

Kaderin fıtratı nedir bilmem ben,biraz eski kafalıyım biraz da inatçı ama asla hain değilim. Kıskanç biriyim belki ama çok şükür geniş değilim. Öfkeli biriyim ama çok şükür kinci değilim. Sinir krizlerim ani iniş çıkışlarım var belki ama sevdiklerime kıyacak kadar acımasız değilim.
Sevdiklerimle savaşırmıyım ? Onlar için savaşırım ama onlarla savaşmam..
Peki ya Mecbur kalırsam ?
"Gitmiyorsun !" Dedi öfkeyle Gece bana bakarak.
"Ben gidiyorum ve hepiniz kalıyorsunuz Gece." Dedim sakin bir ses tonuyla.
"Lan orda seni neyin beklediğini bilmiyoruz ? Ya başına birşey gelirse ?"
"İyi ya kurtulursunuz benden." Dedim gülümseyerek.
Gece'nin bana sarılmasıyla göğsümde hissetmiştim akan gözyaşını,bana bukadar değer veriyormuydu sahiden ?
"Sen benim abim olmadığın halde abinim ben senin diyip zorbayalan ağladığımda kıyamayan Panda Yavrususun ben seni nasıl göndericem sonunu bilmediğim bir kehanetin peşinden ?"
"Koruma altında olan biriyim unuttun mu ?" Dedim saçını okşayarak.
Gözlerime bakıyordu " Bakma böyle küçük köpek yavrularına benziyorsun." Dedim gülerek.
Arey gelip göğsümden ayırmasa gerçekten olduğum yerden ayrılamazdım. Saat Kulesine giriş yaptıktan sonra kafamın üstünden geçen otomatik kesici bir alet olduğunu fark ettim anlık geçiş yapmamla bir fare yavrusu gördüm.
"Ne Yani fare yavrularının ve tuzakların olduğu bir Saat kulesini bana mezar mı yapacaksın Evren ?" Dedim sesimi yükselterek.
Ayağımın altından bir tuğla eksilmişti,sağ yanıma bir adım atıp yürümeye devam ettim ve asansörün olduğu yere geldim. Ayaklarımın altında sıcaklık hissederken asansörün kapısı açıldı ve içeri girdim. Kapı kapanmadan bir tuğla daha düştü.
En yukarı çıktım ve içeri girdim. Etrafa göz gezdirirken masanın üstünde duran kılıcı gördüm.
Bu..Bu benim Kılıcımdı..
"Kendi kılıcımla neyapmamı bekliyorsun Saat kulesinde ki Fareleri mi avlayacağım Lanet olası Evren ?" Diye haykırdım kendi kendime.
"Hayır benimle savaşıcaksın." Dedi tanıdık bir ses.
"İblis ?" Dedim arkamı dönerek.
Elinde eskiden bize eğitim verildiğinde kullandığı kılıcıyla karşımda duruyordu. Çocukluk arkadaşımla mı savaşıcaktım ? Ne uğruna ? Kehanet gerçekleşsin diye mi ?
"Deniz..Deniz Peri'lerinin Komutanı saf çocukluk arkadaşım benim.." dedi gülümseyerek..
Bu aptal sırıtışından nefret ediyordum nezaman öfkesine yenik düşse bu gülüşü atardı.
"Benimle savaşmayacaksın değil mi ? İstediğin intikamı aldın sonuçta." Dedim sorgulayan bir ifadeyle.
Bunu söylememle Kılıcını bana doğrulttu " Tabi ki savaşıcam,kehanet ne derse o." Dedi gülümserek.
Ona zarar vermeden hareket etmek zorundaydım. Yeryüzünde savaşıyorduk ikimizden birine birşey olursa geri dönüşü olmayabilirdi. Kendimi korumak için yaptığım her hamlede üstüme geliyordu.
"Benimle savaşmayı bırak !" Dedim öfkeyle
Yeşil gözlerini üstüme dikmiş kılıcı boğazıma dayamıştı,göz göze geldiğim her saniye dahada öfkelenirken karın boşluna tekme attığım için duvara savrulmuştu. Evet bu biraz acıtmıştı,gözlerinden belliydi.
Kendime gelip yanına yaklaştım "İyimisin ?" Dedim gerçekten canını acıtmak istememiştim. Kafasını kaldırıp alt dişleriyle sırıttı evet şuan gerçekten korkutucu görünüyordu.
"Ben iyiyim ama sen iyi olmayacaksın Deniz." Dedi yine alt dişleriyle sırıtıyor kılıcını etrafa savuruyordu. Her hamlesinde geri adım atıyordum ama maalesef her hamlesi daha çok yaklaşıyordu beni öldürmeye..
"Yeter çocukluk arkadaşımla savaşmıycam !" Dedim kılıcımı duvara fırlatarak.
"Yetmez !" Dedi öfkeyle ve üstüme gelmeye başladı. Yerde hissettiğim sıcaklık bir yana Üstüme gelen Kaya'dan kaçmak adına sağa iki atmamla Saat Kulesinin camı kırılmış İblis yere düşüyordu.
Eğer kanatlarımı açarsam insanlar görecekti.
"Sen kazandın." Dedi Bir ses Evren yine beynimin içine giriyordu. Kırılan camlardan aşağı baktığımda Gece ve diğerleri çoktan Kaya'yı kurtarmışları. Olduğum yerden ışınlanıp yanlarına indim.
"Sizin ne işiniz var burda ?" Dedim gözleri üstüme dikilmişti bana okadar öfkeli bakıyorlardı ki anlatamam.
"Fikret bize bu kehanetten bahsetmese sen o kitabı hep saklayacaktın yani ve kendini ölüme terk edecektin öyle mi ? Hemde İblis'in kontrolünü kaybedeceğini bile bile !" Dedi Gece okadar öfkeliydi ki beni bir kaşık suda boğacak gibi görünüyordu. Baygın olan Kaya'ya baktım,yüzü cam kesiklerinin içindeydi.
"Evde tartışalım isterseniz yoksa burda baygın bir adamla duruyor olmamız tuhaf olucak." Dedim gülerek
"Seni varya gebertirim!" Dedi Arey Deniz'in üstüne yürüyerek.
"Kılıcın sana geri döndüğüne göre kehaneti gerçekleştirdiniz." Dedi Fikret gülümseyerek.
"Evet ama ben kehanette ki İblis'in Kaya olduğunu bilmiyordum." Dedim şaşkındım hala Evren nasıl bir oyun oynuyordu böyle.
Eve gittiğimiz de Gece Kaya'nın yüzündeki ve vücudunda ki kesiklere pansuman yapıyor Arey bana hakaretler yağdırıyordu.
"Nerdeyim ben ya Korku evinde filan mı ?" Dedim öfkeyle.
"Bu kehaneti özellikle ben seçmedim !" Dedim ve salona geçtim. Arey'de peşimden geliyordu.
Gece'den..
Kaya'ya Pansuman yaparken göğsüne batan cam kırığını çıkarıp bir köşeye fırlatmamla gözlerini açıp boğazıma yapıştı. Altına almıştı yemin ederim anlık refleksleri bu İblisi hayatta tutuyordu.
"Gerizekalı seni taciz ediyormuşum gibi davranma Yaralarını iyileştiriyorum." Dedim öfkeyle.
Gözleri önce etrafta ki İlk yardım çantasına ve eşyalara sonrada gözlerime kaydı.
"Özür dilerim canım çok acıdı sadece." Dedi gözleri gözlerime kitlenirken nefes alışverişinin normal olmadığı anlamıştım. Vücudunda onca kesikle yaşaması bile mucizeydi zaten.
"Üstümden kalksanda Pansumanı devam ettirsem ?" Dedim göğsünde akan kan göğsüme düşerken.
"Üstün kan oldu." Dedi üstümden kalkıp yatağa uzanırken.
"Sorun değil,pansumanını bitirmemiz gerekiyor." Dedim kendimi toparlayarak.Pansumanına devam ederken acıdan inliyor bazen küfür ediyordu.
"Sızlanma İblis Yavrusu." Dedim gülümseyerek.
"İblis olmam canım olduğu gerçeğini değiştirmiyor,bizimde canımız yanıyor herhalde Gece hanım." Dedi Gülümseyerek.
"Senin acıyan tek yerin o lanetli ve kin dolu kalbin Kaya.." dedim gülümseyerek,dudaklarımızın arasında milim mesafe varken söylediklerim onu okadar olay olmasına rağmen etkiliyordu. Maalesef İblis'te olsanız bazen birine hep bir zaafınız oluyordu.
"Biraz daha zorlarsan seninde başka yerlerin acıyacak Gece." Dedi ve sol eliyle boynumu tutup baş parmağını nabzımın üstünde gezdirdi. Sırıttım ve konuşmaya devam ettim "Sen artık benim canımı yakabilecek kadar değerli değilsin.." dedim gözlerine bakarak,gözlerim önce yeşil gözlerinde sonra Esmer teninde gezerken bir an dudaklarına kaydı..
"Dikkat et Gece hislerin görünüyor." Dedi gülümseyip boynumu daha sıkı tutarken.
"Yanlış sularda yüzüyorsun İblis Yavrusu." Dedim gözlerinden gözlerimi ayırmadan ve yarasına ilaçlı pamuğu bastırdım..
"Karanlık boş terk edilmiş bir evin koridorlarında gezerken her adım daha sesli çıkar,ilk başta adım dahi atmak istemezsin ama sonra o karanlık çekici gelir her adım attığında çıkan o ses hoşuna gitmeye başlar ve sonra bir bakarsın..Karanlığın içinde değil Karanlığın kendisisin.." fısıltıyla söylüyor dudaklarını dudaklarıma sürtüyor ve söylerken aptal aptal sırıtıyordu. Nabzını duyuyordum.
"İblislerin romantizm anlayışıda berbatmış." Dedim aramızda ki mesafeyi düzeltip boynumda ki elini elimle çekerken.
"İtiraf et hoşuna gitti,kalp atışlarını duyuyorum hâlâ" derken gözleri ışıldıyordu.
"Hoşuma gitmedi senin ağzından çıkan tek bir kelime bile benim hoşuma gitmez." Dedim sırıtarak. Son sargı bezinide sararken bileklerine "İblis'lere bir romantizm anlayışı Kitabı yazıcam." Dedim göz kırparak.
"Şu aradaki cinsel gerilime bir ara verelim o halde Gece ve neden orda olup beni kurtardığınızı söyle."
"Yattığın yerden beni sorgulayabileceğini mi sanıyorsun sen ?" Dedim öfkeyle etrafı toparlarken.
"Altıma yatırayım istersen ? Daha rahat sorgularım ! İkimizde biliyoruz bana yalan söyleyemeyeceğini." Dedi özgüvenli bir şekilde.
"Ben olsam denemem,yaralısın ve canını yakarım." Dedim gülümsedim. Bu halde bile Egosu tavan bir İblis hiç çekilmiyordu.
Kapıdan çıkacakken belimden tuttuğu gibi olduğum yerden yatağa fırlatılmıştım ! Adam yaralı haliyle beni altına almıştı. Özgüvene bak kalbine hançer saplama fikri aklımdan çıkmıyordu !
"Beni neden kurtardınız ?" Dedi kelimeleri teker teker söylüyordu bilerek yapıyordu. Aradaki mesafeyi okadar küçültmüştü ki. Kolumu dahi oynatsam yarasına denk gelecek yaraları kanayacaktı.
"Kehaneti öğrendiğimde bu şehirde iki İblis olduğunu hatırladım birisi senin arkadaşın ve Fikret'in kardeşi olan Deniz diğeride sendin."
"İki ihtimal de kötüydü ve siz neolur neolmaz diye mi geldiniz yani ?"
"Hayır zaten Deniz olamazdı çünkü şuan yurtdışında bir mezarlık aramakla meşgul tek İblis sendin Deniz seni öldürürse vijdan azabından kendini de öldürürdü."
"Benim için gelmediniz yani Deniz için geldiniz ?" Dedi sakince
"Geber İblis" Derken şaka yapmıyordum herhalde." dedim
"Oyüzden mi yaralarıma pansuman yapıyordun ?" Dedi dudakları kıvrılmıştı yine yüzünde garip bir gülümseme vardı.
"Ee hançerin nerde İblis ?" Dedim gözlerine bakarak.
"Ne hançeri lan ?"
"Sen nezaman böyle gülümsesen hep sırtımda bir hançerin oluyor çünkü." Dedim ve bir hamlemle altıma aldım İblis Yavrusunu.
"Yaralı olduğuma dua et küçük Melek yavrusu !" Dedi öfkeyle. Kaşlarımı kaldırıp gülümsedim ve üstünden inip odadan çıktım.
Her suratı asık bir şekilde bana bakıyordu. "Neoluyor ?" Dedim sakin bir ifadeyle.
"Bir kehanet daha.." dedi Ege
"Bu defa kimin için ?" Dedim ve koltuğa oturdum.
"Fikret için." Demesiyle gözlerim büyümüştü.
"Ama Fikret bir Cadı tamam biraz Vampirlikte var ama ölümsüz değil ve bir hatası yok ki.."
"Aslında var." Dedi Fikret boynunu bükerek.
"Tamam kehanet ne peki ? Ne istiyorlar senden ?" Dedim endişeli bir sesle.
"Ölmesini." Dedi Deniz gözlerime bakarak.
"Ne ?"
"Tabutta 72 saat kalmak. Cadılar doğuştan yeteneklidir buyüzden aynı zamanda lanetlidir. Geç yaşlanırkar,geç ölürler ve yaşamları lanet üzerine kuruludur. Açabilirsem yani büyüyle açabilirsem başka tabi." Dedi sakin bir şekilde anlatıyordu.
"Tabutta kim neden 72 saat geçirsin seni kim neden tabuta kapatsın ?" Dedim endişeyle herkes bana bakıyordu.
Yada ben öyle sanıyordum "Neden öyle bakıyorsunuz ?" Diye sorduğumda Deniz arkana bak der gibi kaşlarını kaldırmıştı. Başımı arkaya çevirdim ve Kaya'yla göz göze geldim
"Sen mi ?" Dedim Gözlerim büyüyordu. Kabussa biri beni acilen uyandırmalıydı.
"Ben kapatıcam Fikret'i tabuta ve Arey gömücek çünkü;Ben İblis'im Arey'de bir Melez." Dedi sakin ama kendinden emin bir ses tonuyla.
"Kafayı mı yediniz kız orda ölebilir ?" Dedim öfkeyle.
"Eğer kehaneti gerçekleştirmezse zaten asılarak öldürülücek ki sadece asılarak değil asılıp yakılarak öldürülücek. O bir Cadı kehaneti buysa yada efsanesi bunu yapması ve yaşaması gerekiyor. Engel olmayın." Dedi Deniz.
Fikret'le göz göze geldim başımı iki yana olmaz der gibi sallıyordum. Hayır bu olmazdı. Fikret olmazdı !
"Mantıklı hareket et Gece yoksa yakılarak ölücek." Dedi Kaya omuzlarıma dokunan ellerini hissettiğim gibi daha çok öfkelenmiştim.
"Sen ne anlarsın be sevdiğin birini kaybetmekten korkmaktan ?" Dedim öfkeyle olduğum yerden kalkarak.
"Anlayacak" dedi Ege
"Sen beni tehtit mi ediyorsun küçük Vampir ?" Dedi Kaya Ege'ye gözlerini dikerek.
"Sen yıllar önce sınandığını kehanetinin gerçekleştiğini düşünüyorsun ama o kehanetler kitabının son safyası seninle ilgili İblis seni ben değil Evren tehtit ediyor bana değil Atalarına sızlan ! Yada Tanrılarına !"
"Derdinize tüküreyim kızı bu Gece yarısı gömeceksiniz kurtulup kurtulamayacağı meçhul ve siz hala burda aptal gibi tartışıyorsunuz." Dedi Deniz
"Fikret'i kendimle bağlamam yasak aksi takdirde yardım edebilirdim ama Atalarından güç çekebilmeyi başarırsa O tabuttan çıkar." Dedi Arey.
"Yapabilirsin demi ?" Dedi Deniz.
"Yapamaz" dedi Ege
"Yapabilir neden yapamasın o bir Cadı" dedim öfkeyle
"Atalarımdan güç çekemem." Dedi Fikret.
"Atalarından güç çekemezsen ölürsün."
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |