18. Bölüm
Hatice Barış / KADER ÇİZGİSİ / Sızı

Sızı

Hatice Barış
haticebariss

BERK’TEN
Bir ev vardı içimde görünüşte sağlam, büyük, güzel…ama içinde nefes alamıyordum. Ruhum kapı istiyordu, o ise duvar sunuyordu bana, aşmaya çalıştıkça çarptığım. Onu tanıdığımdan beri kapım uçurumun kenarında gibiydi. Tuhaf bir şekilde o kapıyı açmaktan korkmuyordum. Tanıdığım bir yerde değildim. Düşeceğimi biliyordum. Ama ona dair merakım, isteğim, her şeyin önüne geçiyordu.

Sahil kenarında arabamı park etmiş. Arkamı arabaya yaslamış bir şekilde denizi seyrediyordum. Arada rüzgar okşuyordu yüzümü. Neslihan’la ilk evine gittiğimdeki karşılaşmamız geldi aklıma. Sonra denize düştüğümüz an. Bana tokat attığı an. Onu öptüğüm an. Neden böyle yapıyordu anlamıyordum. Belkide gerçekten beni sevmiyordu. Onunla aramda farklı bir bağ vardı, diğer bütün kadınlardan farklı. İçimde ona dair bir ateş yanıyordu sanki, söndürmeye çalıştıkça daha büyük alevleniyordu.

…………………….

PELİN’DEN

Yatakta uzanmış Selim’e bakıyordum. O da bana bakıyordu. Gülümsedim

“Biz şimdi sevgili miyiz?”

Yutkundu “Hayır tabikide….Bak Pelin önceden de söylediğim gibi ben kimseyle olmam”

Kalbime mıh gibi saplanmıştı bu cümlesi. Doğruldum. O da doğruldu. Göğsümü kapatıyordum çarşafla.

“O zaman neden..neden bunu yaptın?”

“Sen istedin..ben sana istemediğin hiçbir şey yapmadım”

“Sen istemedin mi?”

“Bak bana karşımdakinin kim olduğu hiç farketmez anladın mı? Bu yataktan kaç kadın geçti biliyor musun? Hepsiyle sevgili olmaya kalksaydım ohoo yani..ben evcilik oynamam küçük kız”

Hırsla yapıştırdım tokadı suratına. Hem öfkeliydim hem üzülmüştüm hemde aptal hissediyordum kendimi. Ama öfkem kendimeydi. Gözyaşlarım süzüldü yanağımdan. Bana baktı

“Ağlayacaksan oynamasaydın”

“Sen”

“Ben çok iğrenç bir insanım Allah benim belamı versin.. falan filan”

“Sana yazık..yapayalnız öleceksin bu evde. Hayatındaki tek insanlar şu yatağından geçen ertesi gün adını bile hatırlamadığın bu kadınlar olacak. Sevgi yok. Güven yok. Tutunabileceğin hiçbir şey yok”

“Ben hayatımda kimseye güvenmedim. Ben hayatımda hiçbir kadını sevmedim”

Birkaç saniye gözüne baktıktan sonra çıktım yataktan. Üzerimi giyindim. Selim hala yatakta oturuyordu.

“Sen ilk defa benimle birlikte oldun değil mi?”

“Deli misin sen?”

“Niye?”

“Söylediğin şeylerden sonra niye bana bunu soruyorsun? Senin için ne farkeder?”

“Farketmez”

“Bende öyle düşünmüştüm”

Birkaç saniye sessizlikten sonra “Özür dilerim”

Bu cümlesiyle ona baktım. Üzerimi giyinmiştim “Ne için?”

“Kırdım seni”

Alaycı bir gülümsemeyle “Sen çok tuhaf bir insansın……Hiç özür dilemenede gerek yok. Kendimi bu duruma ben soktum…ayrıca bir daha beni bu evde hiç göremeyeceksin”

“Peki”

Selim’in odasından çıktım. Evin çıkışına doğru ilerledim.

 

…………………………….

 

NESLİHAN’DAN

 

Taksiyle evime doğru ilerliyordum. Evimin önüne geldiğimde taksiden indim. Anahtarlarımı çıkarıp kapıyı açtım. Mutfağa geçip bir bardak su aldım. Kapının çalmasıyla kapıya yöneldim. Kapıyı açtığımda karşımda duran Yavuz’a baktım.

“Yavuz”

Çantasını gösterdi “kısa bir işim var onuda yanında halledebilirim diye düşündüm. Yanında olmak istiyorum”

Gülümsedim “Gel”

Yavuz’un içeri geçmesiyle kapattım kapıyı.

“Terledim biraz. Kısa bir duş alsam daha rahat çalışırım”

“Tabi buyrun efendim ev sizin”

Gülümsedi “senin” deyip duşa doğru ilerdi. On dakika geçtikten sonra duşun kapısını araladım. Yavuz bana baktı

Buğulu bir sesle “Neslihan”

“Arkadaşa ihtiyacın olur diye düşündüm”

 

………………………

 

BERK’TEN

 

Arabamla Selim’in evine doğru ilerliyordum. Ara ara başım döner gibi oluyordu. İşaret parmağım ve baş parmağımla sıktım başımı. Evin yanına geldiğimde durdurdum arabamı. Arabadan inip eve doğru yürüdüm. Evin kapısına geldiğimde zile bastım. Tekrar başım dönmeye başladı. Burnumda bir sıcaklık hissettim. Elimi burnuma götürdüğümde elime bulaşan kana baktım. Etraf kararmaya başlamıştı. Kapının açılmasıyla içeriye doğru düşerken Selim tuttu.

“Berk”

Çok halsizdim konuşamadım. Selim kolumu omzuna attı. Bir eliylede belimden tutup destek oldu bana. Yavaş yavaş yürüdük içerideki koltuğa doğru. Koltuğa oturduğumda Selim’de bıraktı beni. Burnumdan akan kan çenemden süzülüp gömleğime bulaşmıştı. Selim peçete getirdi. Burnuma tuttum. Birkaç dakika sonra peçeteyi çektim burnumdan. Kanım durmuştu. Selim bana baktı

“Bir hastaneye gidelim mi?”

“Yok be”

“Emin misin?”

“Eminim”

“Oğlum ne lan bu halin”

“Yoruldum bugün biraz birde rüzgar falan çarptı heralde”

“Noldu okulda?”

“Neslihan… beni terketti”

“Şimdi anlaşıldı….aşık mısın lan sen bu kıza”

“Bilmiyorum…ama onunla aramda farklı bir şey var hissediyorum”

“Niye terketti seni?”

“Bilmiyorum…bana ne dedi biliyor musun?..kaza yaptım diye beni sevdiğini söylemiş”

“O ne ya?”

“Böyle bir saçmalık olabilir mi?”

“El eleydik daha bir gün önce. Bugün iyi olduğumu görünce böyle söyledi”

“Oğlum bırak şu dengesiz kızı ya. Değer mi hiç?”

“Hiç çıkmıyor aklımdan”

“Böyle dengesiz davrandığı için çıkmıyor aklından. Biraz uzaklaş. Düşme üstüne iyice kendini bir şey sanacak. Unutursun bir iki güne. Bundan öncede takıldığın kızlar olmuştu”

“Anlamıyorsun Selim. Bu öyle bir şey değil. Bu kız onlar gibi değil. Ne karakteri ne bana hissettirdikleri”

“Ne diyeyim abi o zaman geçmiş olsun sana”

 

………………………….

 

NESLİHAN’DAN

 

Piyanonun yanına geçip sandalyeme oturdum. Piyanoyu çalmaya başladım. Yavuz geldi yanıma. Altında bir pantolon vardı. Üzerinde bir şey yoktu. Çok iyi bir vücudu vardı. Geniş omuzları, kaslı bir vücudu. Yaklaşık 1.85 boyu vardı. Çok ağır başlı, fazlaca bilgili ve sahipleniciydi. insan yanında kendini hem ruhen hemde fiziksel olarak güvende hissediyordu. Öylece beni izliyordu. Parça bitince durdum.

“Çok güzel çalıyorsun”

Yavuz’a baktım “teşekkür ederim”

Yavuz’da yanıma oturdu. Yüzüme bakıyordu hayranlıkla bir tabloyu inceler gibi.

“Babamdan bir haber var mı?”

“Araştırıyorlar. Hala gitmeyi düşünüyor musun?”

“Evet”

“Neden?”

“Babam’ı çok özledim”

“Görüp geri gelsen”

Hayır anlamında salladım başımı “Senin bir hayatın var Yavuz. Bir çocuğun…Karın”

“Sana olan hislerim”

“Geçer”

“Geçmezse”

“Güzel bir anı olurlar sana”

“Hatırladıkça beni yaralayan” biraz duraksadıktan sonra “Seninle bu kadar ileri gitmişken nasıl bırakabilirim ki seni? Sana olan hislerim bütün hücrelerimi kaplamışken sen beni bırakabilecek misin?”

“Bunun bir sonu yok Yavuz. Hiçbir yere varamayız. Şimdi birbirimizi bırakmazsak sonra hiç bırakamayız”

“Bırakmayalım”

“Yapamayız olmaz”

“Az önce yaşadıklarımız. Bunca şey bir anlamı yok mu senin için?”

“Elbette var”

“Niye benden seni bırakmamı istiyorsun o zaman?”

“Keşke yıllar önce karşılaşsaydık o zaman seni bırakmazdım”

“Ama yıllar öncesinde değiliz şu andayız”

“Ne söyleme mi istiyorsun?”

“Hiçbir şey…..bir insanın bu kadar hayatına dahil olup, kendini sevdirip gitmek istemen karşındakine haksızlık ama kimse kimseyi zorla tutamaz tabi”

“Sahip olduğun şeyleri kaybetmemen çabam”

“Ben sana sahip olmaktan mutluyum. Sahip olduğum her şeyden daha mutluyum”

“Ben değilim”

Öylece birkaç saniye baktı yüzüme “Babana ulaşır ulaşmaz haber vereceğim sana ona göre hazırlanırsın” deyip gitti yanımdan

 

……………………………

 

PELİN’DEN

Telefonumu çıkarıp Doruk’u aradım

“Efendim” diyerek açtı telefonu

“Şey..müsait misin?”

“Evet”

“Bizim evin aşağısındaki kafeye gelir misin?”

“Olur” deyip kapattı telefonu.

Gözlerimden süzülen gözyaşını sildim. Onun için bir daha ağlamayacaktım. Ama bin kere ihanet ettiriyordu kendime, ona olan hislerim. Damarlarımda akan kan gibi geziniyordu bütün vücudumda. Derin bir nefes aldım. Karşıdan gelen taksiyi durdurdum. Taksiye bindim.

 

………………………….

 

BERK’TEN

Selim bana baktı

“Oğlum kızacaksın ama sen Ceyda’ylayken daha iyiydin be. Şu kız hayatına girdiğinden beri sen sen değilsin”

“Ceyda’da ya da bir başkasında kimsede böyle hissetmedim ben. Onu gerçekten böyle göğsümün tam üzerinde hissediyorum. Ağır bir taş gibi kaldıramıyorum ama orada durdukça nefeste alamıyorum”

“Senin ilacını biliyorum ben..yeni bir kız ya da kızlar”

“Ya alem adamsın”

“Akşam kulüpteyiz.”

 

………………………….

 

CEYDA’DAN

Yatağımda oturmuş tabletimden açtığım filme bakıyordum. Telefonumun çalmasıyla telefonumu elime aldım. Arayan ışıldı

“Efendim”

“Selim aradı akşam Berk’le kulüpte olacaklarmış”

“Ee”

“Sıkı dur asıl bombayı söylüyorum”

“Ne oldu?”

“Berk’le Neslihan ayrılmışlar”

Gülümsedim. Heyecanlanmıştım “Emin misin?”

“Evet kesin bilgi”

“Hazırlan akşam kulübe gidiyoruz”

“Ben elbisemi seçtim bile”

“Bende hemen hazırlanmaya başlıyorum..ne giysem…neyse kapatta duşa gireyim”

“Tamam canım hadi öptüm”

“Bende baayy”

gülümseyerek kalktım yatağımdan. Aynaya baktım. Dolabımı açtım. Krem rengi mini elbisemi çıkardım dolaptan üzerime tuttum. Sonra yatağıma bıraktım. Duşa doğru yöneldim.

 

………………………….

 

YAVUZ’DAN

Neslihan’ın gözlerine bakıyordum. Öylesine içim gidiyordu ki ona durduramıyordum. Tüm benliğimle seviyordum onu.

 

“Canım. Acıkmadın mı sen bir şeyler hazırlayayım sana” dedim

“Aslında ben sana bir şey sormak istiyordum”

“Sor güzelim”

“Sen Füsun’la birlikte mi oldun?”

Hafifçe gülümsedim “Bu da nereden çıktı?”

“Geçen gün söyledi”

Bu cümlesiyle içimde bir şeyler kırıldı

“Sen o yüzden mi benimle beraber oldun?”

“Ben bunu yapmak istediğim için yaptım”

“Ama asıl sebebi buydu. Tamamen hırstan yani”

“Hayır istediğim için yaptım” elimi tuttu “Soruma cevap vermedin”

“Hayır Neslihan kimseyle beraber olmadım ben. Canan’dan sonra ilk defa bir kadına dokundum. Bunu yapmamın tek nedenide seni seviyor olmam”

Gülümsedi dudağımdan öptü bir kere “yemek yiyecektik sanki”

“Benim tamamlamam gereken bazı işlerim vardı onları halledeceğim”

“Ama yemek yapacağım sana demiştin”

“Keyfim kaçtı”

“Ama”

“Lütfen”

Deyip gömleğimi giydim. Ceketimi giydim. Kapıya doğru yöneldiğimde telefonum çaldı. Telefonu yanıtladım

“Alo”

“Yavuz Bey Behçet Aral’la ilgili bir gelişme olursa bana haber verin demiştiniz”

“Evet. Bir gelişmemi var”

“Bu sabah yurtdışındaki evinde ölü bulunmuş”

Bu cümleyle dona kalmıştım. Neslihan’a baktım. Bunu ona nasıl söyleyecektim

“Başınız sağolsun” dedi. Yavaşça çektim telefonu kulağımdan. Neslihan’da bana bakıyordu. Ters bir şey olduğunu anlamış gibiydi. Nasıl söylerdim bunu ona. Nasıl kıyacaktım o deniz gözlerinin ıslanmasına. Kalbinin sızısını şimdiden hissediyordum kalbimde

Bölüm : 13.01.2026 01:51 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...