
K U R T – 4. BÖLÜM
BÖLÜM ŞARKISI : FUNDA ARAR – YAK GEL
GÖKŞİN TÜRK;
Uyku tutmamıştı yatağın içerisinde yarım saat döndüm durdum uykumun gelmeyeceğini bilerek ya da zihnimi oyalamaya çalışıyordum. Küçüklüğümden beri ne zaman uyusam babam her görev dönüşü gelir beni öper birazda izleyip daha sonra uyumaya gidermiş.
Yaşım büyüdükçe artık öpme hissini hissederdim babamı kaybettikten sonra bir boşluğa düşmüştüm her anlamda ama sanki hiç benden gitmemiş gibi davranırdım. Mutlaka her yerde onunla fotoğrafımı bulundururdum. Artık uykumun gelmeyeceğinden emin olduğum için elimi yüzümü yıkadıktan sonra üstümü değiştirip kahvaltı yaptıktan sonra evden çıkıp arabama bindim adliyeye gelip buradaki dosyalara bakmaya başlamıştım.
Duruşmadan önce son kez dosyaya baktıktan sonra duruşma salonuna geçmiştim. Duruşma toplam iki saat sürmüştü yalancı şahitlikler mi dersin, iftira atıyorlar bana mı dersin sırf kazanmak için bütün çirkeflikleri yapmışlardı ama istedikleri gibi gitmemişti yok ettikleri kamera görüntüleri sayesinde kazanmıştık davayı. Duruşma salonundan çıkıp odamın olduğu koridarda yürüyordum o esnada telefonum çalmaya başlamıştı. Arayan Ayhandı kendisi olay yeri incelemedendi.
‘’Efendim Ayhan’’
‘’sayın savcım olay yerine gelmeniz gerekiyor.’’
‘’konum at geliyorum Ayhan.’’
Ayhan konum attıktan sonra ormanlık alana gelmiştim. Geldiğimi gören polis memurları kafa selamı verip yolu açmışlardı.
‘’Olay nedir?’’
‘’maktül 25 yaşında erkek vücudun belirli yerlerinde çizikler ve morluklar mevcut.’’ Ayhan anlatmaya başlarken bende elime eldiven giyip Ayhan’ın dediği noktalara bakıyordum.
‘’çizikler oluşurken kazıma gibi durumlarda var birisi ile uzun süre arbede yaşamış gibi kuryelik yapıyor sanırım ama motorunda herhangi bir lego ,isim vb gibi şeyler yok.’’ Tek kaşım kalkık şekilde Ayhan’a dönmüştüm.
‘’motorda herhangi bir ürün vs buldunuz mu?’’
‘’asıl sorunda bu savcım herhangi eşya vs yok ama motoron biraz ilerisinde mavi bir plastiğe benzer bir parça vardı ve ayrıyeten maktülü elinde kağıt parçası bulduk.’’
‘’o zaman ihtimallerden birisi şu maktül aracı idi ondan istenilen şeyleri yapıyordu görmemesi gereken bir şeyi gördü dosyayı incelerken yakalandı ve arbede çıktı.’’
‘’şuanlık böyle gözüküyor savcım.’’ Gözlerimi etrafta gezdirmeye başlamıştım bir yandan da yürüyordum.
‘’detaylı araştırma istiyorum dönüşümlü olarak inceleyen burayı ayrıyeten kamera kayıtlarına telefon aramalarına kısaca her şeyi araştırın.’’ Ayhana istediklerimi sıralarken o sırada başkomiser Kağan ve başkomiser yavuz gelmişti. Yavuz cinayet masasına bakıyordu.
‘’bende tam başkomiseriniz nerede diye soracaktım.’’
‘’ Kağan başkomiser ile etrafa bakıyorduk sayın savcım’’ demişti Yavuz
‘’ayak izleri fazla sayın savcım bir grupta orayı inceliyor yerdeki bazı yapraklarda kan ve sıvılar vardı incelenmesi için örnekler alındı.’’
‘’gerekli bilgileri Ayhan ile konuştum her şey detaylı araştırılsın izinleri ben hallederim. Çıkan sonuçlara göre terör masası ile beraber çalışabiliriz.’’
‘’anlaşıldı sayın savcım.’’
‘’başka bir şey yoksa gidiyorum bir şey olursa telefonum açık ararsınız iyi günler kolay gelsin.’’ Dedikten sonra arabama doğru ilerliyordum o sırada arkamdan Kağan başkomiserin sesini duymuştum.
‘’sayın savcım ‘’
‘’efendim başkomiserim’’
‘’nasılsınız sayın savcım’’
‘’iyiyim teşekkür ederim başkomiserim siz nasılsınız’’
‘’teşekkür ederim iyiyim sayın savcım geçen günki sorguda sanırım bazı sorunlar çıkmış siz halletmişsiniz teşekkür ederim.’’
‘’rica ederim başkomiserim de bir olay yoktu bir şey mi yaşanmıştı.’’ Diyince Kağan bu dediklerime hafif tebessüm etmişti. Emnieyette birisi suçluyu konuştururken Kağan başkomiserin şiddet üzerinden olayları çözdüğü dedikodusu gitmişti. Nedensiz bir şekilde bu olayı kapatmak istemiştim ve kapatmıştım ilk defa mesleğimi bu durumda bir olaya karşı kullanmıştım.
‘’iyi günler o zaman sayın savcım.’’ Demişti
Gülerek ‘’ size de iyi günler başkomiserim.’’ Dedikten sonra arabama binmiştim sol aynadan son kez kontrol ettiğimde ise elleri cebinde hala gidişimi izlemişti gözden kaybolana kadar. Onun bu haline kafamı sallayarak tebessüm etmiştim. Uzun zamandır annemi görmeye gitmiyordum aramızda sadece yarım saat bir saat uzaklık vardı tatlı bir mahallede oturuyordu babamın şehit oluşundan sonra buraya taşınmıştık okul hayatım burada geçmişti üniversiteyi de burada okuyup hem okul birincisi hemde bölüm birincisi olarak bitirmiştim. Abim ise askeri okuldan mezun olup askeri hayatına başlamıştı. Uzun süren bir görevde olduğu için haberleşememiştik onu çok merak ediyordum annemin olduğu mahalleye gelmiştim best kankisi ve bir hanımefendi ile bahçede oturuyorlardı. Büyük ihtimalleden mahalleden birisiydi.
‘’selam güzellikler beni özlediniz mi.’’
‘’deli kız seni özlemez olur muyuz hele şunun dediğine bakıyor musun.’’ Bu lafları söyleyen Zeliş teyzeydi kendisi Yiğitin annesi oluyordu.
‘’hoş geldiniz’’ diyip hanımefendiye sarılmıştım. Tam anneme dönüp kim olduğunu soracaktım ki annem olayı anlayp hemen tanıştırmaya başlamıştı.
‘’Belgin teyzen hatırladın mı kızım’’ tanımıştım kendisi öğretmendi ne zaman topuklu ayakkabı sesini duysam onun gibi güçlü kadın olacağım derdim.
‘’kusura bakma Belgin teyzecim uzun zaman oldu zaman seni gittikçe güzelleştirmiş.’’ Diyip tebessüm etmiştim Belgin teyze tebessümüme kayıtsız kalıp o da tebessüm etmişti.
‘’ne kusuru güzel kızım uzun zaman oldu dediğin gibi sende o zamanlar küçüktün şimdi çok güzel ve çok güçlü kadın olmuşsun.’’ Belgin teyzenin dediklerine teşekkür ederim gülümsemiştim yanlarında oturup sohbetlerini dinliyorum o sırada da Belgin teyzenin telefonu çalmıştı.
‘’efendim oğlum’’ diyip telefonu açmıştı karşı taraf ne dediyse burada olduğunu ve buraya gelmesini söylemişti. Annemde buraya gelsin diye işaret ediyordu. Telefonu kapattıktan sonra konuştukları konu hakkında devam ediyorlardı. Kapı çalmıştı ben bakarım diyip kapıyı açmaya gitmiştim. Kapıyı açınca karşımdakini görmeyi beklemiyordum.
‘’Siz?’’
- BÖLÜM SONU
- Yıldıza basmayı, takip etmeyi unutmayınn ballarıııım
- yeni bölüm hakkında görüşlerinizi merakla bekliyorum :))
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |