
Acı
Olmam gereken yerden çok uzaktayım
Belki de yoruldum , bilmiyorum
Öyle karışık ki
Öyle yabancıyım ki
Bu aralar kendime bile gelemiyorum
Dostoyevski
"Senden hiç beklemezdim Begüm!,"dedi Albay Tuğrul.
tamam bende kendimden beklemiyordum ama konuyu kapatsak,bak hava ne güzel çiçekler kokuyor köpekler havlıyor.
Tabiki koskoca Albaya böyle bir şey söylemedim o kadar salak değilim çünkü.
Tuğrul Albay derin nefes aldı,severdim kendisini katıldığı bütün operasyonlar başarılı olmuştu ,ona benzemek için çok uğraşmıştım ama olmamıştı.
"Seni baş komutanlığını yaptığın timden alıyorum ve hayalet timine kaydını yaptırıyorum,"dedi
"Ne?"dedim bu..bu olamazdı o timin başına geçmek için her şeyimi feda etmiş çoğu şeye katlanmıştım ama hayat her zaman ki gibi benim eşelediğim toprağı pisletiyordu.
"Üzgün değilim,yabancılık çekeceğini de düşünmüyorum nede olsa Salih Yüzbaşıyı tanıyorsun "dedi ama benim umrumda değildi hiçbiri ben sadece timdekileri düşünüyordum onlara bu beş yıl içinde çok bağlanmış ve güzel başarılar elde etmiştik ama benim bir hatam tüm başarılarımızı götürmüştü, Tuğrul Yarbay artık önümde duruyordu ama ben utancımdan onun yüzüne bakamıyorum,"kafanı kaldır Begüm,"dedi Tuğrul Yarbay yavaşça kaldırdım başımı ,bana kalsa bu odanın içine kafamı gömmek isterdim ama mümkün değildi ."Sakın bir daha sakın ne olursa olsun başını eyme,suçluysan cezanı hakkıyla çekersin,"dedi kafamı anladım dercesine aşağı yukarı salladım,Yarbay dudaklarını araladı sonra tekrar kapattı sanki bir şey söyleyecekti de söyleyemiyordu,en sonunda düşündüğüm şeyi söyledi" ve Begüm eğitimin tekrar edilmesi kararı alındı"
'Ne?'Ben bunları gerçekten yaşıyormuydum onca şeyden sonra..
Ayaklarım beni daha fazla ayakta tutamadı ,botlarım tiz bir ses çıkarak kaydı neyse ki Tuğrul Yarbay beni hemen tutup masasının önündeki siyah deri kaplamalı olan koltuklardan birine oturttu ,elime bir bardak su verdiğinde içtim ama zar zor elim titriyordu çünkü...
Tuğrul Yarbay yavaşça karşımdaki koltuğa oturdu "Begüm bu güne kadar büyük işler başardınız sen ve timin ama senin bir hatan her şeyi yakıp yıktı deşifre oldun!, bununla da kalmadı timine ihanet ettin, fakat içinden bir ses senin bunları bilerek yapmadığını söylüyor ve ben o sese güveniyorum,"dedi bunlar bir nebze dahi iyi gelmişti ve en sevdiğim komutanımın gözünden düşmek istemiyordum.
Eline bir dosya aldı ve dosyayı bana uzattı Tuğrul Yarbay ,dosyayı gözden geçirdim bir yandan da Yarbayı dinliyordum "Artık hayalet timindesin ,ve komutanın hem eğitmenin olacak Salih Güran onunla iyi anlaşsan iyi olur,"ayağa kalktım"teşekkürler ve izninizle "diyerek kapıya yürüdüm, tam kapıyı açıp çıkacaktım ki Yarbay beni "Asteğmen Begüm Karaca"diyerek durdurdu ona doğru döndüm halsizdim ölü gibiydim çünkü benden yaşama sebebim olan timimi almışlardı,"Timin toplantı odanızda seni bekliyor,onlarla vedalaş,ve sana her zaman güvendiğimi unutma "dedi gülümseyerek
"Emredersiniz komutanım,ve sağolun komutanım"dedim başıyla kapıyı gösterdi Tuğrul Yarbay bende kapıyı açarak kendimi koridora attım ve koşarak toplantı odamıza koştum,koridorda botlarımın sesi yankılanıyordu ,toplantı odasına vardığımda bir hışımla odaya girdim,hepsinin yüzleri gözleri kızarıktı.
Hepsine teker teker sarıldım onlara veda ettim;
Astsubay kıdemli başçavuş Nisa Öz
Astsubay başçavuş Alper Yılmaz
Astsubay kıdemli Üstçavuş Yavuz Bingöl
Astsubay kıdemli çavuş Hüseyin Ok
Astsubay çavuş Emre Belözoğlu
Hepsinden helallik istedim hepsine doya doya sarıldım
Vedalaşma mız bitince kapıya kadar yürüdüm ,ama açıp da çıkamadım bir zamanlar onlarla eğlendiğim yerden ,tekrar onlara döndüm ağladı ağlayacaktım ,"sakın,sakın bir daha başını eyme suçluysan cezanı çekeceksin"
Omuzlarımı dikleştirip çenemi kaldırdım
"Kendinize iyi bakın Tim"
"Emredersiniz komutanım"
Onları arkamda bırakıp koridoru arşınladım , yatakhane tarafına geçiyordum ki yeni komutanım Salih Güran tarafından önümün kesilmesiyle durdum.
ONa bakarken duvara bakıyormuş gibi hissediyordum çünkü o kadar ifadesizdi ki kızların bunu neyine baktıklarını sorguladım çünkü askeriyede ki kızların hepsi onun tepesinde dört dönüyordu.
"Yarın sabah beşte sorgu odasının yanındaki boş odaya gel"dedi
Gaflete düştüm"neden?"diye sordum
Sesini yükselterek "unutma ben senin komutanınım "dedi bu konuşma uzamasın diye "emredersiniz komutanım "dedim kafasını salladı "seni bir şekilde yola getireceğiz,unutmak gibi bir hata yapma yarın sabah tam beşte hazır ol"kafamı salladım"anladın mı?"yeterli gelmemişti galiba "emredersiniz komutanım "dedim kıt beyinliğe
"Güzel"dedi ve omuzuma çarparak gitti
Bundan çekeceğim vardı.......
Üzgünüm,bayadır yeni bölüm atamıyordum umarım beğenirsiniz hoşça kalın hoş kalın.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |