

"Hani çarelerin çaresiz kaldığı bir evre vardır ya.işte burası tam o noktaydı.sağa dönseniz çıkmaz sokak,sola dönseniz bir ordu düşman..
Yani anlayacağınız yukarı tükürseniz bıyık aşağı tükürseniz sakal derler ya tam olarak öyleydi..
Kimse yanmasın diye uğraşırken bazen yangını kendileri çıkarır insan oğlu, şaşırmayın bazılarının fıtratıdır oyun oynamak..
Bir hafta sonra..
Uzun bir süre sonra kendimi toparlayabilmiştim. İblisten gelen saçma sapan reals videolarını izliyor bazen gülüyor bazen küfrediyordum. En son "Ne olsun istiyorsun lan sen ?" Diye telefonda isyan etmiştim. Gülüyor ve beni Deli ediyordu Deniz ve Areyle her gün aralıksız konuşuyorduk. Ege'de bana Vampirlik 101 dersleri veriyordu.
Kum torbası yumruklatıyor kan torbalarını ödül olarak gösteriyor bazende kontrol amaçlı saklıyordu. Fikret her gün büyü yeteneğini geliştiriyordu. Pelinden haberi olan tek kişi Deniz'di intikam almak istemiyor sessiz sakin köşesine çekiliyordu. Affetmemişti ama intikam almaya değer görmüyordu.
Ege'yle eğlenirken Arey bana Pelin'in hamile olma ihtimalinden bahsediyordu.
Ege ve ben şaşkınlıkla dinlerken
"Acaba çocuk kimden ?" Dedi Ege gülerek.
"Deniz'dendir kimden olucak." Dedim Sakince,kum torbasına yumruk atmaya devam ediyordum.
"Pelin Kaya'dan şüpheleniyormuş,Öyle duydum."Dedi Arey.
" Ne ?" Dedim kum torbası yüzüme çarpacakken Ege kum torbasını tutmuştu.
"Şaka filan mı yapıyorsun Arey ?" Dedim öfkeyle.
"Deniz henüz bilmiyor bence bu konuyla alakalı en ufak bir konuşmalarını görmedim henüz." Dedi Arey.
"Kaya'dan olma ihtimali dahi yok." Dedim emindim. Kaya evlenmedikçd çocuk yapacak kadar aptal değildi. En azından ben öyle umuyordum.
"İkisinden birinin yani öyle mi ?" Dedi Ege gülerek.
"Ege yapma şunu komik değil." Dedim öfkeli bakışlarımı Ege'ye atarak.
Tam o sırada Deniz'in "Şu o" uspuyu alın bak elimden yoksa öldürürüm !" Diye bağırdığını duymamız an meselesi oldu.
Koşarak yanına gittik ve tek başına elinde ki telefonu titreyen elleriyle tuttuğunu gördük.
"Neoluyor ?" Dedim sakince
"Pelin benden hamile olduğunu idda ediyor,gideceğim zaten kimseye söyleme falan diyor Gece." Dedi bana bakarak.
"Sakin ol hamile filan değildir olması imkansız zaten." Dedim
"Ya hamileyse ve neden imkansız olsun ki ?" Dedi Arey
"Hamile olsa kaç yazar kimden omduğu belli olmayan bir bebeği Dünya'ya getirio sevgisiz bir çocuk mu büyütecek bu ne saçmalık ?" Dedim öfkeyle.
"Kimden olduğu belli olmayan derken ?" Dedi Deniz.
"Göster Arey." Dedim Pelin'in yakın çevresinden birinin yazdığı mesajları göstererek ve mesajlarda çocuğun Kaya'dan olma ihtimalinden bahsettiğini biliyordum.
"Sabır,ya sabır. Tanrılar aşkına madem biliyordunuz neden söylemediniz ?" Dedi Deniz
" O çocuk senden dahi olsa doğmasına izin vermem yanlış anlamayın Kaya'dan olsada izin vermem. Annelik yapamayacak birinden bahsediyoruz neden bir çocuğun daha hayatı mahvolsun ? " Dedim sakince.
"Mantıklı." Dedi Ege.
"Ya benimse abi o çocuk ?" Dedi Deniz.
"Lan seninse neolucak ? Senin Yeryüzünde kaç yıl daha yaşama şansın var ki ? Çocuğa nasıl bakılır biliyormusun ki ? Çocuk senden değilse hele ki bunu ilerde Kaya'ya nasıl anlatacaksın ?" Dedim
"E buda mantıklı." Dedi Arey.
Deniz klavyeye düşmanını döver gibi basarak yazıyordu adeta. Kaya'dan olma ihtimali de var diyordu attığı mesajda. Pelin delirmiş öfkelenmişti. Bir süre mesajlarda tartıştıktan sonra
Pelin'den gelen son mesajı gözümün içine soka soka göstermesiyle gülmeye başladım.
"Kaya'yla isteyerek birşey yaşamadım,ona istemediğimi söyledim fakat dinlemedi. Kaya'dan korkuyorum Deniz !" Yazıyordu.
Gülmekten yorulmuştum ama sinirden gülüyordum psikolojim bozulmuştu.
"Buna inanmıyorsun değil mi Deniz ? Arkadaşın İbliste olsa bunu asla yapmayacağını biliyoruz yalan söylediği burdan bile belli." Dedim sakince.
" Sen niye Kaya'yı koruyorsun ya ?" Dedi Ege.
"Malmısınız arkadaşlar atılan iftirayı görmüyormusunuz bu kız İblis'in dibinden ayrılmıyor ne korkması Tanrı aşkına ?" Dedim öfkeyle. Kaya bile bunu yapmazdı Kaya onu istemeyen hiçbir Kadına dokunmazdı. İblis ruhu bile böyle bir kötülüğe izin vermezdi.
"Pelin'in hamile olup olmadığını öğrenebilirim." Dedi Arey.
"Nasıl olucak o ?" Dedi Deniz.
"Fikret'i çağırın büyü yapıcaz."
Ege telefonla Fikret'i arayıp çağırmışken Deniz'le ben sakin kalmaya çalışıyorduk. Ben bir haftadır bu olup bitenlerden haberdarken ilk kez böyle çaresiz hissediyordum. Ya varsa ve Kaya'dansa diye düşünürken öyle bir ihtimal olsa İblis hala bana video atmayı bırakın mesaj dahi atmazdı ki ? Yada yaparmıydı ? İblis iblisti sonuçta değil mi ?
"Evet sorun ne ?" Dedi Fikret gelir gelmez. Saatin tam altında belirmişti bir anda bir an ürpermiştim. Korkmam mı gerekiyordu bilmiyordum ama korkuyordum.
"Pelin hamile olduğunu idda ediyor."
"Kimden ?"
"Bizde bunu öğrenmek için seni çağırdık aslında daha doğrusu çocuk varmı yok mu ?" Onu öğrenmek için çağırdık." Dedi Arey.
"Bir saniye şimdi kız hamile mi değil mi ?" Dedi şaşkın bir ifadeyle.
"Söylediğine göre ve bahsedilenlere göre evet hamile ama Gece hamile olmadığını söylüyor." Dedi Ege bana bakıp göz devirerek.
"Hamile olmadığına adım gibi eminim." Dedim Ege'ye bakarak.
"Yoksa seni o bebeğin Kaya'dan olma ihtimali mi tedirgin ediyor Gece ?" Dedi Arey.
"Kaya'yla olan ilişkim tamamen bitti ama o bebek Dünya'ya gelirse Deniz'in çocuğuda olsa Kaya'nın çocuğuda olsa gelmemesi gerekiyor. İblis henüz kötülüğünden arınmamışken çocuğu olamaz." Dedim öfkeyle.
"Bitirdin mi gerçekten kafanda ?" Diyen Ege'ye göz devirdim.
"Kalbinde de bitti emin olabilirsin." Dedi Deniz.
Arey'le perdeleri kapatmaya başlayan Fikret bana onay ister gibi baktı ve mumları yaktı. Anlamadığımız cümleleri kurmaya başlamışlardı yine.
"Anlamadığımız cümleler serisine hoşgeldiniz." Dedi Ege.
Güldük ve Arey'le Fikret'in birbirine bakarken gülümsediğini gördüm. Pelin'in tarağı masanın üstünde dönüp duruyordu.
"Neoluyor ?" Dedim merakla.
"Birşey söyleyin neoluyor ?" Dedi Deniz beni tekrar ederek.
"Gece doğru söylüyormuş Pelin hamile değil." Dedi Arey.
Gülümsedim ve mutfağa gidip kahve için su koydum ketıla. Deniz'in suratı asılmıştı. Neye üzülüyordu bu ? Baba olamadığına mı ?
"Hayır baba olamadığına değil Pelin'in onu bir kez daha yumuşak karnından vurmasına üzülüyor." Dedi Ege arkama geçip kulağıma fısıldayarak. "Akıl okumayı bırakmalısın Ege." Dedim öfkeyle kıpırdamadan. " Şş hani bana kahve." Dedi Arey bize bakıp sırıtarak.
"Bende istiyorum." Dedi Fikret Arey'in yanındaki sandalyeyi çekerek.
"Birşeyden de Eksik kal be." Dedi Arey Fikret'e göz devirerek.
"Bana sert bir kahve ver herzaman ki gibi." Dedi Deniz ve Arey'in yanına oturdu.
Kahveleri teker teker yaptım ve Ege'de teker teker servisini yaptıktan sonra masaya geçip oturduk.
"Şimdi neyapmayı düşünüyorsun ?" Dedi Arey Deniz'e bakarak.
"Bilerek yumuşak karnına oynadı Deniz'in önce Kaya'yla isteyerek olmadı dedi sonra hamile olduğunu idda etti. Sonra ise gel ben gidene kadar takılalım kimse bilmesin dedi. Bana kalsa boynunu kırsa yeridir." Dedim kahvemden bir yudum daha alarak.
"Çok güzel akıl veriyorsun ya Gece" dedi Deniz göz devirerek.
"Yalan mı Deniz ?" Dedim öfkelenmiştim. Tek oyun oynanan o değildi.
"Ya çocuk çok küçükse biz büyü yoluyla buyüzden göremediysek." Dedi Arey.
"Ama şöyle düşünelim Pelin ve Gece okadar uzun yıldır birbirini tanıyor ki böyle bir durum olsa ilk Gece'den yardım isterdi. Ki Gece'yi biraz tanıyorsam bu kontrolsüz ruh halleri sayesinde o kapıyı yine Pelin'e açardı." Dedi Ege
"Affetmek herzaman fıtratımda olan birşey değil belki buyüzden yazmamıştır." Dedim
"Yahu hala Pelin'i düşünüyorsunuz afedersinizde Kaya'nın neden haberi yok mesela ? Hala Kaya'yla iletişimi kesmemişler mesela ona neden gidip ben gebeyim diyemiyor ?" Dedi Arey.
"Çünkü değil ve Kaya'ya ben gebeyim dese Kaya kanıt ister." Dedim sırıtarak.
"Bekleyin lan hatta." Dedim ve Pelin'e yazdım.
Önce iyi olup olmadığını sordum ama ondan hala nefret ettiğimide söylemeyi ihmal etmemiştim.
Bana karşılık aslında onun bizden nefret etmesi gerektiğini söyleyince öfkelenmiştim.
"Saçmalıyorsun." Dedim önce sakin kalırsam öyle bir ihtimal dahi varsa illaki anlatıcaktı ama okadar ağır konuşuyordu ki en son hakaret etmek zorunda kalmıştım.
Hatta "Değdimi 5 dakikalık zevk uğruna." Dediğimde gayet kendi isteğimle yaptım kimseyi ilgilendirmez." Dediği an Bedduaları yağdırmıştım işte !
Kan kusa kusa geberin diyip mevzuyu kapadım ve engelledim çünkü bana göre hakettiği buydu. Kaç yıllık arkadaşım bir yabancı olmak bir yana bir şeytana dönüşmüştü resmen.
"Ne dedim sana ben kendi malımı tanıyorum bir kere,bu kızın fıtratı bu,hani zorlamıştı hani Kaya'dan korkuyrodu az önce bana Kaya'yı savundu bana zarar vermedi vermez diye." Dedim Deniz'e bakarak masadaki herkes ayrı bir şok geçirirken ben sinirden ağlamaya başlamıştım.
Gerçekten öfkem öyle ağır basıyordu ki..Keşke o gece öldürseydim ikisinide diyordum kendi kendime.
Deniz'i harap etmişleri ama neyaptılarsa kendilerine yapmışlardı. Kendilerini kendileri yakmışlardı. Bundan sonra bir çaresi yoktu. Affetmek yoktu,insanlık göstermek yoktu. Sabretmek yoktu. Yumuşak karnımızdan vurulmak mı ? Bir daha imkanı yoktu.
Kalbimizin en ince yerinden vurulmuş gibi hissediyorduk ve vuranlar yabancı değildi kalbimizde kaç yıldır bir yere sahip olan iki dangalağa aitti.
Nasıl inanıyorduk her defasında bilmiyorum ama Deniz bana Kaya'ya o meseleden bahsetmeyeceğime dair yemin ettirmese Pelin'in söylediği cümleyi Kaya'ya söyleyip Kaya'nın önüne yem diye atardım onu ama o değil Kaya'dan yiyeceği dayaktan korkmak Deniz'in attığı tokatta dahil akıllanmamış defalarca ihanet etmişti. Şimdi hangi tokat onu normal bir insan yapabilir di ki ?
"Dokuzuncu yaşım diye tutturan kız beni nasıl böyle vurdu lan ?" Dedi Deniz bir anda sigarasından aldığı bir dumanı üfleyerek.
"Bilmiyorum." Dedim çünkü gerçekten akıl sır erdiremiyordum.
"Dört biraya satmış bedenini ,hemde yabancıya gitmesin diye çocukluk arkadaşıma satmış hala çocuk senden diyor birde üzerine yalan söylüyor." Dedi gülerek. Artık sinirden gülüyordu. Dalgaya vurmasa gerçekten delirirdi.
"K*hpelik parayla olsa kredi çeker o kız." Dedi Arey.
"Katranı kaynatsan olur mu şeker cinsini s*kt*ğ*m yine cinsine çeker." Dedim sigaramdan bir dumanı içime çekerken. Camda kendi yansımama bakıyordum,bazen Gözüm Deniz'in yansımasına bazen'de Arey'in yansımasına Kayıyordu. Aradan yıllar geçmişti ve biz yine bizle kalmıştık.
Dostluk başka birşeydi ya..
Kim gelip giderse gitsin bu masa hep üç kişilikti..
Gülümsedim ama içimde kanayana çare yoktu. Öfkeme sığınıcaktım ve gerisini umursamadan yaşayacaktım.
Deniz'de merhametine yenilmeden yaşamayı ve insanların gerçek yüzünü görmeyi öğrenicekti. Kimisi sevdikleriyle sınanırdı ya bizimkisi o hesap işte.
"Ee ozaman bu mevzu burda kapandığına göre sırada ne var ? Dedi Arey sorguya başlıyorduk yine.
Masanın üstünde bir mektup belirmesiyle hepimiz göz devirip Arey'e baktık.
"Şom ağzına tüküreyim olur mu ?" Dedi Deniz.
Mektubun üzerinde gerçekten Deniz Uras'a yazıyordu. Kahveden bir yudum daha alıp mektubu açtı.
"Senin sınavın yeni başlıyor Deniz Uras,Gece 01:00 da Saat Kulesinin en tepesinde ve en beklemediğin şekilde seni bekliyor olacak senin sınavın. Umarım merhametine yenilmezsin.."
"Evrenden saygılarla.."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |