
Hayat sen hayaller kurarken yaşadıklarındır. Leyal bunu en acı şekilde öğrendi. Annesi ve babasının ölümü , hemen ardından da bilmediği bir düşmana sahip oldu. Aldığı darbelerden çok canını ihanete uğrama hissi yakıyordu. Bu hayatta kahramanım olarak adlandırdığı kişinin küçük bir çocuğun katili olması onu büyük bir ihanetle karşı karşıya bırakmıştı. Seda'nın nasıl olduğunu bilmiyordu, ondan bir haber alamıyordu ve her geçen gün bu bilinmezlik onu içten içe yiyip bitiriyor du. Aynı zamanda gördüğü tek kişi karabatak ve bir kadındı. Orta boylu ,ince belli kıvırcık saçlarıyla hem seksi hem de tatlı duran bir kadındı. Karabatağa yardım ettiği için o kadından da nefret ediyordu. Son uğradığı işkenceden sonra tamı tamına on dakika geçmişti ama Leyal'ın karnında oluşan derin yaranın kanaması durmuyordu. Her kan damlası yağmur taneleri gibi teninden süzülerek yere düşüyordu. Birkaç dakika sonra karabatak ve yanındaki kadınla beraber odaya girdi.
Karabatak: Şu malın yarasına bak hiç güçlü biri değil. Eğlencem hep yarım kalıyor.
Elif: Ne yapayım abi ya, sende düzgün yap işini. Zaten hastenede ebemi ters yatırıp düz sikiyorlar . Bir de evde sen başlama.
Leyal duydukları karşısında şoka uğrarken ne diyeceğini bilmiyordu.
Karabatak: Elif, abicim sen şu işini hallet , sonra Baturalp seni iş yerine bırakır. Şimdi benim işim var. Neyse sonra görüşürüz.
Karabatak odadan ayrıldığında Elif ve Leyal odada yalnız kalmışlardı. Elif abisinin yaptığı şeyi onaylanıyor du ama aynı zamanda ona karşıda çıkmıyordu. Leyal'ın yarasına dikkatlice baktığında dikişlerinin patladığını gördü ve bilmem kaçıncı kez diktiği yarayı tekrardan dikmeye başladı.
Elif: Yaran cidden çok derin ve sürekli bağışıklık sistemin zayıflıyor. Sana yemek göndereceğim. Lütfen yemeğini ye.
Leyal ifadesizce Elif'in yüzüne bakmaya devam etti. Leyal da içten içe onun ne kadar iyi bir insan olduğunu biliyordu ama bu histen daha güçlü bir şey vardı. O da karabatağın kardeşi olmasıydı.
Elif: Tamam, sen bilirsin. Ama bana sormak istediğin bir şey olursa sor bana.
Leyal: Seda nasıl ?! Bilmek istediğim tek şey bu!
Elif cevap vermeden işine devam etti. Bu sessizlik Leyal'a Seda'nın kötü olduğunu hissettirdi. Her geçen saniye sessizlik Leyal'ın üzerine çökerken aklında Seda'nın nerede ve nasıl olduğunu düşünüyordu. Elif sonunda işini bitirmişti. Kapının oraya kadar geldiğinde ani bir duraksama yaşadı. Leyal'a dönerek " merak etme Seda iyi. Abimin işi seninle. Ama bu onu öldürme riskinin olmadığı anlamına gelmiyor. Sen yinede dikkat et." diyerek onu uyardı ve odadan ayrılarak kapıyı kapattı. Leyal mutlu mu olacağını yoksa üzülmesi mi gerektiğini bir türlü anlayamıyordu. Elif'in odadan ayrılmasıyla göz yaşları da Leyal'ı terk etti.
................
Hyun-su: Seda hanım ne o yoruldunuz mu?!
Hyun-su büyük bir kahkaha attığında Seda sadece gülümseyerek ona baktı. Patlayan kaşının aksine gülümsemeye devam etti. Bu onun sinirini bozarken Seda büyük bir haz aldığını belli eden bir gülümseme ile ona bakmaya devam etti.
Hyun-su: Anlıyorum seni. Merak etme.
Seda: Ne anlıyorsun?
Kumar oynarken ya kazanırsınız ya da kaybedersiniz. Hayatta bir kumardır. Seda Leyal sayesinde bu kumar masasına misafir oldu. Hyun-su Seda'ya yaklaştı ve daha fazla yaklaştı gözleri birbirinden ayrılmazken aralarındaki mesafe neredeyse kalmamıştı. Birbirlerinin nefeslerini hissedebilecek kadar yakınlardı. Seda bu yakınlıktan rahatsız da olsa sesini çıkarmadan kendinden emin bir şekilde onun gözlerinin içine bakmaya devam etti.
Hyun-su: Haklısın bende senin yerinde olsam kendimi isterdim doğrusu. Anlıyorum ama tipim değilsin hanımefendi.
(Yazar notu: He he kesinlikle aşkından verem olmayacaksın. Tipin değil sonuçta)
Seda: Öylemi, bende bu mal beni sevsin diye ölüp bitiyorum zaten. Lütfen sev beni ukala bey
Hyun-su: Dedim ya tipim değilsin. Hem benim sevdiğim bir kadın var. Senden daha güzel.
Seda bu söze içten içe bozulurken gülümseme devam etti. Hyun-su yere bıraktığı kırbacı tekrardan Seda'nın vücuduna vurmaya başladı. Her darbede daha fazla canı yandı ama buna rağmen dimdik bir şekilde durmaya devam etti.
Seda'nın gözünden akan bir damla gözyaşı yüzündeki yaralara temas ettikçe daha fazla canını yaktı . Hyun-su bundan zevk alırken içinden bir şeylerin koptuğunu hissetti. Vurmayı bir an bıraktı. Seda'ya baktığında ilk defa yorgunluk gördü gözlerinde. Bu yorgunluğun kaynağının kendisi olduğunu bilmesi o acıyı hissetmesine sebep oldu. Kendini suçlu hissetti.
Hyun-su: Bu günlük yeter. Yarın devam ederiz. Kendini biraz topla. Ben karşımda bu kadar pasif birini görmek istemiyorum.
Seda: Tiştekî din jî, kesê astengdar dîsa diaxive. (Başka bir şey, engelli kişi yine konuşuyor )
Hyun-su: Devreler yandı Tdk'de.
Seda: Canım Türkçemi doğru kullandığım için TDK diyeceksen de, senin gibi gereksiz cümleler kuruyorum güzel Türkçemle.
Seda Kürt olduğu için Kürtçeye de bayağı hâkimdi. Hyun-su Seda'ya ters bir bakış atarak odadan ayrıldı. Ve işte o zaman Seda boynunun düşmesine izin verdi.
.................
Elif: Abi ben gidiyorum!
Karabatak: Nereye?
Elif: Nereye olacak , hastaneye gidiyorum. Randevuları bu zamana aldırdım hemen gitmem lazım. Bu arada Leyal'a yemek yedirin ve odamda bulunan ilaçları ona verin . Zaten adını da yazdım.
Karabatak mutfaktan çıkarak Elif'in yanına geçti. Elif abisine gülmemek için kendini sıkıyordu ama kara batak bunu fark etti. Üzerindeki pembe kalpli mutfak önlüğü ile cidden çok komik görünüyordu.
Karabatak: Seni Baturalp götürür, tek başına dışarıya çıkma.
Elif abisini onaylayarak arabaya geçti. Birkaç dakika sonra Baturalp de arabaya bindi ve Elif'e yaklaşarak dolgun dudaklarını onun sıcak ve yumuşak dudaklarının üstüne bastırdı. Elif onu iterek ' abim görecek ' dedi. Baturalp Elif'in kızaran yanaklarına gülerek elini tuttu. Bir kaç dakika içinde hastaneye gelmişlerdi.
Elif: Teşekkürler sevgilim.
Baturalp: Asıl ben teşekkür ederim.
Elif: Ne için teşekkür edersin?
Baturalp: Benim olduğun için.
Elif Baturalp'e gülümseyerek hastaneye doğru ilerledi. İçeriye girdiğinde arabayı çalıştırdı tam oradan uzaklaşırken duyduğu son şey bir silah sesi ve sevdiği kadının yani Elif'in acı dolu çığlığı oldu.....
~SON~
Oylarınızı bekliyorum.
Sizce o silah sesi neyin nesiydi?
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |