
Selamm yine ben ama uzun zaman oldu. 3 ay... Ne kadar az gözükse de benim bu 3 ayda yaşadıklarım çok zordu. İlk başta ailevi sıkıntılarım. Üzerimde kurdukları baskılar filan falan olalar pekte önemli değil. En yakın dostumu kaybettim. Beni en zorlayan buydu. O benim için bir kardeşten öteydi. Onu kaybedince kendime uzun bir süre gelemedim. Onun mezarına bile gidemiyordum. Onu kaybettiğim ilk gün aramızdaki mesafelere lanetler okudum. O ölmüştü ve ben onun mezarına bile gidememiştim. Nasıl öldüğünden zaten bahsetmek bile kötü. Bu sonu Eymen haketmiyordu. Evet onun canına kıyan kişi babasıydı. Nasıl kıyabildin daha reşit bile olmayan olamayan bir çocuğa. Senin yüreğin buna nasıl el verdi be adam. Ben bile kıyamıyordum ona küsmeye kalbini kırmaya. O lanet adam zaten hayırsızın tekiydi. Umarım şimdi hapislerde çürüyordur.
Bunlar yetmiyormuş gibi üstüne dedemin kanser olduğunu da öğrendim. Ama o iyileşicek ben buna inanıyorum hep te dedemin yanındayım. Bu zorlu süreci birlikte atlatıcaz. Dayım gibi onu da kanserden toprağın altına vermiyicem. Savaşıcaz.
Sonra hayatıma biri girdi. Yankı. Sanal olsakda ben ona inanmayı seçtim. Güvenmeyi seçtim. Umarım bu güvenim boşuna çıkmaz.
Kitabın 12.bölümünde Eymen'e dair bir detay koymak istiyorum. Umarım sizin de bu detay hoşunuza gider. Belkide Eymen'i kitabımda yaşatırım buna şimdi siz karar vericeksiniz.
Size soruyorum;
*Eymen' i sadece bir bölümde mi görelim
*Yoksa Eymen' i bu kitabın içinde bir karakter yapıp yaşatalım mı?
Ve son olarak Eymen'im. Trabzonlum. Canım kardeşim, arkadaşım , sırdaşım "Ben sana doyamadım doysun kara topraklar..."
Kendinize iyi bakın en kısa zamanda yeniden görüşmek üzere...
Yorgun bir yazar...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |