

Gerçekler canınızı acıtacak,
Önce içinizde ki binaları yıkacak,
Kalbinizin temizliğinde değil kirinde boğulucaksınız,
Seviştiğiniz tenlerde ısınmayı beklerken donacaksınız.
Eli üşümesin diye ısıttığınız ellerin sahibi bir gün size sırtını döndüğünde anlayacaksınız sırtını dönmemek için verdiği çabayı..
Geri dönüşü olmayacak,O Ateş hiç kor olmayacak.
Melek ve İblis bile olsa bir yerde ilk halleriyle birbirlerine Tutsak kalacak ama son halleri asla birbirine kavuşamayacak..
Öfke,kin hiç susmayacak,Hissetmiyorum dediğiniz her yerde en az bir kez o sancı kalbinize vuracak.
Tıpkı çok sevildiğinize inandığınız yerde yarım kaldığınız gibi..
Deniz'den..
Uyandığımda Pelin yanımda kollarımdaydı,kalbim atmıyordu. Nefes aldığımı hissediyordum ama şuan bana huzur vermiyordu. Kollarımı çektim ve sırt üstü uzanıp tavanı izlemeye başladım. Ne ara kaybolmuştu onca güzel yaşantı ? Nereye gitmişti emeklerim ? Kim uğruna harcandı yıllarım ? Şuan geriye dönüp bir dilek dileme şansım olsaydı bu anı değil toprağa verdiğimi diriltmeyi dilerdim..Toprak aldığını asla geri vermediği gibi hayat da geriye dönme şansı vermiyordu. Acılar bitmiyor,insanlar kahpelikten vazgeçmiyor du. Sevgi ne bilmiyorlar öğrenmeye çalışmıyorlar dı. Yüzyıllardır böyle geldi böyle gidiyordu sanki.
Birini toprağa verince kıymetli oluyordu sanki,oysa bazılarımızın toprağa verdikleri dışında kimsesi yoktu..
Hayat okadar adiydi ki,en sevdiklerimizin ikinci yüzüyle karşılaştırmıştı bizi..Kader ağlarını örmüş ama ağları çözmek için bir yol göstermemişti bize..
Sanki herşey lanetli bir insanın aptallığı yüzünden yazılan kehanetler gibiydi..
Okadar çaresiz hissettiriyordu ki yaşadıklarımız tükeniyorduk. Bir insan düşünün yanında yatan kadın yanında yatan partnerinin en yakınıyla aldatmakla kalmamış adam herşeyi biliyorken göğsüne hançer saplamak istercesine yanında huzurla uyuyabilmiş,karakterini hiç geliştirmemişti. "Ben buyum" diyor başka da birşey demiyor birde kendini haklı çıkarmaya yer arıyordu. Yanında ki adam onun hayatı istediği gibi olsun hayalleri gerçekleşsin diye onca çabayı göstermişken kadın eline geçen ilk fırsatta onu satmaya utanmıyordu. Hayalleri gerçekleşse bile bazen çok sevmek için yetmiyordu. Kimseyi sevemeyen birini düşünün,ne kadar hatası gösterilirse gösterilsin asla görmüyor,duymuyordu.
Kader gayrete aşıktır diyorlar,Kader gayrete aşıksa ben neden kahpelik gördüm ?
Kader gayrete aşıksa benim sevdiğim insan neden başka biri uğruna beni karşısına aldı ?
Kader gayrete aşıksa bu savaş niye ?
Kader gayrete aşıksa ben onun için savaşmış ken o cehpede neden onun tarafından vuruldum ?
Üzülecek birşey bulamıyordum ama dilerim ki hayalleri gerçekleşir,bir nebze olsun sadakat nedir öğrenirdi..
Yanımda kıvrılmış yavaş yavaş uyanıyordu o uyandığı an gözüne baktım ve sustum. Sustum çünkü söylediğim hiçbir kelimenin manası olmayacaktı. Hani diyorlar ya "Eşşeğe altın semerle vursan eşşek yine eşşek" tam olarak öyleydi.
"Kahve ister misin ?" Kahveye hayır demeyeceğimi biliyordu "Olur" dedim ve yattığım yerden doğrulup balkona çıktım.
Dakikalarca telefonla oyalandım bir taraftan da Gece ile ilgili bilgi alıyordum Arey'den.
"Kalbim atmıyor" demiştim Arey'e ve o bana "Kalbin atıyor sen hissetmiyorsun." Demesiyle donup kalmıştım. Elinde iki kupayla gelen Pelin'e göz süzüp kupanın birini alıp kahvemi yudumladım.
"Konuşmayacak mıyız ? Yani beraber uyuduk,kahve içiyoruz ama tek kelime etmeyecekmisin ?" Kahvesinden aldığı yudumları benim boğazıma dizmek ister gibi soruyordu.
"Nezaman düzelteceksin kendini ?"
"Bilmiyorum."
"Nezaman yalan söylemeyi bırakacaksın ?"
"Sana hayatım boyunca hiç yalan söylemeyeceğim diye yalan söyleyemem Deniz ben buyum ve sen küçük,büyük,beyaz,mor yada siyah yalan diye ayırt etmiyorsun.Yalan senin ince çizgin."
"Evet ama sen sadece yalancı değil bencilsin Pelin."
"Bencil değilim istediğimi yapmayı seviyorum bu hikayede tek kötü ben değilim Deniz."
"Bu hikayede tek kötü sen değilsin ama en beklenmedik kötü sensin biliyor musun ? Herkesten beklerdik belki bazı şeyleri ama sen bize herkesin herşeyi yapabileceğini öğrettin."
"Hepiniz sütten çıkma ak kaşıksınız çünkü sen Kaya'nın sevdiği kadınla konuştun,Gece kalktı Bahadır onu benimle aldattı diye beğendiğim çocukla inadına sevgili oldu,Kaya benimle de ablamla da yattı ama bu hikayede bir kötü benim öyle mi ?"
"Lan ben Zerrin'e hiçbir zaman hiçbirşey hissetmedim. Çocuktuk çocuk !"
"Oyüzden Kaya yıllarca takıntı yapıp bir zamanlar aşık olduğun Yelizle konuştu sonrada benimle yattı öyle mi ?"
"Kaya'nın oyununda Piyon olmayı seçen sensin Pelin." Gece'nin geldiğini anlamak zor olmamıştı.
"Biliyor musun Kaya bana hiç zarar vermedi benim aksime bu oyunun tek piyonu sendin."
"Yeter !" Dedim öfkeyle resmen eski sevgilim ve kardeşim dediğim kız en yakın arkadaşım için kavga ediyorlardı.
"Diyelim ki ben Piyondum Kaya beni kullandı diyelim sen peki ? Sen seni çok seven birini aldattın diye Kaya seni evine sultan mı yaptı Pelin ben Piyondum da sen Vezir mi olacağını sanıyordun ? Neoldu bak nerde Kaya ? Bu oyunun sonunda hepimiz aynı kutuda tıkıldık kaldık. Sen kendini sıyırıp kurtuldum sanıyorsun sadece herkes bir gün yaşattığını ve hakettiğini elbet yaşayacak. Ölmez de o günleri görüsem zevkle seyredicem acı çekişinizi."
"Demek ki seninde hakettiğin buymuş evde rahat etmeni istemeyen birini sevmeye devam ederken utanmıyorsun da bana bakarken mi utanıyorsun ?"
"Evet utanıyorum hem onu bir yanımda hep ilk tanıdığım halini severek yaşantıma devam edeceğim için kendimden. Hemde sana kardeşim ona yuvam dediğim ve size güvendiğimde beni yanıltan,beni aptal yerine koyan,beni ben olmaktan çıkaran sizden utanıyorum." Dedi Gece yüzünde hayal kırıklığıyla. O an acısını hissettim bu şaşırtıcıydı çünkü birşey hissetmemem gerekiyordu.
"Neyse ki Kaya bana hiç zarar vermedi ama sana vermişti değil mi ? Seni öldürmeye çalışıyordu sen bunu nasıl hazmettin ?"
"Çöplüğünüzde kan kusa kusa geberişinizi izliycem Pelin inan çok zevkli olucak."
Gece'den..
Deniz'e onay ister gibi bakıp Kaya'nın yanına gittim. Dükkanda oturmuş elinde bir sigara yanında birası masada çerezi oturuyordu öylece.
"Neden lan ?" Dedim öfkeyle gözyaşlarımın arasından.
"Off yine neoldu ? Bi salın beni ya." Umursamaz bakışlarının arkasından bakıyordu yine bana. Okadar görmüyordu ki neyaptığını okadar hissetmiyordu ki..
"Az önce Pelin'in yanındaydım ve bana ne dedi biliyormusun bana zarar vermiş olmana rağmen ona kıyamadığını ona zarar vermediğini söyledi. Beni öldürmeye çalışırken onun ilişkisi kurtarmak istediğinden ona değer verdiğini hissettirdiğinden bahsetti."
"Siz niye bu meseleyi açıp duruyorsunuz ?" Dedi meraklı bakışlarla
"Ben açmadım ama maşallah Pelin sana nasıl aşıksa ne hayatından ne dilinden bir türlü eksilmiyorsun İblis."
"S****en g*tün davası olmaz uzatmayın bence" dedi. Bu durum hoşuna gidiyordu resmen.
"Seni affetmiycem beni bir s*rtük için karşına aldın ya beni bir s*rtüğün diline maskara ettin ya seni hiç affetmiycem İblis. Eskiden derdim ya "Yeryüzünde okunan Ezanlar şahidim olsun seni çok seviyorum" diye şimdi sana söylüyorum aç o tavşan kulaklarını beni iyi dinle.
"Yeryüzünde okunan her ezan,İnsanların dilinde ki her dua,Yapılan her ayin ve Bütün Tanrılar şahidim olsun ki artık ne kalbimde ne aklımda bir yerin yok. Sen şimdi savaşım tenin için sanıyordun yanıldın. Kalbini istiyordum ama sen tenin için kullanılmaya layık kalacaksın..Üstelik herşeyi bildiğini idda ediyorsun ya seni bilmediklerin öldürücek İblis ve ben bu defa kılımı kıpırdatmayacağım."
"Hadi bakalım." Dedi gözlerime bakarak. Son bir kez yeşil gözlerine baktım yine ve gittim. Bu defa öylece gittim çünkü gitmesem de birşey değişmeyecekti.
Eve gittim,sessizce mutfağa geçtim ve kendime bir kahve yaptım. Balkona çıkıp bir Ahmet Kaya parçası açıp dinlemeye başladım ve gözlerimin uzaklara dalmasına izin verdim.
Arey,Deniz,Fikret,Ege, ve hatta Siryus hepsi balkon kapısından teker teker içeri girmişti. Hepsinin gözlerinde aynı ifade vardı,biri bile bana farklı bakmıyordu.
"Biz sana söylemiştik" der gibi bakıyorlardı bana. Evet söylemişlerdi hatta herkes bana söylemişti olmayacağını ama kendimi durduramamıştım. "Kader gayrete aşıktı oysa.." dudaklarımdan çıkan cümleyi gözlerimi kaçırıp boynumu bükerek söylemiştim.
"Kehanetler hala sıraya dizilmiş bizi bekliyor ve biz Gece'ye o biz demiştik bakışını atmaya devam mı edeceğiz ?"
"Kimin kehaneti kaldı geriye Tanrı Aşkına ? Hepimiz yeterince bedel ödemedik mi ?" İsyan edercesine söylediğim cümleye
"Geriye kalan dört kişi var ve onlardan biri de Siryus." Dedi Fikret
"Kehanetin bir gün daha bekleyemez mi Siryus valla ben çok yoruldum. Suan dibine kadar içip sarhoş olmak ve hiçbirşeyi hatırlamamak istiyorum."
"Rakı mı içelim yani ?"
"Deniz Rakı seviyor,ben Şarap,Birde Viski ekleriz kim ne seviyorsa içer başka türlü kafayı toparlayamayacağız anlaşılan." Dedi Arey ve hepimiz onaylayıp üstümüzü değiştirmek için odalara dağıldık. Hazırlanıp Cafe'ye gittik,Emre'yi önceden aramıştım ve balkona bir masa ayarlamasını istemiştim. Gittiğimizde herşey hazırdı ve bizde kadehleri doldurup Gripin'in Böyle Kahpedir Dünya şarkısı eşliğinde içmeye başladık.
Şarkıda Söyle kaç yaşındasın derken Siryus Ege'ye bakıp konuşmaya başladı. "Senin Gökyüzü'ne dönmen gerekmiyor mu ? Neden buradasın hâla ? Kehanetin gerçekleşti sonuçta artık özgürsün ve istediğin eğitimi alma şansın var hayatını istediğin gibi yaşayabilirsin bizim gibi cezalı değilsin Ege."
"Bende bunu söylemek için neyi beklediğini merak ediyordum Siryus."
"Arkadaşlar siz neyi tartışıyorsunuz zaten cezası biten gidebilir yalnızca kehanetleri henüz bitmemişse Dünya'da kalmak zorunda kalır bazılarımızsa İblis'in kehanetinden sonra hayatta kalabilirse Gökyüzüne geri döner." Dedi Fikret Siryus ve Ege'ye bakarak.
"Ben kimseyi zorlamıyorum eğer o sözlerin banaysa Siryus ben Ege'yi özgür bırakalı uzun zaman oldu."
"Haklı" dedi Ege gözlerime bakarak.
"Ben özgürüm ama onunla bir hayat kuracak olursak bu yalnızca ikimizin seçimi olur ne Yeryüzünde ki ödedeğimiz bedellere inat nede Gökyüzünde birlikte olacağımıza inanan bir kaç çift tanıdıkla değil. Biz birbirimizin bir yerde güzel kalan anılarıyız.." Ege'nin gözlerimin içine bakarak söylediği cümleler kalbime bir ok misali saplanıyordu.
"Biz birbirimizin en masum ve güzel anılarıyız Ege." Dedim kadehi kaldırıp ona gülümseyerek bakarken.
"Aşk bazen özgür bırakmaktır diyorsunuz ha ?"
"Bence öyle,sonuçta sevdiğiniz insan özgürce ve istediği gibi yani gönlünce yaşayamıyorsa ve hayalleri gerçekleşmeyecekse aşk yüzünden özgür bırakmak gerekiyor." Deniz şair gibi konuşuyordu yine tebessüm ettim.
"Fikret sen hiç aşık olmadın mı ?"
"Top niye bana döndü ya ?"
"E merak ediyoruz be kızım,harbi güzel kızsın ve kalbin temiz. Ne güzel sevilmişsindir sen şimdi.."
"Aşık olmadım ve sevilmedim,ben sevilmeyi Ailemden öğrendim."
Söylediği cümleyle Siryus,Ben,Deniz ve Arey başını yere eğmişti. Kanayan yaram kanıyordu sanki,biri ciğerimi deşiyordu..
"Ailesinden sevgi görmeyen insan sokaktan herhangi biri bile güzel bir söz etse seviliyorum zannediyor biliyor musun Fikret ? İnsan bazen bir bebeğim kelimesine tav olabiliyor. Seviliyorum sanıyor ve her kalpte şefkat arıyor.."
"Babasızlık zor." Fısıltıyla söyler gibi dudaklarımdan çıkan cümleyle Deniz'in sözünü bölmüştüm.
Siryus bana dönüp "Annesizlikde zor." Derken gözleri dolmuyor ama canın acısı duyduğumuz nabız sesinden belli oluyor, bakışlarından okunuyordu.
"Bir de Ailesi olduğu halde kimsesiz büyüyenler var tabi,Ailesi varken Ailesi olmayanlar." Arey Deniz'e bakıp kadeh kaldırırken Deniz tebessüm edip Kadehleri tokuşturmuşlar dı.
"Aile sadece maddiyatı karşılayınca Aile olmuyor birde bunu öğrenemeyen Aileler var hâla" Ege kadehinden bir yudum daha alıp bana bakan kahve gözlerinde ölmek istiyordum. O toprak gözlerine gömmeliydi beni tam şuan.
"Hayat nekadar zor değil mi ? Sen Dünyaya gel bir de her günahın için bir bedel öde." Dedi Arey
"Bedelini ödemeyeceksek neden işledik ki onca günahı ?" Deniz haklıydı evet evet bu Deniz'in yine haklı olduğu anlardandı..
Birimiz gözyaşlarını tutmaya çalışıyor,diğerimiz duygularını bastırıyor kimimizde acısını gizlerken kadehler dolup dolup boşalıyordu. Üzüldüm,güldük ve saatler saatleri kovaladı.
"Herkesin bir derdi var değil mi ?" Dedi Arey..
"Sizin aksinize ben birşey hissetmiyorum." Deniz bu sözleri söylerken harbiden bomboş bakıyordu gözlerimize"
"Böylesi daha zor değil mi ?"
"Neden zor olsun Fikret,sen birşey hissetmeyi özlüyormusun ?"
"Hayır."
"Ozaman hisler cehennemin dibine batsın."
"Batsın bu Dünya diyorsun ha ?"
"Hisler cehennemin dibine batsın,Bu Dünya'da yansın"
"Biz yandıysak Dünya'da yansın."
"Biz kırıldıysak hakeden herkes parçalansın."
"Madem Herşeyin bir sonu olucak yerin dibine batmayı hakedenlerle birlikte Batsın bu Dünya."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |