14. Bölüm
Gülçin Yıldırım / TUTSAK / Sen hiç Öldün mü ?

Sen hiç Öldün mü ?

Gülçin Yıldırım
gulcinyildirim06

Bir tabutun içinde saatlerce tıkılı kaldınız mı hiç ? Ben kaldım. Yaşarken ölmek nedir bilirmisiniz ? Ben artık biliyorum. Saatlerce duvarı izleten dertlerinizden,gecelerce ağlatan hüznünüzden ölünce kurtuluruz umuduyla yaşıyorsunuz değil mi ? Hep bir yol daha vardır. Gerekirse tabutu kırıcaksınız,gerekirse toprağı eşeliyceksiniz ama o diri diri gömüldüğünüz mezardan çıkacaksınız. Zor olabilir,bazen çıkmaza girebilirsiniz hatta umudunuzu kaybedebilirsiniz ama vazgeçmemelisiniz..

Ben bugün kendimden vazgeçmemeyi öğrendim,gücü ruhumda hissetmeyi ve bununla yaşamayı öğrendim.

Tabuttan çıktığımda tutulan omuzlarımı ovaladım önce. Gözlerim açılmıştı,gördüklerim rüya değildi. Yaşadığım herşey gerçekti. Biz bir simülasyon oyunun içinde tıkılı değildik ve tekrarı yoktu.Gece'nin karanlığı ve o büyük Şehrin ışığında şuan içimde hissettiğim ne huzurdu ne öfkeydi saf Gücü hissediyordum..

Eve gitmeliydim,Gece'nin şuan kafayı yediğinden emindim ama içimden bir ses bu ormanın kıyısında bir yerde diyordu. Duru görü yaptığımda tahminimin doğru olduğunu anladım ve Uçurum kenarında oturan Gece'yi gördüm.

"Bir uçurum kenarında bensiz ne yapıyorsunuz Gece hanım?"

"Seni bekliyordu çocuk ruhum geleceğinden emindi kardeşim."

Dedi dolan gözlerinin arasında gülümseyerek. Şuan ki sevincini okadar hissediyordum ki..Vampirlerden hiçbir farkım yoktu aksine şuan herşeyi daha net hissediyordum. Ağır adımlarla yanına gidip oturdum. Önce sarıldım sıkı sıkı sonra hep yaptığım gibi saçlarından öptüm. Hep öyle yapardım.

"Beni bekliyordun,elinde yanan bir kağıt parçası kokusu alıyorum Gece neyi yaktın ?"

"Eski arkadaşlarımın pardon eski insanlarla olan mazimi yaktım." Dedi öfkeli gözlerle.

"Geçmişte ki fotoğrafları yakmak o anı yaşadığın gerçeğini değiştirmiyor Gece biliyorsun değil mi ?"

"Maziyi yakmazsam kafayı yiyecektim bende yaktım." Dedi çaresiz bir ses tonuyla.

"Aklından şuan kötü bir rüya olsaydı diye geçiriyorsun ama ne olduğunu söylemek istemiyorsun neden ?"

Bir telefon uzattı bana " Bu kimin telefonu biliyormusun ?" Dedi

"Hayır" dedim önce sonra baktığımda tanıdık gelmişti.

"Neyaptın sen bu kimin telefonu ?" Dedim endişeyle.

"Korkma birşey yapmadım sadece herkes uyuduktan sonra seni beklemek için buraya geldim ve gelirken Deniz'in telefonunu aldım. Geldiğinde göstermek istediğim birşey vardı çünkü eğer ilerde olurda birşey yaparsam sebebini bil istedim." Dedi kendinden emin bir şekilde konuşuyordu. Sosyal medya uygulamalarından birine girdi ve Pelin'in durumlarından birini açtı.

Durumda "Gönlüm bir Sevdaya düşmüş,Aklı Yok,Fikri yok,Deli misali" yazıyordu ve altında K harfi vardı. Gözlerine baktığım an dolu gözleriyle yutkundu,nefes alamıyordu.

Hande Yener'Sanki Kötü bir Rüya diyordu bir şarkıda tam olarak öyleydi şuan herşey.

"İyimisin sen ?" Dedim iyi olmadığını biliyordum ama sormak zorundaydım.

"İyi değilim,canım çok yanıyor. Biz ortalığı ateşe vereceğimiz yerde onlar bizim gönlümüzü ateşe verdi."

"Ama onlar İblis be kızım aynı şey değil ki onlar yaptıklarından bir nebze pişmanlık duymayan varlıklar."

Dedim dolmuş gözlerinin arkasında ağlamaya bile cesaret edemeyen bir kız çocuğu görüyordum.

"Ağlayabilirsin biliyorsun değil mi ?"

"Ağlamak işe yaramayacak biliyorsun değil mi ?"

"Ama ağlarsan rahatlarsın."

"Ölürsem rahatlarım Fikret."

"Ölürsen kurtulmuş olmazsın kendini yok saymış olursun. Değer mi ?"

"Keşke ölseydim biliyormusun ? Keşke ölseydim okadar canım yandı ki..Keşke ölseydim ruhumda bir yara açılmadı ruhum canımdan çıktı Fikret ! Anlıyormusun ?"

"Anlamakla kalmıyorum,Hissediyorum Gece. O saf acıyı hissediyorum."

"Ama bu gece Son Gece. Bir daha isimlerini bile anmıycam. Artık affetmek yok."

"Artık Kader bağı yok !"

"Yeniden başlıyoruz"

"Hep yaptığımız gibi" dedim acısını okadar iyi hissediyordum ki gözlerim dolmuş Gece'ye sarılmıştım. Tıpkı şuan onun öfkesine sarıldığı gibi ben onun canını yakanın canını yakmamak için öfkemden sıyrılıp ona sarılıyordum.

Gece'den..

Eve geldiğimizde sabah beşti ve ev oldukça dağılmıştı.

"Nerdeler ?" Dedi Fikret bana bakarak.

"Bilmiyorum inan bilmiyorum en son uyuyorlardı." Dedim şaşırmış bir yüz ifadesiyle.

"Oo hanımlar hoşgeldiniz ben bir an hiç gelmeyeceksiniz sanmıştım." Dedi Kaya arkamızda olduğundan emindim ve arkama döndüğümde gerçekten oydu.

"Ne işin var burada İblis ?" Dedim öfkeyle.

"Bu öfke bana olan hislerini bastırmaya yetiyor mu ? Yoksa dün geceyi mi öğrendin ? Yada Pelin'i mi ?" Dedi sırıtırak.

"Seni öldürmemem için bir tane sebep söylesene ?" Dedi Fikret Kaya'ya bakarak

"Anlıyorum bana öfkelisiniz yada benden nefret ediyorsunuz ama haberiniz olsun diye söyledim Ege elimde ve sadece Ege değil mecburen Deniz ve Arey'ide almak zorunda kaldım." Dedi ve koltuğa oturdu.

"Sen neyaptığını sanıyorsun ?" Dedim rahat rahat karşıma geçip oturuyordu birde.

"Bak şimdi size durumu özetlemek için geldim ister dinlersiniz ve onları kurtarırsınız istemezseniz ölümlerini seyredersiniz." Dedi ve o an gözlerim dolmuştu bir daha ölümle yüz yüze gelmek istemiyordum.

"Sen hiç öldün mü ?" Dedi Fikret Kaya'ya bakarak.

Yutkundu önce,sonra gözlerini kaçırdı ve masada duran bir bardak suyu yudumlayıp cevap vermeden bizi izledi.

"Konuş neden Ege'yi ve diğerlerini aldın ?" Dedim,çaresizdim.

"Ege'nin kehaneti için onları saklamam gerekiyordu. Ege benim elimde bir mağarada birinin onu kurtarması gerekiyor ve Ege'nin zihnine girip aklında olan bir Kadının onu kurtarması için zihninde ki Kadını öğrenmem gerekiyordu ve bilin bakalım Ege'nin zihninde ki Kadın kimdi ? Evet hadi tahmin edin sizce kimdi ?" Dedi gülüyordu.

"Pelin mi ?" Dedi Fikret.

"Bence sen Ege'nin zihninde olan Kadın'la ilgili size bir ipucu vereyim ozaman. Siz joker hakkınızı kullanıyormuşsunuz gibi düşünün tamam mı ?" Dedi Kaya sinirliydi,neden sinirleniyordu.

"Bu kadın yıllar önce İblisten sonra bir Meleğe aşık olmuş ve onunla çocuk hayalleri kurmuş hatta o çocuğun ad-"

"Sus" dedi Fikret öfkeyle.

"Evet evet çok eğlenceli olmaya başladı neden susuyoruz ki ?" Dedi gülerek.

"Fikret senin Ege'yle bir geçmişin mi var ?" Dedim şaşırmış bir ifadeyle

"Evet sizce bu Meleğe aşık olan Kadının kurduğu hayalde ki kız çocuğunun adı nedir ?" Dedi Kaya hala gülüyordu. Kafayı yemek üzereydim.

"Ne ya ne ?" Dedim öfkeyle.

"Evet Fikret sen mi söylersin ben mi söyleyeyim ? Mâlum bu sırrı haftalardır çok güzel sakladın Gece'den."

"Sus diyorum aptal sus !"

"Evet Gece ben sana sorayım ben neyim ?" Dedi Kaya

"Kelime oyunu yapmayı kes !" Diye bağırdı Fikret.

"İblis"

"Evet sen nesin ?"

"Melek"

"Ege ne ?"

"Bir bölge demeyi isterdim ama bir Vampir daha doğrusu Hem bir Melek hem bir Vampir,Melez yani"

"Deniz ne peki ?"

"Sus gerizekalı sus hatırlamıyor işte !" Fikret deliye dönmek üzereydi.

"Peri." Dedim

"Evett Fikret tekrar soruyorum o halde sizce Bu kadının hayalinde ki kız çocuğunun adı neydi ?"

"Peri mi ? Ya Allah aşkına tamamda Fikret hiç Melek olmadı ki bizle ne alakası var bu durumun ?"

"Kızım sen salakmısın ?" Dedi Kaya gözlerime bakarak.

"Kızım deme lan bana !" Dedim öfkeyle

" Niye o seni güzel k-" cümlesinin devamını getirememişti çünkü Fikret İblis'i susturmuştu. Daha doğrusu İblis konuşuyordu ama ben duymuyordum.

"Neden susturdun ?" Dedim anlayamıyordum ben neyi es geçmiştim.

"Anlatıcam ama önce neyapmamız gerektiğini öğrenelim." Dedi Fikret.

İblis'in sesini yeniden duymaya başlamıştım.

"Bak ne diycem bir Cadının bir İblisi susturması hiç Adil değil." Dedi somurtarak.

Pelin'in odanın içinde belirmesiyle öfkem dahada harlanıyordu sanki.

"Söylemedim de Kaya." Dedi İblise endişeli gözlerle bakarak.

"Herkes herşeyden haberdar,herkes herşeyi biliyor ama nasıl bir kehanetse kimse bana birşey anlatmıyor. Bu İblis karşıma geçmiş resmen benimle dalga geçiyor ama kimse tek kelime etmiyor neden ?" Dedim öfkeyle.

"İblis söyleme sadece yapması gereken şeyi söyle eğer öğrenirse" dedi ve cümlesini tamamlamadan Fikret tamamladı cümleyi.

"Öğrenirse sana bile acımaz." Dedi Fikret

"Biraz daha zorlarsanız imdat diye bağıracağım." Dedim öfkeyle

"Söylemeniz bir işe yaramaz Gece dün gece hislerini kapattı." Dedi Fikret

"Bak ben bile korkuyorum hatırlamasından yapma." Dedi Pelin

"Kim neyi hatırlayacak ?" Dedim ve sakince Kaya'nın karşısına geçip oturdum.

"Sen hatırlayacaksın Gece." Dedi Kaya.

"Benim unuttuğum ne var ki herşeyi hatırlıyorum ben." Dedim Fikret'e ve Pelin'e bakarak. İkiside tek kelime etmiyordu.

"Bak şimdi sana yıllar önce mutfakta Sen nezaman büyüyeceksin demiştim ya bak şimdi gerçekten büyüdüğünü hissettiricem sana."

"Ne zırvalıyosun sen be ?" Dedi Fikret.

"Kehanetlerden ve acı gerçeklerden konuşalım biraz o halde." Dedi Kaya.

"İblisler hayatları boyunca bir kez Aşık olurlar,sadece bir kez aşık olurlar ve hayatlarına kim girerse girsin kanatları kırılır,koparılır. Can yakarlar bunu istemeselerde yaparlar."

"Biliyoruz kes." Dedim göz devirerek.

"Periler en az üç kez aşık olurlar hayatı çok keyfi yaşarlar kalpleri hep bir Şehrin girişi kadar açıktır." Dedi Pelin'e bakarak ve sonra gözlerini Fikret'e çevirdi.

"Cadılar aşık olmazlar onlar için Aşk yoktur onlar saf sevgiyle yalnızca üç kez sevebilirler. Doğru sevgiyi bulduklarında hayatlarını birleştirirler."

"Melekler ?" Dedim kısılan sesimle.

"Melekler iki kez aşık olur,ilki saf ama toksiktir. Genelde hep ilk aşkları yada çocukluk aşkları mı demeliyim bilmiyorum iblis olur. Senin ki gibi ama sonra birşey olur ve biriyle tanışır gerçekten aşık olurlar."

"Ama ben olmadım." Dedim gülümseyerek.

"Melekler iki enkazı bir arada kaldıramazlar. İki ihaneti iki can acısını aynı anda bedenlerinde taşıyamazlar. Hassas bir kalpleri vardır. Gerçek aşkı gerçekten merhametliyse Meleği özgür bırakır." Dedi

"Çünkü gerçek aşk hapishanedeymiş gibi hissettiren değil bir kuş gibi özgür hissetmesini sağlayabilmektir. Kaderde varsa ve eğer bir gün Melekler birbirlerini yeniden isterlerse hayat onları kavuşturur ama yoksa Melek Hayatına giren gerçek aşkını hiç hatırlamaz."

"Ve hatırlamazsa ona aşık olan diğer Melek ölür." Dedi Fikret.

"Ege benim gerçek aşkım mı ?" Dedim şaşkın bir ifadeyle.

"Ama nasıl olur ? Hiçbirşey hatırlamıyorum. Neden ? Nasıl olurda hiçbirşey hatırlamam ?" Dedim delirmek üzereydim.

"Peri ismini tanıdık gelmiyor mu ?" Dedi Kaya gözlerime bakarak,okadar hissiz bakıyordu ki sanki içinden bir parça kopmuştu.

"Hayır hiç tanıdık gelmiyor hafızamda Ege'yle ilgili geçmişe dair hiçbir anı yok !" Dedim öfkeyle.

"Şimdi gelelim asıl mevzumuza eğer hatırlamak istersen Ege şuan nerde bilmek istersin diye düşünüyorum." Dedi gözlerime bakarak.

Fikret gözlerime bakıp kaşlarını yukarıya kaldırıyor hayır dememi bekliyordu. Pelin ortadan o an yok olmuştu. Herşey saniyeler içinde gerçekleşiyordu.

"Fikret neden hatırlamamı istemiyorsun ?" Dedim merak ediyordum neden istemiyordu.

"Ege'de çok iyi biri sayılmaz sonuçta." Dedi geriliyordu öfkeli bakıyordu.

"Aa öyle deme lütfen Ege'nin senin hafızandan kendini silmesi için yardım istediği Cadı Fikret'ti." Dedi Kaya

"Ben ne gerekiyorsa onu yaptım." Dedi Fikret.

"Neden ya ? Neden ?"

"12 Kasım 2024" sabah beni ağlayarak nasıl aradığını hatırla Gece. "Ben bu yarayı nasıl kapatıcam o olmadan yapamıyorum" diyordun. Çok acı çekiyordun zaten yeterince sorunun vardı birde o acıyla yaşayamazdın ve bende Ege'ye yapması gereken şey hakkında akıl verdim hepsi bu. Sonra zaten yine bu İblis geldi ve kanatlarını almak için yaklaştı sana sende safsın izin verdin. Seni koruyamadım bu kötülüklerden." Dedi gözlerime bakarak.

Kafayı yesem yeriydi şuan !

"Zeus Mağarasında." Sen hatırlamak istersin belki diye..

 

 

 

 

Bölüm : 07.11.2025 01:04 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...