

Kendinize lüzumsuz bir savaş yarattınız mı hiç ? Benim durumum tam olarak böyleydi işte. Yıllar önce hafızam silindi diye şuan birinin kurtarılıp kurtarılmaması gerektiğine karar vermeye çalışıyordum. Çocuk değiliz aslında insan İlk aşkını asla unutamaz ve o düşmanı bile olsa onu korurdu değil mi ? Siz olsanız canınız yandı diye sevdiğiniz insanı unuturmusunuz ? Yada canınızı yakmış diye onunla olan güzel anılarınızıda onunla beraber unutmak istermisiniz ?
Durum ne olursa olsun birinin canı lüzumsuz bir savaşın kurbanı olmamalı değil mi ?
İnsan İlk Aşkını ölüme terk eder mi ?
Gece'den..
Fikret'e öfkeli gözlerle bakıp mağaraya gitmem an meselesi olmuştu.
İnsan bedenimle giremiyordum,kanatlarımı açmak zorunda kaldım.Mağaradan içeri girerken lütfen pişman olmayayım diye Tanrı'ya yalvarıyordum.
İki kolundan zincirlerle tavana asılmış,Göğsünde,boynunda ve sırtında çiziklerle karşımda duran Ege'ye baka kalmıştım. Sağ kaşı patlamış kan kurumuştu. İnsan haliyle yaraları iyileşmiyor olmalıydı,yoksa normalde Evren'in en yakışıklı Varlığıydı..
Nasıl tarif edebilirim bilmiyorum ama Kumral,Koyu Kestane saçları var mesela yumuşacık duran..Gözleri var Kahvenin en güzel tonu diyebileceğim,toprak gibi..Huzur gibi,güvende hissettiriyor.
İlk aşkım olmasına şaşırmamalıydım. Adam feci yakışıklıydı. Neden unutturmuştu bana kendini acaba ?
Sağ elimi uzatıp çenesine dokunup avuçlarımın içine aldım yüzünü..Hala mükemmel görünüyordu gözüme hemde kanlı vücuduyla,çatık kaşıyla bile..
"Uyan lütfen" dedim gözlerim dolmuştu ne olduğunu anlamıyordum,zihnimde en ufak bir anı yoktu onunla ilgili ama kalbim okadar hızlı atıyordu ki.
Sanki kalbim hafızası var gibiydi.
"N-neden burdasın ?" Dedi açamadığı kısılmış gözlerinin arkasından bana bakarak.
"Seni kurtarmaya geldim ama önce bana neden kendini unutturduğunu söylemelisin Ege,neden yaptın ?" Dedim çaresiz bir ses tonuyla ve gerçekten çaresiz hissediyordum. Zihnimde en ufak bir anı yokken okadar şeyden sonra kalbimin bu denli hızlı atması normal değildi.
"Atan Kalbinin sesini duyuyorum,hatırlamadığına eminmisin ?" Dedi kendinden emin gibiydi ama gerçekten hatırlamıyordum..
"Dibine kadar İlaçla dolu şuan bedenim.Hatırlatmak için bile zihnine girmem gerekiyor." Dedi çaresizce.
"Önce seni şunlardan kurtaralım olur mu ?" Dedim ve bileklerinde ki kilitleri kırdım olduğu gibi yere yığılıcakken tutmuştum onu kollarından" yere oturup arkama yaslandım. Evet bir mağaranın duvarına yaslandım ve ona omuzlarından sarıldım.
"Hatırlamadığın beni neden sarıp sarmalıyorsun Gece ?"
"Mağaraya girdiğimiz zaman beni yalnız bırakmamıştın Ege unuttun mu ?"
"Ödeşiyormuyuz yani ?"
"Hayır henüz değil ben seninle ilgili anılarımı hatırladığımda seni dövdüğüm zaman ödeşeceğiz ama önce kanatlarını açabilmen gerek."
"Biliyormusun beni okadar güzel seviyordun ki,neyapsam o sevgiyi ben unutamadım ama senin canın yanıyor diye bende iflah olmam diye seni özgür bıraktım Gece" dedi sesi zar zor çıkarken kanatlarımla sardım bu defa acıdan titreyen bedenini,saçlarına dokundum. Yumuşacıktı.
"Eskidende böyle oynardın saçlarımla biliyormusun.." dedi nefesi kesiliyordu bazen.
Gözlerim dolmuştu başını göğsüme yasladıktan sonra elim ensesinde ki saçlarına gitti.Gülümsüyordu,evet evet gülümsüyordu.
"Neden böyle bir yüz ifadesi takındın sen şimdi ?" Dedim gülümseyerek.
"Uykum geliyor"dedi gözlerini açamıyor ama gülümseyebiliyordu. Hislerimi kapatmış olmama rağmen hızlı atan kalbime benzetmiştim bu halini..
"Peri kim peki ?" Dedim sorgulayan bir ifadeyle.
"Kızımız." Dedi başını kaldırıp kısılmış gözlerini gözlerime kilitleyerek.
"Bizim bir kızımız mı oldu ? Ben neden bilmiyorum peki ?" Dedim şaşkınlıkla.
"Rüya'na giren çocuk bizim gelecekte ki kızımız dı. Adı Periydi hatırlasana sen anlatmıştın bana." Dedi Ege
"Seni dövüyormuydum ?" Dedim gülümseyerek.
"Bir kez yumruklamıştın ama konu ben olduğumda bana kıyamıyordun."
"Ben ve birine kıyamamak ha ?" Dedim gülümseyerek ve ensesinde ki saçlarıyla oynayarak..
"Güzel gözlündüm ben senin sende benim Güzel Kızım." Dedi.
Nefesi git gide kesikleşiyor,acıdan inliyordu bazen öksürüyor ne anlattığını bilmiyordu.
Öyle ki Vampire dönüştüğüm zaman yıllar önceki verdiği sözü tutmak için beni Yurt dışına götürmek istediğini söylediğinden bile bahsetmişti.
"Bence ben seni kısılan gözlerin için sevmişim biliyormusun ?" Dedim gülümseyerek.
"O niyeymiş ?" Dedi,gülümsedi.
"Gülünce gözlerin kısılıyor ya işte o an Dünya'nın en şirin varlığı oluveriyorsun."
"Neyse ki ben burda öldükten sonra sen beni burdan çıktıktan sonra hatırlamıycaksın. Oyüzden son kez bak bana olur mu ?" Dedi çaresizce.
"Gitmiyceksin Ege.." dedim gözlerimden bir yaş yanağına düşmüştü..
"Gitmem gerekiyor Güzel Kızım." Dedi ve ekledi; "Sen benim en güzel yanımsın."
"Böyle gitme neolur ?" Dedim ağlayarak.
"Bensiz daha iyisin,iyi olucaksın."
"Ben kimsesizlikten korkuyorum Ege savaş biraz neolur ?!" Dedim Ege'nin yüzünü avuçlarıma alarak.
"Ben gitmek istemiyorum ama bedenim bunu kaldırmıyor." Dedi çaresizdim.
O an aklıma artık sadece bir Melek olmadığım geldi yani eğer o Vampir olarak zihnime girebiliyorsa bende onunkine girebilirdim.
"Gözlerini aç neolur !" Dedim ağlayarak.
Son nefesini verir gibi açtığı gözlerine baktım. Zihnine girmeye çalıştım,denedim..
Gözleri kapanıyordu
"Böyle gitme neolur,seni böyle unutmak istemiyorum!" Dedim
Ve ekledim "Hatırlamak istiyorum Ege."
Buğulanmış gözlerimin ardında o an zihnime anılar dolmaya başlamıştı. Saniyeler içinde zihnimde yılların anısı geri gelmiş ve kalbim tekrar atmaya başlamıştı. Gözyaşlarımı sildim ve göğsümde yatan Ege'ye baktım. Normal formuna dönmüştü. Kanatları açılmış,yaraları yavaş yavaş iyileşiyordu.
O an o mağarada kalmak istemiyordum,zihnimde onca anı ve kollarımda Ege'yle eve ışınlanmıştım. Yatak odasına ve Ege'yi yatağa sırt üstü yatırıp yanına uzandım. Meleklerin yarasına dokunulmaması gerekiyordu,aksi takdirde yaralar iyileşmek yerine daha çok kanayabilirdi. Üstünü örttüm ve yere çöktüm. Dolaba yaslandım ve Ege'yi izledim.Gözlerim kapanıyordu artık,kaç saattir uykusuz olduğumu ben bile bilmiyordum, yerden kalktım ve Ege'nin yanına geçip uzandım. Üşüyordum, titriyordum elim ayağım tutmuyordu sanki.
Boyun girintisine sokulup,gözlerimi kapadım..
Ege'den..
Gözlerimi açtığım an vücudumdaki sızıyı hissetmemle boyun girintimde nefes alışveriş sesini duymam bir oldu. Kafamı biraz sola çevirdiğimde Gece'nin benim yanımda uyuduğunu fark ettim.Duvarda ki saate kaydı gözlerim 00:00'dı..
Saçlarını kokladım o uyurken,hep aynı kokuyordu bu kız,Hep mis gibi..
Kaç saat olmuştu biz geleli bilmiyordum ama şuan okadar huzurlu uyuyordu ki kabus yoktu,huzursuz rüyalar yoktu. Gözyaşı yoktu bebekler gibi uyuyordu.
Kokumu özlemişti sanki,belki de kendimi kandırıyordum ama ilk kez yanımda uyuyordu. Ne düşüneceğimi bilemiyordum. İki parmağımla gezindim yanaklarında yumuşacıktı teni ilk gün ki gibi..Saçlarını okşadım,hep istediği gibi..
Doyasıya izledim o uyurken onu hep hayal ettiğim gibi..
Nekadar özlemiştim beni hatırlayan halinin yanımda huzurlu olduğunu hissetmeyi..
İlk zamanlar omzuma nasıl yaslandıysa şimdi öyle yaslanıyordu bana.Bu bile yeterdi.
Kapı açıldığında Deniz ve Arey odaya girip bana bakıyorlardı. Evet onlar şuan muhtemelen beni öldürmek istiyorlardı ama durumdan bi haberlerdi muhtemelen.
"Salona geç Ege" dediler hemde aynı anda. Gözlerimi devirdim ve yataktan kalkmamla Gece'nin uyanması an meselesi olmuştu. Gözlerini açar açmaz önce bana sonra kapının önünde Duran Arey ve Deniz'e dikti gözlerini.
"Neoluyor yine ya ?" Dedi öfkeyle
"Onu siz anlatıcaksınız salonda bekliyoruz." Dedi Deniz ve salona gitmek için arkasını dönüp ilerledi,Arey'de arkasından ilerledi salona doğru.
"Sen istersen uyu ben geleceğim." Dedim Gece'ye bakarak.
"Hayır seni yalnız bırakmıyorum." Dedi ve yataktan çıkıp gözlerini öne attı yürü der gibi. Yüzümü astım ve ilerledim salona geçip koltuğa oturdum. Deniz ve Arey'bize bakıyordu.
"Hocam siz ne işsiniz ?" Dedi Deniz
"Harbiden ya ? Yani biz siz olmayın diye mi kaçırıldık ?!" Dedi Arey öfkeyle.
"Hayır Ege'ye yardım etmeyin diye kaçırıldınız." Dedi Gece.
"Ya ne alaka ? Ne yardımı saatlerce başımızın etini yedi saatlerce zırvaladı durdu yok hafıza yok zihin yok Cadı yok Vampir yok Melez ! Sı*ıcam artık kehanetinin içine." Dedi Arey öfkeyle.
"Harbiden biz neden İblis tarafından Esir alındık ? Kehanet neydi ? kimin kehanetiydi ?" Dedi Deniz hesap sorar gibi ve hakkı vardı. Adamlar benim yüzümden İblis'e katlanmak zorunda kalmıştı.
"Kehanet benimdi."
"Gece aslında benim eski sevgilim,yıllar önce tanışmıştık ve çok güzel zamanlar geçirmiştik sonra ben olgun biri olmadığım için ve canını yaktığım için hafızasından kendime ait anıları silip özgür bırakmıştım."
"Eğer Kaya okadar deliye dönüp saatlerce aynı şeyleri zırvalıyorsa kıskanmış demektir ve bu durumda kehanet neydi de kurtulamayacağından emin di ?" Dedi Deniz.
"Eğer beni hatırlamak isterse Mağaraya gelecekti ve ben zihnine girip kendimi hatırlatacaktım ama hatırlamak istemezse ben orada ölecek ve hepinizin hafızasından silinip gidecektim. Siz kurtarması için Gece'ye yardım etmeyin diye önce sizi aldı. Sonra da beni aldı,önce gerekeni yaptı mağaraya Gece dışında kimsenin girmemesini sağlayacak büyüyü yaptırdı muhtemelen sonrada gidecekti olması gereken buydu ama o.."
"O ne ?" Dedi Gece ve gözünün içine baktım söyleceğim şeye ne tepki verirdi bilmiyordum.
"Vücudumu gördün değil mi ? Daha önce ki halini de gördün arasında ki farkı biliyorsun ve geldiğinde kendimde olmadığımda aşikardı." Dedim ve sustumm
"İşkence yaptı değil mi ?" Diyerek baktı Arey gözlerimin içine,üzülmüş gibi bakıyordu.Hepimiz ona şaşırmış bir yüz ifadesiyle bakarken o bize teker teker göz gezdirip devirerek konuştu.
"Üzüldüm tabi ki malmısınız ?" Dedi Arey,hepimizin ona şaşkın şaşkın bakışlarına tepki vermek için. Gülmeye başladık aniden,sinirlerimiz bozulmuştu."
"Vay be Arey biri için üzülüyor ha ?" Dedi Gece
"Ulan ben okadar kaza geçirdiğimde böyle bakmadın gözümün içine." Dedi Deniz.
"Bu Adamın tek günahı geçmişte Gece'yle yaşadıklarıyken geldi bunlar başına ve buraya Gece'yi korumak için geldi demediniz mi siz bana ? Adamın haline bak ! Bir kehanet uğruna Bir İblis'in işkencesine maruz kaldı ve kötü olan sadece o değil hepimiz resmen çocukla savaş veriyoruz." Dedi ve haklıydı. Gece'nin yere eğilen başını görünce sinirlenmiştim,üzülüyordum bu haline artık.
"Eğme lan başını sen birşey yapmadın,bunların sorumlusu sen değilsin Gece. O seçti bu hayatı,o seçti bukadar işkenceyi,unutma bu savaşı o başlattı."dedim gözlerine bakarak,gözleri doldu dolacaktı. Masada duran su bardağını uzattım Gece'ye.
"Savaşmak demişken siz seviştiniz mi ?" Dedi Arey bize bakarak.
Gece'nin içtiği su boğazında kalırken bende istemeden olsada gülmeye başlamıştım.
"Ne alaka ya ?" Dedi Gece,nefesini düzelterek.
"Az önce daha öncede vücudumu gördün dedi ya onu diyor Arey,Biz ne kaçırdık ?" Dedi Deniz gülerek."
"Şey ben mağaraya girmiştim ya hani,şey kendi kanatlarım için hani Hani o Dolunay ay pardon Kanlı Ay Gecesinde hani mağaradaydık o sırada K- ka- kanatlarını gösterdiği zaman görmüştüm Ege'nin vücudunu yoksa ortada birşey yok." Dedi Gece Deniz'e bakarak bir taraftan gülümsüyor bir taraftan kekeliyordu. Böyle çok komik görünüyordu. Alttan alttan Arey'le birbirimize bakıp sırıttık,Deniz'lede bakıştıktan sonra biz gülerken Gece bize anlamayan bir ifadeyle bakıyordu.Kahkahalar havada uçuşuyorken gerçekten aylar sonra nefes aldığımı hissetmiştim.
"Neye gülüyorsunuz ? ben hiçbirşey anlamadım." Dedi Gece bize bakarak.
"Ya sen nezaman birine birşey hissetsen sana sorduğumuzda istemesende kekeliyorsun,yalan söylemeyide beceremiyorsun ve çok komik oluyorsun inkar etmeye çalışırken özellikle insan gülmeden edemiyor." Dedi Deniz.
"Birde dudaklarının yanlarında küçük gamzeler çıkıyor ya yalan söylerken çok tatlı görünüyor değil mi ?" Dedim gülerek.
"Lan senin gamzen mi var ?" Dedi Deniz
"Hiç güldürmeyi denemedin ki nerden biliceksin tabi." Dedi ve kollarını birleştirip yüzünü yana döndü. Küsmüş gibi yapıp.
"Biz de seni güldürmediysek kimse güldürmemiştir hain." Dedi Arey.
"Abiyim ben saksı değilim." Dedi Deniz. Öz kardeş değillerdi ama harbiden abi kardeş gibilerdi yaş farkı olup olmamasının bir önemi yoktu ama insanlar bazen kan bağı olmadan da kardeş olabiliyordu işte.
"Ee şimdi neolucak peki ? Sen ikisiyle de neyapıcaksın ?" Dedi Arey.
"Bu çocuğun patavatsızlığı öldürecek beni ya." Dedi Gece.
"İkisi derken ?" Dedim kaşlarım çatılmıştı, o an bütün modum değişmişti.
"İblis ve sen." Dedi Gece gözlerime bakarak.
"Hakikaten ne hissediyorsun Gece ? İyimisin ?" Dedi Deniz,sanki iyi hissetmediğini biliyor gibiydi.
"İyiyim sadece kafam karışık." Dedi ve gülümsemeye çalıştı,beceremiyordu ama deniyordu işte.
"Tabi benimde iki ihtimalim olsa biri Esmer Yeşil gözlü biri Kumral Kahve gözlü benimde kafam karışırdı." Dedi Deniz gülerek,ortamı yumuşatmaya çalışıyordu ama ben daha çok geriliyordum şuan.
"İki seçenek yok." Dedi Gece gözlerime bakarak ve şuan aklını okuyamamıştım,Neoluyordu ?
"O nedemek ?" Dedim,gözlerinin içine bakıyordum hâla ve anlayamıyordum onu. Neyi kast ediyordu ?
"İblis bir seçenek bile değil artık,kendini çoktan öldürdü benim gözümde öyle biri bu Dünya üzerinde yaşamıyor ama sana gelecek olursak.." dedi Gece ve cümlesinin devamını getirmeden bir elini ense traşıma atıp ensemdeki saçlarla oynarak konuşmaya devam etti "Seninle neyapıcam bilmiyorum Ege." Dedi ve gülümsedi,gözleri parlıyordu yine.Boynumu geriye atıp konuştum gülümseyerek konuştum.
"Beni hatırlamak sana iyi gelmiş sanki Gece ne dersin ?" Dedim göz kırparak.
"Biz seninle birbirimizden hiç gidemeyen ama bir birinde kalamayan o iki insan olduk hep.."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |