

Yıllar geçiyor değil mi birini değiştireceğim,hayatını düzelteceğim derken ? Sevilmeyi denerken kendi benliğinden oluyor insan. Zaman geçiyor ve kendinizi tanıyamıyorsunuz. Sevileceğim derken bambaşka biri oluyorsunuz. Herkes sevmek için sizde farklı sebepler arıyor ve siz herkesin isteklerine arzularına göre biri olmak istemiyorsunuz ki haklısınız olmamalısınız. Sizi kim nasıl biri olarak isterse istesin siz o kişi olamıyorsunuz 2 +2 herzaman 4 yapmıyor işte..
"Allah aşkına ağız tadıyla bir kahvaltı yapamıycak mıyız ?" Dedi Deniz öfkeyle
"Ee ozaman ben gideyim siz kahvaltınızı yapın ben öyle gelirim." Dedi karşımızda ki adam.
"İroni de yapıyor bak sen." Dedi Ege
"Kardeş gel menemen yiyelim hemde sen derdini anlat çözelim." Dedi Deniz adama bakarak.
Artık sinirlerimiz bozulmuş istemesekte gülmeye başlamıştık harbiden sandalye çeken adama gözlerimi dikmişken sandalyeyi aldığı gibi duvara savurdu.
"Oyun sanıyorsunuz herhalde ?"
"Tamam kimsin ?" Dedi Ege sakinlikle
Fikret ve ben hala umursamadan menemen yemeye devam ediyorduk çünkü artık ya delirecektik yada sakin kalacaktık.
"Kehanet Cadısı Siryus'a Merhaba diyin." Derken sadece ellerini hareket ettirerek sandalyede oturan Arey'i karşısına oturtması an meselesi olmuştu.
"Tamam bu mesele benim meselem değil mi ?" Dedi Arey hala sakinliğini koruyordu.
"Aynalarla aranın çok iyi olduğunu biliyoruz değil mi ?" Dedi Siryus
"Siz Cadıların benim Aynalarla olan iletişim şekillerine takılıp durmasından çok sıkıldım." Dedi Arey,kaşları çatılmıştı.
"Ne istiyorsunuz Arey'den ?" Dedi Ege
"Melez bir Cadı olmanın ilk kuralı nedir Arey ?" Dedi Siryus
"Sevmediğin insanları dahi kurtar çünkü Cadı olmak kötü biri olmayı değil hep iyi biri olmayı gerektirir." Dedi Arey
"Ve ikinci kural nedir ?"
"Melez Cadılar asla kinlerine yenilmemelidir."
"Aksi takdir de ?" Dedi Siryus
"Kehanet günü Melez Cadılar en sevdikleriyle aynalarla olan iletişim şeklinde sınanır ve maalesef sevmedikleri varlıklarla da sınanabilir." Dedi Arey gözlerini devirerek.
"Bende Melez bir Cadıyım ama beni tabutla sınadınız neden ?" Dedi Fikret haklıydı.
"Senin Aynalarla bir işin yok." Dedi Arey.
Dudakları Yukarı kıvrılan Siryus'un söylediği cümleler kulaklarımızda yankılanıyordu sanki. Karşımızda duran Aynayla Siryus'a baktım. Bir anda olduğum yer ve mekan değişmişti.
"Nerdeyiz ?" Dedim Siryus'a bakarak.
"Bilmem onu sen seç Gece." Dedi Siryus gözlerime bakarak. Çenemden tutup gözlerime baktı ve konuşmaya devam etti. "Hayatını düzeltme ihtimalin varken iki aşk arasında sıkışıp kaldığına ve hala o aptalların arasında kalmayı seçtiğine inanamıyorum." Dedi
"Bıraksana be !" Diyerek geri çekildim.
"Bırak lan kızı !" Dedi Arey oda burdaydı ama nerdeydi ? Neden kendisini göremiyordum. Neden görebildiğim sadece ayna ve Siryus'du ?
"Neden burdasın biliyormusun ?" Dedi bana bakıp gülümseyerek
"Neden ?"
"Aralarında duygusal olarak zayıf olan tek varlık sensin ve evet Vampir olmanda hiç etki etmedi." Dedi dalga geçiyordu resmen benimle.
"En azından Narsist bir Cadı değilim." Dedim ve göz kırptım.
Yine yabancı ve kulağımın aşina olmadığı sözler söylemeye başlamıştı işte şimdi naneyi yemiştim. " Aynaya bak." Demesiyele İblisin içerde olduğunu gördüm ellinde bir gül vardı ve elleri kanıyordu. " Yapma !" Diye Siryus'a bakıp haykırdım.
"Nekadar aptalsın !" Dedi
"Vahşi değilim aptalda değilim bırak İblisi !" Dedim Ayna'ya baktıkça deliriyor gibi hissediyordum.
"Merak etme artık sende onun yanındasın." Dedi ve kendimi gerçekten Ayna'nın içinde bulmuştum. Aynaya vurdum defalarca ama hiçbir etkisi olmuyordu.
"Boşuna uğraşma benide böyle kandırdı." Dedi Arkamdaydı sesini duyuyordum. Arkamı döndüğümde ellerine baktım önce gayet iyi bir durumdaydı ve biz sisli bir ormanda bir gecekondunun hemen yanında duruyorduk.
"Ama sen iyisin ?" Dedim şaşkınlıkla
"Dur tahmin edeyim elimde gül vardı." Dedi yine o aptal tebessüm vardı yüzünde.
"Evet ama sen iyisin hemde insan formundasın." Dedim hala çok şaşkındım.
"Evet sende öylesin." Dedi
"Aman Allah'ım biz nereye düştük ?" Dedim ellerim saçlarıma gitmiş kaşlarım çatılmıştı. Deliriyor gibiydim.
"Sakin ol sadece insan formundayız dibimizde bir Gecekondu var ve biz güvendeyiz.Seni bilemem tabi" dedi imalı bir şekilde.
"Komikmisin ?" Dedim göz devirerek.
"Keyfinize bakın kimse sizi göremiyor Arey sizi ordan çıkartana kadar bol bol vaktiniz var tabi çıkartmak isterse." Dedi Siryus kendisini göremiyorduk ama sesini duyuyorduk.
"Tamam bak şimdi şöyle yapıyoruz sen burda kalıyosun ve birşey olursa gelip bana haber veriyorsun ve ben Gecekonduda dinleniyorum." Dedim İblise bakarak.
"Başka bir Emrin var mı ? Dedi bana bakarak.
"Evet benden bir milyon kilometre uzak dur İblis." Dedim kaşlarımı çatarak.
Arey'den..
Siryus benden hem Gece'yi hem Kaya'yı kurtarmamı istiyordu ama bu benim için İmkansızdı. Benim nekadar kindar biri olduğumu biliyordu. Cadılar arasında bukadar Kindar bir Cadı daha olmadığını bile bile sınıyordu beni. Gece neyse onu kurtarmak sorun değildi ama Kaya ? Onu neden kurtarmalıydım ki ?
Deniz ve Fikret odama girip bana bakıyordu.
Fikret'in konuşmaya başlamasıyla sinirlerim gerilmişti. Gelip bana çok bilmişlik yapmasından nefret ediyordum.
"Yardım edemem ama Kaya'yıda çıkartmaya mecbursun biliyorsun değil mi ?" Dedi Fikret
"Tabi ki çıkarıcak,çıkarıcaksın değil mi ?" Dedi Deniz.
"Bilmiyorum." Dememle Pelin ve Yasemin odada belirmişti.
"Gerçekten mi ? Evrenin hangi Kehanetiyse bu bunu hiç beğenmedim." Dedim Kızlara bakarak.
"Senin kehanetin miydi ?" Dedi Pelin
"Evet" dedi Deniz çok sakin cevap vermişti.
"Gece nerde ?" Dedi Yasmin
"İblisle beraberler." Dedim,sırf sinirleri bozulsun diye bile söylemek istemiştim.
"Nedemek İblisle beraber ?" Dedi Pelin
"Korkma birşey olmayacak Arey ikisinide çıkaracak." Dedi Deniz.
"Birbirlerine zarar vermeden yada başka birşey olmadan çıkar şunları !" Diye bağıran Pelin'e dönüp konuştum "Birbirlerine zarar vermeyeceklerini bence hepimiz biliyoruz,sonuçta onlar yan yanayken birbirlerine zarar vermeyen varlıklar ve o sesini bir daha yükseltirsen ikisinide orda bırakırım Pelin." Dedim öfkeyle.
"Hakikaten ya ikisinide bıraksak orda neolur ki Arey ?" Dedi Deniz bana bakarak.
"Uzun bir süre yan yana olurlar belki onlara da iyi gelir." Dedim evet Kaya'dan nefret ediyordum ama Pelin'dende nefret ediyordum sırf o yüz ifadesini görmek için yapıyorduk.
"Çok komiksiniz ee yardım lazımsa biz burdayız." Dedi Pelin koltuğa geçip otururken.
"Birbirlerini öldürme arzularına yenilirlerse onları kurtaramayız Arey bir karar ver lütfen." Dedi Yasmin.
"Yeter !" "Kaya'nın geberip gebermemesi umrunda değil sizede kötü bir haberim var onlar şuan orda insan formundalar yani birbirlerini asla öldürmeyecekleri o zamandalar."
"Doğru ve Arey istesede onları göremez,duyamaz sadece onları çıkarmak için gerekli olanı yapması gerekiyor." Dedi Siryus odada belirerek.
"Ya senin derdin ne Tanrı aşkına !" Dedim öfkeyle
"Sen derdimi biliyorsun Arey." Dedi ve yine kayboldu aklımı kaybedecektim.
"Hakikaten derdi ne bunun ?" Dedi Deniz
"Cadıların yöneticisi olmak için benim bu kehanetten başarısız çıkmam gerekiyor." Dedim çaresizdim. Sinirlerim oynuyordu.
"Ama bu demek oluyor ki.." dedi Fikret gözlerime bakarak.
"Ne demek oluyor ?" Dedi Yasmin
"Siryus senin bu Kehanetin gerçekleştirip gerçekleştiremeyecek kadar güçlü olup olmadığını biliyor."
Kaya'dan..
Aynı yerde oturup durmaktan sıkılmıştım ve zaten Gece'nin karanlığı ormana çökmüştü. Gecekondunun kapısını aralayıp içeri girdim ve kapıyı kapattım. Gece elinde duran bir kitaptan gözlerini bir saniye ayırıp gözlerime baktı sonra hemen gözlerini kaçırıp kitap okumaya geri döndü. Dolaba ilerlerken masanın üstünde duran tabağa takıldı gözlerim. Bir tabak makarna vardı.
"Sen mi yaptın ?" Dedim Gece'ye dönüp bakarken
"Hayır cinler yaptı." Dedi göz devirdiğine emindim ama gözlerime bile bakmıyordu.
"Bana b*k gibi davranıyorsun ama bana hala bir tabak yemek ayırıyorsun." Dedim gülerek.
"İnsan formundayken açken çekilmez biri oluyorsun ve burda yalnızca ikimiz varız." Dedi kitabın sayfasını çevirerek.
"Sen yedin mi ?" Dedim ve sandalyeyi çekip oturdum.
"Evet" dedi kısık bir sesle.Cevap vermedim ve makarnayı yemeye başladım. Nekadar az konuşursak okadar iyi olacaktı.
Yediğim tabağı yıkamak için lavaboya ilerdiğimde etrafa göz gezdirme fırsatım olmuştu. Yıkanmış tabak yoktu. Tencere burdaydı ama yıkanmış bir tabak dahi yoktu. Yemek yedim demişti ve o tencerede yemek yemekten nefret ederdi,tabak olmadığına göre bana yalan söylemişti. Dolaptan bir tabak çıkarıp ocağın üstünde duran tencereden bir tabak makarna doldurdum ve masaya koydum.
"Güzel olmuş anlaşılan yada çok mu açsın ?" Dedi kitaptan gözlerini ayırıp gözlerime bakarak. Yanına gittim ve kitabı elinden alıp yanına koydum.
"Evet Güzel olmuş ama evet çok açım." Diyip Gece'yi kucağıma aldım
"Neyapıyorsun be bırak ?!" Dedi sinirlenmişti
"Yalan söyleyen bir aptala yemek yediriyorum." Dedim ve onu sandalyeye bıraktım.
"Nerden anladın ?" Dedi gözlerime bakıp.
"Sen bana yemek yedim dedin ama gözlerime bile bakmadın ve yıkanmış tabak yoktu. Ayrıca sen Tencerede yemek yemekten nefret edersin bu en sevdiğin domates soslu makarna olsa bile ve başkasının tabağını kullanmaktanda nefret edersin ama makarnaya hayır diyemezsin." Dedim tabağı ve kaşığı alıp makarnadan bir kaşık alıp ona uzatırken.
"Kendim yiyebilirim." Dedi şaşırmıştı ama öfkesinden inadından ödün vermeyerek.
"Evet kendin yiyebilirsin ama sana kendi ellerimle yemek yedirmem sana hep kendini bebek gibi hissettirmiştir." Dedim ve kaşığı biraz daha dudaklarına yaklaştırdım. Makarnayı yedikten sonra konuştu.
"Ne yapmaya çalışıyorsun ?" Dedi anlamsız bir yüz ifadesiyle.
"Sen masaya benim için bir tabak daha koyarken neyapmaya çalışıyorsan aynısını." Dedim gülümseyip tabaktan bir kaşık daha alıp ona uzattım ve ekledim "Sende açken hiç çekilmiyorsun." Dedim o makarnayı yerken.
"Sonsuza kadar burda kalmıycaz,öfkeni diri tut." Dedi ve elimden tabakla kaşığı alıp makarnayı kendisi yemeye başladı.
"Öfkeli değilim ve bence ben neyaptığımı bilmiyorum yani kime öfkeliyim bilmiyorum. İblis olan tarafımla başa çıkamıyorum Gece." Dedim evet bunu ben söylemiştim nasıl oldu bilmiyorum ama bu cümleler dökülmüştü ağzımdan.
"Herkes gibisin İblis hepimiz kötü yanımızla savaşırız,hepimiz iyi ve kötü olmak arasında bir seçim yaparız ama sen resmen Deccal olmayı seçtin İblis." Dedi Gece gözlerime bakarak
"Neden bana adımla seslenmiyorsun Gece ?" Dedim gözlerinden gözlerimi ayırmadan.
"Senin sadece adını taşıdığını düşündüğüm zaman sen bana zarar veriyorsun çünkü sana sen olmak yetmiyo sen kötü olmayı seviyorsun İblis. Eskiden bana bunların olacağını söyleseler seni savunurdum yapmaz derdim ama sen yapmaz dediğim herşeyi yaptın. Ciğerimi söktün lan sen benim." Dedi okadar kırgın bakıyordu ki anlatamam. Tarif edilemezdi..
Arey'den..
Şuan onları bir saniye olsun görebiliyordum ve yine tartışıyorlardı.İki keçiden hiçbir farkları yoktu gözümde. Kavga ettiklerini görüp giden Pelin'in arkasından bakan Deniz'e öfkeyle bakıyordum.
"O gözlerle bakmaya devam edeceksen onları ömür boyu orda bırakabilirim. Benim üç günüm var ama onların zamanı orda sonsuzluğa kadar uzayabilir." Dedim sakince
"Sonsuzluk mu ? İnsan formunda sonsuzluk yoktur." Dedi Ege bana bakarak.
"Ayna'nın içindeler Ege bu Dünya'da değiller onlar şuan hayalini kurdukları evrende sıkışıp kaldılar..Sadece orası artık biraz.."
"Biraz ne ?" Dedi Deniz
"Biraz hayal kırıklığına bulanmış,biraz öfkeye.." dedim Ayna'da ki hallerine gülümseyerek.
"Orda bırakmayacaksın onları değil mi ?" Dedi Ege.
"Ege sen Yasmin'le birlikte bana iki Keçi kalbi,Gül suyu ve Lavanta Yağı bul olur mu ?" Dedim ve Ayna'yı kapatıp Deniz'i alıp uçurum kenarına gittik.
"Neden buradayız ?" Dedi gözlerime bakıp.
"Pelin'e nasıl baktığını görüyorum Deniz,ben kör değilim." Dedim sakindim çünkü onun hislerini kontrol edemezdim.
"O nedemek ?" Diye sordu gözlerime bakarak.
"O hayal kırıklığına bulaşan gözlerini ve buz tutmuş kalbinin içinde ki yaşam nefesinin sıcaklığını hissedebiliyorum Deniz.."
"Diri olan öfkemi hissedebiliyormusun peki Arey ?"
"Vicdanın hep öfkenden daha güçlü oldu Deniz."
"Kırgınlığım bile öfkeye dönüştü Arey. Vicdanımı susturmanın bir yolu olmalı."
"Var." Dedi bir Ses
Evet Arkamı döndüğümde Siryus'la göz göze gelmiştim.
"Sana yardım edebilirim ama bunun karşılığını almalıyım.." dedi Deniz'e bakarak.
"Ne isteyeceksin ?" Dedim Siryus'a bakarak.
"Bunu" dedi ve yine Ayna'yı gözümün önüne koydu. Gösterdiği yerde Gece ve Kaya uyuyordu ve içerde birisi daha vardı elinde bir silah onların etrafında dolaşıyordu.
"Zamanınız kısıtlı." Dediği an Gece'nin gözlerini açtığını görmüştüm ve o an ayna yok olmuştu.
"Ve sana gelirsek madem istediğin vicdanını susturmak." Dedikten sonra Deniz'e adım adım yaklaşıp elleriyle kafasından tutup büyü yapmaya başladı
"Hayırr !" Desemde faydasızdı..
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |