evde olucam." dememle Pelinin gitmesi bir oldu. Evet Yeryüzünde melek olunca kendi evlerinize ışınlanabiliyorsunuz. Saçma ama gerçek.Deniz'de onunla birlikte gitmişti. Evet hepimiz darmadumandık bazılarımız dışında tabi.
Aradan saatler geçiyordu Pelinsu ablası ve Deniz Kaya'nın yanındaydı acaba o kalabalığa nasıl dayanıyorlardı. Cam kenarına geçtim ve bir dal sigara yaktım. Bilgeseyarımı açtım ve kameradan kontrol etmek amaçlı güvenlik sistemini açtım. Deniz ve Pelin dans ediyor birileri birşeyler içiyor herkesin keyfi gayet yerinde görünüyordu.
Pelinin ablası neden salonda yoktu ? Kaya neredeydi ? Altı aydır Dünya üzerinde kanatları kırık bir melek olarak yaşamaya çalışan bir kadındım. İnsani hislerimden biriside şüphe adını verdikleri o lanet histi.Pelinlerle yıllardır tanışıyordum ve Gökyüzündeki günahların yeryüzüne inmesine gerek yoktu. Mutfakta baş başa konuştuklarını gördüğüm zaman ne konuşuyorlar acaba diye merak etmiştim ama sonrasında bir adım mesafede kaldığını gördüğüm an ilk kez köşeye sıkıştığımı hissettim. İnsanlar ne diyordu "Ruhum çıktı canımdan !"
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |