8. Bölüm
Gülçin Yıldırım / TUTSAK / Acı Sessizlik

Acı Sessizlik

Gülçin Yıldırım
gulcinyildirim06

Gözlerimi açtığımda Kaya yanımda yatıyordum Kaya gözleri açık bir halde Mağaranın tavanını izliyordu.

Ne düşündüğünü bilmiyordum yada hangi gündeyiz hangi tarihteyiz bilmiyordum.

Etraftaki kurumuş kanları gördüğümde hafızam tazelenmişti.

"Nasıl geldin buraya ?" Dedim kısık bir sesle

"Bilmiyorum en son kendimde değildim." Dedi

"İyimisin peki ?"

"Hayır, sen iyimisin ?"

"Kanatlarımız yok Kaya"

"Yeni mi farkettin ?"

"Evet ve nezamandır uyuyorum onu bile bilmiyorum" dedim endişeyle.

"Aslında bilmen gereken birşey var" dedi gözlerime bakarak.

"Sonunda kendinize gelmişsiniz,Kanlı ay gecesine bir gün kalmıştı." Dedi Ege

Sonsuza kadar uyuyacaksınız sanmıştım bir an." Dedi Fikret.

"Kaya istese çoktan çıkmıştı ama kalmayı seçen oydu." Dedi Pelin öfkeyle

"Onu ölüme mi terk etseydi ?" Dedi Ege şaşırmış bir ifadeyle bakıyordu..Herkes gibi

"Bir saniye ben hiçbirşey anlamıyorum Kaya'nın gitmesinin benimle ne alakası var ?" Diye sordum sesim kendine gelmişti.

"Eğer Kaya sana olan öfkesini durdurmasaydı ve seni burda bıraksaydı ölmüştün çünkü." Dedi Ege

"Pelin" dedim sakince

"Buna gerçekten razımıydın ?" Ben olsam başka birine bile bunu yapamazdım beni sınıyorlardı sanki..

"Hayır ama kanatlarınız zaten yoktu ve Kaya şuan kanatlarını istediği gibi kullanabiliyor yani senin gibi değil aslında ve istese gidebilirdi."

"Neden" dedim sesim titriyordu öfkem ve kırgınlığım birbirine karışıyordu resmen..

Kabus görüyordum galiba anlayamıyordum. Beynimin içinde sesler yankılanıyordu.

Kaya ve Pelin gözüme bakıyordu yan yana gelmelerinden birkaç saniye sonra sırtımda kemikler kırılıyormuş gibi hissediyordum.

"Neoluyor ?" Diye sordum Ege'ye bakarak.

" Kanatların hala seninle ama sizin durumunuz kehanetlerde farklı. Birbirinizden razı olmadan kanatlarınızı geri alamazdınız. İlk kanatlarınızı aldığınız sabah birbirinizden razı değildiniz buyüzden sizi yan yana getirdik. Belki konuşur halledersiniz diye düşünmüştük ama ama burda o bizim giremediğimiz 3 gün içinde neolduysa durumlar değişmiş. Senin Kanatların artık sende ama kullanamıyorsun çünkü Kaya bir yerlerde hala senden razı değil anlaşılan.Buyüzden Kanlı ay gecesi dönüşümün şart artık." dedi Ege..

Kaya'nın yanında duran Pelin'e baktım Deniz Uras yoktu..

"Deniz nerde ?" Diye sordum karşımda duran insanlara bakarak.

"Deniz'e neolduğunu öğrenmeden önce burda neolduğunu söyleyecekmisiniz ?"

"Maziyi canlandırdık biraz ben fazla hatırlamıyorum kendimde değilim Deniz nerde söyle Ege ?"

"Hastanede" dedi Yasmin

"Gidiyoruz" dedim neolduğunu bile sormadan.

Hastanenin kapısından içeri girdiğimizde gece saatleriydi,Kaya bizden sonra gelmişti. Zaten aramızda bozuktu konuşmamız yanlış olurdu diye düşünerek birşey dememiştim.

Deniz'i öyle gördüğümde gerçekten vücudumdaki kan tamamen donmuş gibi hissediyordum.

Yıllar önce derdini dizimde anlatan o çocukluk arkadaşım şimdi kendinde değildi ve sürekli birşeyler sayıklıyordu.

"Kimliğimi getir Kaya" Emir veriyordu bu haldeyken bile beni sinir ediyordu evet ama beni sinir etmesine dahi razıydım. Zorbalamasından iyiydi.

"Telefonum nerde ?"

"Sizi kim haberdar etti ?"

Sürekli soru soruyordu. Pelin etrafta ruhsuzca dolaşıyor etraftaki güvenlikler kalabalığımızdan şikayet ediyordu.

Ege,Deniz ve Kaya Ultrasona ve Röntgene kendileri götürüyordu Deniz Uras'ı.

Deniz biraz kendine geldiğinde Polisler gelmiş çoktan ifadesini almıştı. Aslında gerçekten bir suçu yoktu. Sadece bir motor kazasıydı. Normalde motor tutkunu olan birinin o an ne düşündüğünü tahmin etmek istemesemde maalesef edebiliyordum. Benimle aynı şeyi düşünüyordu. Hastanedeki hareketlerindende rahatsız oluyordum zaten. Aslında Kaya'nın yanında duran her Kadından nefret ediyordum ama bu harbiden başkaydı içimde kötü bir his vardı.

 

Kaya'nın absürt şakalarından fırsat kalmıyordu olayları ciddiye almaya. Bana araba mı çarptı diye soran Deniz Uras'a "Yok tır çarptı." Diyen bir varlıktan bahsediyoruz evet.

Deniz içerde yatarken Kaya'yı çıkartmayı başarmıştım. Aslında birbirimizden nefret ediyor olmamız bu durumlarda işe yarıyordu galiba.

Dışarı çıktım ve kendime gelmeye çalıştım.

Şüphelerimden arınmak için uğraştım.

Pelin arkamdan gelip gel Hastanenin Cafesinden bir Pet alalım dedi ve beraber Cafe'ye gittik. Ufak bir alışverişten sonra hastaneye girdik tekrar ve ben duramayıp yine çıktım. Kaya beni sinir ediyordu çünkü !

Aklımı kaçıracaktım hastanenin içinde bile absürt şakalarına devam ediyordu. Gözlerini zaten Deniz Uras'tan ayırmıyordu.

Pelin'den daha çok duruyordu yani yanında.

Hastanenin bankına oturdum ve bir sigara yaktım. Yanıma gelip absürt konuşmalarına devam etti.

"Yeter !" Dedim öfkeyle.

"Senin derdin ne ya ? Hem gevşek gevşek benden razı gelmeyip kanatlarımı kullanmama engel oluyorsun hemde hala dibimden ayrılmıyorsun ?"

"Yanında durmak istiyorumdur belki." Dedi ve kolunu omzuma attı.

"Askerlik arkadaşın değilim ben senin cefanı ben çektim canın çok istiyorsa şimdi git isteyen sürsün. Ben bu gevşek hareketlere gelemiyorum cidden beni ezip geçmene göz yumacak değilim Kaya yeter."

"Bilmediğin şeyler var." Dedi

Zaten üşüyordum başlıycaktım şimdi bildiğimede bilmediğimede. Umrumda değildi.

Çantayla koluna vurup diğer banka oturdum.

Yanıma gelip üstündeki montu çıkartıp bacaklarıma örttü. Sarıp sarmalıyordu yine. Kedi köpek gibi toksik bir ilişki yaşamaktan çok sıkılmıştım. Sevgiyle nefret hep birbirine karışıyordu.

Kıyamıyordum lanet olasıca İblise !

Deniz Uras'ı hastaneden çıkarmışlardı.

"İyimisin ?" Diye sorduğumda ona sarılmamak için zor duruyordum.

T-shörtüne kaydı gözlerim montunun içinde tuttuğu ayıcık olmasa kaburgalarında kırıkları olucaktı. Verdiğim hediyenin bir nebze faydası dokunmuş olması gülümsetmişti beni. Ayağını sargıya almışlardı.

Pelin Kaya'ya bu ilaçlar alınacakmış diye bir reçete uzattı.Bu saatte açık eczane olmazdı ki..

Taksi çağırdık ve bekledik. Arabada yer yok diye Kaya'nın motoruna binmek zorunda kalmıştım.Kesinlikle o istedi diye binmiyordum.

Beline sardığım ellerimi bir eli motordayken diğer eli ellerimde ısıtmaya çalışıyor bir taraftan eczane arıyordu. Kocaman kaskın içinde kafam kaybolmuştu resmen.

"Eczaneler bu saatte açık olmaz." Dedim

"Biliyorum"

" Ee ozaman nereye gidiyoruz Allah aşkına ?"

"Canımız nereye isterse oraya" dedi keyifli keyifli

"Ben açım" dedim cidden açtım saatler olmuştu.

Bir Börekçinin önünde motoru park edip içeri girdik ve birer börekle çay söyledik sigaramız bittiği için birer dalda sigara rica ettik.

Yıllar sonra karşılıklı ilk kez kahvaltı yapıyorduk,garip ama güzel bir histi.

"Buraya kaç kız daha getirdiysen dükkan sahibi sana nasılda gülümsüyor ama" dedim Kaya'ya bakarak.

"Sor bakalım kaç kişi getirmişim." Dedi

Gerçekten oturduğum yerden kalkıp kasaya gittim.Kaya'yı işaret ederek "şuradaki Beyefendi'yi görüyormusunuz ? Buraya kaç kız daha getirdi acaba ? Merakımdan soruyorum lütfen tanıyorsunuz diye korumaya çalışmayın." Dedim gülümseyerek.

" İlk getirdiği Kadın sizsiniz. Başka bir isteğiniz var mı ?" Diye sordu. Kasadaki Dükkan sahibi.

"Biri açık iki çay." Dedim ve Kaya'nın oturduğu masaya gittim.

Çaylarda gelince "Gerçekten sordun mu ya ?" Dedi

"Tabiki evet." Diye cevap verip gelen çaydan bir yudum aldım.

Kedi sesi geliyordu ve Kaya'nın arkasında duran camdan dışarı bakınca bir kedi yavrusu olduğunu gördüm.

Yerimden kalktığım gibi dışarı çıktım ve kediyi kucağıma aldım. Kaya Cama dönüp bize bakıyordu. Kedileri sevdiğini biliyordum daha doğrusu hayvanları seviyordu. İblis olmak bazen herşeyden nefret etmek demek değildi.

Eczanelerin açılmasına iki saat vardı. Hesabı ödeyip yanıma geldi ve kaskı takıp motora bindik.

"Nereye gidiyoruz ?" Diye sorduğumda

"Eve" dedi işte bu cûmle bizim çıramızı yakıcaktı.

Eve geldiğimizde etraf okadar tanıdıktı ki.. Özlediğimi bile söyleyebilirdim keşke başka bir yerde olsaydık geçmişte..

O bitmek bilmeyen merdiven bozuk olan asansör. Evdeki o iki minnoş kedi gerçi minnoş orjinalinde çokta minnoş değildi kediyide kendine benzetmişti iyice. Vahşi olmuştu hayvancağız. Odaya girdim ve montla kaskı çıkardım.

"Deniz'ler bizi bekliyor biliyorsun demi ?" Dedim Kaya'ya bakarak.

"Bilmediklerin var demiştim daha bir saat filan var belkide eczanelerin açılmasına oyüzden telefonumun şifresini sormuştun ya bana mağarada 2552 gir şimdi."

Dediğini yapıp telefonunun şifresini açtım ilk işim Pelin'le olan mesajlara girmek olmuştu. Yatağa uzandım ve mesajları okumaya başladım hemde en baştan en sona kadar. Evet korktuğum o ihtimal gerçekti. "Birlikte oldunuz yani ?" Dedim Kaya'ya bakarak.

"Evet" dedi

Pelin'in arkamdan konuştuğu cümleleri arkamdan söylenen her cümleyi okumak okadar ağır dı ki o an Kaya'ya hesap soramadım,yutkunamadım..

Hele bir mesaj vardı onu nekadar sevdiğini anlatan. Yıllar önce Kaya'yı sevdiğimi anlattığım kız sevdiğim çocukla yatmıştı. Aynı masada oturmuş aynı sigarayı dönmûştük belki defalarca birbirimizin gözyaşını silmiştik.

"İçinde oluşan sızıyı görebiliyorum ama bil diye yaptım." Dedi

"Ulan sen niye yattın ? Yasmin'e başka bir erkek mi yoktu diyordum. Ulan sen iki kız kardeşle yatarken ne düşünüyordun ?"

"Yapmasalardı." Dedi net bir şekilde.

"Bizi bize rezil ettin sen Kaya ben neyapayım şimdi sizinle ?" Diye isyan ettim Kaya'ya.

Aslında Kaya'ya kızmıyordum o yapardı çünkü ilişki düşkünü biriydi ve belki bu bir intikamdı Pelinse piyon olmuştu. Maziye dönmüştüm bir an umursamadım ama telefondaki her konuşmanın ekran görûntüsünü kanıt olarak kendime attım.

"Ekran görüntülerini kendime attım." Dedim Kaya'ya bakarak.

Ve sonra ona sarılıp uyudum artık uyumaya ihtiyacım vardı aksi takdirde bunu öğrendiğim gibi ikisininde kafasına sıkmam gerekiyordu evet gururumu ezip geçiyordum şuan !

Aradan kaç saat geçmişti bilmiyorum ama beynimin içinde hala olaylar film şeridi gibi geçiyordu.

Evden beraber çıkmıştık. Eczaneye ve tekele uğrayıp Pelin'lerin evine gittik. Deniz Uras yatakta yatıyor herşeyden habersiz duruyordu.

Kaya'ya üç gün vermiştim Deniz'e söylemesi için bekleyecektim. Sakin sakin duruyordum ama Pelin'in umursuyormuş gibi davranmasıda canımı sıkmıyor değildi.

Uras'ın susmayan telefonları arasında en son bir arkadaşı gelip onu götürmüştü.

Kaya ve Deniz'de beraberinde gitmişti. Onlar gittikten sonra balkona geçip oturduk.

Yasmin ben ve Pelin vardı. Pelin hala umursarmışçasına konuşurken

"Kaya'yla olan herşeyi biliyorum Pelin" dedim belki özür dilerdi belki kendini açıklardı bilmiyordum ne beklediğimden emin değildim.

"Bilmen birşeyi değiştirmez bana bunun için hesap soramazsın heleki Kaya'yla ilgili hiç hesap soramazsın." Demesiyle gülümsedim ama o an içimde kaç bina yıkılıyordu bilmiyordum.

"Ben sana hesap sormuyorum burda hesap sorucak biri varsa oda Deniz Uras" dedim öfkeyle.

"Oturduğum yerden kalkıp Kaya'yı aradım.

"Telefonumdaki ekran görûntüleri silinmiş galiba sen mi sildin ? Atarmısın Deniz Uras'a atıcam"

Demiştim.

"Bekle sen" diyip telefonu yüzüme kapatmıştı.

Akşam olmasını beklemişti. Pelin önce Kaya'yı sonra Deniz Uras'ı sürekli arıyordu. Evet işte tam olarak istedigim oluyor kendini ele veriyordu. Kaya eve gelmişti ve bana kızıyordu önce gitti Pelin'le konuştu ne konuştuğunu bilmiyorum ama oturduğum odaya gelip bana kızıyordu.

"Ekran görüntülerini atmadım ister inan ister inanma" dedim Kaya'ya bakarak.

"Yalan söyleme Deniz Pelin'e soğuk yapıyormuş."

"Soğuk yapmayı bırak boynunu kırsa yeridir biliyorsun demi Kaya ?"

"Olan sana olucak Gece" dedi ve bana inanmadığı için Uras'ı aradı.

"Gece sana ne attı Deniz ?" Dedi

"Hiçbirşey atmadı ne atması gerekiyor Allah aşkına telefonum susmuyor."

"Atmadı diye koruma bak şu kızı doğruyu söyle?"

"Doğruyu söylüyorum ve ne atması gerekiyor ?"

Kendi kendilerini ele veriyorlardı hiç elimi sürmeme gerek kalmamıştı.

İç çekip bir kez daha sordu Kaya

"Ne attı sana ?"

"Bekleyin hepinizi almaya geliyorum." Dedi Deniz Uras ve telefonu kapattı.

Kaya yanımdan hakaretler ederek ayrılırken kapıyı çarpıp çıkmıştı.

Pelin evde onu kıskandığımı idda ediyor buyüzden ortalığı karıştırdığımı söylüyordu.

Kimse neyi neden yaptığımı anlamıyor kimse kendi hatasını kabullenmiyor du.

Pelin'in annesi yüzüme bakmıyordu zaten beni sevmediğini bir noktada hep hissederdim.

Alışkındım.

Tek zoruma giden Kaya'nın haklı olduğumu bilmesine ve Kanlı Ay gecesine saatler kalmasına rağmen Deniz Uras'ı dükkanda beklemek için gitmiş olmasıydı. Bana okadar öfkeli davranıyordu ki tehtitler hakaretler havada uçuşuyordu.

"Canım yanıyordu çünkü bazen haklı olmak yetmiyordu."

"S*kt*r git bu evden olum istemiyorum seni" dedi Pelin gözlerime bakarak umursamadım ve mutfağa gidip kendime birkaç dilim Pizza alıp bir bardak kola doldurdum."

Herkes suçlu olarak beni görüyordu,bekledim..

Kapı çaldı ve Deniz gelmişti.

Tek ayakla okadar zahmet edip o halde gelmişti.

"Pelin ve Gece dışardaki arabaya binin !" Dedi ve apar topar çıktık evden.

Deniz haklıydı ve beni korkutan asıl o değil haklı olduğumu bilmesine rağmen gözlerime haksızmışım gibi bakan Kaya'dan korkuyordum. Anlam veremiyordum çünkü.

Deniz arabaya bindi ve evden uzaklaştık.

 

 

 

Bölüm : 20.10.2025 03:40 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...