

İnsanın koşup varmak istediği yer bazen kaçtığı yer olabiliyor dostlarım,nefretinize sığınarak öylesine yaşarken hayat bir anda size gülebiliyor ve öfkeniz diniyor.
Biri geliyor ve hayat size gerçekten bahar bahçe oluyor..Gökyüzü'nde bulutların üstünde huzurlu yaşamayı aklınızdan geçiremiyorsunuz yeryüzünde yıllarca aynı yerde yan yana kalmak istiyorsunuz.
Dünya okadar kötü bir yer ki,huzura kavuşamıyorsunuz ama ölmüyorsunuz da..Sıkışıp kalıyorsunuz..
Gece'den..
Uzun bir sohbetle geceyi sabah etmiştik ve kapı çalmıştı okadar halsizdim ki kalkacak halim yoktu. Deniz yine ayaktaydı zaten kapıyı açacağından emindim. Sabahın beşinde zaten hangi deli neden kapıyı çalsındı ?
Uyuma rolü yapıyordum,şuan gözlerimi açarsam anlardı uyumadığımı ve göğsünde yatmak istediğimi söyleyemezdim. Gece uyuma rölü yapmıştım çünkü eğer o rolü yapmasam beni kucağına alıp odaya götürmezdi ve ben elinden tutup mırıldanma rolü yaparak "Gitme.." diyemezdim. Evet rol yapmıştım kimin umrundaydı ? Evet küçük bir kız çocuğunun babasından beklediği ilgiye benziyordu farkındaydım ama onun ilgisini resmen aşeriyordum. İnsan portakal aşerir,tatlı aşerir ben bu adamın sevgisini aşeriyordum. Saçlarımda dolaşan parmaklarını seviyordum,sırtımı sıvazlamasını özlemiştim..O benim sığınmak istediğim ve bana fiziksel bir zarar vermeyen tek insandı. Melekti,Vampirdi siz ne olarak anlamak isterseniz anlayın ama o benim hiçbir zaman vazgeçemeyeceğim tek Varlıkdı.
"Fikret'in sesini duyuyormusun ? Birazdan muhtemelen odaya gelicek ve sana kızacak,banada kızacak ve uyuma rolûn işe yaramayacak.." dedi Ege
Cevap vermedim ama gülümsemiştim istemsizce,o uykulu ses tonunu duymak bile okadar huzurlu hissettiriyordu ki..
Sanki hiç gitmemiş,sadece hep o varmış gibi..Konuşurken kıvrıldığından emin olduğum dudakları ve O'nun şuan tenime sinen kokusunun daha çok tenime sinmesi gerekiyordu. Şuan yerimden kalkamazdım.
"Lan sizin ne işiniz var aynı yatakta ?" Diye bağırarak kapıdan içeriye giren Fikret'i duymuyormuş gibi yapmak zorundaydım,hayır şuan olmazdı ama gerçekten !
"Lan kime diyorum aloo !" Dedi Fikret
"Yüksek sesten nekadar korktuğunu benden daha iyi hatırladığını umuyorum Fikret..Oyüzden kes sesini." Dedi Ege ve o an savunmasına gülümsemiştim. Fikret'in farketmesiyle Ege'nin göğsünde yatan beni silkemesiyle gülmeye başladım.
"Uyanığım ben ya biraz sakin mi olsan ?" Dedim Fikret'e bakıp gülerek. Ege'ninde gülmeye başlamasıyla Fikret sadece bir an gülümseyip sonra yine kaşlarını çatarak bakıyordu bana.
"Sen sarhoşmusun Gece ?" Dedi Fikret ciddi bir ifadeyle
"Hayır neden ?" Dedim şaşkınlıkla
"Narkotik bir köpek değilim ama bu üzerinde ki kokunun senin kokun olmadığını bilecek kadar tanıyorum seni." Dedi ve Ege'ye baktı
"Bana bakma valla birşey içirmedim." Dedi Ege ellerini yukarı kaldırarak.
"Alkol kokusundan beter zaten senin kokun onun için sende gidip dibine girmişsin Ve "
"Ve Gece artık Ege gibi kokuyor."
Dedi kollarını birleştirip kapının kenarına yaslanıp sırıtarak bakan Deniz.
"Sen nasıl izin verirsin bunlara ya ? Bunlar Ateşle Baruttan beter!" Dedi Fikret ve o an Deniz istemsizce yükseldi.
"Bağırmayı kes artık Fikret,Gece reşit zaten ne yapıp yapmayacağını bizden öğrenicek değil.Ege geçmişte ne yaptı bilmiyorum ama Gece'ye bak mutlu ve huzurlu. Kız günlerdir ölümün ucundan topluyor sevdiklerini,değer verdikleri ona sırtını döndû. Gizli gizli ağlıyor,düzeni ve inandığı herşey altüst etti. Bizim dışımızda hayatında tutunduğu hiçbirşey yokken onun mutluluğuna mani olacak birşey söylersek yada onu yargılarsak nasıl bir arkadaş oluruz ?" Dedi Deniz
"Fikret o an bir bana bir Ege'ye baktı ve pişman olmuştu sanki söylediklerine ve Ege'ye bakıp konuştu "Eğer o koynunda ki kızın gözünde şuan olan o ışıltıyı alırsan seni mahvederim."
"Biraz sakin mi olsak alt tarafı uyuya kaldım ve sonra uyku sersemiydim oda kabus görmeyeyim diye yanımda kaldı." Dedim evet şimdi inkar kısmına geliyorduk çünkü bende hafızamı geri almıştım sonuçta.
"Hafif acılı menemen yapıcam o yalanı yemedim ama hep beraber bi menemen yiyip kahvaltı yapalım Gece'cim." Diyen Fikret göz kırpıp odadan çıkarken Deniz'de kapıdan el sallayıp kapıyı kapattı.
"Demek uyku sersemiydin ha ?" Dedi Ege. Hala göğsünde yatıyordum,ahtapot gibi sarıldığım halde kurduğum cümleyi şimdi ona nasıl açıklayacaktım acaba ?
"Hafızamı geri aldığımı biliyorsun değil mi ?" Dedim göğsüne yaslı kafamı kaldırıp gözlerine bakarak.
"Söyle bakalım Gün güzeli yok mu bana dair hiç güzel bir anın ?" Dedi gözlerime bakıp bir eliyle çenemden tutarak. Gözleri parlıyordu Adamın ya Ben buna nasıl yalan söyleyecektim ?? Gözlerimi kaçırdım önce bir duvara,bir tavana bakıyordum.
"Yanakların kızardığına göre ilk gece geliyor aklına değil mi ?" Dedi sırıtarak.
"Sanki evlenmişizde evlendiğimiz geceden bahsediyormuş gibi rahat rahat konuşuyorsun ya sussana,kahvaltı için kalkmamız gerekiyor." Dedim gözlerinden kaçırdığım gözlerimle dudaklarına kayan gözlerime engel olmaya çalışırken resmen kendimle savaş veriyorum.
"En son sadece birbirimizi göreceğiz,hem seni artık sevmiyorum dedikten sonra Semte geldiğim gün gece buluştuğumuz zaman Arabanın kapısından içeri girer girmez boynuma atlayıp dudaklarımdan öpmüştün. O gün de bana kızıyordun,kendinle çelişiyordun ama konu ben olunca kendine engel olamıyordun."
"Evet doğru ama ozamanlar seni seviyordum Ege"
"Hah tam olarak bu cümle,yine aynı şeyi yapıyorsun. Gururunu öne atıp hislerinden kaçıyorsun."
"Neden acaba ? Nezaman gururumu bıraksam beni parçalara ayırmaktan beter hale getirdiğin için olabilir mi Ege Bey ? Nezaman gelsem sana kaç kez gittin benden ? Kaç kez kaçtın ? Kaç kez bahanelerinin arkasına sığındın ? O dangalak arkadaşın gelip Seni sevmiyor dediğinde bile inanmayıp seni aptal gibi bekleyip sabaha kadar ağlayan bendim ben !" Dedim yataktan kalktım ve dolabı açıp kendime kıyafet bakmaya başladım. Yüzüne bile bakmıyordum şuan.
"Çocuktum çocuk seninde o Eril hep ilgi isteyen hallerine katlanamıyordum Gece !"
"Evet ama benden gittikten sonra hayatına aldığın herkese Prenses gibi davrandın. Onlar Senin başkalarını ne güzel sevdiğini anlattı bana ama ben kaç kez senin tarafından sevilmek için Tanrı'ya yalvarmıştım ! Sen neyaptın ? Sen neyaptın nezaman sana ihtiyacım olsa sen yoktun ? Lan ben neye üzülsem sana ağladım !"
"Lan ben dayanabildim mi ? Ben dayanabildim mi ? Sarhoş halde aramadım mı seni ? Hafızan geri geldiyse sadece seni kırıp döken hallerimi hatırlamıyorsundur herhalde ?" Dedi
"Sus artık Gerizekalı sus yeter !" Diye bağırıp elime geçen ilk vazoyu duvara fırlattım. Evet öfkem kontrolden çıkıyordu yine.
Önce kırılan vazoya sonra bana baktı ve belimden tutup kendine çekmesiyle göz göze geldik. Nefesim göğsüne değiyor,atan kalbinin sesini duyuyordum. Öfkemden deliye dönerken bu temas yersizdi. "Sakin olmazsan kendine zarar verirsin,unutma artık sadece bir Melek değil aynı zamanda yeni dönüşmüş bir Vampirsin ve eğer hislerini kontrol edemezsen zarar görürsün. " Dedi kırılan vazo bir kenara bir saniye gözlerini gözlerimden ayırmıyor ve teması kesmiyordu. Onun dışında kimse temasın beni sakinleştirdiğini bilmezdi bilselerde kimsenin temâsı onun temâsı kadar sakinleştirmezdi. Şuan kokusuna sarılmak istiyordum ama içimde bir dürtü kafasında sandalye kırmak istiyordu !
"Umrunda mı sanki ?" Dedim gözlerime bakan gözlerine konuşur gibi.
"Umrumda olmasa senin şuan dudaklarıma milim mesafe de olan dudaklarına yapışmıştım ama neyapıyorum ? Gelmiş burda hislerine ve sana saygı duyduğum için sakinleşmeni bekliyorum,oyüzden bana sakın bir daha Umrunda mı deme !"
Nefesi dudaklarımı öperken söylediği her cümle kulağımda çınlıyordu sanki şuan atan nabzımı ben bile duyuyordum ve eğer duyuyorsa nekadar etkilendiğimi biliyordu yada hissediyordu.
"Çapkınım oğlum ben benle senden olmaz." Diyip odadan çıktım hemde elimde tuttuğum elbiselerimle ! Kapıdan çıkar çıkmaz Fikret'le göz göze geldim ve o bakışın altında yatan cümleyi okuyup başka bir odaya girdim Fikret'te arkamdan geliyordu.
"Evett anlat bakalım." Dedi kapıyı kapatıp sırıtarak kollarını birleştirip kapıya yaslandı.
"Ne söylememi istiyorsun Güzelim ?"
"Kızım kıp kırmızı olmuşsun seni en son onunla son kez buluşmaya giderken böyle görmüştüm ben." Dedi Fikret.
"Ya sizde ne meraklıymışsınız arkadaşım ilklere ve sonlara. Ayrıca ne varmış benim halimde ? Gayet iyiyim bak güzelce yeni elbiselerimi giydim hazırlandım." Diyip lavaboyu kullandım ve elimi yüzümü yıkadım.
"Yalan söylemeyi beceremiyorsun biliyorsun değil mi ? Hala aptal gibi ona için gidiyor." Dedi ve gülümsedi.
"Ya sende bir karar ver uzak mı durayım yakın mı ? Yine onunle beraber yanayım mı ? Yoksa onsuz yanmaya devam mı edeyim ? Yine bir başkasını mı bulayım ?" Dedim öfkeyle ve hafif bir makyaj yaparken sorgulayan bir ifadeyle bakıyordum.
"Kızım sen yeni olan herkese de bu aptalı anlattın ya hani ? Hayır bu çocuğu tanımayan bir mahallenin muhtarı var diyeceğim de sen gidip onada anlatmıştın."
Diye dalga geçip kahkahalara boğuluyordu. Haklı olduğu gerçeği ayrı bir ironiydi tabi.
"Umarım şuan bizi duymuyordur Fikret." Dedim ve o an dona kaldım.
"Ya bende okadar erkek tanıdım,nasıl oluyorda sen bu adamı her görüşünde bukadar heyecan,neşe ve aşk dolu bakabiliyorsun ?"
"Varlığı benim için Cennet gibi Fikret.."
Dedim ve ona sarıldım,onunda bana sarılması an meselesi olmuştu.
"Herşey yoluna girsin istiyorum. Çok mu şey istiyorum yahu ?" Dedim hala ona sarılırken.
"Hayır ama siz biraz fazla inat ediyorsunuz ve ikinizde hep yanlış zamanlarda birbirinize inat ediyorsunuz." Dedi gülümsediğine emindim.
Geri çekildim ve Fikret'in gözlerinin içine bakıp konuştum. "Tek derdimiz Aşk değil,Son kehaneti biliyorum ben Fikret ve bundan korkuyorum." Dedim
"Endişelenmene gerek yok olması gereken neyse o olucak ve ben elimden geldikçe koruyacağım seni gerekirse hepinizi." Dedi ciddi olan o yüz ifadesini takınarak.
"Ege'yide mi ?" Dedim Fikret'e gülümseyen gözlerle bakarak "Ege'yide." Dedi göz deviren ama daha yumuşak bir ifadeyle." Bu onun bana kıyamayan haliydi.
"Ciddiyim Fikret olmaz ama eğer olurda birşey olursa Ege'yide koru olur mu ? Olurda ben onu koruyamayacak bir durumda olursam bir gün neolur sen koru." Dedim Fikret'e yalvaran gözlerle bakıyordum.
"Söz." Dedi ve birbirimize gülümseyerek odadan çıkıp mutfağa gittik. Herkes çoktan sandalyesini çekmiş oturmuştu ve bizi bekliyorlar dı.
"Günaydınlarrrrr." Dedim sandalyeyi çekip otururken.
"Yemin ederim ben bu kızın Dengesiz hallerine yetişemez oldum." Dedi Arey
"Niye ya neyapmışım ?" Dedim çünkü bu defa neyaptığımı bilmiyordum gerçekten.
"Az önce evde resmen bir enkaz çığlïğı atarcasına sesini yükseltiyordun şimdi hepimize günaydınlarrrrr dedin ve gülümseyerek ekmeği menemene bandın resmen !" Dedi haklıydı bu defa.
"Arkadaşlar menemen nasıl olmuş ?" Dedi Fikret Ege'yle bana bakarak.
"Valla ben bayıldım." Dedi Deniz.
"Ayıltırım seni görürsün ben daha güzel yapıyorum bir kere." Dedi Arey ve resmen trip atıyordu şuan.
"Bayılıyorum bu ikilinin atışmasına ya." Dedim gülerek.
"O değilde siz o odada ne konuşuyordunuz ? Hiçbirşey duyulmuyordu ve evde tütsü kokusu var neden ?" Dedi Arey
"Ne saklıyorsunuz ?" Dedi Ege
Evet toplar yine bize dönmüştü,şimdi onlara asıl kehanetten bahsetmemek için bir yalan bulmak zorundaydım.
"Ya ne darladınız size ne ? Kız kıza özel bir mevzu." Dedi Fikret.
Arkadaş desteğine bayılıyordum,toparlayamayacağımı anladığı yerde o toparlıyordu.
"İnanmadım ama şuan kahvaltı zehir olsun istemiyorum." Dedi Ege
"İnanmayın zaten inanacağınız o hikayeniz şimdi başlıyor !"
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |